GİZLİ BELGELER (Gizli UFO  Dosyaları)

MAJESTIC 12 BELGESİ – 1

Sayfa 1/1

Bu belgede yer alan bilgiler ÇOK GİZLİ olarak sınıflandırılmıştır ve sadece bilgi kaynağı tarafından duyurulabilir. Yalnızca MJ12, Aquarius Projesi hakkındaki bilgilere ulaşma hakkına sahiptir. Onun dışında Ordu da dahil olmak üzere hiçbir hükümet biriminin bu brifingte yer alan bilgilere ulaşım hakkı bulunmamaktadır. Aquarius Projesi hakkındaki bilgilerin sadece iki kopyası bulunmaktadır ve projenin uygulandığı yer sadece MJ12 tarafından bilinmektedir. Bu belge brifingten sonra yok edilecektir.



Sayfa 1/9 (TS/ORCON) (PAROLA: DANS) Aquarius Projesi, ABD’nin tanımlanamayan uçan cisimler (UFO) ve tanımlanabilen dünya-dışı araçlar (IAC) hakkında yürüttüğü soruşturmanın başından itibaren toplanan 16 ciltlik belgelenmiş bilgiyi içermektedir. Proje birimi 1953 yılında, Başkan Eisenhower’ın emriyle, Ulusal Güvenlik Konseyi (NSC) ve Majestic 12 (MJ12)’nin denetimi altında kurulmuştur. 1966 yılında projenin ismi Gleem’den Aquarius’a çevirilmiştir. Projenin finansmanı CIA’in gizli fonlarından sağlanmıştır. Proje ilk başta GİZLİ olarak sınıflandırılmış, Aralık 1969’da Blue Book Projesi’ne son verilmesinin ardından da şu anki gizlilik sınıfına alınmıştır. Aquarius Projesi’nin amacı UFO/IAC gözlemleri ve uzaylı yaşam formlarıyla temas hakkında tüm bilimsel, teknolojik, tıbbi bilgiyi ve istihbarat bilgilerini toplamaktı. Toplanan bu bilgiler ABD Uzay Programı’nı geliştirmek amacıyla kullanılmıştır.

Aşağıda sunulan brifing, ABD Hükümeti’nin hava olayları, ele geçirilen uzay araçları ve dünya-dışı yaşam formlarıyla temas konulu araştırmasına ilişkin resmi bir kayıttır

                                  

 

                      
MAJESTIC 12 BELGESİ – 2

Sayfa 2/9

Haziran 1947’de Washington eyaletindeki Cascade dağları üzerinde uçan sivil bir pilot havada daha sonra UFO olarak adlandırılacak olan 9 uçan disk gözlemledi. Dönemin Hava Kuvvetleri Teknik İstihbarat Merkezi Komutanı hemen konuyla ilgili bir soruşturma başlatılmasını emretti ve ABD’nin UFO araştırmaları resmen başladı. 1947 yılında dünya-dışı kaynaklı bir uçan araç New Mexico Çölü’ne düştü. Araç Ordu tarafından bulundu ve enkazda dört uzaylı bedeni ele geçirildi. Bu uzaylıların insanlara benzemeyen yaratıklar olduğu tespit edildi.

1949 yılının sonlarına doğru, bir başka uzaylı aracı daha ABD’ye düştü ve Ordu tarafından ele geçirildi. Aracın uzaylı mürettebatından biri kazadan kurtulmuştu. Kurtulan uzaylı erkekti ve kendisine dünya-dışı biyolojik varlık anlamına gelen EBE adını vermekteydi. Uzaylı, New Mexico’daki askeri istihbarat personeli tarafından titizlikle sorgulandı ve kullandığı dil resimli grafikler yoluyla tercüme edildi. Yapılan sorgulama sonucunda uzaylının Dünya’dan yaklaşık 40 ışık yılı uzaklıktaki Zeta Reticuli yıldız sistemindeki bir gezegenden geldiği öğrenildi. 1952 yılına kadar hayatta kalan EBE, 18 Haziran 1952’de açıklanamayan bir hastalık sebebiyle öldü. EBE, yaşadığı süre boyunca uzay teknolojisi, Evrenin başlangıcı ve dünya-dışı konular hakkında çok değerli bilgiler verdi.

EBE ve elindeki Kristal.. bu kristale bakarak gelecek hakkındada bilgiler verebiliyordu.. bu kristal uzak mesafeler arasındaki bağlantıyı sağlıyordu.

       



MAJESTIC 12 BELGESİ – 3

Sayfa 3/9

Uzay araçlarının ele geçirilmesi, ABD’nin, uzaylıların ülke güvenliğine doğrudan bir tehdit oluşturup oluşturmadıklarını belirlemek amacıyla yoğun bir araştırma başlatmasına neden oldu. 1947 yılında Hava Kuvvetleri UFO olaylarını araştırmak için bir program yürütmeye başladı. Program üç farklı kod adı altında yürütülmekteydi: Grudge, Sign ve en son olarak Blue Book. Hava Kuvvetleri programının amacı UFOlarla ilgili tüm gözlemler ve olaylar hakkında bilgi toplamak ve incelemek, ve olayların ABD’nin güvenliğiyle ilgili bir sorun yaratıp yaratmadığına karar vermekti… Aquarius Projesi altında toplanan raporlar, gerçek uzay aracı gözlemleri ve uzaylı varlıklarla gerçek temas olayları olarak kabul edilmekteydi. Olayların çoğu güvenilir askeri görevliler ve sivil savunma personeli tarafından rapor ediliyordu



MAJESTIC 12 BELGESİ – 4

Sayfa 4/9

ABD, 1958 yılında Utah Çölü’nde üçüncü bir uzay aracı ele geçirdi. Araç uçuş açısından mükemmel durumdaydı. Aracın uzaylılar tarafından bilinmeyen bir nedenden dolayı terk edildiği açıkça görülmekteydi, çünkü aracın ne içinde ne de çevresinde hiçbir dünya-dışı yaşam formuna rastlanmamıştı. ABD’li bilim adamları aracın bir teknoloji harikası olduğunu düşünmekteydiler. Araç, çok güvenli bir yerde muhafaza edildi ve burada kaldığı yıllar süresince en iyi uzay bilimciler tarafından incelendi. ABD ele geçirilen bu uzaylı aracı sayesinde çok geniş kapsamlı teknolojik bilgiler edindi



MAJESTIC 12 BELGESİ – 5

Sayfa 5/9

Blue Book Projesi döneminde, Hava Kuvvetleri ve CIA’in talebi üzerine birbirinden bağımsız pek çok bilimsel araştırma yürütüldü. Fakat 1966 yılında MJ12, Hava Kuvvetleri’nin UFO araştırmalarını resmi olarak sona erdirmesine karar verdi. Bunun iki nedeni vardı.

Birincisi, ABD uzaylılarla iletişim kurmuş ve uzaylıların dünyadaki araştırmalarının saldırganca ya da düşmanca olmadığı kanısına varmıştı. Ayrıca, uzaylıların varlığının ABD’nin güvenliğine karşı doğrudan bir tehdit oluşturmadığına karar verilmişti.

Araştırmaların sona erdirilmesinin ikinci nedeni ise, halkın UFOların gerçek olduğuna inanmaya başlamasıydı. NSC bu hissin yurt genelinde bir panik yaratmasından endişeleniyordu. Söz konusu dönemde ABD çok hassas projeler yürütmekteydi ve halkın bu projelerden haberdar olmasının ABD Uzay Programı’nın geleceğini tehlikeye atabileceği düşünülüyordu. MJ12, halkın merakını giderebilmek için UFO olayları hakkında bağımsız bir bilimsel çalışmanın yapılmasını kararlaştırdı. Çalışma sonucunda UFOların ulusal güvenliği tehdit ettiği yolunda yeterli kanıt bulunmadığına karar verildi. Bu sonuç Hükümet için yeterliydi; Hava Kuvvetleri UFO araştırmalarını halka resmen durdurduğunu bildirdi ama perde arkası araştırmalar tüm hızıyla sürmekteydi



MAJESTIC 12 BELGESİ – 6

Sayfa 6/9

Blue Book Projesi’nin Aralık 1969’da sona erdirilmesine rağmen, Aquarius Projesi NSC ve MJ12’nin denetimi altında yürütülmeye devam etti. NSC, UFO gözlemleri ve olayları ile ilgili araştırmaların gizlice ve halkın bilgisi dışında sürdürülmesi gerektiğini düşünüyordu: Eğer Hava Kuvvetleri UFO araştırmalarına devam etseydi, bazı Hava Kuvvetleri görevlileri ve Savunma sivil personeli eninde sonunda Aquarius Projesi ardında yatan gerçekleri öğrenecekti. Buna izin verilemezdi. UFO araştırmalarının gizlilik içinde yürütülmesini sağlamak amacıyla, CIA/DCD ve MJ12’den araştırmacılar çeşitli askeri birimlere ve hükümet birimlerine yerleştirildi ve UFO/IAC olaylarını incelemekle görevlendirildi. Bu ajanlar ABD ve Kanada’nın çeşitli yerlerinde görev yapmaya devam etmektedir.

NOT: Uzaylılar nükleer silahlar ve nükleer araştırmalarla çok yakından ilgilenmekteydiler. Rapor edilen pek çok UFO gözlemi ve olayı nükleer silah üsleri yakınlarında gerçekleşmiştir. Uzaylıların nükleer silahlara olan bu yakın ilgisi gelecekte Dünya üzerinde meydana gelebilecek bir nükleer savaş tehdidine karşı önlem almak olarak yorumlanabilir. Hava Kuvvetleri nükleer silahların uzaylılar tarafından çalınması ya da yok edilmesi tehlikesine karşı önlemler almıştır. MJ12, uzaylıların güneş sistemimizi barışçı amaçlarla seyahat ettiklerine emindir. Yine de, uzaylıların geleceğe yönelik planlarının ulusal güvenliğe ve medeniyetin gelişimine karşı bir tehdit oluşturmadığı kesinlikle belirlenene kadar uzaylıların hareketlerini gözlemlemeye ve kaydetmeye devam etmeliyiz.



MAJESTIC 12 BELGESİ – 7

Sayfa 7/9

Eldeki bilgilerin düşman istihbaratlarınca ele geçirilmesinden korkan MJ12, uzaylıların tıbbi durumlarıyla ilgili teknolojik gerçeklerin -örneğin bir uzaylının canlı olarak ele geçirildiği ve üç yıl hayatta kaldığı gerçeğinin- halka açıklanmaması gerektiğini düşünüyordu. EBE tarafından verilen ve konunun hassasiyeti dolayısıyla halka açıklanmaması gerektiği düşünülen başka bilgiler de vardı. EBE, uzaylı atalarının 2000 yıl önce Dünya sakinlerinin bir medeniyet geliştirmelerine yardımcı olmak üzere Dünya’ya insan tohumu attıklarını bildirmişti. Her ne kadar bu homo-sapienin kimliği hakkında bilgi edinilememiş olsa da kesin olan bir şey vardı: Eğer bu bilgi halka duyurulursa dünya genelinde dinsel bir panik yaratabilirdi.



MAJESTIC 12 BELGESİ – 8

Sayfa 8/9

1976 tarihli MJ12 raporunda uzaylıların teknolojisinin ABD teknolojisinden binlerce yıl ileride olduğu belirtilmektedir. Bilim adamları, ABD’nin şimdiye dek uzaylılardan ne kadar geniş kapsamlı bilgiler elde etmiş olduğunu ancak teknolojimiz uzaylılarınkine eşit duruma gelince anlayacağımızı söylemektedirler. ABD teknolojisinin bu duruma ulaşması ise binlerce yıl alabilir.



MAJESTIC 12 BELGESİ – 9

Sayfa 9/9

AQUARIUS PROJESİ KAPSAMINDA YÜRÜTÜLEN PROJELER

1. BANDO PROJESİ: (Parola: Risk) 1949 yılında başlatıldı. Görevi, hayatta kalan uzaylı yaratık ve bulunan diğer uzaylı bedenleri hakkında tıbbi bilgi toplamak ve değerlendirmekti. Bu proje kapsamında EBE tıbbi incelemelerden geçirilmiş ve evrim teorisi hakkındaki sorulara kesin yanıtlar bulunmuştur. Projeye 1974 yılında son verilmiştir.

2. SIGMA PROJESİ: (Parola: Gece yarısı) 1954 yılında, Gleem Projesi’nin bir kolu olarak kuruldu. 1976’da ayrı bir proje olarak yürütülmeye başlandı. Görevi, uzaylılarla iletişim kurmaktı. Bu proje, 1959’da ABD’nin uzaylılarla ilkel düzeyde iletişim kurmaya başlamasıyla başarıya ulaşmıştır. 25 Nisan 1964’te bir Hava Kuvvetleri istihbarat yetkilisi New Mexico Çölü’nde daha önceden belirlenen bir yerde iki uzaylıyla görüşmüştür. Temas yaklaşık 3 saat sürmüş ve istihbarat yetkilisi bu iki uzaylıyla temel bilgi alışverişinde bulunmayı başarmıştır.

3. SNOWBIRD PROJESİ: (Parola: Balina yıldızı) 1972’de kurulmuştur. Görevi, ele geçirilen uzaylı araçlarını test uçuşuna çıkarmaktı. Bu proje hala Nevada’da yürütülmektedir.

4. POUNCE PROJESİ: (Parola: Dixie) 1968’de kuruldu. Görevi uzay teknolojisi hakkında elde edilen tüm bilgileri değerlendirmekti. Pounce Projesi de halen devam etmektedir.
 

 

ROSWELL OLAYI VE BELGELER

MAJESTIC 12 OPERASYON EKİBİNİN BAŞKAN ADAYI, DWIGHT D. EISENHOWER İÇİN HAZIRLADIĞI BRİFİNG DÖKÜMANI –18 KASIM 1952:

UYARI: Bu çok gizli ve sadece yetkili kişilerin görüşüne açık bir dökümandır ve Amerika Birleşik Devletlerinin ulusal güvenliğiyle ilgili özel olarak hazırlanmış bilgiler içermektedir. Belge yalnızca Majestic-12 tarafından izin verilen kişiler tarafından incelenebilir. Belgenin kopyalanması, çoğaltılması ya da içerdiği bilgilerle ilgili notlar alınması kesinlikle yasaklanmıştır.

BRİFİNG YETKİLİSİ: AMİRAL ROSCOE H. HILLENKOETTER (MJ-1)

NOT: Bu döküman yalnızca bir ön brifing olarak hazırlanmıştır ve takip edecek tam operasyon brifingi için bir başlangıç niteliği taşımaktadır.

24 Haziran 1947’de Washington Eyaleti’ndeki Cascada dağları üzerinde uçmakta olan sivil bir pilot, dokuz disk biçiminde uçan cismin belirli bir düzen içinde ve çok yüksek hızda seyahat etmekte olduğunu gözlemlemiştir. Bu, bu tip cisimlere dair bilinen ilk gözlem olmadığı halde, halk arasında ve medyada geniş yankı uyandıran ilk olaydır. Bu olayı, benzeri yüzlerce gözlem raporu izlemiştir. Bunlardan pek çoğu güvenilirlikleri yüksek askeri ve sivil kaynaklardan gelmektedir. Bu raporlar üzerine harekete geçen Ordu’nun çeşitli birimleri bu cisimlerin özellikleri ve amaçları konusunda ulusal güvenlik çıkarları doğrultusunda birbirinden bağımsız araştırmalar yapmıştır. Tanıklardan bazılarıyla röportajlar yapılmış; uçuş halinde olduğu bildirilen diskleri takip etmek için uçaklar gönderilmiş, fakat bu denemeler başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Halkın tepkileri bazen histeri sınırlarına varmıştır.

Bütün bu çabalara karşın, New Mexico’lu bir çiftçi bu cisimlerden birinin Roswell Ordu Hava Üssü’nün (şimdiki Walker Üssü) 75 mil kuzeybatısında düştüğünü bildirene kadar, cisimler hakkında çok az bilgi edinilebilmiştir.

7 Temmuz 1947’de bu cismin enkazının kaldırılarak bilimsel analizinin yapılması amacıyla gizli bir operasyon başlatılmıştır. Bu operasyon sırasında, havadan yapılan keşifte aracın patlamasından önce dört küçük, insan benzeri varlığın araçtan dışarı fırladığı fark edilmiştir. Bunlar enkaz alanının yaklaşık 2 mil doğusunda yere düşmüşlerdir. Üçü ölü, biri yaralı fakat sonradan oda ölmüştür. Cesetleri bulunmalarından önce geçen yaklaşık bir haftalık zaman zarfında dış faktörlerin etkisine maruz kaldığından feci şekilde bozulmuştur. Özel bir ekip bu bedenlerin incelemek üzere kaldırılmaları görevini üstlenmiştir. Aracın enkazı da kaldırılmış Ve birkaç farklı yere taşınmıştır. Bölgedeki sivil ve askeri tanıklar sorgulanmış ve habercilere etkileyici bir örtbas hikayesi anlatılarak bu cismin yanlış yola sapan bir hava gözlem balonu olduğu söylenmiştir.

Doğrudan Başkan’ın emirlerine göre harEket eden General Twining ve Dr. Bush tarafından organize edilen gizli araştırma sonucunda, 19 Eylül 1947’de, bu diskin kısa menzilli bir keşif aracı olduğu kararına varılmıştır. Bu karar aracın büyüklüğüne ve içinde herhangi bir erzak bulunmamasına dayanılarak verilmiştir. Dr. Bronk da aracın ölü dört mürettebatı üzerinde benzer bir analiz yapmıştır. Bu grubun konuyla ilgili olarak 30 Kasım 1947’de aldığı öneri niteliğindeki karara göre, bu yaratıklar her ne kadar görüntüsel olarak insana benzeseler de, biyolojik ve evrimsel gelişimleri homosapien’lerden oldukça farklıdır. Dr. Bronk’u ekibi bu yaratıkların daha belirleyici bir tanım bulunana kadar “Dünya Dışı Biyolojik Varlıklar” –EBE’ler olarak adlandırılmalarını önermiştir.

Bu araçların dünya üzerindeki herhangi bir ülkeden gelmedikleri kesinleştiği için, kökenlerinin neresi olduğu ve buraya nasıl geldikleri konusunda pek çok tahmin yürütülmüştür. Olasılıklardan biri Mars’tır, fakat bazı bilimadamları, özellikle Dr. Menzel, bu varlıkların başka bir güneş sisteminden geldiklerini savunmaktadırlar.

Enkazda bir tür yazı formu olduğu sanılan birtakım örnekler bulunmuştur. Bunların şifelerinin çözülmesi yolundaki çabalar geniş ölçüde başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Aracın itici gücünün nasıl çalıştığını, sahip olduğu güç kaynağının özelliklerini ve iletim şeklini belirleme çabaları da aynı şekilde başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Bu konudaki araştırmalar; aracın tanımlanabilir kanatlara, pervanelere, jetlere ya da alışılmış başka tür bir itici güç sistemine sahip olmaması, ayrıca metalik elektrik tertibatı, vakum tüpleri veya benzeri herhangi bir elektronik parçasının bulunmaması yüzünden karmaşıklaşmıştır. Aracın itici güç sisteminin kazaya yol açan patlamada tamamen tahrip olduğu düşünülmektedir.

Enkazda ele geçen bazı parçalar:

 



Sözkonusu araçlar, performans özellikleri ve amaçları konusunda olabilecek en fazla bilgiyi edinme ihtiyacı, Aralık 1947’de ABD Hava Kuvvetleri SIGN Projesi olarak bilinen girişimin başlatılmasına yol açmıştır. Gizliliği korumak amacıyla, SIGN ve Majestic-12 arasındaki bağlantı Hava Malzeme Kuvvetleri İstihbarat Bölümü’nden iki kişi ile sınırlandırılmıştır; bu kişiler birtakım bilgileri kanallar aracılığıyla iletmekle görevlendirilmişlerdir. SIGN, Aralık 1948’de GRUDGE Projesi’nin kapsamına alınmıştır. Operasyon, şu anda BLUE BOOK kod adı altında, projenin başı olan Hava Kuvvetleri yetkilisi ile bağlantı içinde sürdürülmektedir.

6 Aralık 1950 günü, muhtemelen benzeri kökenli ikinci bir cisim, atmosfer içinde uzun bir yolculuk yaptıktan sonra, Teksas-Meksika sınırındaki El Indio-Guerrero bölgesinde büyük bir hızla yere çakılmıştır. Araştırma ekibi olay yerine vardığında cismin kalıntılarının neredeyse tamamen yanmış olduğunu görmüşlerdir. Kurtarılabilen parçalar incelenmek üzere Sandia, New Mexico’daki A.E.C. binasına gönderilmiştir.

Bu olayların ulusal güvenlik açısından taşıdıkları anlam önemini korumaktadır, çünkü bu ziyaretçilerin motivasyonları ve niyetleri hiçbir şekilde bilinmemektedir. Bunlara ek olarak, bu araçların gözlemlerinde bu yılın Mayıs ayında başlayan ve sonbaharda da devam eden bir patlama yaşanmış, bu da çok yakında yeni gelişmelerin olabileceği yönünde derin kaygılar doğurmuştur. Bu nedenle, uluslararası ve teknolojik kaygılardan ve halk arasında oluşabilecek bir paniği engelleme ihtiyacından dolayı, Majestic-12 ekibi, bu konudaki katı güvenlik tedbirlerinin yeni yönetim tarafından da uygulanması gerektiğini düşünmektedir. Ayrıca MJ-1949-04P/78 kodlu gizli plan, kamuoyuna bir açıklama yapma gereğinin başgöstermesi ihtimaline karşı sürekli olarak hazır tutulmalıdır.

SAVUNMA SEKRETERİNE GÖNDERİLEN MEMORANDUM

Sayın Savunma Sekreteri Forrestal,

Bu konu hakkında yakın zamanda yaptığımız konuşmaya istinaden, bu mektupla size gereken tüm hızla ve dikkatle girişiminizi sürdürme yetkisi tanınmaktadır. Bundan böyle sözkonusu olaydan yalnızca Majestic-12 operasyonu olarak bahsedilecektir.

Konunun son düzenlemesine ilişkin ileride ortaya çıkabilecek hususların, yalnızca, sizinle konuyla ilgili görüşmelerini sürdürecek olan Başkanlık Ofisi, Dr. Bush ve Merkezi İstihbarat Direktörü arasında kalması gerektiğini hissediyorum.

İmza
Dwight D. Eisenhower
Başkan

8 TEMMUZ 1947 TARİHLİ FBI TELETAYP MESAJI

FBI DALLAS 7-8-47 18:17

CINCINNATI ACELE

UÇAN DAİRE, MERKEZİ BÜROYU İLGİLENDİREN BİLGİ

8. Hava Kuvvetleri büromuzu arayarak, bugün Roswell, New Mexico yakınlarında uçan daire olduğu sanılan bir cisim ele geçirdiklerini bildirmiştir. Disk, altıgen biçimindedir ve yaklaşık 6 metre çapında bir balondan kablo ile sallandırılmış halde bulunmuştur. Bulunan cismin radar yansıtıcılı bir hava balonuna benzediği bildirilmiştir, fakat 8. Hava Kuvvetleri’yle Wright Üssü arasında yapılan telefon görüşmesi bunu doğrulamamaktadır. Disk incelenmek üzere özel bir uçakla Wright Üssü’ne gönderilmiştir. Ofisinize bilgi verilmesinin nedeni olayın ulusal çıkarlarla ilgili olmasıdır.
 

 

GİZLİ BELGELER J. ALLEN HYNEK

“Güvenilir resmi raporlardan anlaşıldığına göre, uçan daireler müthiş bir süratle dünya atmosferine girmektedirler. Bu araçlar akıllı varlıklar tarafından yönetilmektedirler”
Amiral Delmer Fehrnex
Amerikan Donanması

J. ALLEN HYNEK

Ünlü Astronom ve Blue Book Projesi’nin resmi danışmanı J. Allen Hynek, 1960’ların ortalarından ölümüne kadar geçen 20 yıl boyunca UFO araştırmalarının en ünlü ve etkili ismi olmuştur.

Hynek, başlangıçtan beri konunun içinde yer almıştır. 1948’de Hava Kuvvetleri’nin resmi UFO araştırma projesi Grudge’ın temsilcileri, o dönemde Ohio Devlet Üniversitesi’ne bağlı Mc Millan Gözlemevi Başkanı olan Hynek’ten, kendilerine bildirilen raporları incelemesini ve astronomik olayların yanlış yorumlanmasından kaynaklanan durumlara karşı kendilerini uyarmalarını istemiştir. Hynek, 1969’da Hava Kuvvetleri ile işbirliği içinde bulunduğu dönemde, UFO olaylarının önemiyle ilgili görüşler bildirmiştir.

Fakat, Hynek’i çok ünlü ve tartışılır yapan onun UFO olaylarına olan ilgisidir. Entelektüel merakı, onun, Hava Kuvvetleri’nin UFO raporlarıyla ilgilenmesi için yaptığı daveti kabul etmesini sağlamıştır. Önceleri konu hakkında çok şüpheci olan ve uzun bir süre de öyle kalan Hynek, daha sonra incelediği ve gördüğü önemli kanıtlardan sonra tüm bu olayların geleneksel açıklamalarla aydınlatılamayacağını fark etmiştir. Bu görüşünü yansıtan ilk temkinli açıklamasını 1953’te bir bilim dergisine yazdığı makaleyle yapan Hynek, makalesinde şunları söylemektedir:

“Alay konusu etmek bilimsel bir metot değildir ve halka böyle olduğu düşündürülmemelidir. Raporların düzenli akışı ve çoğu kez güvenilir gözlemciler tarafından bildirilmesi, akıllarda bilimin sorumluluk ve yükümlülükleri hakkında soru işaretleri oluşturmaktadır. Bilimin konuyla ilgilenmesine değecek herhangi bir kanıt var mı? Yoksa bile, bilim hala halka –alaycı değil ciddi bir şekilde- açıklama yaparak bilime ve bilim adamına karşı güvenlerini korumalarını söylemekle yükümlü değil mi?”

Hynek daha sonraları birçok tv ve gazete röportajında UFO gözlemlerinin birçoğunun gerçek ve dünyadışı meşeili olduğunu açıkça itiraf etmiştir..


GİZLİ BELGELER CIA DOSYASI


ABD’nin Merkezi İstihbarat Servisi CIA, İngiliz Gizli İstihbarat Servisi ile eşdeğerdir ve İngiltere’nin de yardımıyla, Stratejik Hizmetler Ofisi ve Merkezi İstihbarat Grubunun 1947 yılında birleştirilmesiyle kurulmuştur. CIA’in yaklaşık 16 bin resmi çalışanı vardır, fakat bu rakam yabancı ajanları ya da ABD hükümetinin diğer birimlerinde çalışanları kapsamamaktadır. CIA’in yıllık tahmini bütçesi 1 milyar dolardır.

CIA, her birinde farklı ofis ve servislerin bulunduğu 4 ayrı müdürlüğe ayrılmaktadır. Bu müdürlüklerin üstünde, çeşitli istihbarat alma metotlarını, taleplerin önemine göre koordine eden Ulusal Güvenlik Servisi (NSA) bulunmaktadır. Ulusal Güvenlik Servisi eski görevlisi Todd Zechel’e göre, CIA’e bağlı bu 4 müdürlüğün hepsi de, 1948’den bu yana UFO bilgilerini toplamakta, analiz etmekte ve saklamaktadır. Zechel, Ulusal Fotoğraf Bilgileri, Bilim ve Teknoloji Ofisi’nin 1953 yılından beri dünya genelindeki UFO olaylarını incelediğini söylemektedir; bu incelemeler hem fotoğrafla belgelenmemiş olayları hem de fiziki kanıtları ve fotoğraflı olayların yeniden analizini kapsamaktadır.

Zechel, CIA’in yerel UFO raporlarını, Pentagon İstihbarat Ofisi, NSA ve Savunma İstihbarat Servisi gibi haber alma örgütlerinin istihbarat ağları yardımıyla Hava Kuvvetlerinden alarak biriktirdiğini savunmaktadır. Zechel, CIA’in aynı zamanda ABD genelindeki Yerel Operasyon Birimleri vasıtasıyla da yerel raporları topladığını söylemektedir.

Zechel ayrıca, CIA’in Operasyonlar Müdürlüğü ajanlarının UFO görgü tanıklarını sorguya çektiğini; Yerel Operasyon Birimlerindeki ajanların da tanıklara gözdağı verme, tehdit etme ve hatta susturma gibi eylemlerde bulunduğunu belirtmektedir

CIA’NIN AÇIKLANAN DOSYALARI

Pilot Kenneth Arnold’un 24 Haziran 1947’deki ünlü UFO gözleminden kısa bir süre sonra, General Walter Bedell Simith’e, Stratejik Hizmetler Ofisi (OSS)nin New York’taki Brooks Club’da görüşerek, uçan disklerle ilgili gerçeği duyurmak için mali destek verilen bir çaba içine girdiği söylendi. İlk başta bundan yakaladıkları bir Alman bilimadamının yardımını alan Rusların sorumlu olduğuna inanılıyordu, fakat raporların bazı özellikleri bu teoriyi çürüttü. OSS, bu tür gözlemlerin paniğe neden olacağından endişe etmekteydi.

CIA’nın, 3 Mart 1949 tarihli ve ‘UFO-Sign Projesi hakkında Notlar ve Yorumlar” başlıklı memorandurumunda şöyle denilmektedir:

“GE’den Dr. Langmuir, MIT’ten Dr. Valley, Ohio Üniversitesi’nden Dr. Hynek ve Tıbbi Hava Laboratuarları bir çok olasılık üzerine çalışmalar yaptılar.

Buna göre, cisimler ya dünya dışı kaynaklıydı ya da yabancı ülkelerin ileri düzeyde teknolojide hava araçları vardı; fakat bunların oldukça uzak ihtimaller olduğuna karar verilmişti. Bu araçların gezegenler arası uzay gemileri olduğu yüksek ihtimaldir ve tüm gözlemlerin araştırılması gerekmektedir.”

29 Haziran 1952 tarihli başka bir momerandrum;

“Geçtiğimiz haftalarda, tanımlanamayan hava cisimlerine dair bir dizi radar ve gözlem raporu bildirildi. Bu ofis, 3 yıldır bu tür gözlem raporlarını sürekli olarak incelemesine rağmen, bu çalışmaya Merkezi İstihbarat Ofisi de katılacak ve konu hakkındaki rapor 15 Ağustosa kadar hazırlanacaktır.”

Birkaç gün sonra OSI Silah ve Mühimmat Bölümü Şefi Edward Tauss, OSI Başkan Yardımcısına resmi olmayan bir memorandum gönderdi:

Bir dizi rapor “açıklanamayan” olarak kaldığı sürece, İstihbarat konuyu örtbas etmeye devam etmelidir. Önerilen, CIA’in incelemelerini Hava Teknolojisi İstihbarat Merkezi yetkilileriyle işbirliği halinde sürdürmesidir. Fakat, CIA’in konuya olan ilgisi ya da endişelerinin hiçbir şekilde basına ya da halka yansımaması şiddetle talep edilmektedir. Bu tip bir ilgi, ABD Devleti’nin elindeki “yayınlanmamış gerçeklerin” varlığını ve güvenilirliğini onaylama olarak görülecektir.

CIA özel çalışma grubu Ağustos 1952’de kuruldu; brifingle ilgili belgeler o tarihte gizli olarak sınıflandırılmaktaydı. Bu brifinglerin ilki 14 Ağustos’ta yapıldı:

Geçtiğimiz birkaç hafta boyunca uçan dairelerle ilgili raporların artması hem halkın da hem de yetkililerin konuya olan ilgisini oldukça artırmıştır. Bilgi edinmek isteyenler Hava Kuvvetlerini talep yağmuruna tutmuştur; hatta bunların içinde Beyaz Saray’dan gelen resmi bir sorgu kağıdı da bulunmaktadır…

Bu noktada, Bilimsel İstihbarat Ofisi, Hava Kuvvetleri’nin çalışmaları –metodolojisi, raporları, vardığı sonuçlar- hakkında bir değerlendirme yapmanın zamanının geldiğini hissetmiştir. Gizli servis içinde konuya gösterilen büyük ilgi gözönüne alınarak, araştırmalar hakkında rapor hazırlanması için bu brifing düzenlenmiştir. Dikkate alınması gereken nokta, gizli servisin uçan dairelere olan ilgisinin halk tarafından öğrenilmesi, sorunun halkın gözünde daha da ciddi hale gelmesine neden olabilir, dolayısıyla bunu engellememiz gerekmektedir.”

Raporda “Kendi istihbarat bilgilerimizi, 1946 yılında İsveç’te yapılan gözlemlere kadar giderek gözden geçirdik” denilmekte ve Hava Kuvvetleri’ne bildirilen çeşitli UFO tipleri şöyle listelenmektedir:

“Gözlemleri, görsel, radar ve görsel ve radar karışımı olarak gruplayan ATIC, UFO tiplerini iki ana gruba ayırır: 1. Küresel ya da elips şeklindeki cisimler. Bunlar genelde parlak metalik renktedir, bazıları küçük (60-90 cm) olmasına rağmen, çoğu yaklaşık 30 m. çapındadır ; nadiren 300m. genişliğinde cisimler de gözlemlenmektedir. Bu grupta değişik türler bulunur; torpil, üçgen, kalem ve hatta şilte şeklindekiler gibi. Bunların hepsi gün ışığında alınmış raporlardır. İkinci grup ise gece gözlemlerinden oluşmakta ve ışıklar ile çeşitli parlaklıkları kapsamaktadır: Yeşil, ateş kırmızısı ya da beyaz-mavi ateş topları, dönen ışık noktaları gibi.

Bu cisimler hem yalnız olarak, hem de asimetrik gruplar halinde veya çeşitli oluşumlar içinde gözlemlenmiştir. Raporlanan özelliklere göre, cisimlerin üç genel hız seviyesi bulunmaktadır; havada asılı durma; geleneksel uçak hızında gitme; ve saatte 18,000 mile ulaşan muazzam bir hızda ilerleme. Şiddetli manevralardan raporların sadece yüzde 10’unda söz edilmiştir. 20 g.’ye kadar yükselen ivme hızlarından bahsedilmektedir.”

CIA ve HABER ALMA ÖZGÜRLÜĞÜ YASASI

Todd Zechel ve Arizona merkezli UFO araştırma grubu Yeryüzü Uçan Daire İzleme(GSW)’den William Spaulding, beraber verdikleri yasal mücadele sonrası, CIA’in, elinde bulunan yaklaşık 1000 sayfalık UFO bağlantılı dokümanı 1978 yılında Haber Alma Özgürlüğü Yasası (FOIA) dahilinde yayınlamasını sağlamışlardır. GSW’nin yanında yer alan New York’lu 2 avukat, Henry Rothblatt ve Peter Gersten, 1977 yılında Haber Alma Özgürlüğü Yasasından’ndan yararlanarak CIA’i dava etmiş ve gizli servis elindeki UFO dosyalarını açıklamaya zorlamıştır.

Virginia, Langley’deki CIA karargahında 10 binden fazla UFO dokümanının bulunduğuna inanılırken, gizli servis elinde sadece 57 resim bulunduğunu açıklamıştır. Peter Gersten 1980’de, yayımlanan belgelerdeki referanslara dayanarak CIA’in, 200 ya da daha fazla belgeyi açıklamadığını söylemiştir

CIA ve NICAP

1950 ve 60’larda, devletin gizliliğine karşı en çok tepki veren sivil UFO araştırma grubu olan Gök Olayları Ulusal Araştırma Komitesi (NICAP), eski donanma fizikçisi Thomas Townsend Brown tarafından 1956’da kuruldu. Komiyete uzun yıllar boyu ABD Deniz Komutanlığı’ndan Binbaşı Donald Keyhoe başkanlık etti. 2. Dünya Savaşı sırasında Pasifik Haber Alma Komutanı olarak görev yapan CIA eski Başkanı Amiral Roscoe Hillenkoetter de bir dönem NICAP Yönetim Kurulu’nda yer almıştı. Hillenkoetter, yönetim kurulundayken, bir çok kez olağandışı açıklamalarda bulunarak UFO olgusunun gerçekliğinden ve ciddiyetinden bahsetmiştir. UFO’ların zeki varlıklar kontrolünde hareket eden tanınmayan cisimler olduğuna ikna olan Hillenkoetter şunları söylemektedir:

“Hava Kuvvetleri UFO gözlemlerini hala sansürlemektedir. Kıdemli pilotlar ve teknik açıdan eğitimli diğer gözlemciler tarafından bildirilen yüzlerce gerçek rapor ya alaya alınmakta ya da yanlışlık, hayal ya da aldatmaca olarak açıklanmakta… Oysa UFO’ların nereden geldiğini ve amaçlarının ne olduğunu bilmek zorundayız. Halkın gerçekleri bilmeye hakkı var.”

1962’de, Hillenkoetter aniden NICAP’tan istifa etti. İstifa mektubunda,

Bana göre, NICAP’ın araştırmaları mümkün olduğunca ileri götürülmüştür. UFO’ların Amerikan ya da Sovyet yapımı olmadığını biliyorum. Şimdilik yapabileceğimiz tek şey bekleyip UFO’ların kendilerini belli etmelerini beklemektir”. NICAP Yönetim Kurulundaki eski CIA yetkililerinden bir diğeri de, Hava Kuvvetleri Sekreteri Özel Asistanı ve NATO Havacılık Danışmanı olarak görev yapmış olan, CIA’in Psikolojik Savaş Bölümü kurucusu ve başkanı Albay Joseph J. Bryan III’tü. Albay Bryan, Keyhole’a yazdığı bir mektupta, UFO olgusuyla ilgili olumlu görüşler bildirmiştir:

“Yüzlerce ordu ve havayolları pilotunun, havaalanı personelinin, astronomun, füze takipçisinin ve diğer yetkili gözlemcilerin UFO gördüklerini rapor ettiklerinin farkındayım. Ayrıca, bu UFO’ların çoğunun bir oluşum içinde manevralar yaptıklarının ve bu sırada radarlar tarafından belirlendiklerinin de farkındayım. Benim düşünceme göre;

Yetkili gözlemciler tarafından rapor edilen UFOlar, zeki varlıkların kontrolü altındalar. Bu cisimlerin hızları, manevraları ve diğer teknik kanıtlar, onların dünya yapımı tüm uçak ve uzay araçlarından çok daha ileri bir teknoloji ürünü olduğunu göstermektedir. UFOlar Dünyamızı sistematik bir biçimde gözlemleyen gezegenlerarası araçlardır; bu araçlar ya içlerinde onları yöneten varlıklar taşımakta ya uzaktan kumanda edilmekte, ya da hem uzaktan kumandayla hem de içindeki varlıklar vasıtasıyla yönetilmektedir.

KAYBOLAN KANITLAR

UFO gözlemleriyle ilgili pek çok film, fotoğraf ve eşya ortadan kaybolmuştur fakat bundan CIA’in sorumlu olduğunu kanıtlamak zordur. Bununla yanında, federal ve askeri istihbarat servisleri tarafından halktan “ödünç alınan” veya toplanan bazı materyaller hiçbir zaman geri gönderilmemiştir.

Todd Zechel, 1950’lerde Hava Kuvvetleri Blue Book Projesi dosyaları içinden kaybolan fotografik kanıtların CIA’in Bilimsel Haber Alma Ofisi’nde saklandığını söylemekte ve örnek olarak da New Mexico’da çekilen bir dizi video filmi göstermektedir.

ESKİ CIA YETKİLİSİ ÖRTBASIN NEDENLERİNİ AÇIKLIYOR

1979 yılında, CIA İdari Yöneticisi eski Asistanı Victor Marchetti, gizli serviste görev yaptığı yıllarda UFO konusunun “çok hassas aktiviteler” alanında girdiğini ve gizli servis içinde bile tartışılmadığını belirtmiştir. Marchetti, Hava Kuvvetleri Yabancı Teknolojiler Departmanı’ndaki yüksek rütbeli görevlilerden bir takım söylentiler işittiğini, fakat UFO’ların gerçekliğiyle ilgili şüphelerini tamamen yok edecek bir kanıt görmediğini söylemiştir. Marchetti, yine de, CIA’in, UFO olaylarını yalanlama yönündeki girişimlerinin klasik bir örtbasın tüm belirtilerini gösterdiğini itiraf etmektedir.

Marchetti, CIA’in UFOlar hakkında yayımladığı belgelerin bize, hükümetin düşündüğünden çok daha fazla şey anlattığına inanmaktadır. CIA, 1947’lerin başından itibaren dünyada meydana gelen UFO olaylarını yakından takip etmektedir. Her ne kadar Haber Alma Özgürlüğü Yasası dahilinde yayımlanan belgelerin pek çoğu, genellikle Yabancı Basın Yayın Bilgi Servisi, Yabancı Belgeler Bölümü ve Yerel İritibat Servisi gibi zararsız, gizli olmayan birimler tarafından ele alınan bu soruna rutin bir ilgi niteliğindeyse de, bu belgeler Bilim ve Teknoloji Müdürlüğü’nün UFOlar hakkında bilgi toplamaya gereksinim duyduğunu göstermektedir. Marchetti şunları söylemektedir: “Dünya dışı varlıklar gerçekten de bizimle temasa geçiyor, hatta belki dünyamızı ziyaret ediyorlar. Fakat dünyadaki diğer ulusal güçlerle de anlaşan ABD Hükümeti, bu bilgiyi kamuoyundan saklamaya kararlı. Bu uluslararası entrikaların amacı, dünya ulusları arasındaki istikrarı korumak ve karşılığında da, halklar üzerinde kurumsal bir denetim sağlamaktır.”

GİZLİ BELGELER CONDON RAPORU

“Güvenilir resmi raporlardan anlaşıldığına göre, uçan daireler müthiş bir süratle dünya atmosferine girmektedirler. Bu araçlar akıllı varlıklar tarafından yönetilmektedirler”
Amiral Delmer Fehrnex
Amerikan Donanması

CONDON RAPORU

Hava Olayları Ulusal Araştırma Komitesi’nden Albay Donald Keyhoe ve diğerleri, Hava Kuvvetlerinin UFO’larla ilgili gerçekleri örtbas ettiğini ve halktan gizlediğini duyurmaya başlayınca, UFO tartışmalarını takip eden insanlar için sadece iki olasılık kaldı: Blue Book araştırmacıları ya fazla zeki değillerdi ve tembellerdi, ya da hükümetin gizlediği bir şeyler vardı.

Gerçek uzakta değildi. Blue Book, “X-Dosyaları”vari doğasına rağmen aslında halkla ilişkiler masasından farklı bir şey değildi. Proje çoğu kez bir yetkili, bir kaç çavuş ve bazı sekreterler tarafından idare edilmekteydi. Dayton, Ohio’daki Wright-Peterson Hava Üssü’nde bulunan Blue Book karargahına uzak yerlerden bildirilen raporları incelemeleri için bazen yerel hava üslerinden araştırmacılar aranırdı, fakat proje birimi tarafından görevlendirilmiş büyük bir ajan ordusu bulunmamaktaydı. Bu tür ayrıntılı bir operasyon yapmak için ne resmi bir girişim yapılmış ne de bütçe ayrılmıştı. Eğer Blue Book’un görevi sona erdiyse, bu, gerçeği saklamak için gizli bir gündem oluşturulmasından değil, zaman, kaynak, inisiyatif ve uzmanlık eksikliğinden kaynaklanıyordu.

1952-1957 yılları arasındaki telaşlı dönem, 1958’den 1964’e kadar yerini UFO olaylarının seyrek olarak bildirildiği sakin bir döneme bıraktı. Bu durum uzun sürmeyecekti. 1965-67 arasındaki 2 yıllık süre boyunca oldukça fazla sayıda UFO gözlemi rapor edilmeye başladı. Seçmenlerine karşı her zaman sorumlu görünmeye çalışan politikacılar, Blue Book’un olaylar karşısında yetersiz kaldığını söyleyerek UFO raporlarının daha detaylı olarak araştırılmasını istiyorlardı. Bu konuda en fazla baskı, 1966’da büyük bir UFO dalgası yaşayan Michigan’da doğan ve sonradan ABD Başkanlığı’na seçilen Temsilciler Meclisi üyesi Gerald Ford’dan gelmekteydi. Meclis, UFOlar hakkında çalışma yapacak bir üniversiteye verilmek üzere $525.000 dolar gibi önemli bir fon ayırdı. Harvard, MIT, Kuzey Carolina Üniversitesi ve CaliforniA Üniversitesi gibi birçok büyük kurumla temasa geçildi, fakat hiçbiri bu projeyi uygulamayı kabul etmedi. Sonunda Colorado Üniversitesi görevi kabul etti ve Fizikçi Dr. Edward U. Condon liderliğinde UFO konulu yeni bir çalışma başlatıldı.

Üniversite tarafından hazırlanan ve CONDON RAPORU olarak da anılan rapor 1968 yılında tamamlandı. Raporda birtakım açıklanamayan olaylardan bahsedilmesine rağmen, varılan sonuç 1949’daki Grudge Projesi’nden pek de farklı değildir. Yani tüm olaylar yine örtbas ediliyordu…

1. UFO raporlarının değerlendirilmesi sonucunda bunların ABD’ye yönelik bir tehdit oluşturmadığı görüldü.

2. UFO raporları aşağıdakilerin bir sonucudur:

• Hafif bir toplu histeri hali ya da “savaş siniri”
• Halkı aldatmak için kişilerce uydurulmuş raporlar.
• Psikopatolojik sorunları olan insanlar
• Geleneksel cisimlerin yanlış tanımlanması

Condon Raporu’nın açıklanmasının ardından Blue Book Projesi sona erdirildi. Hava Kuvvetleri’nin bu en uzun süren UFO projesinin sona erdiği Mart 1969’da bildirildi ve aynı yılın Aralık ayında Hava Kuvvetleri Sekreteri Robert C. Seamans Jr. tarafından yapılan açıklamayla resmiyet kazandı: “Blue Book Projesi’nin sürdürülmesi ne ulusal güvenlik açısından ne de bilimsel açıdan gerekli değildir”.

Blue Book Projesi devam ettiği süre içinde proje birimine toplam 12.618 UFO raporu bildirilmiştir. Bunların yüzde 18’i (701 olay) kayıtlara ‘tanımlanamaz’ olarak geçmiştir. Bu olayların yarıya yakını, yalnızca, ABD tarihindeki en şiddetli UFO dalgasını yaşandığı 1952 yılında bildirilen raporlardan oluşmaktadır.

ÖRTBAS POLİTİKASI DEVAM EDİYOR…

Blue Book sona erdikten sonra Hava Kuvvetleri kendini UFO konusundan sıyırmaya çabaladı. Yakın geçmişte yayımlanan Hava Kuvvetleri UFO raporunda “Blue Book Projesi sona erdirildiğinden beri, Hava Kuvvetlerinin UFO araştırmalarına yeniden başlamasını gerektirecek her hangi bir olay olmamıştır” denilmektedir. Fakat Pentagon, konuyla ilgili şüpheler taşıyan halk tarafından sıkça sorgulanmakta ve periyodik olarak UFO tarışmalarının içine çekilmektedir. Blue Book Projesi’nin sona erdirilmesinin üzerinden 30 yıldan fazla bir zaman geçmesine rağmen, projenin ortaya attığı sorulara hala tatmin edici cevaplar getirilememiştir.


PROJELER

1947 yazında Amerika’dan rapor edilen UFO gözlemlerinde yaşanan patlama sonrasında, ABD Hava Kuvvetleri Başkomutanı, Tuğgeneral Nathan F. Twinning’den Amerika semalarında dolaşan esrarengiz cisimlerle ilgili bir çalışma yapmasını istemiştir. 23 Eylül 1947’de Twinning, konu hakkında bir ön rapor hazırlamış ve Hava Kuvvetlerinin UFO’lar üzerine devamlı bir çalışma yapılmasını sağlayacak bir proje birimi oluşturmasını önermiştir. Twining ayrıca, ele geçirilen Alman dosyalarında bahsedilen test uçağının Amerikan hava sahasını istila eden cisimlerin kaynağıyla ilgili herhangi bir ipucu vermediğini de sözlerine eklemiştir. Twining’in raporunda ayrıca, UFO’ların rapor edilen performanslarının bilinen hava araçlarının çok çok üstünde olduğunu ve cismin Amerikan ya da Sovyet yapımı olamayacağını bildirmiştir

Bluebook Projesi

11 Eylül 1951’de, Yüzbaşı Edward J. Ruppelt, Grudge Projesi’nin başına getirildi. Bir ay sonra, Proje Grudge II adıyla yeni bir girişim başlatıldı ve projenin raporlama prosedürü, biçimi gibi yönleri yeniden organize edildi. Bir danışmanlık firması olan Batelle Hafıza Enstitüsü’nden, o güne kadar toplanan UFO raporlarını üzerinde istatistik bir çalışma yapması istendi. Mart 1952’de Grudge II, BLUE BOOK PROJESİ adıyla halka açıldı ve bunu takip eden 17 sene boyunca Hava Kuvvetleri’nin resmi UFO araştırma programı olarak kaldı.

Blue Book’un görevi Sign ve Grudge’dan tamamen farklıydı. Blue Book’un oynayacağı rol, 1952’de CIA tarafından düzenlenen bir panelde kararlaştırıldı. Robertson Paneli olarak da bilinen bu “UFO Konulu Bilimsel Danışma Paneli”nde UFO’ların dünya dışından gelip gelmediği ya da ulusal güvenliği tehdit edici bir yanlarının olup olmadığıyla ilgili kesin bir kanıt sunulamamasına rağmen, katılımcılar UFO raporlarının ulusal güvenlik açısından potansiyel tehlike arzettiğine karar verdiler.

Eğer Amerikan vatandaşları gökyüzünün güvenliği konusunda endişe taşıyorlarsa ve tanımlanamayan bir gök aracı istediğinde ABD hava sahasına dalıp ardından durdurulamadan ya da tanımlanamadan yoluna devam ediyorsa, bu, Amerika’nın dünya üzerindeki düşmanlarının kendi çıkarlarına kullanabilecekleri bir korku ortamı yaratabilirdi. Ayrıca, ABD’ye bir hava saldırsı yapılması durumunda, UFO raporları bildirimi nedeniyle sık sık tıkanan iletişim hatları, ulusal savunma için büyük önem taşıyacaktı. Bu kaygılardan dolayı, Robertson Paneli’nde halkın iyiliği için UFO olaylarının yalanlanmasına karar verildi. Bu Blue Book Projesi’nin oynamak zorunda olduğu bir roldü.

Yüzbaşı Ruppelt gibi bazı Blue Book liderleri, UFO problemine gerçekten de ilgi duyuyor ve kendilerine gönderilen olayları çözmek için büyük çaba harcıyorlardı. Yine de gözlemlere çoğu kez basit ve basma kalıp açıklamalar getirilmekteydi. Bu açıklamalar, dikkatlice yapılan araştırmalarla çürütüldüğünde ise, halkın Blue Book araştırmacılarının dürüstlüğüne ve zekasına olan inancı büyük ölçüde zarar görüyordu.

Hava Olayları Ulusal Araştırma Komitesi’nden Donald Keyhoe ve diğerleri, Hava Kuvvetlerinin UFO’larla ilgili gerçekleri örtbas ettiğini ve halktan gizlediğini duyurmaya başlayınca, UFO tartışmalarını takip eden insanlar için sadece iki olasılık kaldı: Blue Book araştırmacıları fazla zeki değillerdi ve tembellerdi, ya da hükümetin gizlediği bir şeyler vardı.

Blue Book Projesi devam ettiği süre içinde proje birimine toplam 12.618 UFO raporu bildirilmiştir. Bunların yüzde 18’i (701 olay) kayıtlara ‘tanımlanamaz’ olarak geçmiştir. Bu olayların yarıya yakını, yalnızca, ABD tarihindeki en şiddetli UFO dalgasını yaşandığı 1952 yılında bildirilen raporlardan oluşmaktadır.



Grudge Projesi

11 Şubat 1949’da, Sign Projesi GRUDGE adı altında yeniden hayata geçirilmiştir. Sign Projesinin gizli olarak sınıflandırılan en son raporu bir uyuşmama mutabakatıydı. Bazı Hava Kuvvetleri araştırmacıları, UFO’lardan bazılarının dünya dışından gelen uzay araçları olduğunu açıkça söylerken, diğer Sign yetkilileri, ortada bu tür bir sonuca varılmasına yol açacak bir kanıt olmadığına işaret etmekteydiler.

Grudge ekibi Sign’a göre farklı bir yol izlemekteydi. Kendilerine bildirilen tüm UFO raporlarını açıklamaya çalışmaktaydılar. Bu ayrıntılı bakış açısı daha sonra yürütülecek program olan Blue Book Projesi’ne problemli bir örnek oluşturmaktaydı.

Saturday Evening Post muhabiri Sidney Shalet, 30 Nisan 1949’da Hava Kuvvetleri’nin ‘uçan daireler’le ilgili çalışması hakkında bir makale yazmıştır. “Grudge” gizli bir kod adı olduğu için, Shalett makalesinde Hava Kuvvetleri’nin çalışmasından ‘Uçan Daire Projesi’ olarak söz etmiştir. Shalet’in makalesi halk arasında kullanılan “UFO” teriminin ilk kez yayımlandığı yer olmuştur.

Proje Grudge, yalnızca 8 ay sonra kapatıldı. Grudge ekibi verdikleri son raporda, yüzde 23’ü “tanımlanamamış” olarak kayda geçen 273 UFO gözlemi listelenmişti. Hava Kuvvetleri’nin UFO’lara olan ilgisi 1950 yılında azaldı. Fakat bu uzun sürmeyecekti



Sign Projesi

30 Aralık 1947’de, Hava Kuvvetleri Araştırma ve Geliştirme Bölümü Başkanı General L.C. Craigie, bir UFO çalışma grubu kurulmasını onaylamıştır. Kurulan bu yeni birime “SIGN PROJESİ” kod adı verilmesini istemiştir.

Sign Projesi çerçevesinde 147 rapor kaydedilmiştir fakat bunların yalnızca 20 tanesi açıklanabilmiştir. Gelen raporlardan oldukça etkilenen Sign Projesi yetkilileri, 1948 yılında, “Durum Tahmin Raporu” adı verilen gizli bir belge yayımlamıştır. Belge radikal yorumlar içermektedir: “Bazı UFO’lar gerçek birer araçtır ve kaynakları bu gezegen değildir”.

Hava Kuvvetleri Personel Şefi Hoyt S. Vanderberg, bu durum tahmin raporunu, “Elde edilen kanıtlar böyle şaşırtıcı bir sonucu destekleyecek nitelikte değil”, diyerek geri çevirmiştir. Vanderberg’in raporu bu şekilde geri çevirmesi, Sign Projesi çalışanlarının morallerini bozmuştur; çalışanlar sadece rapor toplama ve hazırlama işlemleriyle uğraşmaya başlamış ve araştırmacı çalışmalara son vermişlerdir.



Twinkle Projesi

1949 yazında New Mexico’dan yapılan sayısız yeşil ateş topu gözlemi TWINKLE PROJESİ adında özel bir projenin geliştirilmesine yol açmıştır. Gözlemlerin benzerliği (pek çok kişi aynı tip cisim rapor etmiştir), raporların Los Alamos gibi hayli hassas bir nükleer üssün ve White Sands füze test bölgesinin yakınlarından gelmesi, bu ateş toplarının bir çeşit keşif aracı olabileceği endişesini doğurmuştur. Ateş topları yok olduğunda onlara gösterilen ilgili de azalmış ve sonunda, yapılan resmi bir açıklamayla cisimlerin bir tür renkli meteor olduğu gibi komik bir açıklama olayları örtbas etmek için söylenmiştir.



Gizli belgeler dosyası http://siriusufo.org/ 'tan alınmıştır.. Sayın Haktan Akdoğan'a teşekkürler.


 

Hiçbir yazı/ resim  izinsiz olarak kullanılamaz!!  Telif hakları uyarınca bu bir suçtur..! Tüm hakları Çetin BAL' a aittir. Kaynak gösterilmek şartıyla  siteden alıntı yapılabilir.

 © 1998 Cetin BAL - GSM:+90  05366063183 -Turkiye/Denizli 

Ana Sayfa  / Index  / Roket bilimi / E-Mail / Rölativite Dosyası

Time Travel Technology / UFO Galerisi / UFO Technology /

Kuantum Teleportation / Kuantum Fizigi / Uçaklar(Aeroplane)

New World Order(Macro Philosophy) / Astronomy