| |
Sesin Oluşumu
Titreşen cisimlerin ses çıkardığını biliyoruz. Fakat her titreşen
cismin ürettiği ses aynı değildir. Örneğin boş bir teneke
vurduğumuzda çıkan ses ile içi su dolu bir tenekeye vurduğumuzda çıkan
ses aynı değildir. Sesin bir takım özellikleri vardır.
Sesin yayılması bazı yönlerden su dalgalarının yayılmasına
benzerken bazı yönlerden de benzemez. Örneğin ses dalgaları da su
dalgaları gibi bir noktadan başka bir noktaya doğru dalgalar şeklinde
yayılır, kaynaktan uzaklaştıkça zayıflar ve söner. Su dalgaları su
yüzeyinde yayılırken, ses dalgaları bir balonun genişlemesi gibi
kaynaktan itibaren her doğrultuda yayılır.
Sesin bir ortamda dalgalar hâlinde yayıldığını ve ortam olmayan
yerde yani boşlukta sesin yayılmadığını bilmemiz gerekiyor.
Bir ses kaynağının yakınında sesin şiddetli, kaynaktan uzaklaştıkça
zayıf olması, bazı seslerin ince bazılarının ise kalın olması sesin
özellikleri ile ilgilidir.
Öncelikle sesin nasıl üretildiğini inceleyelim. Sesin üretilmesi
için maddelerin titreştirilmesi gerekir. Tahtaya vurulurken, sazın
teli çekilirken, bir kağıt yırtılırken, rüzgâr eserken veya çivi
çakılırken madde titreştirilir. Bunun için de bir enerji gerekir.
Bir cetvelin ucunu bir masa kenarına sıkıştırıp cetvelin boşta
kalan ucunu aşağı bastırıp serbest bırakalım. Cetvelin aşağı yukarı
titreşim hareketi yapmasından dolayı bir ses duyarız.
Bu bize sesin incelik ve kalınlığının ses kaynağının özelliği ile
ilgili olduğunu gösterir. Ses dalgaları her doğrultuda yayılan
boyuna dalgalardır.
Ses Titreşimdir
Titreşen cisimlerin ses çıkardığını söyledik. Peki bir cisimden
çıkan sesi nasıl işitiriz? Cisim titreştiğinde etrafındaki havayı
titreştirir. Bu titreşim dalgalar hâlinde yayılır ve kulağımıza kadar
gelir. Kulağımıza gelen dalgalar kulak zarımızı titreştirir.
Zara değen kulak kemikleri bu titreşimleri salyangoza aktarır.
Oradaki sinir hücreleri, ses titreşimlerini elektrik sinyallerine
dönüştürür ve beynimize iletir. Beyinde ses algılanır.
Bir cisim titreştiğinde cisim etrafındaki hava taneciklerini de
titreşir. Titreşen bu tanecikler yakındaki taneciklere çarparak
onların da titreşmesine sebep olur. Bu şekilde ses, titreşen
taneciklerden oluşan dalgalar şeklinde etrafa yayılır.
Ses dalgaları, hava taneciklerinin oluşturduğu sıkışık ve seyrek
bölgelerden meydana gelir. Taneciklerin sıkışık olduğu yüksek
basınçlı bölge ses dalgasının tepe noktasını, seyrek olduğu düşük
basınçlı bölge ise ses dalgasının çukur noktasını temsil eder.

Ses Dalgalarında Temel Kavramlar
Ses dalgalarının ardışık iki sıkışık bölge (tepe noktası) ya da
ardışık iki seyrek bölge (çukur noktası) arasındaki en kısa uzaklığa,
ses dalgasının dalga boyu (λ) denir.
Ses dalgalarında genlik, ortamın ne kadar sıkıştırılmış ya da ne
kadar seyreltilmiş olduğunun bir ölçüsüdür. Ortam ne kadar
sıkıştırılmış ise, dalganın genliği o kadar büyük olur. Bir sesin
ossiloskop ekranındaki dalga modeli aşağıdaki gibi eğrisel olarak
çizildiği gibidir. Grafikte dalga tepesi ile dalga çukuru arasındaki
düşey uzaklığın yarısı ise genlik olarak
adlandırılır.

Ses dalgasının saniyedeki üretilme sayısına sesin frekansı denir.
Frekans dalga kaynağı ile ilgili bir özeliktir. Bir tam ses dalgasının
üretilmesi için geçen süreye ise sesin periyodu
denir.
Fizikte her zaman olduğu gibi frekans ile periyot arasında
T.f = 1 bağıntısı vardır.
Sesin Şiddeti
Ses kaynağından çıkan sesin kulak zarına yaptığı basınç, ses
şiddeti olarak adlandırılır. Ses şiddetine gürlük adı da verilir. Ses
şiddeti ne kadar büyük olursa ses dalgalarının genliği de o kadar
büyük olur.
Sesin şiddeti titreşim genliği ile orantılıdır. Tokmakla davulun
zarına yavaş vurursak, düşük genlikli ve düşük şiddetli ses
oluşturulur. Tokmakla davulun zarına şiddetli vurursak, yüksek
genlikli ve yüksek şiddetli ses oluşturulur. Davula daha kuvvetli
vurduğumuzda daha şiddetli ses çıkmasının sebebi, davula daha çok
enerji aktarmamızdır.
Sesin şiddetini ölçmede birim olarak desibel
kullanılır. Desibel dB ile gösterilir.
Ses kaynağından uzaklaştıkça sesi daha az duyarız, belirli bir
mesafeden sonra sesi duymak neredeyse imkânsız hâle gelir.
Günlük hayatta karşılaştığımız ses çıkaran araçlar da farklı
şiddette sesler çıkarır. Örneğin bir uçak kalkarken, harekete geçen
bir arabadan daha şiddetli ses çıkarır.
- Ses dalgaları maddesel ortamlarda yayılır, boşlukta ise
yayılmaz.
- Ses dalgaları boyuna dalgalardır.
- Ses dalgalarının şiddeti kaynağın titreşim genliğine bağlıdır.
- Ses dalgalarının genliği ne kadar büyük olursa sesin şiddeti de
o kadar büyük olur.
- Ses şiddetine gürlük de denilir.
- Şiddetli ses daha fazla enerji taşır.
Ses Dalgalarının Enerji Taşıması
Aynı ortamda yan yana tutulan özdeş diyapazonlardan birisine
tokmakla vurulduğunda, diğer diyapazonun da titreştiği gözlenir. Bu
durum, ortamda oluşturulan titreşimlerin ses dalgaları hâlinde
yayıldığını ve sahip olduğu enerjiyi taşıdığını gösterir.
Ses bombası patladığında camların kırılması yine sesin enerji
taşıdığını gösterir.
Müzik setinizin hoparlörünün önüne yanmakta olan bir mum
yerleştirin. Mumun alevinin hareketsiz ve sabit bir şekli olana
kadar bekleyin Daha sonra müzik setinizin sesini yükseltin. Mum
alevinin sesten etkilendiğini görebilirsiniz. Bu ve benzeri olaylar
ses dalgalarının enerji taşıdığını gösterir.
Dalgaların taşıdığı enerji, dalgalara ait temel kavramlardan olan
genlik ile doğru orantılıdır.
Ses Hızı
Yağmurlu bir havada şimşek çakarken, aynı anda gök gürültüsü de
oluşur. Ancak biz önce şimşek çakmasıyla oluşan ışığı görür,
ardından sesi işitiriz. Ses hızından daha hızlı uçun jet uçakları
gittikten az süre sonra sesini duyarız. Ayrıca havai fişek
patlamalarını uzaktan izliyorsak, önce patlama oluyor sonra patlama
sesini duyuyoruz.
Bu ve benzeri olaylar, sesin ışıktan çok daha yavaş yayıldığını
gösterir.
Işık havada yaklaşık 300.000.000 m/s hızla yayılırken, ses havada
yaklaşık 340 m/s hızla yayılır. Yani ışık sesten yaklaşık 900.000 kat
daha hızlıdır.
Dağın karşı yamacında odun kesen birisine baktığınızda, baltayı
oduna vurup tekrar kaldırdıktan sonra "tak" sesi gelmektedir. Bunun
nedeni de ışık hızının ses hızından büyük olması ile açıklanır.
Baltadan yansıyan ışık, vurma anında çıkan tak sesinin hızından büyük
olmasından dolayı bu durum oluşur.
Ses Hızının Bağlı Olduğu Faktörler
Ses dalgaları her ortamda aynı hızla yayılmaz. Ses hızını
etkileyen bazı faktörler vardır. Bunlardan biri maddenin bulunduğu
hâl, diğer ise ortamın sıcaklığıdır.
Ses katılarda sıvılardakine göre daha hızlı yayılır. Sıvılarda da
gazlardakine göre daha hızlı yayılır. Bunun sebebi katıların
taneciklerinin sıvılardan, sıvılarınkinin ise gazlarınkinden birbirine
daha yakın olmasıdır. Sesin yayıldığı ortamdaki tanecikler ne kadar
birbirlerine yakın duruyorsa etkileşim o kadar hızlı olur.
Ortam sıcaklığının artması ses hızını arttırır. Çünkü maddenin
sıcaklığı arttıkça maddeyi oluşturan taneciklerin hareketliliği
artar. Bu da sesin madde içinde daha hızlı yayılmasını sağlar.
Sesin yayılabilmesi için maddesel bir ortama ihtiyaç vardır. Çünkü
ses taneciklerin birbiriyle çarpışması ile iletilir. Fakat ışık
enerjisinin iletimi için maddesel ortama ihtiyaç yoktur. Ses
boşlukta yayılamazken ışık boşlukta yayılabilir.
Sesin Yüksekliği: İncelik ve Kalınlığı
Bir köpeğin çıkardığı ses bir kedinin çıkardığı sesten daha
kalındır. Aslanın sesi de köpeğinkinden kalındır.
Bir davulun çıkardığı ses bir zurnanın çıkardığı sesten daha
kalındır. Bu örneklerden de anlaşılabileceği gibi sesleri incelik ve
kalınlığına göre de ayırabiliriz.
İnce seslere yüksekliği fazla ses, kalın seslere ise yüksekliği az
ses de denir. Ses yüksekliği, sesleri ince ya da kalın işitmemize
sebep olan bir ses özelliğidir.
Sesin Frekansı
Bir saniyede oluşan ses dalgası sayısına frekans denir.
Bir saniyede çıkan titreşim sayısı az olan kaynaklardan kalın,
diğer bir ifadeyle frekansı düşük bir ses çıkar. Bunun tam tersi bazı
kaynaklar da her saniyede ürettikleri ses dalgası fazla olduğundan
frekansı yüksek yani ince ses çıkarır.
Arı ve sivrisinek gibi bazı böcekler saniyede 600 -1000 defa kanat
çırpabilmektedir. Arı ve sivrisinekler uçarken ses çıkarmaları
kanatlarının hava moleküllerini titreştirmesinden kaynaklanmaktadır.
Yüksek frekanslı ses ince ses olarak duyulurken, düşük frekanslı
ses kalın ses olarak duyulur.
Farklı büyüklükteki diyapazonlara vurduğumuzda çıkan seslerin
incelik ve kalınlığının farklı olduğunu görürüz.
Bunun sebebi diyapazonların farklı hızlarla titreşmesidir.
Diyapazonların üzerindeki sayılar bize diyapazonun saniyede kaç kez
titreştiğini gösterir. Örneğin yukarıdaki şekilde en sağdaki
diyapazon üzerinde 512 Hz yazmaktadır. Bu bize diyapazonun saniyede
512 kez titreştiğini gösterir.
Buradaki Hz ifadesi ise saniyedeki titreşim sayısını ifade eden
birimdir ve hertz diye okunur. Bu birim Alman fizikçi Henrik Hertz’in
onuruna verilmiştir.
Frekanslarına Göre Sesler
Seslerin duyulabilirliğinde sesin şiddeti ile birlikte bir başka
önemli olan özellik; sesin frekansıdır, işitme yeteneği olan her
canlı ya da her yapay ses alıcısının duyabileceği bir ses aralığı
vardır. Seslerin duyulabilirliğini frekansları belirler.
Sesler bu özelliğine göre iki gruba sınıflandırılabilir:
1. İnsanın duyabildiği sesler: Ortalama bir
insanın işitebileceği seslerin frekans aralığı 20 - 20000 Hz dir. Bu
iki frekans değeri arasında frekansa sahip sesler genellikle insanlar
tarafından işitilebilir.
2. İnsanın duyamadığı sesler: Normal bir insan
frekansı 20 Hz den küçük ve 20000 Hz den büyük olan sesleri duyamaz.
Duyamadığımız sesler de ikiye ayrılır.
Ultrasonik sesler: Frekansı 20 000 Hz in
üzerindeki seslere denir.
İnfrasonik sesler: Frekansı 20 Hz den küçük olan
seslere denir.
Ses düzeyini ölçmek için desibel denilen bir birim kullanıldığını
öğrenmiştik. Desibel kısaca dB ile gösterilir, insanın duyacağı en
düşük ses düzeyi 0 desibeldir.
10'dB'lik ses düzeyi insanlar tarafından zor duyulur. 20'dB lik ses
düzeyi 10'dB'in 10 katıdır. 30 dB'lik ses ise 10 dB’lik ses düzeyinin
10.10 = 100 katıdır. Ölçek üzerinde her 10 dB lik artış 10'kat daha
şiddetli ses demektir.
Uluslararası Standartlar Örgütü’nün ortaya koyduğu rahatsızlık
sınırı 60 dB dir. 120 dB'lik ses kulaklarımızda hasara yol açabilir.
İşitilebilen en hafif şiddetteki ses sınırına alt işilm eşiği, en
yüksek şiddetteki ses sınırına üst işitme eşiği denir.
Ses düzeyi desibelmetre adı verilen bir aletle
ölçülür. Ses düzeyini belirtmek için kullanılan birim "bel' dir.
'‘Bel" telefonu ilk icat eden Graham Bel’in onuruna verilmiştir.
Ses düzeyini belirlemek için kullanılan “Bel” birimi çok büyük
olduğu için “bel 'in onda biri olan "desibel" kullanılır.
Yay Dalgaları
Yay dalgalarını anlamak için öncelikle dalganın ne olduğunu
bilmemiz gerekiyor. Bu yüzden önce dalgalar ile ilgili temel
kavramları inceleyelim.
Dalgalarla İlgili Temel Kavramlar
Esnek bir ortamda meydana getirilen şekil değişimine dalga,
bu dalganın esnek ortamda yayılmasına da dalga hareketi
denir. Dalgaların yayılabileceği ortamlara esnek ortam denir. Su,
hava, sarmal yay gibi ortamlar esnek ortamlardır.
Dalga, titreşim hareketi ile ortama aktarılan enerjinin, bir yerden
başka bir yere iletilirken esnek ortamda oluşan şekil değişimidir.
Dolayısıyla dalga hareketi enerjinin yayılması ile ilgili yollardan
birisidir. Dalgalar enerji taşır.
Atma
Esnek ortamda kısa süreli (anlık) oluşturulan sarsıntıya atma
denir. Uçlarından gerilmiş yayı, yay doğrultusuna dik olarak yukarı
doğru çekip tekrar indirirsek baş yukarı atma elde ederiz. Yay aşağı
çekilip tekrar kaldırılırsa baş aşağı atma elde ederiz.
Genlik
Tepe veya çukurların denge konumuna olan uzaklığına genlik
denir. Şekildeki dalganın genliği r kadardır. Yayın ucunun ne kadar
fazla kaldırıp indirirsek genlik o kadar büyük olur. Genliği büyük
olan dalga daha fazla enerji taşır.

Genişlik
Atmanın uç ve son kısmı arasındaki uzaklığa genişlik denir.
Genişlik dalganın hızına ve uç atmayı oluşturma süresine bağlıdır.
Yayın ucunu hızlı kaldırır indirirsek genişlik küçük, yavaş kaldırır
indirirsek atmanın genişliği büyük olur. Şekilde atmanın genişliği a
kadardır.
Bir Tam Dalga
Esnek ortamda oluşturulan birisi baş yukarı diğeri baş aşağı olan
art arda iki atmaya bir tam dalga denir.
Periyodik Dalgalar
Esnek ortamda, eşit zaman aralıklarında art arda üretilen tam
dalgalara periyodik dalgalar denir. Aşağıdaki şekilde ipin ucu eşit
sürelerle aşağı yukarı sürekli hareket ettirilirse periyodik dalgalar
elde edilir.
Frekans
Birim zamanda üretilen dalga sayısına frekans denir, f ile
gösterilir. Birimi s-1 veya Hz (Hertz) dir.
Bir tam dalganın oluşması için geçen süreye periyot denir. Ya da
bir noktadan art arda iki tepe veya iki çukurun geçmesi için geçen
süreye periyot denir. T ile gösterilir, birimi saniyedir.
T ile f arasında T.f = 1 bağıntısı
vardır.
Periyodik bir dalganın frekansı, dalga kaynağının frekansına
eşittir. Kaynağın frekansı değişmediği sürece dalganın frekansı
değişmez. Ortam değiştiren dalganın frekansı ve periyodu değişmez.
Dalga Boyu
Art arda gelen iki dalga tepesi ya da çukuru arasındaki
uzaklıktır. Ya da dalganın bir periyotluk sürede aldığı yoldur.
Birimi metredir.

Atmanın İlerlemesi
Sarmal bir yayın üzerinde oluşturulan atma sağa doğru ilerlerken,
yay üzerindeki noktaların hareket yönleri yukarı doğru olur.

Atmaların ön kısmı denge konumundan yukarı kalkarken, arka
kısımları denge konumuna gelir.

Şekildeki K ve L atmalarının uçlarındaki oklardan faydalanılarak
hareket yönleri belirlenir. Dalgaların bazı temel özellikleri atmalar
üzerinde incelenemez. Çünkü atma kısa süreli bir şekil
değişikliğidir. Atmanın dalga boyu, periyot ve frekansından
bahsedilemez. Fakat atmanın genlik ve genişliğinden bahsedilebilir.
Enine Dalgalar
Atmanın ilerleme doğrultusuyla titreşim doğrultusu birbirine dik
ise, bu tür atmalara enine atmalar denir. Örneğin; yay, su, ışık
dalgaları ve elektromanyetik dalgalar enine dalgalardır.
Boyuna Dalgalar
Atmanın ilerleme doğrultusuyla titreşim doğrultusu aynı ise, bu
tür atmalara boyuna atma denir. Balistik yaydaki dalgalar ve ses
dalgaları boyuna dalgalardır. Esnek sarmal yaylarda hem enine hem de
boyuna dalgalar oluşturulabilir.
Atmaların Yayılma Hızı
Yay dalgalarının sarmal yay, tel, ip ve lastik gibi esnek
ortamlarda yayılma hızı, atmanın birim zamanda aldığı yola göre
hesaplanır. Esnek yay üzerinde ilerleyen dalganın her hangi bir
noktasının birim zamandaki yer değiştirmesine dalganın yayılma hızı
denir.
Bir atmanın yayılma hızı, yayı geren F kuvvetine ve yayın birim
uzunluktaki kütlesine bağlıdır. Hız, dalganın genlik ve genişliğine ya
da dalganın şekline bağlı değildir. Sürtünmelerin ve ortam
dirençlerinin ihmal edildiği ideal esnek yaylarda, dalgaların
yayılma hızı,
v = √(F/μ) bağıntısıyla bulunur.
Burada F yayı geren kuvvet, μ ise yayın birim uzunluğunun
kütlesidir. Bağıntıdan da anlaşılacağı gibi, bir atmanın ilerleme hızı
yayı geren F kuvvetinin karekökü ile doğru, yayın birim uzunluğunun
karakökü ile ters orantılıdır.
Ayrıca aynı kuvvetle gerilen yaylarda oluşturulan atmalardan ağır
yaydaki atmanın hızı, hafif yaydaki atmanın hızından daha küçüktür.
Yumuşak yaydaki atmanın hızı sert yaydaki atmanın hızından büyüktür.
Dalga boyu, hız ve periyot arasında λ = v.T
bağıntısı vardır.
Basit Harmonik Hareket
Esnek yayın ucuna bağlanmış bir cismin çekilip bırakılması ile
oluşan hareket, ipin ucuna bağlanmış cismin çekilip bırakılması ile
oluşan hareket ya da dairesel hareket yapan bir cismin izdüşüm
hareketi simetrik iki nokta arasında gerçekleşir.
Basit harmonik hareket, simetrik iki nokta arasında eşit zaman
aralıklarında gidip gelme hareketi yapan cisim hareketidir.

Denge konumundan eşit uzaklıktaki iki nokta arasında, değişken
ivmeli periyodik harekete basit harmonik hareket
denir. Yayın ucuna bağlı cisim zamanla yavaşlar ve durur. Buna ise
sönümlü basit harmonik hareket denir.
Düzgün dairesel hareket yapan bir cismin düşeyde ve yataydaki
izdüşüm hareketi ı:;it hamıunü harekettir. Dolayısıyla düzgün
çembersel hareket yapan cismin hareketinin iz düşümünü alarak basit
harmonik hareketle ilgili kavramları açıklayabiliriz.
Uzanım
Basit harmonik hareket yapan bir cismin herhangi bir anda denge
konumuna olan uzaklığıdır. Düzgün çembersel hareket yapan şekildeki
cismin x ve y eksenlerindeki uzanım değerleri, R yarıçapı
cinsinden,
x = R.cosθ
y = R.sinθ değerine eşittir.
x ekseni üzerindeki harmonik hareket incelendiğinde, denge
konumunda uzanım sıfırdır (x = 0). Denge konumundan uzaklaştıkça
uzanım artmakta, denge konumuna yaklaştıkça uzanım azalmaktadır.
Uzanım vektörel bir büyüklük olduğundan, denge konumunun bir
tarafındaki uzanım pozitif ise, diğer taraftaki negatiftir.
Genlik
Uzanımın en büyük değerine genlik denir. KL noktaları arasında
basit harmonik hareket yapan cismin genliği R dir.
Genlik vektörel bir büyüklük olduğundan, denge konumunun bir
tarafındaki genlik pozitif ise, diğer taraftaki negatiftir.
Periyot
Cismin tam bir salınım hareketi yapması için geçen süreye periyot
denir ve T ile gösterilir. Düzgün dairesel hareketin iz düşüm hareketi
basit harmonik hareket olduğu belirtilmişti.
SES İLE İLGİLİ
KAVRAMLAR
1- Ses :
Katı, sıvı ve gaz halindeki maddelerin oluşturduğu tanecikli(maddesel)
ortamlarda dalgasal olarak (dalga şeklinde) yayılabilen
enerji türüne ses denir. Ses, titreşimlerden oluşan bir enerji türüdür.
• Ses veren her madde veya cisme ses kaynağı denir.
• Ses kaynakları titreşerek ses meydana getirir.
• Sesin oluşabilmesi için mutlaka titreşim hareketinin gerçekleşmesi
gerekir.
• Titreşim, bir cismin ileri geri gidip gelme hareketidir. (Ses veren her
şey titreşir ve titreşen cisimler ses oluşturur).
• Çevremizde ses çıkaran sayısız varlık vardır. İnsanlar, hayvanlar,
taşıtlar, müzik aletleri, şelale, rüzgâr, yağmur ses çıkaran
varlıklardandır.
• Ses kaynağından yayılan ses titreşimleri kulak tarafından duyulabilir.
Fakat
insan kulağı bütün ses titreşimlerini duyamaz.
(Frekansının uygun olması gerekir)
• İnsanların birbirleriyle iletişim kurmaları, duygu ve düşüncelerini
aktarabilmeleri için konuşmaları gerekir. Konuşmanın temel öğesi
sestir ve insan sesi de titreşim sonucu oluşur.
• Ses veren ses kaynakları esnektir ve esnek olan cisimler ses dalgaları
oluşturabilir veya
ses dalgalarını iletebilir.
NOT :
1- İnsanların ses çıkarması da
titreşimle olur. Gırtlakta bulunan ses tellerisoluk verme
olayısırasında akciğerlerden dışarı
verilen hava ile titreşerek ses çıkmasınısağlar.
2- Sesin Özellikleri :
Sesleri birbirinden ayıran üç özellik vardır. Bunlar sesin şiddeti, sesin
yüksekliği ve sesin tınısıdır.
a) Sesin Şiddeti :
Sesin zayıf veya kuvvetli olmasına sesin şiddeti denir. Sesin şiddeti
desibel(dB) birimi ile belirtilir. 0 – 60 (dB) arasındakisesler
insan kulağınırahatsız etmez.
b) Sesin Tınısı :
Aynısesin çeşitli müzik aletlerinden çıktığı zaman gösterdiğifarklılığa
sesin tınısı denir. Tını, sesin farklılığını ifade eden bir terimdir.
(Aynı notayı(tonu) çalan bir kemanla bir flüt arasındaki temelfark,
tınıfarkıdır ve bu nedenler farklısesler çıkar. Enstrümanların
yapıldığı malzemelerin farklı olması, enstrümanların oluşturduğu sesin
farklı bir tınıda olmasınısağlar).
c) Sesin Yüksekliği(Frekansı) :
İnce sesi kalın sesten ayıran özelliğe sesin yüksekliği denir. Ses
yüksekliği, ses kaynağının titreşme hızına bağlıdır. Ses kaynakları
hızlı titreştiği zaman sesin yüksekliği artar ve ses ince (tiz) çıkar. Ses
kaynakları yavaş titreştiği zaman sesin yüksekliği azalır ve ses
kalın (pes) çıkar.
(Ses kaynağının 1 saniyedeki titreşim sayısına frekans denir. Frekans birimi
hertz’dir ve Hz ile gösterilir. Frekansı büyük olan ses
kaynağı ince, frekansı küçük olan ses kaynağı kalın ses verir.)
Sesin yüksekliğises kaynağı olarak kullanılan telin boyuna, gerginliğine,
kalınlığın (kesitine) ve cinsine bağlıdır.
• Kalınlıklarıfarklı, diğer özellikleri aynı olan iki telin verdiğiseslerin
yükseklikleri(frekansları) farklıdır. İnce telin verdiğisesin
yüksekliği(frekansı) daha fazladır yanisesi incedir.
• Cinslerifarklı, diğer özellikleri aynı iki telin verdiğiseslerin
yükseklikleri(frekansları) farklıdır.
• Gerginliklerifarklı, diğer özellikleri aynı olan iki telin verdiğiseslerin
yükseklikleri(frekansları) farklıdır. Gergin telin verdiğisesin09 04 2012
Ses Nasıl Yayılır? (Konu Anlatımı)
www.fenokulu.net/portal/Sayfa.php?Git=KonuKategorileri&Sayfa=KonularKonuYazdir&KonuID=518
2/5
• Gerginliklerifarklı, diğer özellikleri aynı olan iki telin verdiğiseslerin
yükseklikleri(frekansları) farklıdır. Gergin telin verdiğisesin
yüksekliği(frekansı) daha fazladır yanisesi incedir.
• Uzunluklarıfarklı, diğer özellikleri aynı olan iki telin verdiğiseslerin
yükseklikleri(frekansları) farklıdır. Uzun telin verdiğisesin
yüksekliği(frekansı) daha fazladır yanisesi incedir.
3- Ses Kirliliği:
Sesin abartılı ve gelişi güzel kullanılması sonucu ses kirliliği ortaya
çıkar. Ses kirliliğine gürültü denir. Ses kirliliği
insan sağlığı için
çok zararlıdır.
Ses şiddeti birimi desibeldir (dB). İşitilebilen en hafifsesin şiddeti 0
(sıfır) desibel olarak kabul edilir. (Buna işitme eşiği denir).
Normal konuşma sesi 30 – 60 dB arasındadır. (İnsan kulağı, frekansı
20 titreşim/saniyeden küçük olan sesleri işitmez fakat bu
seslerden olumsuz etkilenir. Ses altı denilen bu titreşimlerin etkisinde
uzun süre kalan insanlarda sağırlıklar görülmektedir).
4- Sesin Yayılması :
Ses maddesel ortamlarda yayılabilir yanisesin yayılabilmesi için maddesel
ortama dolayısıyla taneciklere ihtiyaç vardır. Bu nedenle
ses katı, sıvı ve gaz halindeki maddelerde yayılır. Boşlukta, maddesel ortam
(tanecik) olmadığıses boşlukta yayılmaz.
Ses dalgalar halinde yayılır. Ses dalgalarısu dalgalarına benzer ve su
dalgaları gibi dairesel(küresel dalgalar şeklinde) olarak
yayılırlar. Ses dalgaları da su dalgaları gibi bir noktadan başlayarak başka
bir noktaya doğru hareket eder.
Su dalgalarını oluşturan kaynağın yakınında su dalgaları belirgindir ve su
dalgaları kaynaktan uzaklaştıkça daha az belirgin hale gelir.
Ses dalgaları da su dalgaları gibi kaynağa yakın yerlerde şiddetlidir
(belirgindir) ve kaynaktan uzaklaşıldıkça ses dalgalarının şiddeti
azalır. Bunun nedeni, kaynağa yakın yerlerde ses dalgalarının enerjisinin
fazla olması ve ses kaynağından uzaklaşıldıkça ses
dalgalarının enerjisinin azalmasıdır.
Ses dalgaları ile su dalgaları arasındakifark ise, su dalgaları görünebilir
ve su dalgalarısadece suyun yüzeyinde yayılır. Ses dalgaları
ise görünmez ve ses dalgaları her doğrultuda (küresel olarak) yayılır.
Ses kaynağından çıkan ses dalgaları(kaynaktan) enerji taşırlar. Bu enerji,
çeşitli ortamlar tarafından iletilir. Ses enerjisi iletilirken
sesin yayıldığı ortamdaki yani tanecikler yer değiştirmez yani yayılmaz.
Yayılan yani yer değiştiren madde veya tanecik değil,
hareket enerjisidir.
Ses kaynağından çıkan ses dalgaları, yayıldığı ortamdaki maddenin
taneciklerini titreştirir. Titreşen tanecik etrafındaki diğer
tanecikleri titreştirir ve bu nedenle ses bir tanecikten diğerine yayılır.
Ses tanecikten taneciğe yayıldığı için tanecikler arasındaki
boşluk ne kadar az ise sesin yayılma hızı o kadar fazla olur. Yanisesin
yayılma hızı en fazla katılara da sonra sıvısonra da
gazlardadır. Fakat ses dalgaları gaz halindeki maddelerde en uzağa gider.
Cisimlerin titreşmesi ile meydana gelen sesin kulağımıza kadar gelebilmesi
için ses kaynağı ile kulağımız arasında katı – sıvı – gaz
gibi esnek bir ortamın bulunması gerekir.
NOT :
1- Sesin oluşabilmesi için titreşimin
belli bir değerde olması gerekir.
2- Ses dalgaları havada 340 m/s yol alır. Suda 1453 m/s hızla yol alır.
Katılarda yaklaşık olarak 5000 m/s hızla yayılır.
3- Güneş’in yaydığı ışık Dünya’ya ulaştığı halde Güneş’te oluşan
patlamaların sesi duyulamaz. Bunun nedenisesin yayılması için
maddesel ortam gereklidir. Uzay boşluğunda maddesel ortam olmadığı için
Güneş’te oluşan patlamalar duyulamaz.
4- Saat, hava dolu fanusta iken çalarsa sesi duyulabilir. Fakat havası
tamamen boşaltılmış fanusta çalarsa sesi duyulamaz. Bunun
nedeni, sesin boşlukta yayılamaması ve sesin yayılabilmesi için maddeye
ihtiyaç duymasıdır.
5- İnsanların duyabileceği ve üretebileceğiseslerin bellifrekans değerleri
vardır.
Normal bir insan kulağı 20Hz ile 20000 Hz
arasındakisesleri duyabilir. Frekansı 20000 Hz’in üstünde olan sese
ultrasonik ses denir.
SORU :
1- Bir kaynağın oluşturduğu ses kulağa nasıl ulaşır?
2- Güneş’in yaydığı ışık Dünya’ya ulaştığı halde Güneş’te meydana gelen
patlamaların sesi niçin duyulamaz? (Sesin yayılabilmesi
için maddesel ortam gereklidir).
3- Durgun suya taş atılınca ne olur? (Taşın suya değdiği noktadan itibaren
daireselsu dalgaları oluşur).
5- Sesin Yayılma Hızına Etki Eden Faktörler :
a) Ortam Sıcaklığı :
Sıcaklık arttıkça taneciklerin titreşim hızı yani kinetik enerjisi
artacağından sesin yayılma hızı artar. (Sesin 0ºC de havada yayılma
hızı 331m/s olduğu halde 20ºC de 344 m/s‘dir. Sıcaklık artıkça sesin o
ortamdaki yayılma hızı da artar).09 04 2012 Ses Nasıl Yayılır? (Konu
Anlatımı)
www.fenokulu.net/portal/Sayfa.php?Git=KonuKategorileri&Sayfa=KonularKonuYazdir&KonuID=518
3/5
b) Ortamın Cinsi :
Sesin yayıldığı ortamın cinsi, sesin farklı hızlarda yayılmasına neden olur.
Sesin hızlı yayılabilmesi için tanecikler arasındaki boşluğun
az ve taneciklerin düzenli olması gerekir.
Sesin yayılma hızı, katı, sıvı ve gazlarda farklıdır. Ses, en yavaş
gazlarda, sonra sıvılarda, en hızlı katılarda yayılır. (Katı haldeki
maddelerde de sesin yayılma hızıfarklıdır.)
NOT :
1- SES DALGALARININ FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ :
Dalgalar genel olarak, mekanik ve elektromanyetik dalgalar olmak üzere iki
ana gruba ayrılır. Elektromanyetik dalgalar, yayılmak
için bir ortama ihtiyaç duymazlar ve boşlukta da yayılabilirler. Mekanik
dalgalar ise, enerjilerini aktarabilmek için ortam
taneciklerine ihtiyaç duyarlar. Bu yüzden boşlukta (örneğin uzayda)
yayılamazlar. Ses dalgaları da mekanik dalgalar olduklarından
yayılmak için maddesel bir ortama ihtiyaç duyarlar.
Ses, nesnelerin titreşiminden meydana gelen ve uygun bir ortam içerisinde
(hava, su vb.) bir yerden başka bir yere, sıkışma
(compressions) ve genleşmeler (rarefactions) şeklinde ilerleyen bir
dalgadır. Dolayısıyla ses, bir basınç dalgasıdır.
• 1960 tarihli bu fotoğrafta, özel bir ses merceği ve özel bir görüntüleme
yöntemi kullanılarak, sol tarafta görülen kornadan çıkan
ses dalgalarının görüntüsü elde edilebilmiştir.
(Bell
Telephone Laboratory)
2- FREKANS (SIKLIK) :
Bir dalganın frekansı, dalganın hava veya başka bir ortam içinden geçerken
ortamdaki partiküllerin ne sıklıkta titreştiğine bağlıdır.
Frekans ileri geri titreşimlerin zamana bağlı olarak ölçülmesi ile
hesaplanır. Saniyedeki titreşim sayısı özel olarak Hertz birimi ile
ifade edilir.
1 Hertz = 1 döngü/saniye
Yüksek frekans değerleri için Hertz'in bin katı olan ‘kilohertz’ (kHz)
birimi kullanılır. İnsan kulağının duyabildiğisesler 20 ile 20000
Hz (20kHz) arasında frekansa sahip olabilir. Eğer bir frekans 20 Hz' in
altında ise bu tür titreşimlere ses altı titreşimler, frekans 20
kHz' in üzerinde ise bunlara da ses üstü titreşimler denir.
3- GENLİK (AMPLİTÜD) :
Genlik, ses dalgalarının dikey büyüklüğünün bir ölçüsüdür.
Ses dalgalarını oluşturan sıkışma ve genleşmeler arasındakifark,
dalgaların genliğini belirler. Ses dalgaları havada veya başka bir ortamda
titreşen objeler tarafından üretilir. Örneğin titreştirilen bir
gitar teli, yaptığı periyodik salınım hareketi ile hava moleküllerinin belli
bir frekansta sıkışmasını ve genleşmesinisağlar. Bu şekilde
teldeki enerji havaya iletilmiş olur. Enerjinin miktarı, teldeki titreşim
genliğine bağlıdır. Eğer tele fazla enerji yüklenirse, tel daha
büyük bir genlikle titreşir. Teldeki titreşim genliği ne kadar fazla ise
ortam tanecikleri(örneğin hava molekülleri) tarafından taşınan
enerji de o kadar fazladır. Enerji ne kadar fazla ise sesin şiddeti de o
kadar büyük olacaktır. Bu ifadeler, titreşen tüm cisimler için
geçerlidir.
4- DALGA BOYU :
Bir dalganın ardışık iki tepe veya iki çukur noktası arasındaki mesafe dalga
boyunu verir. Dalga boyu λ (lamda) ile gösterilir.
5- TON :
Müzikte, diatonik (doğal major) gamda bir ‘tam aralık’ olarak tanımlanan
ton, belli bir frekansta ve perdede üretilen safses
anlamında kullanılır. Örneğin bir ses çatalı(diyapazon) titreştirildiğinde
ortaya çıkan 440 Hz frekansındaki‘Do (C)’ notası, saf bir
tondur. Saf tonlar doğal ortamda fazla karşılaşılmayan ve genellikle müzik
aletleri veya ses üreteçleri aracılığıyla üretilen seslerdir.
Yüksek frekanslı(yüksek perdeden) sesler tiz, düşük frekanslı(düşük
perdeden) sesler pes (bas) olarak algılanır.
6- TINI :
Sesin ‘rengini’ ifade eden bir terimdir. Aynı oktavda, aynı notayı(tonu)
aynı yoğunlukta ve aynı uzunlukta çalan bir kemanla bir flüt
arasındaki temelfark, ‘tınıfarkı’dır. Enstrümanları oluşturan bileşenlerin
doğalfrekanslarındakifarklılıklar, sonuçta oluşan sesin
farklı bir tınıda olmasınısağlar. Bu sayede, farklı müzik aletlerinden çıkan
özdeş notaları kolaylıkla ayırt edebiliriz. Tını, sesin
harmonik (doğuşkan) yapısına bağlı olarak değişir.
7- SESİN ŞİDDETİ :
Şiddet, ses dalgalarının taşıdıkları enerjiye bağlı olarak birim alan
uyguladıkları kuvvettir. Birimi genellikle ‘metrekare başına Watt’
(W/m2) olarak ifade edilir. Sesin şiddeti, ses kaynağına olan uzaklığın
karesi ile ters orantılıdır.
8- DESİBEL (DB) :
İnsan kulağı çok düşük ve çok yüksek şiddette sesleri duyabilme yeteneğine
sahiptir. İnsan kulağının algılayabileceği en düşük ses
şiddeti, eşik şiddet olarak bilinir. Kulağa zarar vermeden işitilebilen en
yüksek sesin şiddeti ise, eşik şiddetinin yaklaşık 1 milyon
katı kadardır. İnsan kulağının şiddet algı aralığı bu kadar geniş
olduğundan, şiddet ölçümü için kullanılan ölçek de 10'un katları,
yani logaritmik olarak düzenlenmiştir. Buna desibel ölçeği denir. Sıfır
desibel mutlak sessizliği değil; işitilemeyecek kadar düşük ses
şiddetini(ortalama 1.10-12 W/m2) gösterir.
Desibel, bir oranı veya göreceli bir değeri gösterir ve ‘bel’ biriminin 10
katıdır. Alexander Graham Bell' in anısına bel adı verilen
birim, ikifarklı büyüklüğün oranının logaritması olarak tanımlanmaktadır.
Yani‘1 bel’, birbirlerine oranları 10 olan iki büyüklüğü
göstermektedir (örneğin 200/20). Bu oranın çok büyük olmasından dolayı
''Desibel'' adı verilen ve oranların logaritmasının 10 katı
olarak tanımlanan birim daha yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu sayılardan
biri bilinen bir sayı olarak alındığından, Desibel; söz
konusu bir büyüklüğün (Pi) referans büyüklüğe (Pref) oranının logaritmasının
10 katıdır (dB=10.log [Pi/Pref]).
dBA ise insan kulağının en çok hassas olduğu orta ve yüksek frekansların
özellikle vurgulandığı bir ses değerlendirmesi birimidir.
Gürültü azaltması veya kontrolünde çok kullanılan dBA birimi, ses
yüksekliğinin sübjektif değerlendirmesi ile ilişkili bir kavramdır.
Eşik şiddetindekises ‘sıfır’ desibeldir ve 1.10-12 W/m2 değerine eşdeğerdir.
10 kat daha şiddetlises 1.10-11 W/m2; yani 10 dB
iken, 100 kat daha şiddetlises 20 dB’dir. Aşağıdaki tabloda, günlük hayatta
sıklıkla karşılaştığımız bazıses kaynakları ve bunların
ürettiğiseslerin desibel olarak şiddetleri karşılaştırma amacıyla
verilmiştir.09 04 2012 Ses Nasıl Yayılır? (Konu Anlatımı)
www.fenokulu.net/portal/Sayfa.php?Git=KonuKategorileri&Sayfa=KonularKonuYazdir&KonuID=518
5/5
Ses dalgaları enerjilerini 3 boyutlu ortamda taşırken, kaynaktan
uzaklaştıkça ses dalgalarının şiddeti azalır. Artan uzaklıkla birlikte
ses dalgalarının şiddetinin azalmasıses dalgalarındaki enerjinin daha geniş
alanlara yayılmasından kaynaklanır. Ses dalgaları 2
boyutlu bir ortamda dairesel olarak yayılır. Enerji korunduğu için enerjinin
yayıldığı alan arttıkça güç azalmalıdır. Şiddet ve uzaklık
arasındaki ilişki ters-kare ilişkisidir. Bu yüzden kaynağa olan uzaklık 2
katına çıktığında şiddet ¼ 'üne düşer. Benzer şekilde
kaynağa olan uzaklık ¼ 'üne düştüğünde şiddet 16 katına çıkar. Uzaklık
arttıkça sesin şiddeti, uzaklığın karesi oranında azaltır.
Aşağıdaki tabloda şiddet ve uzaklık arasındaki ilişki gösterilmiştir:
9- REZONANS :
Frekansları aynı olan ses kaynaklarından biri titreştiğinde, diğer ses
kaynağının etkiyle titreşmesine rezonans denir.
10- SES KAYDI :
İlk ses kaydıfonograf denen bir araçla yapılmıştır. (Thomas Edison
tarafından 1877'de icat edilmiştir). Zamanla bu alanda çeşitli
araçlar geliştirilmiştir. Gramafon, teyp ve modern stüdyolardaki kayıt
araçlarıdır. İlk ses kaydıfonografta sesler, mum silindirlere
kayıt yapılıyordu. Dönen taş plaklara kaydedilir.
Sesin banda kaydedilmesiyle ses kaydı gelişti. Sesli bir filmde ses, filmin
kenarına kaydedilir.
Müzik kasetleri, sesin kaset içinde banda kaydedilmesiyle istediğimiz zaman,
kaset çalarla tekrar sese dönüştürmemizisağlar.
1.KONU :SES
DALGALARI
Ses dalgaların grafik gösterimi denizdeki dalgalara benzer. Ses
dalgalarının da dip ve tepe seviyeleri vardır. Hangi ses dalgasının ne
anlama geldiğini daha iyi öğrenelim.
Önce bir ses dalgasının nasıl hareket ettiğine bakalım:

Bu dalganın bir yüksekliği, sıklığı ve dalga aralığı olduğunu tahmin
edebiliriz. Aşağıda Ses dalgasının bilinmesi gereken özellikleri
veriliyor.

Ses kaynağının türüne göre dalgaların şekli de değişir.
İnce ve kalın ses, ses kaynağının frekansıyla alakalıdır. İnce sesin
frekansı fazla, kalın sesin frekansı azdır.
Aynı sürede daha fazla dalga üreten ses kaynağının frekansı daha fazladır.
Bunu resimlerle anlamaya çalışalım:

İki ses dalgası aynı süre içinde farklı oranda dalga üretir. Daha fazla
ses dalgası üreten kaynağın frekansı daha büyüktür. Alttaki ses kaynağı
üsttekinden daha ince tondadır.
Kedi, aslana göre daha ince ses üretir. Dolayısıyla aslanın ses frekansı
daha düşüktür.
Sesin yüksekliği ve alçaklığı frekanstan farklı bir anlama gelmektedir.
Bie kişi bağırdığında veya alçak sesle konuştuğunda frekans olarak benzer
sesler çıkarır. Fakat bu seslerin genlikleri yani şiddeti farklıdır.
Bunu grafikte görelim:
Görüldüğü
gibi uçağın sesi arabanınkinden fazladır. yani uçağın sesinin genliği
arabanın sesinin genliğinden fazladır.
Gürültlü bir sesle müzikal bir sesin dalgaları birbirine benzemez.
Ritmik seslerin dalgaları yumuşaktır. Gürültüde ise keskin dalgalar
vardır.
Grafikleri inceleyelim:

2.KONU :SESSİN ÖZELLİKLERİ
SESİN ÖZELLİKLERİ
1-Sesin Şiddeti:
Ses kaynağına yapılan etkinin artması ile birlikte çıkardığı sesin şiddeti
de artar.
Ses kaynağından uzaklaştıkça sesin şiddeti artar.
Sesin şiddeti debisel (dB) adı verilen birimle ölçülür.
30-60 dB arasındaki sesler normal şiddetteki seslerdir. Şiddeti 60 dB den
fazla olan sesler rahatsız eder.
Ses dalgası molekülleri yayılma doğrultusunda titreşirler. Bu nedenle ses
dalgaları boyuna dalgalardır.
2-Sesin Yüksekliği:
Ses kaynağının 1 sn deki titreşim sayısına sesin frekansı denir. Frekans,
sesin yüksekliğinin ölçüsüdür.
tanıtan özelliğine ses tınısı denir.
Rezonans: Ses dalgaları sert engele çarparak ışıktaki gibi yansımaya uğrar.
Sesin yansıma özelliğinden yararlanarak deniz ve okyanusların derinliği
ölçülebilmektedir.
Kaynağın frekansı büyükse ince (tiz), küçükse kalın (bas) ses çıkar.
Titreşen telin frekansı şunlara bağlısdır:
Telin boyu arttıkça frekans küçülür, ses kalınlaşır.
Tel kalınlaştıkça frekans küçülür, ses kalınlaşır.
Telin gerginliği arttıkça frekans büyür, ses inceleşir.
Telin cinsine bağlıdır.
Frekans, (titreşim/saniye) olarak belirtilir.
Sesin ortamda yayılma frekansı, kaynağın yayılma frekansına bağlıdır.
Kulağımız 20 s-1 ile 20000 s-1 frekanslı sesleri duyabilir.
3-Sesin Tını:
Her ses kaynağı kendine özgü ses çıkarır.
Yüksek şiddetteki ses iç kulaktaki işitme sinirlerine zarar verir. Sesin
şiddeti ne kadar fazlaysa zarar verme ihtimali o kadar artar. Kulağa verdiği
zarar sesin şiddeti kadar maruz kalma süresi ile de ilgilidir.
Sesin Şiddeti Nasıl Ölçülür:
Sesin şiddet birimi desibel (db)’dir. Bir sesin şiddedini belirtirken birim
olarak db kullanılır. İnsan kulağının duyabildiği en küçük ses 0 db olarak
kabul edilir. Bu oran logaritmik olarak artar. Yani 20 db, 10 db’den 10 kat
daha şiddetli, 40 db, 10 db’den 1000 kat daha şiddetlidir. İnsanın 0 ila 180
db arasındaki sesleri duyduğu kabul edilir. Bazı seslerin şiddeti şu şekilde
belirtilebilir.
0db İnsanın duyabildiği en düşük ses şiddeti
60 db Normal konuşma veya daktilo sesi
90 db Kamyon sesi veya çim biçme makinası sesi
100 dbAsfalt delme makinesi
115 db Konser veya barlarda yüksek sesli müzik
140 db Jet uçağı sesi
Genel olarak 85 db üzerindeki sesin kulağa zararlı olacağı kabul edilir
Ses sıkıştırma frekans veya zaman baz alınarak iki farklı metotla
incelenebilir. Kullanılan sıkıştırma algoritmasının tipi ihtiyaç duyulan
fonksiyonelliğe ve istenen çıktı kalitesine göre seçilir.
Her iki yöntemde de sıkıştırma, fazlalığın atılması prensibine göre çalışır.
Konu ses sıkıştırma olunca kullanılmayan kısımların atılmasıyla,
hissedilemeyen kısımlar hata ya da distorsiyon olarak düşünülür.
Pek çok sıkıştırma tekniğinde amaç transfer edilen datanın ve saklama
alanının azaltılmasıdır. Pek çok yüksek kaliteli teknik 64 kBit/saniye gibi
yüksek değerlerde sıkıştırma yaparken 1’e 24 oranında sıkıştıran teknikler
de vardır. Ancak sıkıştırmanın fazla olması, elde edilen datanın gerçek
zamanlı olarak işlenebilmesinde ve konuşma tanımada kullanılmasını
zorlaştırır.
İnsan sesinin temel özellikleri
Farklı ses sıkıştırma tekniklerine girmeden önce insan sesinin özellikleri
hakkında biraz bilgi vermek konunun daha iyi anlaşılmasına yardımcı
olacaktır.
Ses (konuşma) sinyalleri durağan olmayan sinyallerdir. Eğer bu ses
segmentlere bölünürse 5-20 milisaniyelik temel elemanlardan oluştukları
görülebilir. Konuşma sinyalleri sesli (voiced), sessiz ya da ikisinin
karışımı olabilir. Burada sesli diye bahsedilen bildiğimiz sesli harfler,
sessiz diye bahsedilen de geriye kalan harflerin telâffuzudur. Sesli
sinyalin enerjisi normalde sessiz sinyale göre oldukça yüksektir.
Sesli konuşma gırtlağın, titreşen ses telleri tarafından ürettiği hava
palslarıyla tahrik edilmesi sonucu oluşur. Ses telleri periyodik palslar
oluşturur ve bu palsların frekanslarına Temel Frekans adı verilir. Sessiz
konuşma ise gırtlaktaki bir boşluktan havanın burun bölgesine zorlanmasıyla
oluşturulur. “N” gibi burunsal sesler, gırtlağın akustik kaplinlenmesiyle
(sürekli titreşim) oluşturulur. “P” gibi darbeli sesler ise ağız boşluğundan
bir anda hava bırakılmak suretiyle oluşturulur. Konuşma üreten ve kodlayan
sistemler bu karakteristik modelleri göz önünde bulundurarak hazırlanırlar.
İnsan Sesinin Özellikleri
İnsanın akciğerinden dışarı çıkartılan havanın, gırtlak yapısı ve ağız
hareketleriyle basıncının değiştirilmesi yardımıyla insan sesi oluşur. İnsan
vücudundan çıkan havanın basıncını kontrol edebilir. Bu sayede sesini
azaltıp çoğaltırken bazı ses frekanslarını kullanarak konuşabilir, şarkı
söyleyebilir, bağırabilir, fısıldayabilir.
İnsanların bu yapısı kişiden kişiye değişiklik gösterir. Şişman bir insan
ile zayıf bir insan arasında ses frekans farkı vardır. Erkek ve kadınlar
arasında da fark bulunur. Bas sesin frekansı düşük, tiz seslerin ise
frekansı yüksektir.
Sesin Özellikleri
SES
*Bir denge noktasından hareket ileri-geri olabileceği gibi aşağı yukarıda
olabilir.
*Belirli bir hareketin belirli bir sürede tekrarlanmasına salınım denir.
*Salınım hareketi yapan cismin hareketi sırasında denge noktasından olan en
büyük uzaklığına salınım hareketinin genliği denir.
*Salınım hareketi yapan bir cismin birim zamanda yaptığı salınım sayısına
frekans denir.Frekans için kullanılan birim Hertz dir. Kısaca Hz ile
gösterilir.Örneğin frekansı 15 Hz olan bir cisim bir saniyede 15 salınım
hareketi yapıyor demektir.
* Ses bir ortamda dalgalar halinde yayılır.
*Ses=Titreşim
*Sesin yayılabilmesi için maddesel ortama ihtiyaç vardır. örneğin uzay
boşluğunda ses yayılmaz.
*Ses dalgalarının genliği ne kadar büyükse ses o kadar şiddetlidir.
*Cismin titreşim enerjisi ne kadar büyükse titreşimin genliği o kadar büyük
olur.
*Sesin şiddeti genliğiyle ilgilidir. Genliği büyük sesler daha şiddetlidir.
*Uzun tel kalın tele göre daha kalın ses çıkarır.
*Sesin ince ya da kalın olması sesin yüksekliği olarak adlandırılır.Ses ne
kadar inceyse o kadar yüksek olduğu söylenir.
*Sesin ince ya da kalın duyulmasına neden olan özellik ses dalgalarına ait
frekanstır. Sesin frekansı ne kadar büyükse ses o kadar ince duyulur. Sesin
frekansı ne kadar küçükse o kadar kalın duyulur.
*Yüksek frekanslı ince seslere tiz ses düşük frekanslı kalın seslere pes ses
denir.
*Sesin şiddetine gürlük ya da sesin düzeyi de denir.
*Sesin frekansı titreşen cismin türüne bağlıdır.
*Tellerin boyları,gerginlikleri ve yapıldıkları maddelerin cinsi telden
gelen sesin frekansını etkiler.
*Gergin telden daha tiz(ince) ses çıkar.
*Kalın telden daha pes ses yani kalın ses elde edilir.
*Kısa telden daha tiz ses çıkar.
*Üflemeli müzik aletlerinden elde edilen ses havanın yol aldığı kanalla
ilgilidir. Kanal ne kadar uzun olursa elde edilen ses o kadar kalın olur.
*Ses dalgalar halinde yayılan bir enerji türüdür.
*Sesin havadaki hızı 340m/s dir. Işığın havadaki hızı ise 300.000.000 m/s
dir.
*Ses en hızlı katılarda en yavaş ise gazlarda yayılır.
*Sıcaklık arttıkça sesin hızı da artar.
3.KONU : MÜZİK
VE FEN
Bir müzisyen piyanoyla bestesini çalarken çıkan sesi büyük bir zevkle
dinleyebilirsiniz. Ancak bir usta matkapla duvarı delerken çıkan sesten aynı
zevki alabilir misiniz? Piyanoyla bir müzisyen müzik üretebilir. Ancak
matkaptan çıkan sesin müzik olduğu söylenemez. Müzik ve gürültüyü ayıran şey
ses dalgalarının düzenliliğidir. Bir piyanist piyanonun tuşlarına basarken
düzenli ses dalgaları oluşurken, matkaptan çıkan ses dalgaları düzensiz ve
karmakarışıktır.
İnsan kulağı bu iki ses dalgası arasındaki farkı algılar. Düzenli ses
dalgaları hoş bir melodi gibi kulağımıza gelirken düzensiz ses dalgaları
bizi rahatsız eder. Bizi rahatsız eden sesler genellikle gürültü olarak
adlandırılır.
Ses kaynaklarından çıkan ses dalgalarının genliğini ve frekansını ölçmek
için osiloskoptan yararlanılır. Osiloskoba bağlı bir mikrofondan alınan ses
elektrik sinyallerine dönüşür. Bu elektrik sinyalleri osiloskop ekranında
ses dalgalarının görüntülenmesini sağlar. Böylece ses dalgalarının ne kadar
düzenli ya da düzensiz olduğu da anlaşılabilir.
Müzik aletlerinin bazıları telin titreşimiyle, bazıları havanın titreşimiyle
bazıları ise deri ya da plastik yüzeyin titreşimiyle ses üretir.
Telli çalgılarda farklı kalınlıklarda teller kullanılır. Akord yapılarak bu
tellerin gerginlikleri değiştirilir. Telin inceliği – kalınlığı, uzunluğu –
kısalığı ve gerginliği çıkardığı sesi etkiler. Genellikle bu çalgılarda her
nota için bir tel bulunmaz. Müzisyen tel üzerindeki bir noktaya parmağını
basarak telin uzunluğunu değiştirir ve farklı notaları çıkarabilir. Telli
çalgılardan çıkan seslerin birbirinden farklı olmasında gövde yapıları da
etkilidir. Gövdenin genişliği yüzeyinin yapısı ve yapıldığı malzeme çalgıdan
çıkan sesi etkiler. Özellikle el yapımı kemanların her birinin ses özelliği
birbirinden farklıdır. Birinin çıkardığı ses diğerlerine tıpatıp uymaz.
Üflemeli çalgılarda titreşen havadır. Sanatçı bazı deliklere parmağını
koyarak titreşen havanın uzunluğunu değiştirir. Böylelikle inceden kalına
tüm notaları çıkarır.
Klarnet de üflemeli bir çalgıdır. Ancak Klarnette bir ağızlık kullanılır.
Klarnete üflendiğinde ağızlık titreşir ve bu titreşim klarnet içindeki
havaya iletilir. Zurna da klarnet gibi ağızlıkla çalınan bir üflemeli
çalgıdır.
Borazanda herhangi bir subap ya da delik yoktur. Müzisyen nefesini
kullanarak farklı notaların oluşmasını sağlar. Trombon üzerindeki hareketli
kısım içinde hava bulunan borunun uzunluğunu değiştirerek farklı notaları
çıkarır. Trompette havanın titreşimini kontrol eden subaplar bulunur.
Borazan, trombon ve trompette ağızlık bulunmaz.
Müzik aletlerinin boyutları küçüldüğünde genellikle yüksek frekanslı ses
(ince ses), boyutları büyüdüğünde düşük frekanslı ses (kalın ses) üretirler.
Bunu üflemeli çalgılarda rahatlıkla görebiliriz.
Davul, trampet, darbuka gibi vurmalı çalgılardan çıkan sesin özelliğini
vurulan kısmın deri ya da plastik yapılması, kullanılan malzemenin
gerginliği ve çalgının gövde şekli etkiler.
Piyano tuşlu bir çalgıdır. Tuşlarına basıldığında yapısında bulunan çekiçli
mekanizma sayesinde teller titreşir ve ses üretilir. Bu özelliğinden dolayı
orkestrada vurmalı çalgılar sınıfında yer alır. Müzik aletlerinde çıkan ince
seslere tiz, kalın seslere pes denir.
4. SES BİR
ENERJİ TÜRÜDÜR
Çevremizde ses çıkaran
sayısız varlık vardır. İnsanlar, hayvanlar, taşıtlar, müzik aletleri,
şelale, rüzgâr, yağmur ses çıkaran varlıklardandır.
Kendiliğinden ses çıkaran varlıklara doğal ses kaynakları denir. Ses
kaynaklarının ses çıkarabilmesi için titreşim gerekir. Müzik aletlerinde
bunu çok net görebiliriz. İnsanların ses çıkarması da titreşimle olur.
Gırtlağımızda bulunan ses telleri akciğerlerimizde bulunan hava ile
titreşerek ses çıkmasını sağlar.
Sesin yayılması için maddesel ortama ihtiyaç vardır. Yani boşlukta ses
yayılmaz. Ses dalgalar halinde yayılır. Ses kaynağından çıkan ses maddenin
taneciklerini titreştirir. Bu nedenle ses yayılır. Ses dalgasının her bir
tam devrinde bir sıkışma ve bir seyrekleşme serisi vardır. Ses, tanecikten
taneciğe yayılır, tanecikler ne kadar sık ise o kadar hızlıdır. Sesin
yayılma hızı sırasıyla katıdan sıvıya, sıvıdan gaza azalır. Hız (V) =
uzaklık (D)/ süre (T) biçiminde gösterilen genel hız formülü aslında teorik
bir değer niteliği taşımamaktadır. Çünkü bu formülde göz önüne alınmayan dış
faktörler, ses dalgalarının hızı üzerinde bir dizi etkiler yaratır. Örneğin
rüzgar sesi uzaklara taşır, gece ve gündüzün sıcaklık farkları ses
dalgalarını etkiler. Ses dalgaları katılarda yaklaşık olarak 5000 m/s hızla
yayılır. Suda 1453 m/s hızla yol alır. Havada 340 m/s yol alır.Ses kaynaklar
iki’ye ayrılır bunlar doğal ses kaynakları ve yapay ses kaynaklarıdır.
5. HANGİ SES DAHA
ŞİDDETLİ
Hafif sesler kulağa az şiddette kuvetli sesler ise yüksek şiddette
gelmektedir.
Şiddet birimi desibel'dir (dB). Desibel insan kulağının işitebildiği en
küçük ses şiddetidir.
Fısıltı sesi 30 dB
Konuşma sesi 40-60 dB
Bağırma sesi 80-90 dB
Uçağın kalkışı 120-140 dB
Tüfek patlaması (yakın Mesafe) 130 dB
Frekans ise saniyede geçen titreşim sayısıdır ve birimi hertz’dir (Hz).
İnsan kulağı 20-20.000 Hz arasındaki sesleri duyar. Bu sınırın altındaki
seslere infrasonik, üstündeki seslere de ultrasonik sesler denir. Konuşma
sesi aralığı da 500-2000 hz arasında değişir. Uluslararası standartlara
göre, işitme sistemine zarar veren gürültü düzeyi 100-10.000 Mhz ve 85 dB
düzeyidir.
Kişinin sessiz bir ortamda 1,5 metreden günlük konuşmaları anlamakta güçlük
çekmeye başladığı sınır gürültü düzeyi olarak kabul edilebilir. Bu sınır
500, 1000 ve 2000 Hz frekanslarda ortalama 25 dB değerine karşılık
gelmektedir.
Gürültünün Sağlık Üzerine Etkileri:
1. İşitme duyusu ve yollarında zararlara yol açar.
2. Gürültünün kişilerde huzursuzluk, uykusuzluk, sinirlilik, konsantrasyon
bozukluğu gibi etkileri vardır.
3. Çalışma etkinliğini azaltır, düşünmeyi engelleyebilir. Bellekle ilgili
çalışmalar, sözcük öğrenme amacıyla yapılan çalışmalar gürültüden
etkilenmektedir. Öğrenme yaşantılarının olumsuz etkilenmesi özellikle
okullarda belirgindir. Gürültü bölgelere yakın olan okullarda öğrenme
etkinliğini azaltıcı etki yapmaktadır. Okuma, anlama, öğrenme düzeyini
azalttığından okul sağlığı açısından da önemli olabilir.
4. Karakter değişikliklerine neden olabilir. Eğilimi olanlarda sorunların ve
bunaltıların ağırlaşmasına yol açar. Çabuk sinirlenme ve kızgınlığa yol
açar.
5. Aralıklı ve ani gürültü kişide ani adrenalin deşarjı yaratarak kalp atış
oranını, solunum sayısını, kan basıncını arttırmakta, dikkat azalması, uyku
düzeninde bozulmalara neden olabilmektedir. Ani gürültüde kalp hızı
artmakta, gözbebeklerinde dilatasyon olmaktadır.
Gürültüden etkilenmenin boyutu, gürültüye maruz kalma süresi, gürültünün
frekansı, şiddeti, kesikli ya da sabit olması ve kişisel özelliklere
bağlıdır. Başlangıçtaki etki işitme yorgunluğu olarak tanımlanmaktadır.
Sesin şiddeti ve yoğunluğu arttıkça işitme yorgunluğu da artar. 140 dB
şiddetinde bir darbe gürültüsü ani ve geri dönüşü olmayan işitme yitimine
yol açabilir. Buna akustik travma denir.
6.HANGİ SES
İNCE, HANGİ SES KALIN
Sesin Yüksekliği (Kalın–İnce Sesler)
İnce sesi kalın sesten ayıran özelliğe
sesin yüksekliği veya ses
perdesi denir.
Ses kaynağının 1 saniyede ürettiği dalga sayısına veya ses kaynağının 1
sn’deki titreşim sayısına frekans
denir.
Sesin yüksekliği, ses kaynağının titreşim hızına yani frekansına bağlıdır ve
doğru orantılıdır.
• Ses kaynaklarının frekansı yani titreşim hızı arttığı zaman sesin
yüksekliği artar ve ses ince (tiz) çıkar. Frekansı yani yüksekliği fazla
olan sese ince ses denir.
• Ses kaynaklarının frekansı yani titreşim hızı azaldığı zaman sesin
yüksekliği azalır ve ses kalın (pes) çıkar. Frekansı yani yüksekliği az olan
sese kalın ses denir.
Frekans birimi hertz (Hz) dir ve frekans, dalga boyu ile ters orantılıdır.
Dalga boyu arttıkça frekans azalır, dalga boyu azaldıkça frekans artar.
Çevrede bulunan ses kaynaklarının ürettiği ses dalgalarının yüksekliği yani
incelik ya da kalınlığı, sesin frekansına bakılarak belirlenir. (Saniyede
300 kez titreşen telin çıkardığı ses, 200 kez titreşen telin çıkardığı
sesten daha incedir).

İşitme, titreşimlerin algılanmasının
sonucudur. Bazı titreşimler
işitilemez. Duyduğumuz titreşimlere ses
deriz. Bir nesne titrediği
zaman titreşimi çevreye (havaya) geçer.
Bu ses dalgası dış kulağa
girer. Titreşimler kafatası kemikleri
aracılığıyla da alınabilir. Ancak
genellikle kemiklerin iletkenliği
havanınkinden daha zayıftır. Bu, bir
diyapazon (iki kollu çelik ses ölçüsü)
ile sınanabilir. Diyapazon
kulağın önünde tutulduğu zaman
titreşimler, kafatası üzerine
konduğu zaman duyulduğundan daha net bir
biçimde duyulur.
Bir ses dalgasının gücü (amplitüt)
duyulan sesin gücünü (yüksekliğini)
belirler; saniye başına dalga sayısı
(frekans) ise ses perdesini belirler.
Sesin yüksekliği desibel (dB) olarak ve
perdesi hertz (Hz) olarak ifade
edilir.
100 Hz, ses kaynağının ileriye ve geriye doğru saniyede 100 kez titreştiğini
gösterir. dB olarak ifade edilen ses
gücü, kendi başına duyulan sesin
yüksekliği hakkında çok az şey ifade
eder. 1000 Hz'lik bir perdede 60 dB
oldukça yüksek bir ses olduğu halde, 100
Hz'lik bir perdede 60 dB hemen
hemen duyulamayacak kadar alçak bir sesi
gösterir.
Genel olarak, 18 ve 30 yaş
arasında insanlar 16 ve 16.000 Hz arası frekansları
işitebilirler. Çocuklar ise
20.000 Hz'e kadar yükselen perdeleri algılayabilirler.
Yaşlanma ile bu algılama
düzeyi yavaş yavaş düşer. Birçok hayvan insanların
işittiğinden daha yüksek
frekansları işitebilirler. Yalnız omurgalı hayvanlar ve
insanlar perdeleri
birbirinden ayırt edebilirler. Herkes çok yüksek ses işitmenin
hoş olmayabileceğini bilir.
Ses yüksekliğinin dayanılmaz olduğu noktaya acı eşiği
denir ve 130 dB gücündedir.
Bu, aşağı yukarı kalkış yapan bir jet uçağının çıkardığı
sese tekabül eder. Bir
roket fırlatılmasının çıkardığı, 180 dB gücündeki ses
yoğunluğu ölümcüldür; çünkü
bu korkunç basıncın etkisiyle kan damarları,
hücre duvarları ve
kulak zarları patlar.
Bir sesin niteliği yüksekliği kadar tedirgin edici olabilir. Örneğin akan
bir musluk
sesi insanı çıldırtabilir.
Yoğun trafik olan bir sokakta oturan insanlar sürekli olarak
arabaların durma ve
çalışma seslerini işitmekten çok rahatsız olurlar. Sonunda,
bir komşuda çalan radyo,
alçaktan uçan uçaklar ve fabrikaların uğultusu gibi
tedirgin edici gürültüler
gerginliğe yol açabilir ya da zaten var olan fiziksel
bozuklukları
şiddetlendirebilir.
Titreşim ve ses oluşumu ilişkisi
Titreşen bir nesnenin başlattığı titreşimler dizisine
ses denir. Sesin oluşabilmesi için titreşim
hareketi gereklidir. Titreşim bir nesnenin ileri geri hareketidir. Titreşim
yapan ses kaynakları havayı titreştirir. Titreşen hava yayılarak kulağımıza
gelir ve bir etki oluşturur. Böylece ses işitilir.
Konuşurken elimizi boğazımıza dokundurduğumuzda gırtlağımızda bir titreşim
meydana geldiğini hissederiz. Gırtlağımızda ses
telleri adı verilen iki tane kas şeridi vardır. Konuşurken
gırtlağımızdaki bu ses telleri hızla titreşir ve sesi meydana getirir.
Ses telleri ne kadar hızlı titreşirse ses o kadar yüksek çıkar. Kadınların
ses telleri kısa ve ince, erkeklerin ses telleri ise uzun ve kalındır. Bu
yüzden kadınların ve erkeklerin sesleri birbirinden farklıdır.
Saz, gitar, keman, mandolin ve davul gibi birçok müzik aletinde titreşim
hareketi görülebilir. Ancak flüt, kaval, ney gibi birçok müzik aletinde
titreşim hareketi görülmez.
Saz, gitar, mandolin, keman gibi müzik aletlerinde titreşen teller ses
çıkarır.
Klarnet gibi bazı üflemeli müzik aletlerinin ağız kısmında ağaçtan yapılmış
ince bir parça bulunur. Müzik aletine üflendiğinde bu parça aletin içindeki
havayı titreştirerek ses çıkarır.
Flüt, kaval, ney gibi üflemeli çalgılarda, klarnette olduğu gibi ağaçtan
yapılmış bir parça yoktur. Bu çalgılara üflendiğinde aletin içindeki hava
titreşerek ses çıkarır.
Davul gibi vurmalı müzik aletlerinde deri bulunmaktadır. Deriye
Vurulduğunda titreşerek ses çıkarır.
Radyonun ya da televizyonun sesini işitebiliriz. Ancak çıkardıkları ses
dalgalarını göremeyiz. Bu gibi aletlerin çıkardıkları sesleri etkilerinden
anlayabiliriz. Örneğin, çalmakta olan bir radyoya şişirilmiş bir lastik
balon dokundurduğumuzda, balonun titreştiğini görürüz. Balonun titreşmesi
sesin bir enerjiye sahip olduğunu gösterir.
Bazı opera sanatçıları çıkardıkları sesle bir bardağı kırabilir. Bir tür
balina (ispermeçet balinası) ise çıkardığı sesle avını sersemletebilir,
hatta öldürebilir.
Ses ve İşitme
Ses kaynaklarından çıkan ses, havada yayılarak kulağımıza kadar gelir ve
kulak zarını titreştirir. Kulak zarındaki titreşimler kulağın iç kısımlarına
iletilir. Bu titreşimler belirli bir ileti taşır. Bu iletiler beyne
ulaştığında ses işitilmiş olur.
Bir canlının kulağının büyük olması o canlının daha iyi duyabileceği
anlamına gelmez. Fillerin kulakları insanlarınkinden çok büyük olmasına
rağmen, ancak insanların işitebileceği sesleri işitirler. Fillerin
kulaklarının büyük olması üzerlerine konan böcekleri uzaklaştırmalarına ve
serinlemelerine yardımcı olur.
Ses, havada yayılırken havayı oluşturan moleküllerin titreşmesine neden
olur. Titreşen moleküller çevresindeki diğer moleküllere enerji aktarır.
Ancak ses kaynağından uzaklaştıkça enerji aktarımında azalma meydana gelir.
Bulunduğumuz odada çalışmakta olan televizyondan çıkan ses çok az enerji
kaybederek kulağımıza gelir. Böylece televizyonun sesini kolayca
duyabiliriz. Ancak televizyondan uzaklaştıkça sesini duymakta zorluk
çekeriz. Bunun sebebi kaynaktan uzaklaştıkça sesin enerji kaybetmesidir.
Aynı ses kaynağının ürettiği sesin farklı uzaklıklardan farklı şekilde
duyulmasını sağlayan özelliğe sesin şiddeti denir.
Kolumuz aşağıda iken kol saatimizin sesini işitemeyiz. Kol saatimizden
çıkan sesler saatten çıktıktan sonra her yöne yayılarak enerjisini kaybeder.
Çok az bir kısmı kulağımıza ulaşır.
Kol saatimizi kulağımıza dayadığımızda saatten çıkan ses çok az enerji
kaybederek kulağımıza ulaşır. Böylece kol saatimizin sesini işitebiliriz.
Bir dosya kağıdını rulo yapıp bir ucunu kol saatinin üzerine, diğer ucunu
kulağımıza dayarsak saatin sesini işitebiliriz. Ancak kağıt rulo çok uzun
olursa saatin sesini işitemeyiz. Bunun sebebi sesin yol aldıkça enerjisini
kaybetmesidir.
Bazı hayvanlar insanların duyamadıkları sesleri duyar ve insanların
çıkaramadıkları sesleri çıkarır.
Yarasaların gözleri iyi göremez ancak kulakları çok iyi duyar. Yarasaların
çıkardıkları sesler, çevredeki canlı ve cansız varlıklara çarparak geri
döner. Böylece yarasalar varlıkların büyüklüklerini ve yerlerini algılar.
Dolayısıyla yarasalar işitme duyulan sayesinde engellere çarpmadan uçabilir
ve avlanabilir. İnsan kulağı yarasaların çıkardığı bazı sesleri duyamaz.
Yunuslar yiyeceklerini ararken suda ses çıkarırlar. Bu sesler balık ya da
balık sürüsüne çarparak geri döner. Böylece balıkların yerini öğrenen
yunuslar avlanır.
Yunuslar iyi göremez, koklama organları körelmiştir. Ancak işitme duyuları
çok gelişmiştir. Yunuslar da yarasalar gibi insanların duyamayacağı bazı
sesler çıkararak aralarında iletişim kurarlar.
Kümes hayvanları, atlar ve köpekler insan kulağının duyamadığı bazı sesleri
işitebilir. Örneğin; 1999 Marmara ve Düzce depremlerinde olduğu gibi
şiddetli depremlerde oluşan sesleri insan kulağı işitebilir. Hafif
şiddetteki depremlerde oluşan sesleri insan kulağı işitemezken bu hayvanlar
işitebilir.
İnsan kulağının işitemediği titreşimlerden günlük yaşamda pek çok alanda
yararlanılır. Petrol arama, yer kabuğunu inceleme, tıp, endüstri ve
haberleşme bu alanlardan bazılarıdır.
Doktorlar insan vücudunu dinlemek için stetoskop kullanarak kalp ve akciğer
hastalıklarını teşhis ederler.
8.İŞİTME VE SES
YÜKSEKLİĞİ
Ses Dalgaları —►Kulak kepçesi —► Kulak yolu —► Kulak zarı —► Çekiç, örs,
üzengi
—►Oval pencere —► Dalız —►Saylangoz(sıvı) —►Korti organı —►İşitme Duyu
Hücreleri
—►İşitme Duyu Sinirleri Hücreleri —► Beyinin İşitme Duyu Merkezi —► İşitme
Olayı
Ses ilk olarak kulak kepçesi ile toplanarak ak kulak yoluna, en son beyne
gelerek işitme gerçekleşir
Sesin Yüksekliği: sesin
ince veya kalın olmasını ayırt etmeyi sağlayan özelliktir. Sesin yüksekliği,
ses kaynağının titreşim hızına (frekansına) bağlıdır. FREKANS bir saniyedeki
titreşim sayısıdır ve frekans arttıkça ses incelir,frekans azaldıkça ses
kalınlaşır. Kulak 20 ile 2000 frekans aralığındaki sesleri duyabilir. 20
frekans altındaki sesleri duyamayız ve bu seslere enforsonik (ses altı)
sesler denir. 20000 frekans üzerindeki sesleri de duyamayız. Bu seslere de
ultrasonik (ses üstü) sesler denir.
Ayrıca sesi oluşturan bir cismin titreşim frekansı cismin boyuna,
cinsine, kalınlığına ve gerginliğine bağlıdır. Kısa, ince ve gergin tel ince
ses, kalın,,uzun, ve gevşek teller kalın ses çıkartır.
9.SES
SEVİYELERİ VE MEKANLAR
SES SEVİYESİ (dB) BİLİNEN SESLER
0 dB Insan kulaginin duyabilecegi en düsük ses 30 dB Fisilti,
sessiz konuşma 50 dB
Yagmur düsüsü, sessiz ofis, Buzdolabi, Havalandirma 60 dB
Bulasik makinasi, Dikis makinasi, normal bir konusma. 70 dB
Yogun trafik, elektrikli süpürge, saç kurutma makinasi 80 dB
Çalar saat, Metro ; fabrika gürültüsü 90 dB
Tras makinasi, Kamyon trafigi, Çim biçme makinasi 100 dB
Kar araci, çöp kamyonu, müzik seti 110 dB
Rock konseri,elektrikli Testere 120 dB
Uçagin havalanisi, gece klübü 130 dB
Delici çekiç 140 dB
Av tüfegi, Hava hücum uyari sistemi 180 dB
Roket firlaticisi
Desibeller Kulagimi Etkilemeden Ne Kadar Yüksek Olabilir?
Uzmanlar 85 desibel üzerindeki sese sürekli maruz kalmanin tehlikeli
olabileceginde anlasmislardir. Duydugum Sesin Süresinin, Isitmemi Etkileme
Tehlikesi Ile Bir Ilgisi Var Midir? Kesinlikle vardir. Yükses siddette sese
ne kadar uzun süre maruz kalirsaniz, isitmenizde o kadar fazla hasar olusur.
Ayni zamanda ses kaynagina ne kadar yakin olursaniz o kadar fazla
etkilenirsiniz. Her silah sesi, yakindaki kisilerin isitmesinde hasar
meydana getirebilir. Uzun namlulu silahlar ve top daha siddetli ses
çikardiklari en kötüleridir. Fakat oyuncak silahlar bile sayet yakinsaniz
isitmenizde hasar meydana getirebilirler. Son zamanlarda gençlerde yapilan
arastirmalar önemli ölçüde alarm vermektedir. Çok gürültülü diskolar ve
kulakliklarla yüksek sesli müzik dinlemek bunun sorumlusu olabilir. Gürültü,
Isitmemin Disinda Daha Fazla Bir Zarar Verebilir Mi? Gürültüye maruz
kalindiktan sonra ortaya çikan kulak çinlamasi çogunlukla kalicidir. Bazi
kisilerin, yüksek ses karsisinda endise ve hassasiyeti artabilir, nabiz ve
kan basincinda artis olabilir veya mide asit salgisinda artis görülebilir.
"Yüksek gürültü" ayrica is ortaminda dikkati dagitarak verimi düsürebilir.
Isitme Koruyucular Kullanmali Miyim? Sayet çok gürültülü bir ortamda
çalisiyorsaniz, isitme koruyuculari kullanmalisiniz. Ayrica çok gürültülü
bir alet veya silah kullanirken de kullanmalisiniz. Isyerinde günde sekiz
saatten fazla 85dB veya yukarisinda gürültüye izin verilmemelidir.
Çalistiginiz yerde ortalama ses siddeti sekiz saat süre ile 90 dB'den yüksek
ise isitme koruyuculari kullanmalisiniz. Isitme Koruyuculari Nelerdir ve Ne
Kadar Etkilidirler? Bu koruyucular zara ulasan sesin siddetini azaltmaya
yararlar. Iki türde karsimiza çikarlar: kulak tikaçlari ve kulakliklar.
Kulak tikaçlari dis kulak yoluna takilan ve sesin siddetini önleyen
tikaçlardir. Bunlarin etkili olabilmesi için kulak yolunu tam tikamalari
gerekir. Çesitli boyutlarda satilmaktadirlar. Kullanirken temiz olmalarina
ve dis kulak yolunu tahris etmemelerine titizlik gösterilmelidir.
Kulakliklar bütün kulagi kaparlar ve bir bant ile iki kulaklik birbirine
baglidir. Etkili olmasi için kulak kepçesini sikica kapatmasi gerekir. Tam
uygulanan kulak tikaçlari ve kulakliklar sesin siddetini 15 ile 30dB kadar
azaltirlar. Ikisi birbirine esit etkili olsa da kulak tikaçlari düsük
frekanslarda daha fazla, kulakliklar yüksek frekanslarda daha fazla
etkilidirler. Beraber kullanildiklarinda ek olarak 10-15dB daha fazla koruma
saglarlar. Gürültü 105dB'den yüksekse beraber kullanimlari önerilir. Niçin
Kulaklarimi Sadece Pamuk Ile Kapatamam? Kulak kanalina sokulan basit pamuk
ve kagitlar sesi çok etkili önleyemezler sadece 7dB kadar siddeti azaltirlar.
Isitme Koruyucularinin Genel Problemleri Nelerdir? Bu tür isitme koruyucu
kullanan isçilerin faydalanmalari gereken koruyuculugun yarisindan daha azi
ile korunduklari bulunmustur. Bunun sebebi koruyucularin uygun ve sürekli
kullanilmamalaridir. Sekiz saat devamli kullanildiginda 30dB koruma getiren
koruyucular mesela sadece bir saat takilmazlarsa koruyuculuklari 9dB'e
düsmektedir. Koruyucular yipranmis veya yirtilmissa kisiler yaklasik 1000
kat daha fazla ses enerjisine maruz kalmaktadirlar. Bunlara ek olarak,
gürültüye maruz kalma, birikim yapar. Evde veya oyunda karsilasilan gürültü
de günlük limite eklenmelidir. Isyerinde maksimum günlük doza ulasilmissa
sonradan gürültülü bir ortamda bulunmak veya yüksek sesli müzik dinlemek
güvenlik limitini geçmeye sebep olur. Isitme Koruyucular Kullanirken Diger
Insanlari veya Makinelerin Sesini Isitebilir Miyim? Günes gözlükleri nasil
görüsü daha kolaylastirirsa, isitme koruyucular da etraftaki gürültüye
ragmen konusmalarin daha net anlasilmasina yardimci olurlar. Gürültü olmayan
bir ortamda bile isitme koruyucu kullanan kisiler normal bir konusmayi
duyabilirler. Isitme kaybi ve dil problemi olan kisilerde, isitme
koruyucular önemli etki yaratmazlar ki zaten bu kisiler isitmelerinin daha
fazla bozulmamasi için koruyucu kullanmalidirlar. Bazen "isitme koruyucu
kullanan isçilerin makinenin bozuk ses çikardigini duymadiklari" iddia
edilir.
Ses Titreşimdir
Titreşen bir nesnenin başlattığı titreşimler dizisine
ses denir. Sesin oluşabilmesi için titreşim
hareketi gereklidir. Titreşim bir nesnenin ileri geri hareketidir. Titreşim
yapan ses kaynakları havayı titreştirir. Titreşen hava yayılarak kulağımıza
gelir ve bir etki oluşturur. Böylece ses işitilir.
Konuşurken elimizi boğazımıza dokundurduğumuzda gırtlağımızda bir titreşim
meydana geldiğini hissederiz. Gırtlağımızda ses
telleri adı verilen iki tane kas şeridi vardır. Konuşurken
gırtlağımızdaki bu ses telleri hızla titreşir ve sesi meydana getirir.
Ses telleri ne kadar hızlı titreşirse ses o kadar yüksek çıkar. Kadınların
ses telleri kısa ve ince, erkeklerin ses telleri ise uzun ve kalındır. Bu
yüzden kadınların ve erkeklerin sesleri birbirinden farklıdır.
Saz, gitar, keman, mandolin ve davul gibi birçok müzik aletinde titreşim
hareketi görülebilir. Ancak flüt, kaval, ney gibi birçok müzik aletinde
titreşim hareketi görülmez.
Saz, gitar, mandolin, keman gibi müzik aletlerinde titreşen teller ses
çıkarır.
Klarnet gibi bazı üflemeli müzik aletlerinin ağız kısmında ağaçtan yapılmış
ince bir parça bulunur. Müzik aletine üflendiğinde bu parça aletin içindeki
havayı titreştirerek ses çıkarır.
Flüt, kaval, ney gibi üflemeli çalgılarda, klarnette olduğu gibi ağaçtan
yapılmış bir parça yoktur. Bu çalgılara üflendiğinde aletin içindeki hava
titreşerek ses çıkarır.
Davul gibi vurmalı müzik aletlerinde deri bulunmaktadır. Deriye
Vurulduğunda titreşerek ses çıkarır.
Radyonun ya da televizyonun sesini işitebiliriz. Ancak çıkardıkları ses
dalgalarını göremeyiz. Bu gibi aletlerin çıkardıkları sesleri etkilerinden
anlayabiliriz. Örneğin, çalmakta olan bir radyoya şişirilmiş bir lastik
balon dokundurduğumuzda, balonun titreştiğini görürüz. Balonun titreşmesi
sesin bir enerjiye sahip olduğunu gösterir.
Bazı opera sanatçıları çıkardıkları sesle bir bardağı kırabilir. Bir tür
balina (ispermeçet balinası) ise çıkardığı sesle avını sersemletebilir,
hatta öldürebilir.
Ses ve İşitme
Ses kaynaklarından çıkan ses, havada yayılarak kulağımıza kadar gelir ve
kulak zarını titreştirir. Kulak zarındaki titreşimler kulağın iç kısımlarına
iletilir. Bu titreşimler belirli bir ileti taşır. Bu iletiler beyne
ulaştığında ses işitilmiş olur.
Bir canlının kulağının büyük olması o canlının daha iyi duyabileceği
anlamına gelmez. Fillerin kulakları insanlarınkinden çok büyük olmasına
rağmen, ancak insanların işitebileceği sesleri işitirler. Fillerin
kulaklarının büyük olması üzerlerine konan böcekleri uzaklaştırmalarına ve
serinlemelerine yardımcı olur.
Ses, havada yayılırken havayı oluşturan moleküllerin titreşmesine neden
olur. Titreşen moleküller çevresindeki diğer moleküllere enerji aktarır.
Ancak ses kaynağından uzaklaştıkça enerji aktarımında azalma meydana gelir.
Bulunduğumuz odada çalışmakta olan televizyondan çıkan ses çok az enerji
kaybederek kulağımıza gelir. Böylece televizyonun sesini kolayca
duyabiliriz. Ancak televizyondan uzaklaştıkça sesini duymakta zorluk
çekeriz. Bunun sebebi kaynaktan uzaklaştıkça sesin enerji kaybetmesidir.
Aynı ses kaynağının ürettiği sesin farklı uzaklıklardan farklı şekilde
duyulmasını sağlayan özelliğe sesin şiddeti denir.
Kolumuz aşağıda iken kol saatimizin sesini işitemeyiz. Kol saatimizden
çıkan sesler saatten çıktıktan sonra her yöne yayılarak enerjisini kaybeder.
Çok az bir kısmı kulağımıza ulaşır.
Kol saatimizi kulağımıza dayadığımızda saatten çıkan ses çok az enerji
kaybederek kulağımıza ulaşır. Böylece kol saatimizin sesini işitebiliriz.
Bir dosya kağıdını rulo yapıp bir ucunu kol saatinin üzerine, diğer ucunu
kulağımıza dayarsak saatin sesini işitebiliriz. Ancak kağıt rulo çok uzun
olursa saatin sesini işitemeyiz. Bunun sebebi sesin yol aldıkça enerjisini
kaybetmesidir.
Bazı hayvanlar insanların duyamadıkları sesleri duyar ve insanların
çıkaramadıkları sesleri çıkarır.
Yarasaların gözleri iyi göremez ancak kulakları çok iyi duyar. Yarasaların
çıkardıkları sesler, çevredeki canlı ve cansız varlıklara çarparak geri
döner. Böylece yarasalar varlıkların büyüklüklerini ve yerlerini algılar.
Dolayısıyla yarasalar işitme duyulan sayesinde engellere çarpmadan uçabilir
ve avlanabilir. İnsan kulağı yarasaların çıkardığı bazı sesleri duyamaz.
Yunuslar yiyeceklerini ararken suda ses çıkarırlar. Bu sesler balık ya da
balık sürüsüne çarparak geri döner. Böylece balıkların yerini öğrenen
yunuslar avlanır.
Yunuslar iyi göremez, koklama organları körelmiştir. Ancak işitme duyuları
çok gelişmiştir. Yunuslar da yarasalar gibi insanların duyamayacağı bazı
sesler çıkararak aralarında iletişim kurarlar.
Kümes hayvanları, atlar ve köpekler insan kulağının duyamadığı bazı sesleri
işitebilir. Örneğin; 1999 Marmara ve Düzce depremlerinde olduğu gibi
şiddetli depremlerde oluşan sesleri insan kulağı işitebilir. Hafif
şiddetteki depremlerde oluşan sesleri insan kulağı işitemezken bu hayvanlar
işitebilir.
İnsan kulağının işitemediği titreşimlerden günlük yaşamda pek çok alanda
yararlanılır. Petrol arama, yer kabuğunu inceleme, tıp, endüstri ve
haberleşme bu alanlardan bazılarıdır.
Doktorlar insan vücudunu dinlemek için stetoskop kullanarak kalp ve akciğer
hastalıklarını teşhis ederler.
Genel Müzik Bilgisi
Solfej
notaları melodileriyle
seslendirmektir.Bona ise notaları sadece ritmik değerleriyle
okumadır.Nota Öğrenirken iki temel bilgi esastır.Bunlar ritim değeri ve nota
değeridir.Birbiri ardına eşit aralıklı,düzenlerle sıralanan vuruşlara
ritim denir.
Basit Ritimler
2/4 , 3/4 , 4/4 (C) şeklinde gösterilirler..
Bileşik Ritimler
Basit Ritmlerin birbirine eklenmesiyle oluşurlar.Örnek olarak:
5/8 , 6/8 , 7/8 , 8/8 , 9/8
Müzik ,
“İnsanların kelimeler ile anlatamadığı duygu, düşünce ve hislerini melodik
seslerle anlatma sanatıdır”. Müziğin diğer bir tanımı ise “insanların kendi
yapılarına uygun, yaşadğı ortama göre sesleri kullanma sanatıdır”
şeklindedir.
SES : Bir cismin titreşiminden meydana gelen dalgaların hava yolu ile
kulağımıza ulaşmasına denir.
SESİN DUYULMASI ( İşitme ) :İnsanlarda işitmeyi ve duymayı sağlayan
organı kulaktır. Dış kulağa iletilen ses, orta kulağa intikal eder. Orta
kulaktan ise iç kulağa geçerek sinirler aracılığı ile beyine ulaşır. Böylece
ses beyinde canlandırılmış diğer bir deyişle duyulmuş olur.
SESİN HIZI : Sesin herhangi bir cisim veya maddeden çıktığı andan
itibaren bulunduğu ortama göre belirli bir ulaşma hızı vardır. Bu konuda
yapılan çalışmalara göre durgun ve ısı derecesi sıfır olan bir ortamda ses
saniyede 340 metre hız yapar.
SESİN TİTREŞİM ÖZELLİKLERİ : Seslerin incelik - kalınlık dereceleri
ve zamana göre titreşim özellikleri vardır. Örneğin LA sesi bir saniyede 440
titreşim gerçekleştirir. Diğer sesler de buna göre düzenlenmiştir.
MÜZİK SESLERİ : Müzik sesleri İnsan Sesleri ve Müzik Aletleri Sesleri
olmak üzere ikiye ayrılır.
İnsan Sesleri : İnsan sesleri , Kadın Sesleri ve Erkek sesleri olarak
iki guruba ayrılır.
Erkek Sesleri : Tenor (İnce), Bariton (Orta) , Bas (Kalın) olarak üçe
ayrılır.
Kadin Sesleri : Soprano (İnce) , Mezzo Soprano (Orta), Alto olarak
üçe ayrılır.
SES MERDİVENİ: İnsan kulağı ile duyulması imkanı olan seslerin en
kalınından en incesine kadar sıralanış biçimine ses merdiveni denir. Ses
Merdiveni üç bölüme ayrılır : Bunlar Kaba Bölge, Orta Bölge ve Tiz Bölgedir.
ARALIK : İki nota arasındaki mesafeye yani ses farkına denir.
SÜRE : Notaların vermiş olduğu zaman bütünlüğüne süre denir. Sesli
Süre ve Sessiz Süre olmak üzere iki çeşit süre vardır. Sesli süreler
notaların seslendiriliş zamanını, sessiz süreler ise notalar arası bekleme
zamanını ifade eder. Sessiz süreler Müzikte ES işareti ile tanımlanır.
TAM SES : İki bitişik notanın veya derecenin gösterdiği
aralığa Tam Ses denir. Bu notaların gösterdiği küçük aralıklara da Yarım Ses
denir
KOMA : İki tam ses arasındaki dokuz küçük sesin her birine verilen
isimdir.
ÖLÇÜ : Bir müzik eserinin eşit süreli bölümlerine Ölçü denir. Ölçü
çizgileri porteye dikey olarak konulur. Her ölçüde ölçü rakamı kadar nota
süreleri vardır.
EKSİK ÖLÇÜ ( ANAKRUS ) : Bazı eserlerde ilk ölçü
çizgisinden önce gelen ölçülere verilen isimdir.
1.MÜZİKTE TEMEL İŞARETLER
1.1. Müzik ve Oluşumu
Müzik duyguların sesle anlatıldığı, bilinçli etkinliklere denir. Müzik
yaşamın her
alanında varlığıyla birlikte insan ruhunu zenginleştirdiği gibi yaşam
kalitesini de yükseltir.
Müzik bilimdir; çünkü içerik olarak bir konusu, kuraları ve bir yöntemi
vardır. Müziğin
oluşumunu dört ana başlıkta ele alabiliriz,
1.1.1. Müzik Tarihi ve Gelişimi
Müzik, insanlık tarihiyle birlikte var olan bir olgudur. Yaşanılan dönemin
olaylarını, o
coğrafyanın gelişimini seslerle dile getirmişlerdir. Müzikte gelişim geçtiği
dönemin adlarını
almıştır. İlkel müzikten, klasik ve çağdaş müziğe kadar birçok dönem
isimleri sayabiliriz.
Müziğin dili evrensel olduğundan birçok uygarlıkta, başka bir uygarlığın
müziksel etkileşimi
görülmektedir. Müzikteki kullanılan enstrümanlarda ve ses cihazlarında
gelişim son çağlarda
daha hızlanmıştır. Akustik ensrumanların, vokallin yerini elektoronik
enstrümanlar ve
cihazlar almıştır. Örneğin; elektronik gitarlar, mikrofonlar, vb…
1.1.3.Ses Oluşumu ve Özellikleri
Ses cisimlerin titreşmesinden oluşur. Sesin oluşması için ses kaynağı,
iletici ve alıcı olması
gerekir. Kulağımıza gelen her seste tını, yükseklik, süre, vurgu ve gürlük
nitelikleri vardır.
Bu nitelikler;
» Tını; seslerdeki çeşni ve renktir. Rüzgâr sesi, keman sesi, kuş sesi,
piyano sesi
gibi sesleri kendine özgü tınılarıyla ayırt ederiz
» Yükseklik; sesin ince ya da kalın oluşudur. Diğer bir anlamada tiz ve pes
oluşu.
» Süre; sesin az ya da çok uzamasıdır.
» Vurgu; sesin çeşitli şekilde çıkarılışıdır.
» Gürlük; sesin hafif veya kuvvetli olşudur. Yani şidetidir.
1.1.4. Müziğin Temel Öğeleri
Müziğin temel öğeleri ritim, melodi ve armonidir. Bu öğeler müziği var eder.
» Ritim: Bir müzik parçasının, zamanı belli bir süre içinde eşit veya
değişik
uzunluktaki parçacıklara bölünmesidir. Ritim vuruşları bir düzen oluşturacak
şekilde birbirini izler. Bu vuruşlar müzikte nota değerleri ile gösterilir.
Ritim
yalnızca sanata değil, evrene ve canlı varlıkların yaşamlarına da hâkim olan
öğedir.
» Melodi: Melodi veya ezgi antik çağda “melos”(bir lirik şarkı üzerine
söylenen
şarkı) kelimesinden türetilmiştir. Melodi, tek sesle ifade edilen kendine
özgü
karekteriyle müzikal fikirdir. Örneğin;9.senfoni, romans ve türkülerimiz.
» Armoni: Akorların (en az iki sesin aynı anda çalınması) art arda
bağlanmasından meydana gelen müzik dokusudur.
11.SES
FREKANSLARI

Sözsüz bölümünde şarkıcı küfrediyor ama kimse duymuyor(dalga geçmek için)
böyle bir şey yapılabilir mi? insan 20-20.000Hz frekans aralığını
ALGILAYABİLİR.(bu sayılar saniyede oluşan titreşim sayısıdır.) hava saniyede
20bin kezden daha fazla titreşebilir ama bunu algılayamayız.
Diğer sorunun yanıtıda (zaten konuda aralıkları mevcut) insan duyabildiğinin
çok az bir kısmını çıkarabilir.yanlış hatırlamıyorsam en incesi 1.000Hz
idi.Ki duyulmayacak ultrasonik ses(20.000Hz den fazla) çıkarabilen bir insan
çıkardığı ilk sesle boğazı parçalanır.ses teli değidimiz yapıda zaten bi
ettir.o titreşime dayanamaz.
13.YILDIRIM
NEREYE DÜŞTÜ

Gökyüzünde yılda 3 milyar şimşek veya yıldırım oluşmaktadır. Bir değişle
yılın herhangi bir zamanında dünyanın üstünde 2 bin yıldırım bulutu vardır
ve dünyamıza her saniyede 100 yıldırım düşmektedir. Güçlü bir fırtına,
Hiroşima'ya atılan atom bombasından 100 kat daha fazla enerji açığa
çıkarmaktadır. Kim bilir? Belki bir gün gelecek yıldırımları da enerji
kaynağı olarak kullanmayı öğreneceğiz.
Bu gök olayı insanlığın ilk tarihlerinden itibaren ilahi bir işaret olarak
görülmüştür. Yıldırım düşmesi insanlar için tehlikeli olmasın rağmen insan
yaşamına faydası da vardır. Yıldırımlar yeryüzündeki bitkiler için faydalı
maddeler olan nitratlar ve oksijenin de yeryüzüne inmesine neden olurlar.
Her şey güneş ışıkları ile yeryüzünde ısınan havanın yükselmesi ile
başlıyor. Tabii içinde buharlaşan suyu da yukarı taşıyarak. Bu yükselen
hava yaklaşık 2-3 kilometreye ulaşınca havanın soğuk katmanlarına rast
geliyor. Soğuk havalarda nefes verince nefesimiz nasıl buharlaşıyorsa
aynen o şekilde buharlaşıyor ve gördüğümüz bulutu oluşturuyor. Bu bulutlar
daha sonra hava akımları ile 20 bin metreye kadar tırmanabiliyorlar . Aslı
tam bilinmemesine rağmen bulutların bu yükselişleri sırasında içlerinde
oluşan buz kristallerinin birbirlerine sürtünerek bir statik elektrik
enerjisi açığa çıkardıkları öne sürülüyor. Bu elektrik enerjisi bulutların
üst katmanlarında pozitif (+), alt katmanlarında ise negatif (-) yüklü
olarak birikiyor. Bulutun içindeki yük havayı iyonize edecek güce
ulaştığında şimşek oluşuyor.
Yağmur bulutlarının alt yüzeylerindeki büyük negatif yük içindeki
elektronları iterek orayı da pozitif yüklü hale getiriyor ve bu yük
saniyede bin kilometre hızla toprağa iniyor, yani kısa devre yapıyor.
Yıldırımın bu andaki ısısı 30 bin derece olup güneşin yüzeyindeki ısının 5
katı kadardır.
Yıldırım düşerken çok şaşırtıcı bir şey oluyor. Yerden de buluta doğru bir
boşalma oluyor. Yerden 100 metre yükseklikte bu iki akım birleşiyor ve
iletkenliği çok fazla olan bir koridor oluşuyor. İşte bundan sonra
yıldırımı hiçbir şey durduramaz, pozitif yük hızla buluta doğru onu nötr
hale getirmek için yükselir. İşte yıldırımın havadan yere mi, yoksa yeren
havaya mı oluştuğunu yaratan soru bu.
Bu koridordan yerden göğe doğru neredeyse ışık hızının üçte biri hızla
yükselen akım yıldırımın göze gelen şiddetli ışığını da yaratır. Ardından
yine yukarıdan yere iner ve iki taraf arasındaki potansiyel farkı
sıfırlanana kadar bu olay 10-12 kez tekrarlanabilir.
14.SES VE ORTAM
SESSes kaynakları titreşerek ses meydana
getirir. Titreşim, bir cismin ileri geri gidip gelme hareketidir. Ses
veren her şey titreşir. Titreşen cisimler ses oluşturur. Ses veren
cisimler esnektir. Esnek olan cisimler ses dalgaları meydana getirebilir
ve ses dalgalarını iletebilir.
Ses üreten varlıklara ses kaynağı denir.Ses madde değil, enerjidir
SESİN OLUŞMASI VE YAYILMASI
Ses dalgaları titreşim kaynağından enerji taşırlar. Bu enerji, çeşitli
ortamlar tarafından iletilir. Bu esnada ortam yer değiştirmez, hareket
eden madde değil, hareket enerjisidir.Su yüzeyindeki dalgalar ile havada
yayılan ses dalgaları farklıdır. Su dalgalarını gördüğümüz halde, ses
dalgalarını göremeyiz. Ses dalgaları havada küresel olarak yayılır.
Cisimlerin titreşmesi ile meydana gelen sesin kulağımıza kadar gelebilmesi
için ses kaynağı ile kulağımız arasında katı-sıvı-gaz gibi esnek bir
ortamın bulunması gerekir.
Yani ses boşlukta yayılmaz. Sesin farklı ortamlarda yayılma hızı da
farklıdır.
Sesin yayılma hızı bazı etkenlere bağlı olarak değişir.Bunlar;
1- Sesin yayılma hızı ortamın sıcaklığına bağlıdır.
Sesin 0ºC de havada yayılma hızı 331m/s olduğu halde 20ºC de 344 m/s ‘dir.
Sıcaklık artıkça sesin o ortamdaki yayılma hızı da artar.
2- Sesin yayılma hızı ortamın cinsine bağlıdır.
Ses katı maddelerde en hızlı, gaz maddelerde ise en yavaştır.
3-Sesin yayılma hızı ortamın yoğunluğuna bağlıdır.
Ortamın yoğunluğu arttıkça sesin yayılma hızı da artar.
Ses oluştuğu ortamlarda dalgalar halinde yayılır.
Ses bir enerji türüdür ve dalgalar halinde
yayılır. Ses dalgalarının yayılabilmesi için ses dalgalarının kaynağından
çıktığı ortamda taneciklerin olması gerekir. Bu nedenle ses dalgaları
katı, sıvı ve gaz gibi maddelerde yani maddesel
ortamlarda yayılabilir. Boşlukta, maddesel ortam yani tanecikler olmadığı
için ses kaynağının titreşim sonucu yaydığı titreşim enerjisi taşınamaz ve
ses boşlukta yayılmaz.
Ses dalgaları su dalgalarına benzer fakat su dalgaları gibi görünen
dairesel dalgalar şeklinde değil, görünmeyen küresel dalgalar şeklinde
yayılır.
Ses dalgaları, ortamdaki taneciklerin kendilerinin değil, taneciklerin
titreşim enerjilerinin taşınması sonucu oluşur. Ses kaynağından çıkan ses
dalgaları, yayıldığı ortamdaki maddenin taneciklerini titreştirir.
Titreşen tanecik etrafındaki diğer tanecikleri titreştirir ve bu nedenle
ses bir tanecikten diğerine yayılır.
Cisimlerin titreşmesi ile meydana gelen sesin kulağımıza kadar gelebilmesi
için ses kaynağı ile kulağımız arasında katı – sıvı – gaz gibi esnek bir
ortamın bulunması gerekir.
NOT :
1- Çevremizde ses çıkaran sayısız varlık vardır. İnsanlar, hayvanlar,
taşıtlar, müzik aletleri, şelale, rüzgâr, yağmur ses çıkaran
varlıklardandır.
2- İnsanların birbirleriyle iletişim kurmaları, duygu ve düşüncelerini
aktarabilmeleri için konuşmaları gerekir. Konuşmanın temel öğesi sestir ve
insan sesi de titreşim sonucu oluşur.
3- Güneş’in yaydığı ışık Dünya’ya ulaştığı halde Güneş’te oluşan
patlamaların sesi duyulamaz. Bunun nedeni sesin yayılması için maddesel
ortam gereklidir. Uzay boşluğunda maddesel ortam olmadığı için Güneş’te
oluşan patlamalar duyulamaz.
4- Saat, hava dolu fanusta iken çalarsa sesi duyulabilir. Fakat havası
tamamen boşaltılmış fanusta çalarsa sesi duyulamaz. Bunun nedeni, sesin
boşlukta yayılamaması ve sesin yayılabilmesi için maddeye ihtiyaç
duymasıdır.
5- Sesin Yayılmasına Örnekler : • Sesin
yayılması yan yana dizili madeni paralara benzetilebilir. Baştaki paraya
kuvvet uygulanınca bu paranın enerjisi sırasıyla diğer paralar tarafından
en sondaki paraya iletilir.
• İki pet bardak ve bunları birbirine bağlayan iple sesin yayılması
sağlanabilir.
▪ Ses bu olayda katı ve gaz halindeki maddelerde yayılmıştır.
▪ Ses, 1. kişinin ağzından çıkar ve hava tarafından 1. pet bardağa ulaşır.
▪ Ses, 1. pet bardaktan ipe ve ipten de ikinci pet bardağa ulaşır.
▪ 2. pet bardaktan havaya yayılır ve 2. kişiye ulaşır.
• Bir yüzücünün su altında çıkardığı ses, su altındaki diğer kişiler
tarafından duyulabilir.
• Diyapazona lastik tokmağı ile vurulunca, tokmağın enerjisi diyapazona
aktarılır. Diyapazonun titreşen kolu, kendisine değen hava moleküllerini
titreştirir. Bu hava molekülleri titreşirken (ileri – geri hareket
ederken) etrafındaki diğer hava moleküllerini de titreştirir ve havada
görünmez bir dalga hareketi oluşur.
• Bir hoparlörden ses yayılırken hoparlördeki kağıt (koni) ileri – geri
titreşir. Bu kağıt ileri (dışa) doğru hareket ettiğinde önündeki hava
moleküllerini iterek sıkıştırır. Hoparlördeki kağıt geriye (içeri) doğru
hareket ettiğinde önündeki hava moleküllerinin arasını açar. Bu şekilde
sürekli sıkışan ve ayrılan hava molekülleri ses dalgalarını oluşturur.
• Kırıcı ile delme işlemi yapılırken kırıcının ucunun titreşmesi ile
oluşan ses, hava tanecikleri sayesinde dalgalar halinde yayılır.
Bir an için çevremizdeki sesleri algılayamadığımızı düşünün. Hayat ne
kadar zor olurdu değil mi? Anneniz bir şeyler söylüyor ama ne dediğini
duyamıyorsunuz. Tepkiniz ne olurdu acaba? Ya da binlerinden bir şeyler
isteyeceksiniz ama iletişim kuramıyorsunuz. Bunlar gibi daha bir sürü
durum. Bu bölümde canlılar arasında iletişim kurmada kullandığımız en
önemli öğelerden biri olan ses üzerinde durup, özelliklerinden
bahsedeceğiz. Ses, atmosferde kulağımız tarafından algılanabilen
periyodik basınç değişimleridir. Ses, maddeleri oluşturan moleküllerin
herhangi bir nedenden dolayı titreşmesi sonucunda oluşur. Bu titreşim ile
ses dalgaları kaynağından enerji taşır. Bu enerji katı, sıvı ve gaz
ortamlar tarafından iletilir Bundan dolayı ses dalgalarının yayılabilmesi
için maddesel ortama ihtiyaç vardır. Ses boşlukta yayılmaz. Ses dalgaları
hareket ederken ortam hareket etmez. Yani hareket eden madde değil,
hareket enerjisidir.
İnsan kulağı, frekansı 20 Hz altındaki ve frekansı 20.000 Hz üstündeki
sesleri algılayamaz. Sesin algılama aralığı canlıdan canlıya göre değişir.
Hayvanlar, insanların duyamadığı
ses frekanslarını bile algılayabilirler. Örneğin fillerin ayağında
çok alçak frekansları algılayan doğal alıcılar vardır. Köpekler ise
frekansı 22.000 Hz. olan sesleri algılayabilmektedir. Tüm dalgalarda
olduğu gibi ses dalgalarında da ortam değiştiğinde dalgaların hızı da
değişir . Ses
dalgaları en iyi katı madde, en kötü de gaz maddede ilerler . Sesin
hızı normal koşullarda; havada 340 m/s, tahtada 4000 – 6000 m/s, suda
3000 – 5000 m/s, çelikte ise 8000 m/s dir.
Günümüzde ses dalgalarından çeşitli alanlarda yararlanılmaktadır.
Tarımda: Yüksek frekanslı ses dalgalarını kullanan
“ultrason” yöntemiyle meyve ve sebzelerin besin değerlerini kaybetmeden
sağlıklı bir şekilde, düşük maliyetle, hızlı, etkin ve kaliteli bir
şekilde kurutulmasında ve saklanmasında, sütün sterilize edilmesinde
etkin bir şekilde kullanılmaktadır.
Tıpta: Yüz gençleştirme, cilt sıkılaştırma, böbrek
taşlarının kırılmasında, istenmeyen yağları yok etmede (zayıflamada),
anne karnındaki bebeğin görüntülenmesinde. Ultrases (ultrason) cihazları
tıpta yaygın olarak kullanılan ve doktorların ilk başvurduğu teşhis etme
cihazıdır. Genelde tıpta kullanılan ultrases cihazı puls-eko ve Doppler
kayması yöntemine dayanır. Sesin frekansı, dokunun absorbsiyon kat sayısı
ve dokunun kalınlığı ile doğru orantılıdır. Suyun absorbsiyon kat sayısı
çok düşük, kemiğin ise çok yüksektir. Bu nedenle ses sıvılardan
zayıflamadan geçer. Ultrases metoduyla genelde yumuşak doku olan
karaciğer, dalak, pankreas, böbrekler incelenir.
Yer tespitinde: Ses ve basınç dalgalarını kullanarak
objelerin yerini tespit etme teknolojisi 20. yüzyılda geliştirilmiştir.
Bu teknoloji, her ne kadar savaşta kullanılmak amacıyla geliştirilmişse
de, günümüzde batık gemilerin yerlerini belirleme ya da deniz dibi
haritalarının çıkarılması gibi amaçlarla kullanılmaktadır.
Endüstride: Üretilen ürünlerin kalitesini kontrolde.
Sanayide: Metallerin ince toz haline getirilmesinde,
özel metal alaşımları yapmada, gaz karışımlarından gazları ayırmada, sert
maddeleri delme ve işlemede, hız ölçümlerinde kullanılmaktadır.
Temizlikte: Fabrikaların kirli gaz ve suları içinde
süspansiyon halinde bulunan maddeleri çökertmede, fabrika bacalarından
çıkan gazları temizleyerek çevre havasının kirlenmesini önlemede
kullanılır.
Ses Kaynakları
Doğada meydana gelen olaylar ve çevremizdeki varlıklar ses çıkarırlar.
Kaynayan su, akan su, esen rüzgâr, yağan yağmur, öten kuş, çalan saat,
hareket eden otomobil ve ağlayan çocuk bir ses kaynağıdır. Kaynaktan
çıkan sesler hava molekülleri yardımı ile kulağımıza gelir. Buradan beyne
iletilir. Beyinde anlamlı şekle dönüştürülür.
Anlamlı seslere karşı birer tepki veririz. Sabahleyin saat çaldığında
uyanmamız, gök gürlediğinde irkilmemiz, zil çaldığında derse girmemiz
veya çıkmamız buna verilebilecek bazı örneklerdir.
Ses çıkaran her madde veya cisme ses kaynağı adı
verilir. Ses kaynaklarının çıkardıkları sesler birbirinden farklıdır. Bazı
sesler doğaldır. Bazıları ise insanlar tarafından yapay olarak
oluşturulmaktadır.
Ses de ısı ve ışık gibi her yönde yayılır. Yayılabilmesi için maddesel
bir ortama ihtiyaç vardır. Ses boşlukta yayılmaz. İki kulağımızın olması
sesin geldiği yönü anlamamızı sağlar. Beynimiz, iki kulağımıza gelen ses
düzeylerini karşılaştırarak sesin hangi yönden geldiğini anlamamızı
sağlar. Ses kaynağı her iki kulağımıza da aynı uzaklıkta ise bu ses
kaynağının yerini belirlemek zorlaşır.
Bir nesnenin başlattığı titreşimler dizisine ses
denir. Sesin oluşabilmesi için titreşim hareketi gereklidir. Titreşim
yapan ses kaynakları, havayı titreştirir. Titreşen hava yayılarak
kulağımıza gelir ve bir etki oluşturur. Böylece sesi işitmiş oluruz.
Konuşurken elimizi boğazımıza dokundurduğumuzda gırtlağımızda bir
titreşim meydana geldiğini hissederiz. Gırtlağımızda ses telleri
adı verilen iki kas şeridi vardır. Konuşurken gırtlağımızdaki bu ses
telleri hızla titreşir ve sesi meydana getirir.
Ses telleri ne kadar hızlı titreşirse ses o kadar yüksek çıkar
Kadınların ses telleri kısa ve ince, erkeklerin ses telleri ise uzun ve
kalındır. Bu yüzden kadınların ve erkeklerin sesleri birbirinden
farklıdır.
Radyonun ya da televizyonun sesini işitebiliriz. Ancak çıkardıkları
ses dalgalarını göremeyiz. Bu gibi aletlerin çıkardıkları sesleri
etkilerinden anlayabiliriz. Örneğin, çalmakta olan bir radyoya şişirilmiş
bir lastik balon dokundurduğumuzda, balonun titreştiğini görürüz. Balonun
titreşmesi, sesin bir enerjiye sahip olduğunu gösterir.
İşitme
Ses kaynaklarından çıkan ses, havada yayılarak kulağımıza gelir ve
kulak zarını titreştirir. Kulak zarındaki titreşimler kulağın iç
kısımlarına iletilir. Bu titreşimler belirli bir ileti taşır ve bu
iletiler beyne ulaştığında ses işitilmiş olur.
İnsan kulağının işitemediği titreşimlerden günlük yaşamda pek çok
alanda yararlanılır. Bu alanlardan bazıları; petrol arama, yer kabuğunu
inceleme, tıp, endüstri ve haberleşme sayılabilir.
Doktorlar insan vücudunu dinlemek için stetoskop kullanarak kalp ve
akciğer hastalıklarını teşhis edebilmektedirler. Sesin belirli
özellikleri, kaynağı ve çalışmaları hakkında bilgi verir. Örneğin normal
çalışan bir kalbin çıkardığı ses dalgaları ile, çalışma problemi olan
kalbin çıkardığı ses dalgaları farklıdır. Konunun uzmanı olan doktor, bu
farktan yola çıkarak kalbin çalışmasında ne gibi bir problem olduğunu
tespit eder.
Sesin Şiddeti
Seslerin şiddetleri farklıdır. Sesin şiddetine gürlük
de denir. Sesin şiddetini artırmak ve sesimizi daha uzaklara duyurmak
için megafon adı verilen bir alet kullanılır. Megafon,
koni şeklinde olup sesin bir doğrultuda yayılmasını sağlar. Böylece
sesimiz çok uzaklardan da duyulabilir. Sokak satıcıları, itfaiyeciler,
polisler seslerini duyurabilmek için megafon kullanırlar.
Sesin şiddeti desibel (dB) ile ölçülür. Konuşmalarda sesin şiddeti 30 –
60 dB arasındadır. 60 dB’den fazla olan sesler bizi rahatsız eder. Ses
kaynağından uzaklaştıkça sesin şiddeti azalır.
Dalganın şiddeti, dalga tarafından bir saniyede birim yüzeyden taşınan
enerji olarak tanımlanır. Sesin şiddeti I, dalganın yayılma doğrultusuna
dik bir birim yüzeyden geçen güçtür. Sesin şiddeti,
I = P/A = Güç/Alan şeklindedir.
Sesin şiddeti SI (MKS) birim sisteminde watt/m2 dir. Bu
değer desibel (dB) olarak da bilinir.
Gürültü
Hoşa gitmeyen ve insanlar üzerinde olumsuz etki yapan seslere denir.
Şehirlerin büyümesi ve teknolojik gelişmeler gürültüyü artırır. Şiddeti 60
dB den fazla olan sesler gürültü olarak tanımlanır.
Ses Kirliliği
Bir ortamda bulunan istenmeyen seslerdir. Amacı dışında kullanılan
yüksek ses, ses kirliliğine neden olur. Kalabalık şehirler ve gelişen
teknoloji, ses kirliliğinin artmasında önemli rol oynar. Ses kirliliği,
ruh ve beden sağlığımızı olumsuz yönde etkiler. Stres, ülser, yüksek kan
basıncı, baş dönmesi ve baş ağrısına sebep olur.
Ses Dalgalarının Fiziksel Özellikleri
Frekans
Bir ses kaynağının bir saniyedeki titreşim sayısına “frekans” denir.
Bir dalganın frekansı, dalganın hava veya başka bir ortamdan geçerken
ortamdaki partiküllerin ne sıklıkta titreştiğine bağlıdır. Frekans, ileri
geri titreşimlerin zamana bağlı olarak ölçülmesi ile hesaplanır.
Saniyedeki titreşim sayısı özel olarak Hertz (s -1) birimi ile
ifade edilir. Kulak, 20 titreşim/saniye ile 20.000 titreşim/saniye
arasındaki sesleri işitir.
- Sesin frekansı, ortamdan bağımsızdır. Frekans, kaynağa bağlıdır.
- Bir telin frekansı; boyuna, kalınlığına, gergin oluşuna ve yapıldığı
maddeye bağlıdır.
- İnce sesleri kalın seslerden ayıran özellik sesin yüksekliğidir.
- Sesin yüksekliği sesin frekansı olarak tanımlanır.
- Sesin frekansı arttıkça ses incelir.
Genlik
Genlik, ses dalgalarının dikey büyüklüğünün bir ölçüsüdür. Ses
dalgalarını oluşturan sıkışma ve genleşmeler arasındaki fark, dalgaların
genliğini belirler. Ses dalgaları, havada veya başka bir ortamda titreşen
objeler tarafından üretilir.
Şekilde gösterilen ses dalgasının genliği a kadardır. Ses dalgaları bir
ortamdan başka bir ortama geçtiğinde genlik değişir. Bir dalganın genliği
taşıdığı enerji ile ilintilidir. Uzunluk boyutunda bir niceliktir.
Ton
Müzikte, belli bir frekansta ve perdede üretilen saf ses anlamında
kullanılır. Örneğin, bir ses çatalı (diyapazon) titreştirildiğinde ortaya
çıkan 440 Hz frekansındaki ‘Do (C)’ notası, saf bir tondur. Saf tonlar
doğal ortamda fazla karşılaşılmayan ve genellikle müzik aletleri veya ses
üreteçleri tarafından üretilen seslerdir. Yüksek frekanslı (yüksek
perdeden) sesler tiz, düşük frekanslı (düşük perdeden) sesler pes (bas)
olarak algılanır.
Tını
Sesin “rengini” ifade eden bir terimdir. Aynı oktavda, aynı notayı
(tonu) aynı yoğunlukta ve aynı uzunlukta çalan bir kemanla bir flüt
arasındaki temel fark, tını farklıdır. Enstrümanları oluşturan
bileşenlerin doğal frekanslarındaki farklılıklar, sonuçta oluşan sesin
farklı bir tınıda olmasını sağlar . Bu sayede, farklı müzik aletlerinden
çıkan özdeş notaları kolaylıkla ayırt edebiliriz. Tını, sesin harmonik
yapısına bağlı olarak değişir.
Seslerin birbirinden farklı olduğunu; sesin şiddeti,
sesin yüksekliği, sesin tınısı
özelliklerinden anlayabiliriz.
- Sesin tınısı, kaynakların tanınmasını ve ayırt edilmesini sağlar.
- Sesin tınısı; kaynağın durumu, yapıldığı maddenin cinsi ve bulunduğu
gaz ortamına bağlı olarak farklılık gösterir.
Ses Dalgalarının Hızı
Ses, üç boyutta yayılır. Sesin hızı havada, deniz seviyesinde ve 20 °C
sıcaklıkta 340 metre/saniye olarak alınır ve frekansa bağlı olarak
değişmez, her frekansta aynıdır Sesin hızı ortamın sıcaklığına,
yoğunluğuna, basıncına göre değişir. Soğuk havada sesin hızı azalır. Ses,
sıcak havadan soğuk havaya geçerken yayılma doğrultusunu değiştirir.

Herhangi bir alanda, rüzgâr arkadan eserse ses zemine doğru, önden
eserse zeminden yukarı doğru yönelir. Gündüz, zemin ısındığı için ses
dalgaları ısı etkisiyle yukarı doğru yönelir. Gece, zemin soğuduğu için
ses dalgaları daha uzağa gider ve aşağıya doğru yönelir.
Denizde suyun yapısı yansıtıcı bir yüzey oluşturmaktadır. Bu nedenle
denizde ses sakin bir ortamda 4-5 km kadar uzağa gidebilir.
Ses dalgaları katı, sıvı ve gaz ortamlarında yayılır. Ortamın yoğunluğu
arttığında ses dalgalarının hızı da artar. Filmlerde Kızılderililerin
treni soyacakları zaman kulaklarını tren raylarına dayadıklarına hiç
dikkat ettiniz mi? Ses, havada 340 m/s hızla yayılırken demirde 5100 m/s
hızla yayılmaktadır Bu da trenin çok uzakta iken sesinin havadan gelmeden
önce raylardan gelmesini sağlar Ses, boşlukta yayılmaz. Bir kabın içindeki
hava boşaltılıp içine zil konup anahtar kapatıldığında zilin sesini
duyamayız. Bu da bize sesin boşlukta yayılmadığını gösterir.
- Ses dalgaları boyuna dalgalardır.
- Ses boşlukta yayılmaz.
- Ortamın sıcaklığı, sesin hızını etkiler.
- Sesin yayılma hızı, ortamın cinsine göre değişir.
- Sesin yayılma hızı katilarda en fazladır.
- Ses; katı, sıvı ve gaz ortamlarında iletilir.
Katılarda Sesin Hızı
Bir ortamda yayılan ses dalgalarının hızı iki faktöre bağlıdır. Bunlar
ortamın sıkışabilirliği veya esneklik özelliği ile eylemsizlik özelliğidir
Mekanik dalgaların hızı,
V = √(esneklik young modülü (Y) / yoğunluk(d))
eşitliği ile verilir. Katilar içinde sesin yayılma hızını kısaca,
V = √(Y / d) şeklinde ifade ederiz.
Eşitlikteki Y Young (Yang) modülü olup ortamın esnekliğini karakterize
etmektedir.
Katılarda sesin hızı en büyüktür. Bunun nedeni moleküllerin sıvılar ve
gazlara nazaran birbirine daha çok yakın olmasıdır. Bir yapıda moleküller
ne kadar sık ise sesin yayılma hızı o kadar fazla olur.
Sıvılarda Sesin Hızı
Sıvılarda sesin hızı katılara göre yavaş, gazlara göre ise hızlıdır.
Bunun nedeni sıvıların katılardan daha fazla, gazlardan ise daha az
sıkıştırılabilir olmasıdır. Sıvılarda sesin hızı,
V = √(B / d)
bağıntısı ile hesaplanır. Eşitlikteki B hacim modülü olup sıvının
basınç değişimine gösterdiği tepkiyi ifade eder.
Gazlarda Sesin Hızı
Ses dalgaları en yavaş gaz ortamlarda yayılır. Çünkü gazların
sıkışabilirliği en fazladır. Gazlarda sesin hızı,
V = √(B / d) şeklinde ifade edilebilir.
Periyot
Bir ses dalgasının oluşabilmesi için gerekli zamana periyot denir.
Periyot T ile gösterilir. Zaman boyutunda olduğu için birimi zaman
birimlerinden (saniye, dakika, saat, gün, yıl) biri kullan ılır Frekansın
tersi olarak da bilinir Her zaman periyot ile frekansın çarpımı 1’dir.
Yani her dalgada olduğu gibi periyot ile frekans arasındaki bağıntı
T.f = 1 şeklindedir.
Dalga Boyu

Bir kaynaktan yayılan periyodik dalgaların ard arda gelen iki tepe
yada iki çukuru arasındaki yatay uzunluğa dalga boyu denir. Dalga boyu λ
(lamda) ile gösterilir. Dalga boyu uzunluk olduğu için uzunluk birimleri
aynı zamanda dalga boyu birimleridir ve bu birimler m, cm, km olabilir
Küçük dalga boyları Angstrom (Å) ile ifade edilir. Angstromun metre
cinsinden değeri,
1Å = 10-10m şeklindedir.
Ses dalgaları, aynı zamanda bir basınç dalgasıdır yani çarptıkları
yüzeye bir basınç uygularlar. Sesin grafiksel gösterimi şekildeki
gibidir. Grafiklerde koyu renkli bölgeler sıkışmaları, açık renkli
bölgeler ise genleşmeleri simgelemektedir Eğriler ise bu sıkışma ve
genleşmelerin iki boyutlu grafiksel temsilleridir. Dikkat edilirse,
sıkışma miktarı arttıkça (yüksek seste olduğu gibi) sesin şiddeti de
artmaktadır. Ses dalgalarının yayılma doğrultuları titreşim
doğrultularına diktir. Sıkışmanın olduğu noktalar enine dalgalardaki dalga
tepelerine, genleşmenin olduğu noktalar ise dalga çukurlara karşılık
gelmektedir.

Ses dalgalarının tepe noktası (dalga tepesi): Ses
enerjisini ileten taneciklerin sık olduğu (taneciklerin diğer taneciklere
enerjilerini aktardığı) bölgeye ses dalgasının tepe noktası veya dalga
tepesi denir.
Ses dalgalarının çukur noktası (dalga çukuru): Ses
enerjisini ileten taneciklerin seyrek olduğu (enerjiyi aktaran
taneciklerin bulunduğu) bölgeye ses dalgasının çukur noktası veya dalga
çukuru denir.
Tüm dalgalar gibi ses dalgaları da enerji taşır. Ses dalgaları
enerjilerini 3 boyutlu ortamda taşırken, kaynaktan uzaklaştıkça ses
dalgalarının şiddeti azalır . Artan uzaklıkla birlikte ses dalgalarının
şiddetinin azalması ses dalgalarındaki enerjinin daha geniş alanlara
yayılmasından kaynaklanır. Ses dalgaları 2 boyutlu bir ortamda dairesel
olarak yayılır. Enerji korunduğu için enerjinin yayıldığı alan arttıkça
güç azalmalıdır. Şiddet ve uzaklık arasındaki ilişki ters-kare
ilişkisidir. Uzaklık arttıkça sesin şiddeti, uzaklığın karesi oranında
azaltır.
Yankı
Bir kaynaktan çıkan sesin bir engele çarptıktan sonra geri yansıyarak
tekrar duyulması olayına “yankı” denir. Bir tepeye doğru bağırdığımızda
sesimizi aynen duyarız. Sesin yansıması, en iyi yankı olayında gözlenir.
Gidip gelen ses arasında 0,1 saniyeden fazla süre geçtiğinden kulağımız
iki ses arasındaki farkı anlayabilir. Yankı olayının meydana
gelebilmesi için engelle bizim aramızdaki en az mesafeyi bulabiliriz.
Sesin havadaki hızı yaklaşık 340 m/s, yankıyı duyabilmemiz için sesin
gidip gelme süresi 0,1 s olduğundan, bu sürede alınan yol,
x = V. t = 340.0,1 = 34 m olur. Ağızdan çıkan sesin gidip gelinceye
kadar aldığı yol 34 m ise engelin bizden en az uzaklığı 17 m olmalıdır.
Düz ve sert yüzeyler, sesteki yankı kalitesini artırır. Bu durumda hava
sıcaklığının 20°C olduğu bir günde yankının netleşmesi için en kısa
mesafe 17 metre olmalıdır.
Genelde ışığın yansıması olayı ile sesin yansıması olayı birbirine
benzetilmekte ve sesin yansımasında, görsel algılama ile ilgili olması
nedeni ile, daha kolay algılanan ışığın yansıması örnek alınmaktadır.
Tüm dalgalarda olduğu gibi ses dalgaları da yansır. Ses dalgalarının bir
engele çarparak yayılma doğrultularını değiştirmesine sesin yansıması
denir. Yankı sesin yansımasına en güzel örnektir. Sesin bu özelliği
aşağıdaki olaylarda daha açık bir şekilde görülmektedir.
Gözleri görmeyen yarasaların çıkardıkları sesler engele çarpıp tekrar
kendilerine ulaşır. Böylelikle avlarının yerini ve yönlerini bulabilirler.
Yunuslar da aynı şekilde seslerinin yansımasını kullanarak yönlerini
ve avlarını bulabilir. Yaşamlarını sürdürebilmeleri, seslerini
kullanabilmelerine bağlıdır.
Ultrason cihazları insan vücuduna ses dalgaları gönderir ve yansıyan
ses dalgaları sayesinde vücut dokuları görüntülenir.
Radar cihazları, ses dalgalarının yansıması prensibi ile çalışır.
Radarlar yardımıyla araçların hızı kolaylıkla tespit edilebilmektedir.
Sonar cihazları da sesin yansıma prensibi üzerine kurulu aletlerdir.
Sonar cihazı, yaydığı dalgaların bir yere çarpıp geri dönme süresini
ölçer. Böylece yansımanın olduğu yerin derinliği ölçülebilir. Bu cihaz
batık gemilerin yerlerinin tespiti, deniz derinliğinin tespiti, deniz dibi
haritasının çıkarılması ve balık sürülerinde hangi türden kaç ton balık
bulunduğunun tespiti gibi birçok alanda kullanılır.
Katı cisimlerdeki gözle görülmeyen delik ve çatlaklar ses dalgaları
ile anlaşılabilir. Endüstride üretilen ürünlerin kontrolünde ses
dalgaları kullanılır. Fabrikada üretilen giysilerdeki küçük hatalar ve
araç lastiklerindeki çok küçük delikler ses dalgaları kullanılarak tespit
edilebilir. Aynı zamanda ses dalgaları, kuyumcular tarafından altınları
temizleme işleminde kullanılmaktadır.
Ses Dalgalarının Frekansa Göre Sınıflandırılması

Tüm dalgaların olduğu gibi ses dalgalarının da bir frekansı vardır. Ses
dalgalarının frekansı sıfırdan başlar sonsuza kadar gider. Frekans
değiştiğinde dalgaların bazı özellikleri de değişir Dalgalar bir ortamdan
başka bir ortama geçtiklerinde frekans değişmez. Frekans kaynakla ilgili
bir özelliktir. Her kaynağın frekansı farklıdır. Sesleri frekanslarına
göre duyabildiğimiz sesler ve duyamadığımız sesler olarak iki guruba
ayırabiliriz.
Yüksek frekans değerleri için Hertz’in bin katı olan ‘kilohertz’ (kHz)
birimi kullanılır. İnsan kulağının duyabildiği sesler 20 Hz (s-1)
ile 20000 Hz (20kHz) arasında frekansa sahip olabilir. Eğer bir frekans 20
Hz’in altında ise bu tür titreşimlere ‘ses altı’ titreşimler, frekans 20
kHz in üzerinde ise bunlara da ‘ses üstü’ titreşimler denilmektedir.
Ses dört kategoride sınıflandırılabilir:
İnfrases: Frekansı 0 ile 20Hz arasındadır. Bu sesleri
insan kulağı duyamaz. Hava basıncı oluştururlar.
Duyulabilir ses: Frekansı 20 Hz ile 20000 Hz (20k Hz)
arasındadır. Duyduğumuz tüm sesler bu gruptadır.
Ultrases: Frekansı 20000Hz ile 1 GHz (109
Hz) arasındadır. Ultrases üretiminde bir teli bir zarı titreştirmek gibi
işitilebilir ses üretim yöntemlerine benzer birçok mekanik yöntem olmasına
rağmen ultrases üretiminde piezoelektrik olaylardan yararlanılır.
Piezoelektrik olay basitçe üzerine mekanik bir basınç uygulanan bazı
kristal ve seramik malzemelerde bir elektriksel gerilimin oluşması
anlamına gelir. Malzeme genişleyip daralarak titreşir ve ses oluşturur.
Piezoelektrik olay çift yönlüdür; Ters piezoelektrik olayla ultrases elde
edilir sistem verici olarak kullanılır.
Hiperses: Frekansı 109 Hz den yukarı olan
sestir.
Her canlının duyabildiği sesin frekansı ve ürettiği sesin frekansı
farklıdır. Ses dalgalarının hızı ortamın sıkışabilirliği ve yoğunluğuna
bağlıdır. Az sıkışabilir madde sesi daha hızlı iletir. Buna göre ses en
hızlı katılarda, en yavaş gazlar içerisinde iletilir.
Tellerde Üretilen Sesin Frekansı
Bir tel F kuvveti ile gerilip üzerine dokundurulduğunda ses dalgaları
oluşur. Saz, gitar, keman buna güzel bir örnektir. Boyu ℓ, kesit alanı A
olan bir tel üzerinde oluşturulan dalgaların frekansı,
fn = n / 2ℓ.√(F/μ)
eşitliği ile bulunur. Eşitlikteki; n oluşan düğüm çizgisi sayısı,
μ telin birim boyunun kütlesidir. Hıza bağlı olarak frekans, denklemdeki
√(f/μ) değeri yerine hız ifadesi yazılırsa
fn = n.V / 2ℓ şeklinde olur.
Ses Borularında Üretilen Sesin Frekansı
V = λ.f olduğunu biliyoruz. Açık ses borularında üretilen sesin dalga
boyu λn = 2ℓ / n olur. Kapalı
borularda ise dalga boyuλn = 4ℓ / (2n-1)
eşitliğinden bulunur.
Titreşim Kipleri
Bazı müzik aletlerinde (flüt, klarnet) ses bir boru içinde meydana
gelir. Açık uçlu borunun uçlarında karın noktaları bir ucu kapalı borunun
kapalı ucunda ise düğüm noktası oluşur. Titreşim frekansı açık uçlu boru
için;
n = 1 ise, boru içinde 1tane yarım dalga vardır. ℓ = λ/2
n = 2 ise, boru içinde 2 tane yarım dalga vardır. ℓ = λ dır.
n = 3 ise, boru içinde 3 tane yarım dalga vardır. ℓ = (3/2)λ dır.
n = 4 ise, boru içinde 3 tane yarım dalga vardır. ℓ = 2λ dır.
Bu yapıların her birine titreşim kipi diyoruz, n = 1,1. titreşim kipi,
n = 2, II. titreşim kipi gibi.
Vuru Olayı
Tüm dalgalarda olduğu gibi ses dalgalarında da girişim olayı gözlenir.
Yani iki kaynaktan yayılan dalgalar birbirlerini güçlendirir veya
söndürürler. Frekansları birbirine çok yakın iki ses kaynağı aynı anda
çalıştırılırsa, işitilen ses şiddetçe artar ve azalır. Bir anda yüksek
şiddette bir ses işitiriz, sonra kısa bir an sessizlik olur. Bu işitme
olayı böyle devam eder. Bu davranış şekilde de şematik olarak
gösterilmektedir. İki kaynaktan çıkan ses dalgaları yapıcı şekilde
girişim yaptıkları ve böylece birbirlerinin etkilerini artırdıkları
zaman, yüksek şiddette ses meydana gelir. Dalgalar bozucu bir şekilde üst
üste geldiklerinde ve böylece kısmen veya bütünüyle birbirlerinin
etkilerini yok ettiklerinde zayıf şiddette ses meydana gelir. Bu olaya
vuru olayı adı verilir. Bir saniye içindeki vuruların sayısına vuru
frekansı adı verilir. İki kaynağın frekansları arasındaki farka eşittir.
fvuru = |f2 – f1| eşitliği ile
bulunur.
İki ses dalgası arasındaki vuru frekansı üçüncü bir başka sesin
oluşmasına neden olur. Ancak bu farkın işitilebilmesi için duyulabilir bir
değerde olması gerekir. Vurular meydana geldiğinde işittiğimiz ses iki
kaynağın frekanslarının ortalaması olan frekansa sahiptir. İşitilen ses
dalgalarının frekansı ise,
fişitilen = (f1 + f2)/2 eşitliği ile
bulunur.
Ses Dalgalarında Dopler Olayı
Günlük hayatımızda sık sık karşılaştığımız olaylardan biriside
“Doppler” olayıdır. Doppler olayı bir kaynak hareketli ise yayınladığı
dalgaların ( su, ses, ışık, …v.b) dalga boyunun ve frekansının kaynağın
hareket yönünde farklı diğer yönde ise daha farklı bir değer almasıdır
Bir yolun kenarında dururken bize yaklaşan arabanın içindeki müziğin
dalga boyu araba bize yaklaşırken farklı uzaklaşırken daha farklı
olacaktır. Kaynak ve gözlemci birbirlerine doğru hareket ettiği zaman
gözlemci tarafından duyulan sesin frekansı, kaynağın frekansından daha
büyüktür. Kaynakla gözlemci birbirlerinden uzaklaştığı zaman gözlemcinin
işittiği sesin frekansı kaynağın frekansından daha düşüktür. Ses kaynağı
ve gözlemcinin birbirine göre hareketli olması halinde duyulan sesin
frekansının değişmesi Doppler olayı veya etkisi olarak
bilinir.
Dalgaların, yayıldığı kaynağın hızına bağlı olarak boyunun değişmesinin
nedeni ise, dalganın bulunduğu ortamda ancak belirli bir hızla
ilerleyebilmesinden dolayıdır. Doppler olayında farklı üç durum
gözlenebilir.
1. Kaynağın hızı dalganın hızından küçükse
Kaynağın hızı, dalganın hızından küçük olmak şartıyla kaynak +x
yönünde hareket ettirildiğinde, +x yönündeki dalgaların dalga boyu (λ1)
küçülür. -x yönünde hareket eden dalgaların dalga boyu (λ2) ise
büyür. Bu durumda dalga boyları,
λ1 = (Vd – Vk).T λ2 = (Vd + Vk).T
eşitliklerinden bulunur.
Back to Contents
[
Ana Sayfa (Home)
|
UFO Technology
|
UFO's
Galleri | Kuantum
Fiziği | Roket bilimi
|
[ Astronomy |
E-Mail
| Index
|
|
|