Kütle çekimi
Newton'ın evrensel kütle çekimi yasasının mekanizması; bir nokta kütle (m1) diğer bir nokta kütleyi (m2) iki kütlenin çarpımı ile doğru, aralarındaki (r) uzaklığının karesi ile ters orantılı olacak büyüklükteki bir F2 kuvveti ile çeker. Kütlelerden ve bu kütlelerin aralarındaki uzaklıktan bağımsız olarak |F1| ve |F2| kuvvetlerinin büyüklükleri her zaman birbirine eşittir. G kütle çekimi sabitidir.
Kütle çekimi, nesnelerin birbirlerine doğru çekme kuvveti uygulamasına
denir. Bu çekme kuvveti; cisimlerin kütleleriyle doğru orantılı, merkezleri
arasındaki uzaklığın karesiyle de ters orantılıdır.
Isaac Newton, gök cisimlerinin hareketleriyle ilgili yaptığı çalışmalar sonucu
kütlelerin birbirine uyguladığı çekim kuvvetini keşfetmiştir. Bu yüzden; bu
kanuna Newton'ın evrensel kütle çekimi yasası adı verilmiştir.
Kütle çekimi, cisimlerin Dünya'nın yüzeyinde kalması, gezegenlerin
yörüngelerinin olması gibi fiziksel olayların sebebidir. Kütle çekiminin doğası
tam anlamıyla genel görelilik kuramı ile açıklanabilmesine rağmen yerküre
üzerinde veya yakın uzaydaki hesaplarda bir kuvvet olarak kabul edilebilir;
Newton Mekaniği'nde daima kuvvet olarak kabul edilir.
Kütle çekimi, evrendeki dört temel etkileşimden biridir. Diğer üç temel
etkileşim elektromanyetik etkileşim (kuvvet), zayıf etkileşim (kuvvet) ve güçlü
etkileşimdir.
Bir cisme etki eden kütle çekimi kuvvetine o cismin ağırlığı denir. Hız
verilmeden yüksekten bırakılan cisimler, ağırlıkları nedeniyle yere doğru
hareket ederler. Bu harekete serbest düşme denir. Cisimleri harekete
geçirebilmek için kuvvet uygulamak gerekir. Ancak serbest bırakılan bir cisme
kuvvet uygulandığı zaman bile cisim düşmeye devam eder. Bunun nedeni yer çekimi
kuvvetidir. Serbest düşen cisimler, Newton'ın hareket yasalarından İkinci
Hareket Yasası’na göre ivme kazanır. Buna yer çekimi ivmesi denir. Serbest düşen
cisimler yer çekimi ivmesinin etkisiyle düzgün hızlanarak yere düşer. Yer çekimi
kuvveti sabit olduğu için yer çekimi ivmesi de sabittir; yani düşen bir cismin
hızının artış hızı, hep aynı kalır ve cisim düştüğü sürece her geçen saniyede
hızı aynı miktarda artar.
Kütle çekimiinde, kuvvet taşıyıcı bozonun, graviton adı verilen varsayımsal
parçacık olduğu düşünülmektedir. Ancak şimdiye kadarki deneylerde bu parçacık
gözlenememiştir. Kütle çekimii, Standart Model tarafından açıklanamamakta,
Standart Model'in kuantum mekaniğindeki matematiğe nasıl dahil edileceği, henüz
tam olarak
bilinmemektedir.[1]
Ağırlık
Ağırlık (G), Newton’un genel çekim yasasına göre çekim kuvvetleri sonucu oluşan bir büyüklüktür. Yeryüzünde yerin merkezinden uzaklaştıkça cisimlerin ağırlığı azalır.
Ağırlık formülü
Burada;
"
", Ağırlık,
Newton (N) biriminde.
"
", Kütle,
Kilogram (kg) biriminde.
"
", Yerçekimi
ivmesi,
biriminde.
Bir cismin ağırlığı, bulunduğu yere göre değişir. Ay’ın kütlesi ve yarıçapı Dünya’ya göre daha küçüktür. Bu yüzden bir cismin Ay’daki ağırlığı Dünya’daki ağırlığının yaklaşık 1/6’sı kadardır. Bir cismin kütlesi de madde miktarının bir ölçüsüdür ve klasik fiziğe göre hiç değişmez. Dünya’dan Ay’a doğru gidildikçe Dünya’nın çekim kuvveti azalır ve Ay’ın çekim kuvveti artar. Bu iki çekim kuvvetinin eşit olduğu yerde cismin kütlesi değişmediği hâlde ağırlığı sıfır olur.
Yer çekimi kuvvetinin, cismin kütlesine ve cismin yerin merkezine olan uzaklığına bağlıdır. Cismin kütlesi arttıkça cismin üzerindeki yerin çekim kuvveti de artar.
Dipnotlar
- ^ Altın, Vural (Mayıs 2010). "Kütle çekimi nasıl oluşur?". NTVBLM 15.sayı: 83.
Hiçbir yazı/ resim izinsiz olarak kullanılamaz!! Telif hakları uyarınca bu bir suçtur..! Tüm hakları Çetin BAL' a aittir. Kaynak gösterilmek şartıyla siteden alıntı yapılabilir.
© 1998 Cetin BAL - GSM: +90 05366063183 - Turkiye / Denizli
