Zaman
Zaman veya vakit, ölçülmüş veya ölçülebilen bir dönem, uzaysal boyutu olmayan bir kontinyum.[1] Zaman kavramı, tarih boyunca felsefenin ilgi alanlarından biri olmasının yanı sıra matematik ve fizik çalışmalarının da önemli alanlarından biridir.
İçindekiler |
Fizikte zaman
Zaman, göreceli bir kavramdır. Zaman içinde olduğumuz üç mekân ve bir zaman boyutlu uzayzamanın soyut olan boyutu olarak da kabul edilir. Zaman olgusu fizikte 't' (Latince zaman anlamına gelen tempus kelimesinin baş harfi) harfiyle tanımlanır.
Zamanın objektif olarak var olup olmadığı, fiziğin en önemli ve çözülemeyen konularının başında gelir. Planck zamanı denilen saniyenin 10−43'te birinden daha kısa olan süre, fizikçilerce içinde bulunduğumuz 3+1 boyutlu uzayın sınırı ve kara delik ortamının başlangıcı olarak kabul edilir. Tıpkı ışık gibi bükülebileceği varsayılmaktadır. Bu yüzden zaman yolculuğun mümkün olup olmadığı birçok bilim adamı tarafından düşünülmektedir. Zamanın akıp akmadığı veya hangi yönde aktığı da aynı şekilde fiziğin en tartışmalı konulardandır.
Uzay zamanda olan her gelişmenin içindedir.(Bu cümle veya cümleler açık değildir ve açıklanmalıdır.) Sebep-sonuç ilişkisi zaman akış oku ile ilgili olup tersine zaman oku da teorik olarak mümkündür.
Zaman, ışık hızı ile de dolaysız ilişki içinde olup maddenin ışık hızına yaklaşması durumunda zamanının yavaş akması, ışık hızında durması ve ışık hızı ötesinde de tersine akması; takyonlar denilen atomaltı parçacıkların ışıktan hızlı hareket ettiği ve zamanlarının gelecekten geçmişe doğru aktığı veya içinde bulunduğumuz uzayzamandan başka sonsuz sayıda da ihtimalin olabileceği hipotezleri de modern fiziğin ve Rölativite Teorisi'nin temelini oluşturan konulardandır.
Uzay/zaman
Uzay-zaman bükülmesinin iki boyutlu çizimi. Maddenin varlığı, uzayzamanın geometrisini değiştirir. Bu bükülmüş geometri yerçekimi olarak tanımlanır. Şunu göz ardı etmemek gerekir ki, şekildeki beyaz çizgiler uzayın bükülmesini değil, bükülmüş uzayzamana uyarlanmış koordinat sistemini temsil eder. Zîrâ düz bir uzayzamanda beyaz çizgiler de doğrusal olurlardı.
Uzayzaman, uzay ile zamanı "uzay-zaman sürekliliği" adı
verilen yapıda birleştiren matematik modeli. Öklitçi yaklaşıma göre evren uzayın
üç boyutu ve dördüncü boyutu oluşturan zamandan oluşur. Fizikçiler, uzay ve
zaman kavramlarını tek bir çatı altında birleştirmek yoluyla, karmaşık fizik
teorilerini önemli ölçüde basitleştirmeyi ve evrenin işleyişini süpergalaktik
(fiziksel kozmoloji) ve altatomik (atom altı, bkz. kuantum fiziği) seviyelerde
daha basit ve ortak bir dilde açıklamayı başarmışlardır.
Klasik mekanikte, Öklid uzayı kullanımı, uzayzamanı kendine mal etmek yerine,
zamanı gözlemcinin hareket durumundan bağımsız olarak evrensel ve değişmez gibi
kabul edip ele alır. Göreliliğe dayalı bağlamda ise zaman, uzayın üç boyutundan
ayrı olarak düşünülemez; çünkü bir cismin vektörel hızı, ışığın hızı ve bir de
güçlü kütle çekimsel alanların gücü ile ilişkilidir. Bu kütle çekimsel alanlar
zamanın ilerleyişini yavaşlatabilir ve bir o kadar da gözlemcinin hareket
durumuna bağlıdır. Bu nedenle de evrensel değildir.
Evrensel dediğimiz, bir olgunun evrenin her köşesinde doğru ve değişmez
olmasıdır. Ancak Albert Einstein'ın kurduğu Görelilik Kuramı'na göre zaman
evrenin her köşesinde aynı değildir ve gözlemciye göre değişir, görecelidir.
Örneğin, kütle uzayzamanda eğrilikler yaratır. Burada zaman bükülür ve zaman bu
eğride bulunan bir gözlemciye göre, dışarıda duran bir başka gözlemciye olandan
daha yavaş akar. İşte burada zaman evrensel değildir.
Bu bükülmeyi şu şekilde açıklayabiliriz: Düz bir yatak düşünün. Bu yatağın
üzerine gergin bir çarşaf serin ve hiç kırışıklık olmasın. İşte bu dümdüz çarşaf
iki boyutla tanımladığımız uzay-zaman düzlemi olsun. Şimdi bu düzleme bir
gezegeni simgeleyen demir bir bilye koyun. Bilye yatağa biraz gömülüp bir göçük
yaratarak çarşafı da bükecektir. İşte zaman da bu şekilde demir bilye ile
simgelediğimiz kütle yardımıyla bükülebilir. Kütlenin artışı, bu kütlenin
uzay-zaman düzlemini büküşünü arttırır. Kütle arttıkça göçük de artar. Eğer
kütle ölçülemeyecek boyutlarda aşırı büyük olursa uzay-zaman düzlemi ışığı bile
hapsedecek kadar göçecektir. İşte bu göçük kara delik olarak adlandırılır. Eğim
çok olduğu için ışık karadelikten girer ama geri çıkmaz. Bazı teorilere göre bu
içeri giren ışık evrenin başka bir noktasından geri çıkar. Bu teorilerde
karadelikler dipsiz kuyular değillerdir, iki ucu açık bir boru gibi
düşünülebilir.
Zamanın ölçümü
Zamanın tarifi konusunda tam bir uzlaşmaya varılamasa da ölçülmesi konusunda anlaşmazlık yoktur. Zaman, fizikte en hassas ölçülebilen niceliklerden biridir.[1] Zaman ölçümünde herhangi bir âna ya da aralığa rakamsal bir değer atanır. Bu atamada sürekli değişikliğe uğrayan herhangi bir fenomen kullanılabilir.
Zamanın ölçümünde kullanılan başlıca iki adet birbirinden bağımsız ölçek vardır:
- Atomik ölçüm - Atomların içsel enerji durumları arasındaki kuantum değişimini gerçekleştirmekte kullanılan elektromanyetik radyasyonun karakteristik frekansından yararlanır.
- Dinamik ölçüm - Gök cisimlerinin çekimsel hareketlerini kullanır. Bu ölçümler sonucu ay ve güneş takvimleri ortaya çıkmıştır.
Tarihçe
İnsanoğlu, tarih boyunca çeşitli metotlarla zamanı ölçmeye çalışmıştır. İlk başta insanlar için sadece yağmurun, karın, soğuğun, sıcağın zamanını bilmek yetiyor; mevsimler barınma, göç veya hasat zamanını söylüyorlardı. Gittikçe daha küçük zaman birimlerine ihtiyaç duyan insanlık, yılı aylara ve haftalara bölmeye başlamışlardır. Daha küçük zaman birimlerinin tarihi takvimle paralellik gösterir. Yılları ve günleri ilk olarak birimlere bölenler Sümerlerdir. Mısırlılarla devam eden zamanı doğru ölçme çalışmaları, Yunan ve Roma medeniyetlerinde iyice geliştirilmiştir.
Eski Mısır rahiplerine göre zaman; enerjinin yok oluşu ya da bir diğer anlamı ile enerjinin dönüşüm sürecidir ve sonsuz olan Tanrı'yı simgeler.
Ayrıca bakınız
Kaynaklar
- ^ a b "Zaman." Encyclopædia Britannica. Encyclopædia Britannica Online. Encyclopædia Britannica Inc.
Hiçbir yazı/ resim izinsiz olarak kullanılamaz!! Telif hakları uyarınca bu bir suçtur..! Tüm hakları Çetin BAL' a aittir. Kaynak gösterilmek şartıyla siteden alıntı yapılabilir.
© 1998 Cetin BAL - GSM: +90 05366063183 - Turkiye / Denizli

