| |
David Wilcock yazı dizisi - III
David Wilcock ile Yıldız geçitleri, Ay ve Mars kolonileştirmesi,
Uzayın Silahlandırılması, Nazi ve UFOlar ile Kabal aileleri ve illuminati
üzerine. Jimmy Church ile Fade to Black Radyo programı metinleri.
UYARI: Bu yazı dizisi kapalı ve dar bilinçler için huzursuz edici ve zorlayıcı
bazı bilgiler içermektedir. Eğer bu yazıları okurken rahatsızlık, korku ve
endişe, özellikle de acizlik ve kurban bilinci gibi duygulara kapılıyorsanız
bunları okumamalısınız. Bu duyguların kolektif bilince zararı vardır ve insanlık
aleyhine etkiler oluşturur. Lütfen bu gibi duygu ve düşüncelerle okumaya devam
etmeyiniz.
--- BÖLÜM III ---
DRAKO PERDENİN ARKASINDAN KASITLI OLARAK SAVAŞLAR YARATTI VE SONRA ENERJİYİ
TOPLAYIP EMDİ
Rahatsız edici başka birşey, söylememeliyim belki, neyse yine de anlatacağım.
Rwanda’daki soykırımı hatırlıyor musun? (Bu 1 milyon Tutsi ve Ilımlı Hutu’nun
1994’te Hutular tarafından öldürüldüğü soykırım) Ellerinde baltalarla etrafta
gezinen ve birbirlerini kesen Tutsi ve Hutular vardı. Ve bu çok büyük sayılarda
oldu. Drakolar, gemilerini atmosferimize getirip, savaş alanları üzerinde park
ederek insanlar ölürken enerji topluyorlardı. Bu binlerce ve binlerce yıldır
yaptıkları şey.
Sürekli savaşlar yaratmaya ihtiyaçları var.
JC: Suriye’de ve Irak’da olan da bu mu IŞİD ile? Korku mu yüklüyorlar?
ŞÖHRET ÖLÜMLERİYLE ENERJİ YARATMA
DW: Evet kesinlikle. Yapabilecekleri herşeyi yapıyorlar. Ve gün geçtikçe enerji
toplamak daha da zor hale geliyor. Başka bir şey de şu:
Robin Williams görünüşe göre kendisi intihar etmedi. İntihara zorlandı. Paul
Walker’in ölümünden de enerji çekmeye çalıştılar – Hızlı ve Öfkeli'deki adam –
ama yeterince üretemediler. Daha büyük bir şöhret ölümü gerekiyordu, yeterince
enerji için. O yüzden Robin Williams’ı seçtiler ve bu yeterli oldu. Bir başka
şey de Cosby’nin tecavüz suçlamalarını ortaya atmak oldu. Bundan çok enerji elde
ettiler. Bunu ihtiyaçları olan zamana sakladılar. Ama bunlardan
kazanabilecekleri daha fazla birşey kalmadı. Gerçek bu. Zamanları bitiyor.
Enerjileri bitiyor. Ve başları çok, hem de çok büyük belada.
ALTIN ÇAĞ KEHANETLERİ
Tüm dinler - İncil sadece biri. Muhteşem Altın Çağına girdiğimizi haber veren
34 tane daha var. Bu kehanetler bize iyi Dünya dışı varlıklar tarafından
verildi. Ve bu dünya dışı varlıklar için reptile varlıklar, kelimenin tam
anlamıyla kum havuzundaki küçük kertenkelelerden farklı değil. Onlar kum
havuzunda ne olduğunu görebilirler, fakat bizim onlardan istediğimizden
fazlasını yapabilecek kadar müdahale edemezler. Çünkü evren özgür irade prensibi
ile yönetiliyor.
STAR TREK VE DİĞER TELEVİZYON ŞOVLARI – İYİ DÜNYA DIŞI VARLIKLARIN BİLGİ
İFŞASIYDI
İnanmak size kalmış, fakat Gene Roddenberry [Yıldız Savaşları film serisinin
yaratıcısı] Joshua Tree içindeki kanallık yapan bazı gruplarla işbirliği
içindeydi. [Joshua Tree anıtı Amerika Birleşmiş Devletleri Ulusal Parkındaki Los
Angles’in 80 mil doğusundaki çöldedir. 1950’lerde Dev Kaya UFO konferanslarının
olduğu yerdir.]
Yıldız Savaşlarının tüm konsepti ve yapısı orada doğmuştur. Yani Yıldız
Savaşları iyi adamlardan bilgi ifşasıdır. Kaptan Kirk ve Spock işte bu asıl
direktifler üzerinden çalıştılar. - yani olan buydu.
JC: Yıldız Savaşları konsepti zamanının çok ilerisindeydi.
DW: Kesinlikle
JC: Nereden geldiğini anlamak imkansız. Tabi bu 2001 yılı Bir Uzay Yolu Macerası
filmi için de geçerli.
Biz çocuk bilim kurgu hikayelerinden ─tam da 1960’ların ortasından─ 2001 yılı ve
Yıldız Savaşları filmlerinin olduğu dönemin içine zıplamış olduk.
TELEVİZYONUN DOĞUMUNDAN BERİ İFŞA ÇABALARI VARDI
DW: Bundan önce de denediler ama. Alacakaranlık Kuşağı ile de birçok bilgi
ifsası yapıldı.
The Outer Limits (Dış Limitler) bir başkası.
JC: Evet.
Bir ara Zaman Tüneli diye bir program vardı, onda da çok bilgi vardı. Ayrıca
pekçok filmler yaptılar: The Day the Earth Stood Still (Dünyanın Durduğu Gün) ve
pekçok UFO filmi. Tutarlı bir şekilde bize gerçekte ne olduğu söylenmeye
çalışılmış. Onlar geçmişimizde binlerce farklı dünya dışı varlık ile
karşılaştığımızı öğrendiğimizde şaşırmayacağımızı umuyorlar.
UZAY 1999, BUCK ROGERS VE BATTLESTAR GALACTICA
JC: Biliyor musun bu hafta neyi bitirdim. Ve biraz hayal kırıklığı içindeyim o
yüzden bu hafta. Uzay 1999’un iki sezonunu birden izledim (İngiliz-İtalyan
televizyon serisi. İki sezonu vardı 1975-1977 arası)
DW: Öyle mi?
JC: Evet dostum, 2. Sezonun son bölümü çok melankolikti. Biraz üzüldüm. Çok iyi
bir seriydi.
DW: O içinde çok fazla bilginin olduğu bir seriydi. Buck Rogers da ifşa ile
doluydu. Battlestar Galactica da [Önce 1970’li yılların ortasında çevrilen ve
2004-2006 arasında tekrarlanan televizyon serisi.] Orjinali ifşa ile doluydu.
Orjinalinde düşünceyi iyi bitiremediler ama. Daha sonrakinde bitirebildiler.
Eğer bütün serileri izlediyseniz hepsi tüm filodan geriye kalan son gemilerin
dünyaya inmesiyle bitiyor. Bütün yapabildikleri dünyaya çarparak inmek. İndikten
sonra da bir daha buradan ayrılamıyorlar.
‘THEY LIVE(1988)’ YANİ YAŞIYORLAR FİLMİ DE BİR BELGESEL NİTELİĞİNDE
JC: Aslında tüm bilgi nerden geliyor biliyor musun? Sakın gülme dostum. Bu
konuda beni destekle.
DW: Tamam gülmemeye çalışacağım.
JC: Onlar Gerçek adlı sinema filminden.
DW: Buna asla gülemem zaten.
JC: Ben de onu izledim. İlk izlediğimde dedim ki ne kadar ifşaat
dolu. İzlediğimde ciddi anlamda korku dolu olduğunu fark ettim. Beni korkudan
çıldırttı.
DW: O bir belgesel.
JC: kesinlikle katılıyorum.
DW: (Güler)
JC: (Güler) Evet kesinlikle!
FİLMİN BİRİNDE BİR STARGATE(YILDIZ GEÇİDİ) ÖNE ÇIKTI
DW: Sonunda yer altında açılan portalı görüyorsun ya işte o yıldızlara açılan
gerçek bir kapı. O bir yıldız kapısı. Filmde bir yıldız kapısı var ve o
gerçekten orada. Bu muhteşem. Bu gerçekten de yıldızlara açılan bir kapı.
JC: Ve dinleyen herkes için eğer ‘Onlar Gerçek’i izlemediyseniz bu akşamki
ödeviniz onu izlemek. Kalkın ve izleyin.
DW: İzlenmeli katılıyorum.
JC: Evet.
DW: Bu film nasıl yapıldı emin değilim.
JC: Evet, doğru, doğru, doğru
DW: Bu birçok insanı kızdırdı.
JC: Belli bir amaç uğruna mı yapıldı bilmiyorum ama, diyebileceğim şu ki, beni
korkudan çıldırttı. Evet David hadi senin son araştırman üzerine konuşalım,
zamanımız tükeniyor.
DW: Aynen.
İLK ŞOVUMUZ HAYLİ KAFA KARIŞTIRDI VE YARIDA KALDI
JC: Komik olan ne biliyor musun? Bizimle en son burada olduğunda Noel
arifesiydi. Şovun sonuna gelmiştik. Ve biliyor musun adamım, bizi kapatmasalardı
batırmıştık. Ciddi şekilde batırmıştık.
DW: Şovumuza yüksek güçler tarafından teknolojik müdahaleler oldu.
JC: Tam zirveye gelmiştik ve diyorlardı ki, ‘Evet Jimmy şimdi sana bombayı
gönderiyoruz.’
DW: Ben tam da cümlemi bitirirken...
JC: Doğru
DW: Tam da bir yere varıyorduk ki oraya hiç ulaşamadık.
JC: Hadi şimdi varalım o noktaya.
GİZLİ UZAY PROGRAMI- ‘EBEVEYNLER’ (95:35)
DW: Konuşmamız gereken en elzem konulardan biri ‘Gizli Uzay Programı’
Burada yine Drako konusuna geliyoruz. Ve işte yine ebeveynleri tartıştığımız
nokta. Bu Ebeveynler konusu çok çok az kişinin öğrenmiş olabileceği bir konu. Bu
oldukça yeni bir bilgi ama çok yüksek güvenilirlikli bir kaynaktan geldiğine
inanıyorum. Bir kısmını başka kaynaklardan da doğruladım.
NANOTEKNOLOJİ ENJEKSİYONU
Drakonun size nanoteknolojik bir enjeksiyon yapma imkânı var. Bunun size yaptığı
şey bedeninizi robotsulaştırmak. Teknik olarak hala insansınız ancak bu sizin
bakış açınız. Artık vücudunuz tamamen farklı şekilde çalışıyor olur. Bir bıçak
çıkarıp elinizin içine çentik atsanız bu yara nanitler tarafından saniyeler
içerisinde kapanıyor. Bu teknolojıyı zaten Heroes dizileri ve X-Men filmindeki
Wolverine karakteri üzerinde kullandılar. Bunun adı hızlı iyileşme.
JC: Doğru.
DW: Dünya üzerinde bu yeteneğe sahip 21 insan var ve bunlara ‘Ebeveynler’
deniliyor.
EN ESKİ EBEVEYN 13.000 YAŞINDA
Bu bizi muhtemelen 13.000 yalında olan en yaşlılarına götürüyor. Bu Atlantisin
kıtayı batırdığı o büyük facianın öncesine kadar gidiyor. Bu insana bu yetenek
gerçekten verilmiştir. Bu 21 ebeveyn gerçek anlamda ölümsüzdür. Basitçe
diyebilirim ki, onlar binlerce yıl yaşayabilirler. Bu ebeveynler en çok para
kazanan, en güçlü olan kişileri bulup gruplarına sızmakla yükümlüler. İşte bu,
13 İlluminati kanbağının geldiği yer.
BU 13 AİLE MÜCADELECİ AVANTAJLARI YÜZÜNDEN SEÇİLMİŞTİR
Bu insanlar, basit bir şekilde Darvinist düşüncedeki gibi ‘güçlü olan hayatta
kalır’ mentalitesinin ürünü olarak besin zincirinin tepesine yerleştiler.
Paranın, gücün, dinlerin ve hükümetlerin kontrolü onlara geçti. Drako
teknolojisine sahip Ebeveynlerin arasına alındılar. Drako ile anlaşmanın bir
parçası da tüm bu zaman boyunca kullanacakları yıldız geçitleri üzerinde
çalışmaktı. Böylelikle uzaya ve gidebilecekleri birçok yere gidebiliyorlar ve
Dünyaya bağlı kalmak zorunda kalmıyorlar. Bu teknoloji 13 Illuminati soyuyla
paylaşılmadı. Şimdi bu Illuminati aileleri ebeveynlerin tüm bu zaman boyunca
yıldız geçidi teknolojisini kullandıklarını öğrendi ve hayal hayal kırıklığı
içindeler.
KABAL SİSTEMİ EN YÜKSEK SEVİYELERİNDE BİLE ÇATIRDAMAYA BAŞLADI
Asıl ilgi çekici olan, Illimunati içindeki tüm ortaklıklar bir şekilde
dağılıyor. Çatırdıyorlar. Drako herkese ihanet etti.
Ebeveynler şimdi 13’lü Illimunati kardeşliğine karşı dönmüş durumdalar. Şimdi
kendi grupları var. Bu 21 kişiden çoğu ölümsüzlükten epey sıkıldılar ve artık
daha fazla yaşamak istemiyorlar. Ölmelerinin bir yolu var. O da beyin saplarının
boyundan kopması demek. Bu da daha önce Highlander filmi gibi kurgusal bazı
çalışmalarda işlenen bir konuydu. Orada da adamın kafasını kesiyordunuz ve onun
gücünü çekiyordunuz.
JC: Doğru!
DW: Bu yüzden Drako’nun gündemi Illimunatiyi yarattı..
YAPTIKLARI HERŞEY İÇİN RIZAMIZI ALMAK ZORUNDALAR
Şimdi, sorabilirsiniz ki, "Pekala, durun bir dakika. Bizi mahvetmek istiyorlarsa
neden ne yaptıklarını anlatıyorlar? Bunlarla ilgili tüm bu filmleri neden
yapıyorlar?" Bu çok önemli bir nokta. Sihir, bize ne yaptıklarını
anlatmalarından geçiyor. Böylelikle köle olanlar, aslında kendi özgür
iradeleriyle bu köleliği kabul ediyorlar. Illuminati insanları bundan bu şekilde
bahsediyor. Şöyle diyorlar, "Eğer açık olanı insanların yüzüne vurduğumuzda
bunların gerçekliğinden çok korkuyorlarsa, köle olmayı hak ediyorlar."
J.C: Ama bu özgür irade değil; bu bir aldanma.
DW: Bu doğru. Aslında bu özgür irade yasasının insanın aleyhinde
kullanılması. Yıllardır kandırmacayı ve aldatmayı bu şekilde kullandılar. Sonuç
olarak, bu yöneten varlıkları ─bu serafim ve cherubim, ya da diğer deyişle,
Birlik Yasası'ndaki 6.boyut iyi varlıklar─ eğer isterseniz bu adamları yere
sermeye ve yenmeye hazır.
BÜTÜN ILLUMINATI LİDERLERİ DRAKO TARAFINDAN YÖNETİLİYOR
Eğer uzay programına dönecek olursak, Aileler Draco nun varlığından
haberdardılar.
Üst düzey kan bağındaki üyeler Draco’nun varlığını biliyorlardı. Ancak şunu fark
ettiler ki illimunati Draco yu gerçek tanrı sanıyordu ve şimdi anladılarki
aslında Draco yönetimde değil. Onlar sadece 12 metre boyundaki şeytan görünüşlü
kişilerin çizmelerini yalıyorlar.Draco gerçekte dikey pulları olan, sürüngen
gibi cildi olan ve çok güçlü varlıklardır. 1.5 metre genişliğinde omuzları olan,
1300 kiloluk dev sürüngenler. Onları normal kurşunlarla öldüremezsiniz. Bu
kurşunlar onların üzerinde zıplayıp geri döner. Derileri çok kalın ve güçlü.
Telepatik ve telekinetikler. Yani kendi aralarında konuşmadan iletişim kurabilir
ve sizin düşüncelerinizi okuyabilirler. İnsanlara uzaktan hükmedebilir ve sizi
bir robot gibi yürütebilir.Çok korkutucu kötü kahramanlar.
BİR DÜŞÜNSENİZE… BUNU NEDEN YAPSINLAR?
Eğer düşüncek olursanız, bu Illuminati'nin yaptıkları hiç mantıklı gelmiyor. Siz
insansı varlıklarsınız. Burada, Dünya'da yaşıyorsunuz. Dünya'yı yok etmeyi neden
isteyesiniz? Gördün mü? Bunu onlar değil patronları istiyor. Onlar bunu
isteyenlerin kontrolündeler.
Yıllardır dünyayı bir korku fabrikası gibi kullanan gerçekte Drako’dur. Biz
onlar için enerji üretiyoruz. Eğer hepimiz ölürsek bu onların başarısı
olacaktır.
JC: Bu Rotschildlerin savaşın her iki yanını da desteklemesinin asıl sebebi
midir?
DW: Tabiki. Her şey sömürülecek negatif enerji yaratmak için. Onların meşhur
söylemi, ‘Lucifere hak ettiğini ─negatif enerjiyi─ verin’ Bu Luciferci inanış
tarzı. Ve Luciferi bu bağlamda Drakolardan biri olarak düşünebilirsin.
JC: Ki bu bizi anlaşmaya kadar getiriyor.
DW: Evet. Eğer rahatsız edici şeylerden konuşmak zorundaysanız, bunu bir şekilde
pozitif şeylerden de bahsederek dengelemeniz lazım. Ve şu anda birçok pozitif
şey oluyor.
UZAYIN SİLAHLANDIRILMASI VE GÜNEŞ SİSTEMİNİN KOLONİLEŞTİRİLMESİ
Şimdi, söyleyeceğim şu. Gelin askeri-endüstriyel-kompleksten söz edelim. Roswell
olayı ilk UFO kazası değildi. Buldukları ilk şeyin tarihi ta 1890'lara kadar
gidiyor. Güneybatıda bir yerlerde çok aerodinamik bir gemi kazıp çıkardılar.
Tümüyle altın rengindeydi. Bunu, kendi ortaya çıkıp bize söyleyen bir adamımız
var. Yani uzun zamandır bu cisme sahipler. Böyle bulup topraktan çıkardıkları
kadim kazalar var. Her türden malzemeler buldular. Bunların tümü bizden hep
saklı tutuldu.
ALMANLAR İLKTİLER
1930'ların sonlarından beri Almanlar uçan daire teknolojisini bulan ilk
milletti. Bunları Vril Toplumu yapıyordu. (Bu uçan) Cisimlere Hanebu ya da Çan
deniyordu. Kronos ise projeye verilen bir başka gizli isimdi. Uzayda uçup
inanılmaz keşifler yapabiliyorlardı.
Bizden önce güneş sisteminde koloni kurmuş pek çok insan var ve arkalarında çok
ilginç pek çok şey bırakmışlar. Buraları mühürleyip ─atmosfersizlik etkenlerden
yalıtıp─ basınç ortamı oluşturup, içlerinde yaşabileceklerini düşündüler. İşte
bu, Ay'da ve Mars'ta yaptıkları şeydi. Hatta Antarktika'da bile aynı şekilde
yapıyorlar.
AY VE MARS'IN KOLONİLEŞTİRİLMESİ
Pekala, uzay programının tarihine bakarsanız, Ay ve Mars'ı ilk kolonileştirenin
Naziler olduğunu görüyorsunuz. İkinci Dünya Savaşı'nı kaybettiler. Ancak geri
döndüler ve kandırmaca ile ─ve daha ileri teknolojileriyle─
ordu-endüstri-kompleksini ele geçirdiler.
ABD'yi tehdit ettiler. Çünkü ABD Roswell olayının sırlarının ortaya dökülmesini
istemiyordu. Naziler 1952'de ABD başkenti üstünde Çan biçimi uçan daireleriyle
uçtular ve ABD'yi kendileriyle ortaklığa zorladılar. İşte uzayın ve güneş
sistemimizin silahlandırılması tam bu noktada başlıyor.
BEYİN AKIMI
1950'li yıllar ve 1960'ların başlarında beyin akımı denen birşey vardı. Tüm
dünyadan pek çok ülkeden yaklaşık 60 milyon insan toplandı. Bu şu demek.
1950'lerden bugüne kadar hatırı sayılır sayıda Latin, siyah, Hintli, Pakistanlı,
Asyalı ve Kafkas olmak üzere uzayda nesiller boyu yaşayanlar var. Bunlar
Dünya'da hiç yürümediler. Eğer 1950'lerde 60 milyon insana sahipseniz ve bunlara
üreyebildiğiniz kadar üreyin dendiyse gerçekten ciddi bir nüfusla uğraşıyorsunuz
demektir. İlaveten gelişmiş klonlama teknolojisine sahip olduklarını da
hatırlatalım.
Gezegenimizden yapabildikleri kadar insan alıp oraya götürmeye de devam
ediyorlar bu arada. Halen bu devam eden birşey.
AYDINLAR SINIFINI ÖRNEK ALDILAR VE BUNU BAZI FİLMLERDE TARİF ETTİLER
JC: Sadece beyin akımı için mi insanl aldılar yoksa kas gücü için de aldılar mı?
DW: Aydınlar sınıfının çok küçük bir kısmı bu. Bunu anlatan birçok film var.
Birisi de When World Collide (1951) [Kıyamet Kopunca]
Eğer geri dönüp araştırma yapmak isterseniz bu filmi izlemelisiniz. Bu film
ifşaattir. Çok azınlık bir kesim alınmıştır. Nuh'un Gemisi'nin bir tekrarı gibi.
Bu adamlara anlatılan tek kısım şu: Bu Dünya'da çok büyük ve afetsel birşey
olacak. Eğer bizimle birlikte uzaya gelirsen herşey iyi olacak. Jetgiller, Star-Trek
benzeri bir realitede yaşayacaksınız ve bu heyecan verici olacak.
PEK ÇOK AÇIDAN BİR TÜR KÖLE SÜRÜSÜNE ALINDILAR
Sonrasında, bu insanlar oraya vardıklarında çoğuna köle gibi davranıldı. Varlık
sahaları acınacak derecede zayıftı. Tümüyle izleniyorlar ve tüm hayatları
boyunca sadece çalışıyorlardı. Kimle evlenecekleri söyleniyordu, kaç çocuk
yapabilecekleri söyleniyordu ve böyle birçok şey. Gerçekten çok rahatsız edici.
JC: Eğer sana da uğrasalardı gider miydin?
Çeviri: Summer Sun!, Emre Güney, Lion
Source: http://davidwilcocktranslations.blogspot.pt/2015/06/david-wilcock-secret-space-program.html
Kaynak: http://www.yenidunyaicinipuclari.com/2015/11/david-wilcock-yazi-dizisi-3.html
Montauk Project
[
Ana Sayfa (Home)
|
UFO Technology
|
UFO's
Galleri | Kuantum
Fiziği | Roket bilimi
|
[ Astronomy |
E-Mail
| Index
|
|
|