| |
Skaler Enerji
Düşman füzelerini önlemek ya da bir sinema filminde ölüm ışını olarak
kullanılan lazer ışını aynı zamanda göz doktorunuz tarafından Lazer
ameliyatları ile görme yeteneğinizi geliştirmek ya da plastik cerrahınız
tarafından yüzünüzdeki tüyleri ve kırışıkları yok etmek için kullanılan
lazer ile aynıdır. Yine aralarındaki tek fark, birinin diğerine göre
frekans ve şiddetidir.
Enerjinin Doğası
Normalde aklımıza gelen tüm enerji, hem parçacıklardan hem de dalga benzeri
özellikler tarafından nitelendirilir. Tüm bu enerjilerin dalga biçimleri bir
hertz dalgası şeklindedir (ya bir sinüs dalgası şeklinde ya da kademeli bir
dalga şeklinde)
Elektrikten manyetizmaya, ışıktan sese kadar her şeyden bahsediyoruz. Tüm bu
enerji biçimleri arasındaki tek fark, dalgaların hangi hızla yükselip
alçaldıkları (frekans) ve bu yükseliş ve alçalışların ne kadar yoğun
oldukları (şiddetleri).
Skaler Enerji
Fakat skaler enerji diğerlerinden farklıdır. Skaler enerjinin, her ne kadar
bilim adamları onu yakın zamanda keşfetmiş ve kullanmaya başlamış olsalar
da, her zaman var olduğunu zamanın başlangıcından itibaren anlamamız
gereklidir.
Aslında, skaler enerjinin varlığı, 1800'lü yılların ortasında ilk olarak
İskoç matematikçi James Clerk Maxwell tarafından 4 adet devrimsel eşitlik
ile ileri sürülmüştür. Bu eşitlikleri anlamaya çalışmayı aklınızdan bile
geçirmeyin.
Sadece küçük bir referans olarak, H manyetik alanı temsil etmektedir. E,
elektriksel alanı temsil etmektedir. Diğer çoğu sembol de epsilon ve delta
gibi Yunan harfleridir. Baş aşağı duran üçgen ise Vektör Farkını temsil
eder.
Fakat bunların tümünü unutun. Bu eşitliklerdeki en önemli nokta tarihte
önemli olmalarını sağlayan, Skaler Enerji Yoğunluğu için kullanılan
sembolünü kullanmalarıdır bu nedenle, teorik olarak ilk kez skaler enerjinin
varlığı ileri sürülmüştür. (Maxwell'in eşitliklerinde nasıl hem vektör
manyetik potansiyeli hem de skaler elektrik potansiyelini gösterdiği
hakkında daha fazla bilgi almak isteyen aranızdaki matematikçi ve fizikçiler
konuyu araştırabilirler.
Nicola Tesla'nın skaler enerjinin varlığını gösterebilmesi için aradan yarım
yüzyıl geçmesi gerekmişti. Tesla öldüğünde, skaler
enerji üretebilmenin sırrını da yanında götürdü ve bilimin yeniden
skaler enerjinin varlığını gösterebilmesi ve onun potansiyelinin
keşfedilebilmesi için aradan yine bir yüzyıl geçmesi gerekti.
Skaler Dalgalar Nedir?
Skaler dalgaların standart tanımı, onların uzaysal olarak aynı fazda olan
fakat geçici olarak faz dışı kalan bir çift birbirinin eşi (ya da
yanıtlayıcısı) dalgadan (genellikle dalga ve anti-dalga adı verilen)
oluştuklarıdır. Açıklamak gerekirse, iki dalga fiziksel olarak birbirinin
eşidir fakat zaman anlamında 180 0 şeklinde faz dışındadırlar. Buradan
çıkarılan kesin sonuç, skaler dalgaların normal hertz dalgalarından tamamen
farklı olduklarıdır. Hatta görünümleri bile farklıdır bir eksen üzerinde
sonsuza kadar yansıtılmış bir möbius şablonu gibi.
Farklı - Nasıl?
Skaler enerji, standart hertz enerjilerinden çok sayıda önemli noktada
farklıdır.
İlk olarak, dalga benzeri biçimden daha çok alan
benzeri bir biçime sahiptir. Kablolar üzerinde
ilerlemek ya da ışınlar şeklinde filizlenmek yerine daha çok bulunduğu
ortamı "doldurma" eğilimi gösterir. Bu özellik, ürünleri skaler
enerji ile yüklemek amacıyla teknoloji üretilmesinde çok önemli bir
noktadır.
Benzer birçok nedenle, katı nesnelerden, yoğunluğunda herhangi bir kayıp
olmaksızın geçebilme yeteneğine sahiptir. Aslında, Tesla'nın 100 yıldan daha
fazla bir süre önce, topraktan, güç alanında herhangi bir kayıp olmaksızın
skaler bir dalga yansıttığında ortaya koyduğu şey tam olarak buydu. Yine bu
da, skaler enerjinin ürünlere yüklenmesi amacıyla teknolojinin
geliştirilmesinde hayati öneme sahiptir.
Skaler enerji, katı nesnelere özünü nakleder. Ve bu durum, tüm meselemizin
özüdür. Tüm elektrik alanları nesnelere özlerini naklederler fakat hiç biri
skaler enerjinin naklettiği seviyelere ulaşamaz. Bu, özellikle enerji
alanının ürünlere yüklenmesinden ve ardından da bu yükün ürünlerden
vücudunuzdaki her bir hücreye aktarılmasından bahsettiğimizde çok fazla
önemli hale gelir.
Skaler enerji kendisini sonsuza kadar yeniden oluşturabilir ve onarabilir.
Bunun vücut içinde önemli etkileri vardır. Diğer bir deyişle, yük bir kez
nakledildiğinde, sıradan yüklü ürünleri yiyerek onu orada tutabilirsiniz.
Aslında, doğru skaler frekansların insan vücuduna geniş bir yelpazede derin
iyileştirici etkileri mevcuttur. (Ve her birini kısaca detaylandıracağız)
"New Age" topluluğunda, Takiyon, Radyonik, Piramit vb. şeylerin faydaları
çok konuşulan şeylerdi. Analizler, tüm bunların, temellerinde skaler
oluşturma cihazları olduklarını gösterdi fakat bu cihazlar skaler yüklenmiş
ürünlerin yenilmesinin etkinliğinin yanına yaklaşamamaktadırlar.
Skaler Enerjinin Üretilmesi
Aslında, skaler enerji dalgaları birçok faklı yol ile oluşturulabilir.
Örneğin, onları Elektronik olarak, Manyetik olarak, Fiziksel olarak (möbius
bandının hareketiyle) ya da Optik olarak (bir bilgisayar monitöründeki
aşamalı belirli hareketler ile) oluşturabilirsiniz. Möbius bantlarının
hareket etmesini sağlayarak koruyucu skaler alanlar oluşturan kol saatleri
de alabilirsiniz.
Ürünlere Skaler Enerjiyi Yüklemek
Daha önce de bahsedildiği gibi, tüm yaşam esas olarak enerji tabanlıdır ve
bu nedenle tüm yaşamda birçok skaler enerji tutucu yapılar mevcuttur. Aslen,
skaler enerjinin ürünlere yüklenmesine izin veren yapılar aynı zamanda bu
yükün, yüklenmiş ürünlerden insan vücuduna aktarılmasına da olanak tanır.
Örneğin:
Tüm hücre duvarlarında yük tutabilme yeteneğine sahip birçok kristal yapı
mevcuttur
Kolajen ağda, hücreler arasındaki yapılar içine alan aynı zamanda yük tutma
yeteneğine de sahip olan çok sayıda kristal yapı mevcuttur.
Ve Tüm DNA'larını
Her şeyi daha sadeleştirerek anlaşılabilir hale getirmeden önce son bir defa
teorik konulardan bahsedeceğiz. Kısa bir süre daha sabırla okumaya ve
anlamaya çalışmaya devam edin.
Ekskitonlar, plazmonlar ve solitonlar gibi, düşük seviye skaler enerjiye
yanıt olarak biyolojik bilgileri saklayabilen ve makro moleküller boyunca
taşıyabilen alt atomik parçacıkları açıklayan Kuantum Mekaniği modelleri
mevcuttur.
Diğer bir deyişle, skaler enerji her bir DNA'nızı etkileyebilecek olanağa
sahiptir.
Skaler enerjinin sağlığınız için faydalarından söz etmeye başlamadan önce,
sizlere anlatılan her şeyin gerçek olduğunu ispat eden kanıtlardan da söz
edilmesi yerinde olacaktır.
Mevcut Kanıtlar
Skaler alanları ölçmek mümkündür fakat çoğu insan bun gerçekleştirebilecek
gerekli ekipmana sahip değildir. Bu nedenle, hepimizin şu anda görebileceği
bir kanıta Kirlian fotoğraflarına odaklanalım. Bir Kirlian fotoğrafı, tüm
nesneleri özellikle canlı nesneleri çevreleyen biyoelektrik alanı gösteren
özel bir fotoğraf teknolojisidir.
U.S: News ve World Report, bir süre önce Kril fotoğrafçılığının bir
aldatmaca olduğunu iddia eden bir makale yayınladılar. Bu makaleden bir
alıntı aşağıdaki gibidir:
"Kontrollü deneyler, Kirlian fotoğraflarının (enerjileri daha sonra özel
fotoğraf plakalarına kaydedilen, fotoğraf öznelerinden bir elektrik akımı
geçirerek yapılan) ruhsal canlılığı değil nem ve basıncın sonucunu
görüntülediğini ortaya koymuşlardır."
Ve bu, ulaşabildiği noktaya kadar, tümüyle doğrudur. Basit gerçek ise,
mühürlü hava geçirmez bir ortam oluşturarak nem ve basınç sabit tutulabilir
ve böylelikle fotoğrafların sonuçlarının bunlardan etkilenmemeleri
sağlanabilir. Ve bu şekilde hazırlanmış kontrollü ortamlarda da şaşırtıcı ve
açıklayıcı fotoğraflar oluşturtabilir. Örneğin:
Gördüğünüz iki mercimek filizi fotoğrafı soldaki mercimeğin çok sıcak suda
yaklaşık bir dakika bekletilmiş olması dışında birbirlerinin eşidirler. U.S.
News ve World Report makalesine göre, suda bekletilmiş olanda daha fazla nem
olacağından sağdaki beyazlatılmamış mercimeğe göre daha fazla elektrik
üretmesi ve daha parlak bir alan oluşturması gerekir. Görebileceğiniz gibi,
bu durumun tam tersi doğrudur. (Eğer siyah beyaz bir yazıcı çıktısına
bakıyorsanız, oldukça genişlemiş kırmızı alan koyu gri görünür) Ve bu
nedenle birçok önemli kurumun yanında, Ulusal Sağlık Enstitüsü ve Cambridge
Üniversitesi gibi kurumlar, aksi yöndeki iddialar rağmen Kirlian
fotoğrafçılığı üzerine çalışmalar yapmaktadırlar.
Öyleyse, Kirlian fotoğraflarının yardımıyla skaler yüklenmiş ürünler
hakkında neler öğrenebiliriz? Öncelikle, öğrenebileceğimiz en önemli şey,
skaler yükün herhangi bir soruya yer bırakmayacak şekilde kendisini ürünlere
yükleyebildiği gerçeğidir. Aşağıda, bir kaç ürünün yüklenmeden önce ve
sonraki halleri ile ilgili örnekler bulabilirisiniz. Yukarıdaki iki fotoğraf
seti, içerikleri nedeniyle kendi başlarına devrimsel nitelik
taşımaktadırlar. (Şans eseri, bu görüntüler, nem, sıcaklık ve basınç gibi
dış etkileri daha da azaltan yeni bir süreç yan yana doğrudan dijital
görüntüleme kullanılırken oluşturulmuşlardır.)
Sonuç olarak, deneyimlerimiz bize bir şey daha canlı (daha organik)
olduğunda, onun enerji alanının daha büyük olduğunu göstermektedir. Ve
enerji yüklü ürünler daima daha büyük alanlar gösterirler.
Faydalar
Asıl önemli sor buydu, değil mi? Skaler yüklü ürünlerin tüketilmesi bize
hangi sağlık faydaları sağlayacak? Bu faydaların çok fazla olduğu VE BU
FAYDALARIN DERİN OLDUKLARI ortaya çıkmıştır. Skaler yüklü ürünlerin düzenli
olarak alınmasının sağladığı faydalardan bazıları şunlardır:
İnsan vücudundaki, insan tarafından yapılan frekansların (60 cps) elemine
edilmesi ve etkisizleştirilmesi
Vücuttaki her bir hücrenin enerji seviyesini, ideal 70 - 90 milivolt
seviyesine kadar arttırılması
Spektograflar ile doğrulandığı gibi, vücuttaki her bir hidrojen atomunun
kovalent enerji seviyesini arttırır. Bu önemlidir çünkü DNA'larınızı bir
arada tutanlar kovalent bağlardır.
Diğer bir deyişle, skaler yüklü ürünlerin tüketilmesi, DNA'nızın hasarlardan
korunmasını sağlar.
Hüre duvarı geçirgenliğini geliştirerek, tüm hücrelere besin girişini ve tüm
hücrelerden atık çıkışını iyileştirir. (Yukarıda açıklanan yüksek zar
geçirgenliği potansiyeli nedeniyle, skaler yüklü ürünler etkin olarak
vücudunuzdaki her bir hücrenin detoks yapmasını sağlar).
Yüklenen ürünlerin yüzey gerilimini azaltır böylelikle vücudunuzun bu
ürünleri özümlemek için ihtiyaç duyduğu zamanı dikkate değer ölçüde azaltır.
Trilyonlarca hücrenin hücresel enerjisini arttırması sonucunda vücudun genel
enerji seviyesini arttırır.
Kanı temizleyerek kilomikron (kanda bulunan protein/yağ parçacıkları)
seviyesini ve trigliserit profillerini ve fibrin şablonlarını iyileştirir.
Bağışıklık yeteneğini laboratuar çalışmalarında da kanıtlandığı üzere % 149
oranlarına kadar arttırır.
EEG frekans şiddetlerinin arttırılması sonucunda gösterildiği gibi, mental
odaklanmayı geliştirir.
Yine EEG testlerinde ölçüldüğü üzere beyindeki iki yarıküreyi dengeler.
Noradrenalin'in PC12 sinir hücreleri tarafından alımını sağladığı için anti
depresan olarak kullanılır.
Ve son olarak kanser
Kanser
Eğer buraya kadar sıraladığımız faydalar yeterli gelmediyse, skaler yüklü
ürünlerin düzenli olarak alınması kanseri önlemede / iyileştirmede önemli
etkiye sahip olabilir.
Kanser hücreleri, neredeyse istisnasız olarak, düşük voltaj hücrelerdir.
Daha önce de belirtildiği gibi, vücuttaki çoğu hücre için en iyi değer 70-90
milivolt aralığıdır. Neredeyse sadece kanser hücreleri 15-20 milivolt
aralığındadır.
Bunun nedeni ile ilgili birçok teori ileri sürülmüştür. Bu teoriler arasında
en çok öne çıkanı, hücre voltajının, hücrenin hayatta kalabilmesi için
gerekli olan aralığa doğru düşmesi sonucunda, hücrenin "hayatını sürdürmeyi"
garanti altına alabilmek için kontrolsüz olarak çoğalmasıdır.
Eğer hücre voltajını yükseltirseniz (ki bu da tam olarak skaler enerji
ürünleri tükettiğinizde yapmış olduğunuz şeydir), hücre daha fazla
kontrolsüz olarak çoğalmaya gereksinim duymaz. Ve bunun sonucu olarak tekrar
"normal" haline dönebilir. Bunun kanser tedavisindeki etkileri derin
olabilir.
Bütün Yaşam Enerjidir. Vucudumuzdaki her sinir ani dürtü elektrik akımıdır.
Vucudumuzdaki her hücre, sağlıklı olduğumuzda 70-90 mini voltta pompalayan
küçük bir pildir. Kaslarımız kimyasal enerji tarafından güç alırlar. Akşam
yemeğinde yediğimiz biftek ve patatesler sadece ateş için yakıttır. Yemek
yemek, ocağa kömür atmak gibidir. Sindirim yaşamımızı sürdürmek için vucuda
enerji üreten yavaş bir yanma biçiminden başka bir şey değildir. Aslında
ölümün kendisi beyin olarak tanımlanır. Sonuç olarak hayat bir enerjidir.
Skalar Enerji :
Maxwell denklemleri, elektrik ve manyetik özelliklerle bu
alanların maddeyle etkileşimlerini açıklayan bir settir. Bu dört denklem
sırasıyla, elektrik alanın elektrik yükler tarafından oluşturulduğunu
(Gauss Yasası), manyetik alanın kaynağının manyetik yük olmadığını,
yüklerin ve değişken elektrik alanların manyetik alan ürettiğini
(Ampere-Maxwell Yasası) ve değişken manyetik alanın elektrik alan
ürettiğini (Faraday' ın İndüksiyon Yasası) gösterir.
Mekanik olayların analizinde Newton yasalarının önemiyle, elektromanyetizmada Maxwell denklemlerinin önemi eşdeğerdir.
Maxwell denklemleri, elektromanyetizmayla ilgili o yıllara kadar
yapılmış çalışmaların tümünü biraraya getirmesinin yanında bu denklemler
ışık hızıyla hareket eden elektromanyetik dalgaların varlığını öngörür.
Ayrıca, bu teori böyle dalgaların, ivmeli yükler tarafından
yayınlandığını gösterir.
Newton fiziğinde iki ayrı gözlemci tarafından izlenen bir olay
Galile dönüşümleri ile ifade edilir. Bu dönüşümler Newton yasalarına
uygulandığında yasalar formlarını korur. Özel Görelilik Kuramına göre,
sadece göreli hızın ışık hızından çok küçük olduğu takdirde Galilie
Dönüşümleri iyi bir yaklaşımdır. Maxwell denklemleri ise ancak Lorentz
dönüşümleri ile formlarını korur. Teorik fizikte Lorentz dönüşümleri ile
değişime uğramayan alanlara “skalar alan” denir.
Nikola Tesla’nın keşfettiği, frekans tabanlı dalgalar gibi
uzaklığın karesiyle sönümlenmeyen ve yönlendirildiği hedefe ışık
hızından bağımsız bir şekilde ulaşan yeni bir tür elektromanyetik
dalgaya “skalar dalga” denir. Tesla’nın bu buluşu, onun maalesef kasıtlı
bir şekilde mali zorluklara itilmesine, bilim akademisinden
soyutlanmasına, patent haklarının başkalarına atfedilmesine ve tarih
kitaplarından adının yavaşça silinmesine sebep olmuştu. Petrol ve enerji
devlerinin kendi çıkarları doğrultusunda istedikleri ülkelerde savaş
veya darbe bile gerçekleştirebildiklerini göz önünde bulunduracak
olursak, bu durum pek de şaşırtıcı görünmemektedir) .
Nobel ödül adaylığı dâhil birçok nişan ve madalyayla
onurlandırılmışsa da Tesla zamanından o kadar ilerdeydi ki, bir süre
sonra düşüncelerinden dolayı çevresindeki bilim adamları tarafından
istenmeyen adam ilan edildi.
Tesla’yı zamanında gerçek anlamda anlaşılamayan adam yapan asıl
çalışması ise ancak Birleşik Alan Teorisi ve Kuantum Fiziği
teoremleriyle çözümlenebilen Skaler Dalga Teknolojisine dayanarak
“enerji kontrolü” ve “serbest enerji” üzerinde yaptığı çalışmalardı;
öyle ki bu çalışmaları klasik Maxwell uygulamalarının bile açık
noktaları olduğunu ortaya koymaktaydı ki bu, o günün çoğu akademik
çevreleri için kabul edilemez bir durumdu. Ayrıca serbest enerji demek,
ekonominin kontrolünün, dünya siyasetini ve ekonomisini elinde
bulunduran güçlerin elinden çıkması anlamına geliyordu ki; belki de bu
durum kendisine ait dev laboratuarın ölümünün ardından gizemli bir
şekilde yanarak yok olmasının arkasında yatan nedendi.
Tesla 1915’lerden itibaren bilim çevrelerinden soyutlanmaya
başlanmasına rağmen – gerçi Amerika Deniz Kuvvetleri ömrünün sonlarına
doğru kendisini çok önemli projelerde istihdam etmiştir – çalışmalarına
titizlikle devam etmiş ve inanılmaz bir serbest enerji kaynağından
yararlanma, enerjinin telsiz olarak çok uzak mesafelere kayıba uğramadan
iletilmesi, millerce uzaktaki ordu ve uçakları yok edecek yetenekteki
ateş toplarının üretimi, ve silah ve bombaları etkisiz hale getiren
geçilmez bir enerji kalkanı teknolojisi gibi teknolojilerin varlığını
dünyaya duyurmaya devam etmişti.
1943 yılındaki ölümünden sonra FBI tarafından titizlikle el
konulmuş ve bunlar bugün bile yürüyen birçok fantastik projeye ışık
kaynağı olmuştur. Tesla’nın “ölü ışık” tabir ettiği çalışmaları daha
sonraki bildiğimiz lazer teknolojisinin temelini oluşturmuştur. Aynı
şekilde Tesla “Telsiz İletişim Teknolojisinin” temellerini atmış, hatta
çok büyük oranlarda enerjinin bile kablosuz olarak yerden veya hava
üzerinden iletildiği teknolojiler geliştirmiştir.
Elektromanyetik dalgalar ve skalar dalgaların birbirinden farklı olduğu çok önemli özellikleri vardır.
Elektromanyetik bir alan, enine elektriksel ve manyetik alanlara
ayrılabilir: çıkış noktalarından dik açılarla yayılırlar. Buna karşın
skalar dalgalar boylamasına, yani bulundukları noktaya paralel yayılır.
Elektromanyetik dalgaların başlangıcı, ortası ve sonu vardır;
güçleri buna bağlı olarak eşit dağılmaz, yani yönlüdürler. Buna karşın,
skalar dalgalar farklılaşmamış bir alan yaratırlar; güçleri bir
katalizör tarafından dağıtılana kadar sabit kalır; yönsüzdürler. Skalar
dalgaların dağılmasına neden olan en bilinen katalizör elektromanyetik
bir alanla bağlantı kurmasıdır.
Skalar dalgaların ölçümü osiloskop gibi standart aletlerle mümkün değildir.
Royal Rife’ın hikayesinden görüldüğü gibi, kanıt gibi görünen bir
şey aslında önyargı olabilir. Rife’ın mikroskobundan bakıp mikroplardaki
pleomorfik izleri görmeyen bilim adamlarını hatırlarsak, klasik fizik
eğitimi almış bilim adamlarının skalar dalgaların varlığını
reddetmesinin onların var olmadığı anlamına gelmeyeceğini de görürüz. Bu
ancak çok önemli bilgilerin hem bilimsel arenadan hem de kamudan saklı
tutulduğunu, kurgu olduğu varsayımıyla skalar dalgaları ölçecek özel
ekipmanlara gerek duyulmadığını gösterir. Bu yaygın önyargının aksine,
skalar enerjinin yaşayan organizmaların fonksiyonları üzerindeki
etkisini algılayabildiğimiz için onların gerçekliğini de biliyoruz.
Skalar enerji boşlukta varolabilen sonsuz bir enerji kaynağı olarak
uzay boşluğunda olduğu gibi bedenimizdeki atomların arasındaki boşlukta
da bulunmaktadır.
Back to Contents
[
Ana Sayfa (Home)
|
UFO Technology
|
UFO's
Galleri | Kuantum
Fiziği | Roket bilimi
|
[ Astronomy |
E-Mail
| Index
|
|
|