Antigravity (Karşıt Yerçekimi) Araştırmaları
İçindekiler |
Amerikanın yerçekimi kontrolü yürütme araştırması
Yerçekimi kontrolü yürütme araştırmasına Amerikanların ilgisi , 1950’lerin başlarında gittikçe yoğunlaştı. O dönemde kullanılan dil terimlerinden bazıları anti-yerçekimi, anti-çekim, barisentrik, elektroçekim, G-projeleri, yerçekimi kontrolü, yerçekimi itmesi. Amerikanların genelleşmiş amaçları yerçekimini kullanma ya da yerçekimi etkisindeki alanları üzerinde kontrol geçirme ve bu konular hakkında teknolojiler bulmak ve geliştirmekti. Genel izafiyet teorisi anti-yerçekimi kontrolünü engeller gibi görünse de , 1955’den 1974’e kadar birçok program yerçekimi araştırmasını geliştirmek üzere sermaye kazandı. Genel görelilik için katkıda bulunanların isimleri ve genel göreliliğin altın çağının isimleri teorik araştırmalarda ve bu programlarda göründü.
Varoluşun Kanıtları
Çok okunan gazeteler, popüler dergiler, teknik dergiler yerçekimi control yürütmesi araştırmalarının varlığını rapor eden çalışmaları tekrar sınıflandırdı. Örneğin, 1956 Mart tarihli Aero Digest dergisinin u konuda ilgi uyandıran başlığı “ Anti- yerçekimi çıkış yapıyor” idi. A.V.Cleaver programlar hakkında aşağıdaki yorumu yaptı: Bu zamana kadar toplum tarafından bilinen gerçekler nelerdir? Amerikalılıar yerçekimsel alanların doğasını ve bunların elektromanyetik ve diğer alanlarla ilişkisini hem teorik hem de mümkünse pratik olarak anlamak için eski bilim kurgusal yerçekimi kontrolü ya da “anti- yerçekimi” ni araştırmaya başaldılar. Ve birisi de çıkıp bu çalışmalara “electro- gravitics” adını verdi. Yine bilimmeyen ya da açıklanmayan bir kişi ya da kurum bu çalışmaları desteklemeye, teşvik etmeye, çabalarına sponsor olmaya karar verdi. Ancak bu çabalar hala gelişim halinde ve tabii ki biraz şüphe ile tamamen hoş karşılandı. Yerçekimsel programlar dünyanın ilk nükleer ramjet olan Project Pluto Tory IIA gibi teknolojik projeler tarafından test edilmedi. Yerçekimi Araştırmaları Kuruluşunun anısına yapılan anıtlar yerçekimini keşfetmek için metot ve yöntem bulmak için oluşturalan yapay eserlerdi. Çabalar kaynak ve toplunsal girişime sahip idi ancak dönemin yazarları o terimi tanımlamadılar. Gladych dedi ki: “En azından on dört Amerikan Üniversitesi ve diğer araştırma merkezleri yerçekimi bariyeri aşmak için çalışmalar yürütmektedir. Ve temel araştımaları multi milyon dolarlık projeler ile destekleyen aslında bizim havacılık endüstrimizdir. “ Yerçekimi kontrolü itmesi araştırmaları çabaları “aktörleri” ve kaynakları açıkca ortaya çıkarırken, araştırmanın temel özelliklerini ve araştırmaları koordine eden kişi veya kurumları gizlemiştir. Topluma açıklanan ve televizyonlarda gösterilen “komplo terorileri” G-projelerinin popular bilimden çok daha yüksek oranlarda başarı elde etmiştir.
Tarihsel Süreçler
Son zamanlardaki tarihsel analizler ve raporlar, yerçekimi kontrol itmesi araştırmalarına katılan firma ve ajansların ilgisini çekti. BAE Systems danışmanı ve Kingston University de professor olan James E. Allen Progress in Aerospace Sciences. dergisinde yeni itme sistemleri tarihçesinde bu programları referans gösterdi. Massachusetts Institute of Technology de Bilim Tarihi bölümünde Doçent olan David Kaiser tarafında gerçekleştirilen araştırmalar, Yerçekimi Araştırmaları Kuruluşunun genel izafiyetin altınçağının pedagojik yönlerine katkıda bulunduğunu açıkladı. Syracuse University den Dr. Joshua Goldberg Hava Kuvvetlerinin izafiyet araştırmalarına desteğini açıkladı. İlerleme raporları ve önceki ziyaretçi ve bilimadamlarının internet çalışmaları Research Institute for Advanced Study (RIAS) için tarihsel kaynak oluşturdu. Jane's Defense Weekly’nin eski havacılık editorü Nick Cook kitabında dünya çapındaki anti-yerçekimi programlarına dikkat çekti.
The Hunt for Zero Point ve devamındaki televizyon belgeselleri bunlardan bazılarıdır. G-projelerinin Güncel tarihsel hesapları komplo teorileri anektodları ile desteklenmiştir.
Eş zamanlı literatür
Araştırma enstitülerinin listeleri, endüstriyel siteler, politika yapanalr ve bunlara paralel ünlü ve önemli fizikçilerin söylemleri , yerçekimi kontrol itmesi araştırmalarının erken dönemlerinde beş temel çalışmanın yayınlanmasını sağladı. Aviation Studies (International) Limited, daha sonra dağılan Yerçekimi Araştırmaları Grubunun aktiviteleri hakkında detaylı bir rapor hazırladı. The Journal of the British Interplanetary Society ve The Aeroplane, bir itme araştırması ve uluslararası tanınmış bir havacılık tarihcisi olan A.V.Clever’ın Amerikan yerçekimcileri hakıında kritik değerlendirmelerinden oluşan yayınlar yaptı. The New York Herald Tribune ve Miami Herald yirminci yüzyılın en büyük havacılık gazetecilerinden olan Ansel Talbert’in üç serilik makalelerini yayınladı. Talbert’in iki serilik gazete makaleleri basın yayını ile politika döneminin ortasında yer aldı. Ne onun ne de beş temel çalışmayı takip eden dönemin yazılar herhangi bir eleştiri ya da inkar içermedi.
UFO ve Komplo Teorileri Literatürü
Yerçekimi kontrol itmesi araştırmaları UFO ve komplo teorileri literatürünün en öenmli konularından biriydi. Açığa Çıkarma projesinin yöneticisi Steven Greer tarafından düzenlenen ispiyoncu(Ortalık karıştırıcıların) belgelendirmiş şahitlikleri, Milton William Cooper ve Mark McCandlish’in anektod ve şemaları, David Darlington ve Donald Keyhoe,Philip J. Corso’nun raporlarının onları, anti-yerçekimi ile birlikte tersine mühendislik araçlarının ve yenilenmiş dünya dışı araçların, antiyerçekimi araçları üretmek için 1973 ün çok ilerisine taşıdığını belirtti. Ordunun birimleri ve savunma ajansları böylesi iddaaları reddetti ve yalanladı.
Teorik Araştırma Temsilcileri
Talbert'e göre, yerçekimi kontrolü yürütme araştırmasına gösterilen yoğun ilginin kaynağı üç fizikçinin çalışmalarıdır. Bunlar Dr. Bryce DeWitt'in ödül kazanmış 'Yerçekimi Araştırma Kuruluşu' adlı denemesi; Pascual Jordan'ın 'Yerçekimi ve Evren' adlı kitabı ; Dr.Burkhard Heim'in Uluslararası Uzay Federasyonu'na yaptığı sunumlardır. Dewitt'in denemesi, parlayan,yansıyan ve/veya yerçekimini izole eden maddelerin arayışında olanların cesaretini kırar ve genç fizikçileri yerçekimsel araştırmaya yönelmek konusunda cesaretlendirir. Denemesine şu paragrafla başlamıştır:
Yerçekimi kontrolü yürütme araştırmasından sonra ve araştırma devam ederken, birçok makale bu denemeden alıntı yapmıştır. Birkaç yıl içinde DeWitt'in çağrısı temasında, araştırmanın uyarıcılığını arttıran tesisler ortaya çıktı. Cleaver ve Weyl tarafından yapılan başlıca fiziksel araştırmalar, anti-yerçekimi araştırmasının herhangi bir teorik dayanağı olmadığını belirtmiştir. Cleaver'ın eleştiriciliği araştırmayı bilim kurgu modeli üzerine kurmak gibi bir alternatif önermiştir. Wely basını kötü gazetecilikle suçlamış, terminolojilerine saldırmış ve Burkhard Heim' in çalışmasına yerçekimi kontolü yürütmesi konusunda en yüksek değerlendirmeyi vermiştir. Stambler is Gluraheff'in yerçekimi hipotezine karşı ağır eleştirilerde bulunmuştur. İlerleyen üç başlık Talbert ve diğer yazarların teorik araştırmaya katkısını ele almıştır:
" Yerçekimi kuvvetini kullanma problemini ana planıyla formülize edecek kadar cesaretli olan biri öncelikle, rakibinin doğasını anlamış olmalıdır. Ben bunu en aksiyomatik şekliyle yani yerçekimi fenomeninin en iyi akıllarla bile çok az anlaşılabildiği şekliyle alıyorum. Üzerine söylenecek son söz kavramı konuşma dilinden oldukça uzaktadır."
Yerçekimi Araştırma Kuruluşu
Yıllık Yerçekimi Günü konferansına katılan bazı fizikçilerin anti-
yerçekimi misyonuyla dalga geçmelerine rağmen, bu çalışmalar genel
fiziğe önemli katkılarda bulundu. The International Journal of Modern
Physics D Yerçekimi Araştırmaları Kurumu’ndan aldığı makaleler ile bir
sayı yayınladı. Birçoğu Niels Bohr Kütüphanesine verildi. Kuruluş
makalelerinden bazıları Nobel onur ödülüne layık görüldü ( örneğin Ilya
Prigogine, Maurice Allais, George F. Smoot). Kuruluş makaleleri mezun
öğrencilerin yeni fikirler için kontrol ettiği kaynaklar oldu. Kaiser bu
makalelerin etkisini aşağıdaki şekilde özetlemektedir: Görecilerden yeni nesil
Babson ayıran engin kavramsal körfez rağmen , biz ilginç ve belki de ironik
dernekler ile bırakılır : yerçekimi ile ilgilenen insanlar için yaygın olarak
kullanılan , konferanslar düzenlemek , yıllık deneme yarışmaları sponsor ve para
ve coşku yaparak , eksantrik Gravity Araştırma Vakfı çekim ve genel görelilik
ilgi savaş sonrası diriliş teşvik yardımcı olmak için kredi en azından bazı
küçük bir miktar talep edebilir .
Kuruluş mütevellilerinden olan Agnew Bahnson Dr. Bryce DeWitt ile iletişime
geçip bir yerçekimi enstitüsü kurmak için teklif götürdü. Dewitt 1953 de makale
yarışmasında ilk ödülünü kazandı. Önerilen isim Alan Fiziği Enstitüsü olarak
değiştirildi ve 1956 da University of North Carolina at Chapel Hill de Bryce ve
eşi Cécile DeWitt-Morette yönetimi altında kuruldu. Emsal değerlendirmeli bir
dergi olan Physica C, Eugene Podkletnov ve Nieminen’nin yer-çekimi benzeri koruma kalkanı raporlarını
yayınladı. Çalışmaları uluslararası alanda dikkat çekmesine ragmen,
araştırmacılar Podkletnov un başlangıç koşullarının tekrar edemedi. Ancak Giovanni Modanese ve
Ning Wu’nun analizleri kuantum yerçekimi teorisinin çeşitli
uygulamalarının yerçekimsel koruma fenomeninine izin verebileceğini
gösterdi. Bu gelişmeler bilimsel çevreler tarafından takip edilmedi.
Uzay Araştırma Laboratuarları
Göreliliğin altın çağına katkıda bulunan önemli kişilerin listesi 19 ARL teknik raporunun v/7veya 70 çalışmanın yazarı olan çeşitli bilimadamlarının isimlerini içerir. ARL Proceedings of the Royal Society of London, Physical Review, Journal of Mathematical Physics, Physical Review Letters, Physical Review D, Review of Modern Physics, General Relativity and Gravitation, International Journal of Theoretical Physics, and Nuovo Cimento gibi önemli dergilerde yer alan birçok çalışmaya sponsor olmuştur. Bazı ARL çalışmaları ise RIAS New jersey’deki Amerika sinyal araştırma ve geliştime laboratuarı ve Havacılık Araştırmaları Ofisi ile yardımlaşma ve dayanışma içerisinde yazıldı. ARLgenel görelilik teorisine önemli katkılarda bulundu. Örneğin, Roy Kerr’in dairesel kütlelerin çevresindeki uzay-zamanı davranışları tanımlaması bu çalışmalar arasında idi. Goldberg sonuç olarak dedi ki: ‘’ Ancak şuna dikkat edilmelidir ki, Amerika Birleşik Devletlerinde savunma dairesi akademik değerlere zarar vermeden güçlü bir bilimsel komite oluşmasında çok önemli bir rol oynamıştır’’:
Ufo ve Komplo Teorileri
9 Mayıs 2001 tarihinde, Mark McCandlish Disclosure projesi olarak adlandırdığı yeni projesini Washington’da Ulusal Basın Kulubü’nde yayınladı. Candlish, yerçekimi kontrol çalışmalarının ellili yıllarda başladığını ve Roswell kazasında sitesinden alınan araç tersine mühendislik edilerek Alien Üreme araçları olarak yeniden inşa edildi. McCandsih kendi yürütme güçlerini Thomas Townsend Brown’ ın yerçekimsel tanımı açısından tanımladı ve iç hatlarının çizimini sağladı. Diyagram daha önce Milton William Cooper ‘ın kitabında verilen çizime yakından benziyordu. Bir başka bilgilendirme projesi ihbarcı, Philip J. Corso, kitabında ikinci kaza yerinden alınan zanaat, Thomas Townsend Brown ın yerçekimi tanımındakine benzerdi.Ve, Corso kitabında Professor Hermann Oberth tarafından yapılan çeşitli yerçekimi kontrol ifadeleri yer almıştı. Soğuk savaştan hemen sonra, küçük bir grup bilimadamı ve mühendis, kara proje tarafından geliştirilen teknolojiyi sivil uygulamalarda kullanmak istediklerini açıkça belirttiler. Dr Steven Greer, 1955 yılında diğer araştırmacı ve ihbarcılara yardımcı olmak ve bilgi paylaşımında bulunmak amacıyla Bilgilendirme Projesi kurdu. 2001 yılına gelindiğinde meclis oturumlarına 400 askeri ve havacılık alanlarında üyesiyle raporlar vermekteydi. 1960 sıralarında, Keyhoe , Hermann Oberth’in bir mektubundan alıntılar yaparak UFO uçuş özellikleri için açıklamalar sundu. Oberth’ın mektubuna Keyhoe’nin UFO yerçekimsel kuvvet kontrolü yürütme çalışması ve manyetik kuvvetleri içeren argümanları ile desteklemişti.Bu mektup onu yerçekimi kontrol araştırmlarına daha da teşvik etti.
Yerçekimi Engellenebilir mi?
Yazar: Yunus Kaan Truvalı
Dergi: Kasım/2002 (Zafer Bilim Araştırma Dergisi)
Sayı: 311
NASA’nın Marshall Uzay Merkezi’ndeki fizikçilerinden Ron Koczor, on yıldır
üzerinde çalıştıkları bir projenin, yerçekimi kuvvetini değiştirebilmesi üzerine
planlandığını belirtiyor. NASA’nın yerçekimi üzerine çalışma yaptığı
duyulduğunda, insanın aklına, ister istemez bilim kurgu filmlerindeki bazı
olgular geliyor. Fakat işin kurgu kısmı bir yana, gerçekten en az on yıldır, hem
NASA hem de başka bazı bilim adamları yerçekimi üzerine ciddi çalışmalar
yapıyorlar. NASA, çalışmalarına Evgeny Podkletnov adlı Rus fizikçinin 1992’de
Physica C adlı dergide yayınladığı makale sonrasında başlamış. Podkletnov bu
makalede süper-iletken çevresinde yapılan bir cihaz ve bir mıknatısla
yerçekiminin değiştirilebileceğini iddia ediyor. 50 cm. çapında süper-iletken
bir disk soğutulur ve bir mıknatısın üzerinde bir kompakt disk gibi döndürülür.
Süper-iletkenlerin önemli bir özelliği, manyetik alanları itmesidir. Podkletnov
böyle bir objenin ağırlığının yüzde 0.3’ünü kaybettiğini gösterdiğini söylüyor.
Objenin kendisi değişmemiş, ancak yerçekiminin etkisi azalmıştır. Podkletnov, bu
etkiye ‘yerçekimsel güç kalkanı’ adını veriyor. Eğer bu etki daha iyi
araştırılıp güçlendirilirse, başta uçak ve uzay endüstrisinde olmak üzere, büyük
bir devrim gerçekleşebilir. Uzaya giden füzelerin şimdi olduğu gibi müthiş bir
enerjiyle uzaya fırlatılmasına gerek kalmayabilir. İnsanoğlunun eşyayı ve
kendisini bir yerden başka yere götürmek için harcadığı enerji çok büyük oranda
azaltılmış olur. Tabiî, Einstein sonrası fiziğin de yeniden yazılması gerekir.
Podkletnov makalesini yayınladıktan sonra, NASA 1999 yılına kadar büyük ve ince
bir süper-iletken disk yapabilmek için uğraştı. Columbus, Ohio’daki SCI
Mühendislik Malzemeleri firmasına 650.000 dolar vererek böyle bir cihazı imal
ettirdi. Fakat küçük bir ayrıntı unutulmuştu. Podkletnov makalesinde diskin iki
tabakası olduğu ve bunlardan birisinin süper-iletken olan, diğerinin de
süper-iletken olmayan özelliğe sahip olması gerektiğini yazmıştı. Bu ise kolay
bir iş değildi ve ancak geçen yıl bu sorun aşılabildi. Sonra aynı firma bir
problemle daha karşılaştı: Disk dönmüyordu. Mühendisler diskin ortasına küçük
bir motor koyarak onun dönmesini sağladılar. Fakat Podkletnov diskin dakikada
5000 kez dönmesi gerektiğini ifade etmişti. SCI Mühendislik’teki araştırmacılar
ise diskin ancak dakikada 30 kez dönmesini sağlayabilmişlerdi. Bütün bu
denemelerden sonra, Podkletnov’a bu şeyin nasıl üretileceğini sormaya karar
verdiler. Sonunda SCI Mühendislik şirketi Podkletnov’u danışman bilim adamı
olarak getirtti. Podkletnov bir seramik fizikçisiydi ve elektrik veya makine
mühendisi değildi. Dolayısıyla, projenin diğer kısımlarını onun için başka
mühendisler yapmıştı. Anlaşılan, aygıtın ayrıntılarını bilmiyordu. Bu arada
araştırma şirketinin bu işe ayırdığı bütçe de tükenmek üzereydi ve âletin
çalışması test edilemeden araştırma sonlandırıldı. NASA dışındaki mühendislerden
de bu konuda çalışanlar mevcut.
Boeing firmasının da çalışmalarının olduğunu, haftalık National Defense dergisinde yazan Nick Cook belirtiyor. Cook yerçekimi ile ilgili geçmişte Naziler tarafından yapılan araştırmaları da inceleyerek, “Sıfır Noktasının Peşinde” adlı bir kitapta, bu konuda yapılan araştırmaları toparlıyor. Günümüzdeki fizik ve kozmolojinin önemli sorularından birisini siyah maddenin ve siyah enerjinin varlığı teşkil ediyor. Evrenin temel yapı maddelerinden olan ve araştırmacıların geçmişte esîr maddesi olarak ifade ettikleri bu maddenin içeriği henüz bilinmiyor. Araştırmacılara göre, esîr maddesinin varlığı sadece yerçekimsel kuvvetlerin varlığından yola çıkılarak kendini gösteriyor. Yerçekiminin tam olarak anlaşılması ise, bilim dünyasında büyük bir devrim olacaktır. Tabiî, yerçekimini değiştirmek veya belirli şartlarda kaldırmakla da ulaşım bugünkünden çok daha farklı bir şekil alabilir. Bu önemli konuda ülkemizde de ciddi çalışmaların yapılmasına ihtiyaç vardır. Bu vesileyle bilim adamlarımızın bu konularda yoğunlaşmasını ümit ediyoruz.
Kaynak: 1) Adam Rogers’ın MSN.com da 21 Ekim 2002’de
yayınlanan “Feeling Antigravity’s Pull”adlı makalesinden derlenmiştir.
Hiçbir yazı/ resim izinsiz olarak kullanılamaz!! Telif hakları uyarınca bu bir suçtur..! Tüm hakları Çetin BAL' a aittir. Kaynak gösterilmek şartıyla siteden alıntı yapılabilir.
© 1998 Cetin BAL - GSM: +90 05366063183 - Turkiye / Denizli
