Katı iletken metal, hareketli veya serbest elektronlara sahiptir. Bu
elektronlar metalin kristal yapısına bağlıdırlar, fakat herhangi bir atoma bağlı
değillerdir. Herhangi bir dış elektriksel alan uygulamadan bile bu elektronlar
ısı enerjisinden dolayı rastgele hareket ederler. Fakat normalde bir metaldeki
net akım sıfırdır. Herhangi bir zamanda metal objenin herhangi bir kesitinde bir
yönden diğerine geçen elektronların sayısı aksi yönde geçiş yapanlarınkine
ortalamada eşittir. Bir metal telin iki ucu arasına batarya gibi bir DC kaynağı
bağlandığında iletkende bir elektrik alanı oluşur. Bu elektrik alanı metaldeki
serbest elektronların alanın tersi yönünde sürüklenmesine sebep olur. Ortalamada
bir yöne daha fazla hareket eden elektronlar elektrik akımını yaratmış olurlar.
Elektrolitler içlerinde elektrik akımını mümkün kılacak serbest iyonlar
bulunduran maddelerdir. Elektrokimyasal hücreler bir elektrolit ve bu
elektrolide yerleştirilmiş elektrotlardan oluşur. Bu hücreler kimyasal enerjiyi
elektrik enerjisine çevirmek (pil) ya da elektrik enerjisi kullanarak bir
kimyasal tepkimeyi gerçekleştirmek için (elektroliz) kullanılırlar. Her iki
durumda da elektrotların çevresinde iyonlar oluşur ya da yok olur. Bu tepkimeler
sırasında elektrolit içerisinde birbirini nötrleyen ya da birbirinden ayrılan
anyon ve katyonlar (negatif ve pozitif yüklü iyonlar) elektrotlara doğru ya da
aksi yönde hareketleri sırasında elektrik akımını oluştururlar. Örnek olarak,
sıkça rastlanan kurşunlu pillerde elektrik akımı pozitif yüklü hidrojen
iyonlarının bir yöne negatif yüklü sülfat iyonlarının diğer yöne hareket
etmesinden meydana gelir.
Vakumda elektronlardan ya da iyonlardan meydana gelmiş bir ışın elektrik
akımına neden olabilir. Benzer şekilde kıvılcım ve plazmalarda elektrik akımı
hareket eden elektronlar ve pozitif ya da negatif yüklü iyonlardan meydana
gelir. Yarı iletkenler üzerinde elektrik akımı, elektronların yanı sıra, pozitif
yüklü elektron boşlukları (Yarı iletken kristali üzerinde eksik olan değerlik
elektronlar) tarafından da taşınır. P tipi yarı iletkenlerde elektrik akımı
büyük oranda bu şekilde oluşur.
Elektrik akımı bir manyetik alan meydana getirir. Bu manyetik alan, akım
geçiren teli çevreleyen dairesel alan çizgileri olarak gözde canlandırılabilir.
Elektrik akımı bir galvanometre yardımıyla doğrudan ölçülebilir, ama bu yöntem
devrenin koparılmasını gerektirmektedir, bu da bazi durumlarda zorluk yaratır.
Akım, devreyi koparmadan, meydana getirdiği manyetik alan sayesinde de
ölçülebilir. Bu amaçla kullanılan cihazlar arasında Hall etkisi sensörleri, akım
transformatörleri ve Rogowski bobinleri de vardır.
Özel görelilik kuramı kullanılarak manyetik alan, akımı taşıyan parçacıklarla
aynı hızda giden bir gözlemci için durağan bir elektrik alan dönüştürüllebilir.
Zaten akımın kendisi de ölçüldüğü referans sistemine bağlıdır, çünkü akım,
parçacıkların hızına ve bu da referans sistemine bağlıdır.
Ohm kanunu, ideal bir direnç veya diğer omik aygıtlarda uygulanan
gerilimin akıma oranıdır.
Elektrik akımı yoğunluğunun bir ölçümüdür. Bu elektrik akımının seçili alana
oranını veren bir vektörel büyüklüktür SI birimlerinde, akım yoğunluğu amper
bölü metrekare ile ölçülür.
Bir iletkenin içinde gezinen yüklü parçacıklar sürekli olarak
rastgele yönlere doğru hareket ederler. Yükte net bir akış olabilmesi
için, parçacıklar birlikte hareket etmelidirler. Elektronlar metalde
taşıyıcıdırlar ve kararsız yolla akarlar (atomdan atoma sıçrarlar),
fakat genellikle elektriksel alan yönünde akarlar. Akış hızları şöyle hesaplanabilir:
Katı maddedeki elektrik akışı tipik olarak çok yavaştır. Örneğin, 0.5 mm²
kesitli bir bakır tel 5 A lik bir akım taşırken elektronların akım yönündeki
ortalama hızı saniyede milimetreler mertebesindedir. Buna karşılık katot ışınlı
tüplerin içerisindeki neredeyse vakum ortamda elektronlar neredeyse doğrusal
rotalarda ışık hızının onda birine yakın hızlarda hareket ederler.
Elektriksel yük taşıyan parçacıklar hızlı ya da yavaş da hareket etse, iletkenin
yüzeyinde oluşan elektriksel sinyaller genelde ışık hızına yakın hızlarda
ilerlerler. Bu sonuca Maxwell denklemlerinin
çözümüyle varılabilir. İlk bakışta sezgiye aykırı görünen bu durum bilardo
toplarının çok hızlı hareket etmediklerinde bile çarpışmanın etkisini neredeyse
anında iletmelerine benzetilerek açıklanabilir.
Doğru akım elektrik yükünün hep aynı yönde akmasıyla oluşur. Buna karşılık
alternatif akımda eşit zaman aralıklarıyla akım yönü tersine döner. Bunların
üretilmesi, iletilmesi ve kullanılması çok farklı özellikler gösterirler.
Çeşitli elektronik devre elemanları kullanılarak bu iki akımı birbirine
dönüştürmek mümkündür.
Elektrik enerjisi, çeşitli yöntemlerle diğer enerji çeşitlerinin
dönüştürülmesiyle üretilir. Ortaya çıkan akım doğru ya da alternatif akım
olabilir. Doğru akım en yaygın olarak kimyasal pillerde, güneş pillerinde ve
dinamolarda(doğru akım motoru) üretilir. Alternatif akım ise genellikle
alternatif akım motorlarında üretilir.
Kullanılan elektriğin büyük çoğunluğu herhangi bir enerji çeşidinin önce hareket
enerjisine, ordan elektrik enerjisine çevrilmesiyle elde edilir. Alternatif akım
motorları genel olarak doğru akım motorlarından daha ucuza mal olurlar,
bakımları daha kolaydır ve daha yüksek verimde çalışırlar. Dolayısıyla
alternatif akım büyük miktarda üretime daha uygundur. Bunun yanında alternatif
akımın iletimi de çeşitli nedenlerden çok daha ucuz ve verimli bir şekilde
yapılabilir. Elektrik şebekesinin alternatif akım taşıması bu nedenlerden
ötürüdür. Buna karşılık elektrik şebekesinden uzak ya da taşınabilir
uygulamalarda piller yardımıyla doğru akım elde etmek daha kolaydır.
Elektrik enerjisinin hareket enerjisine dönüştürülmesinde de alternatif akım
motorları benzer avantajlara sahiplerdir. Bu yüzden hareket enerjisi gerektiren
uygulamalarda (örneğin elektrikli ev aletleri) alternatif akım tercih edilir.
Öte yandan, doğru akım, elektronik cihazların (özellikle dijital) çalışması için
çok daha uygundur.
Doğada karşılaşılan elektrik akımları arasında yıldırımlar, Güneş rüzgârları
ve kuzey ışıkları vardır. İnsan yapımı elektrik akımlarına örnek olarak da metal
tellerde akan elektronlar örnek gösterilebilir. Bu duruma uzun mesafelere
elektrik enerjisi dağıtan elektrik iletim hatlarında ya da elektrikli ve
elektronik aletlerin içlerindeki tellerde rastlanabilir. Akıma Elektronik bilimi
dahilinde farklı yerlerde de rastlanabilir. Bunların arasında dirençlerin
üzerinden geçen akımlar, vakumlu tüplerdeki vakumdan geçen akımlar, pillerin ya
da sinir hücrelerinin içinde akan iyonlar ve bir yarı iletkenden akan elektron
boşlukları da vardır.
Elektrik akımından kaynaklı en ciddi zararlar elektrik çarpmalarıdır.
Elektrik çarpmasının etkileri pek çok etkene dayanır. En onemli etkenler akımın
şiddeti, elektriksel temasın yapısı, etkilenen uzuvların durumları, akımın
vücutta takip ettiği yol ve akım kaynağının gerilimidir. Çok zayıf bir akım
sadece bir karıncalanmaya neden olurken, deriden geçen şiddetli akımlar ciddi
yanıklara hatta kalpten geçen akımlar kalp krizine bile sebep olabilir.
Kontrol dışı elektrik kaynaklı ısınmalar da tehlikeli sonuçlar doğurabilir.
Fazla güç taşıyan kablolar yaygın bir yangın sebebidir. Cepte birlikte taşınan
madeni paralar ve bir AA Pil kadar küçük bir güç kaynağı bile kısa devre sonucu
hızlıca ısınıp deride yanıklara sebep olabilir.
Elektrik akımı bir iletken içindeki serbest elektronların (valans
elektronları) bir atomdan diğerine dış yörüngeler arasında geçişi/ atlayışı /
yerdeğiştirmesi olarak tanımlanabilir.
Pil, direnç, anahtar ve bağlantı kablolarından oluşan bir
elektrik devresini, aşağıdaki şekilde görülen su tesisatına
benzetebiliriz. Böylece bir elektrik devresinde neler olduğunu
anlamamız kolaylaşır.
Su tesisatı içindeki su, vananın açılmasıyla pompa tarafından
itilir ve borular içinde ilerler. Kıvrımlı boruya gelen suyun
buradan geçmesi zorlaşır. Kıvrımlı borudan geçen su, borular
içinde ilerleyerek pompaya geri döner. Suyun tesisat içindeki
devri bu şekilde devam eder.
Yukarıda verilen şekildeki elektrik devresinde de buna benzer
bir durum vardır. Su tesisatındaki suyu, elektrik devresindeki
negatif yüklere benzetebiliriz. Pil, pompaya benzer bir
görevle elektrik yüklerine elektriksel bir kuvvet uygular. Bu
kuvvet etkisi ile elektrik yükleri elektrik enerjisi kazanır
ve bu enerji tel boyunca iletilir. Bu durum iletkendeki yükler
arasında enerji aktarımına sebep olur. Yüklerin hareketinden
kaynaklanan bu enerji aktarımına
elektrik akımı denir.
Acaba elektrik devresindeki elektrik akımının yönünü nasıl
belirleriz?
Negatif yükler, devre tamamlanır tamamlanmaz harekete
başlayacaklardı. Nihayet devre tamamlanmıştı ve pilin
uyguladığı kuvvet ile pilin negatif kutbundan itibaren
birbirlerini hareket etmeye zorlamışlardı. Böylece sahip
oldukları enerjiyi birbirlerine aktararak pilin pozitif
kutbuna kadar bu hareketlerini sürdürmüş oldular.
Yukarıda anlatıldığı gibi negatif yükler, sahip oldukları
hareket enerjisini pilin negatif kutbundan pozitif kutbuna
doğru aktarır. Ancak bilim insanları yıllar önce akım ile
ilgili araştırmalar yaparken akımın yönünün pozitif kutuptan
negatif kutba doğru olduğunu düşünmüşler ve birçok bilimsel
çalışmalarını buna göre yapmışlardı. Bunun için devredeki
akımın yönünün günümüze kadar pilin pozitif kutbundan negatif
kutbuna doğru olduğu kabul edilmiştir. Bir elektrik
devresindeki elektrik akımının yönünü bulmak için pilin
kutuplarına bakmamız yeterlidir. Aşağıdaki devre şemasında
görüldüğü gibi pilin devre içindeki gösteriminde uzun olan
çubuk pozitif kutbu, kısa olan çubuk negatif kutbu temsil
eder.
Elektrik devrelerindeki elektrik enerjisi kaynağının
işleyişini su pompasının işleyişine benzetmiştik. Şekildeki su
akışı, su seviyesinin yüksek olduğu koldan düşük olduğu kola
doğru olur. Su akışı, su seviyeleri her iki kolda da eşit
oluncaya kadar devam eder ve su seviyeleri eşitlenince durur.
Su seviyeleri arasında fark olduğu sürece su akışı devam eder.
Şekildeki gibi uygun bir pompa kullanarak bu akışın sürekli
olarak devam etmesi sağlanabilir. Suyun akışı elektrik
devrelerindeki elektrik akımına benzer.
Elektrik akımı da, devrenin iki ucu arasındaki yüklerin
enerjileri arasında fark olduğu sürece olur. Bu enerji farkı
gerilime sebep olur.
Sonuç olarak gerilim enerji
farkının bir göstergesidir. Su tesisatında suyun
akışının devam etmesini sağlayan bir pompa bulunduğu gibi,
elektrik devrelerinde de elektrik akımının devamlı olmasını
sağlayan elektrik enerjisi kaynakları yer alır.
Elektrik akımı, en kısa
tanımıyla elektron hareketidir. Bir iletken üzerinden birim
zamanda geçen elektron sayısını gösterir. Birimi Amper'dir
(kısaltması A) ve genelde I ile ifade edilir. Başka bir
anlatımla elektriksel yükün zamana göre türevidir. Metal
atomlarının en dış yörüngesindeki elektronlar, gerilim adı
verilen elektromotor kuvvet yani yüklerin birbirini itmesi
veya çekmesi etkisiyle, atomdan atoma geçmek suretiyle yer
değiştirirler.
Elektrik akımı, elektron
ismindeki küçük parçacıkların, iletken bir tel üzerinde
ilerlemesidir. Bu ilerleme sabit olabileceği gibi (doğru akım)
değişken de olabilir (alternatif akım).Elektrik kaynaklarının
iki ucu bulunur. Bunlar: Negatif ve pozitif yüklü uçlardır.
Elektrik devresi kurulduğunda elektronlar negatif yüklü
oldukları için, eksi uçtan tüketiciye oradan da artı uca doğru
hareket ederler. Yani eksi uçtan itilip artı uca ilerlerler.
Bu ilerlemeyi sağlayan kuvvete elektromotor kuvvet (emk) ya da
gerilim denir. Gerilimin birimi volttur ve V harfiyle
gösterilir. Volt kelimesi pili bulan bilim insanı Alessandro
Volta’dan gelmektedir. Elektrik akımının yönü konusunda birçok
söylenti vardır. Söz ettiğimiz gibi elektronlar eksi yüklüdür
ve eksi uçtan artı uca doğru itilirler. Fakat hesaplamalarda
bolca (-) kullanmak sorun yaratacağından bilim adamları akımın
yönünü hesaplamalarda artı yönden eksi yöne doğru olarak kabul
etmişlerdir. Elektrik devresini çalışabilmesi için, elektrik
kaynağının negatif ucundan çıkan bağlantının tüketiciye
gitmesi ve tüketiciden de elektrik kaynağının pozitif ucuna
gelmesi gerekmektedir.
olduğu sürece olur. Bu
Bir devrede gerilimi ölçmek için voltmetre
kullanılır. Gerilimin birimi Volt’tur. Volt kısaca V ile
gösterilir.
Bunu, her hayvanın bacağında elektrik vardır diyerek yorumladı. Fakat 3 yıl
sonra Volta bunun doğru olmadığını düşünerek deneyi tekrarladı ve sonra da
kurbağanın bacağının hareket etmesine neden olanın elektrik olduğunu fakat
Galvani’nin söz ettiği elektrik olmadığını keşfetti. Ona göre iki farklı metal
asidik bir sıvıyla temas ederse ortaya elektrik çıkar. İşte ana prensip budur.
Yani elektriğe kurbağanın içindeki asidik sıvıya Galvani’nin değdirdiği bıçaklar
neden oluyordu. Daha sonra Volta ilk pili yaptı. Biraz bakır para, biraz çinko,
biraz karton, biraz da asit. Volta, kartonları aside batırarak para ve çinko
arasında sıkıştırıp bunu tekrarlayarak birleştirdi. Dolayısıyla bakır para ve
çinko asidin etkisiyle etkileşime girerek elektrik meydana getiriyordu.
Bütün cisimler moleküllerden veya atomlardan meydana
gelmiştir. Yani bir cismi parçalara ayıracak olursak sonunda o
cismin özelliğini taşıyan en küçük parçanın bir molekül veya
bir atom olduğunu görürüz. Atom ise merkezdeki çekirdek ve
bunun etrafında süratle dönen elektronlardan oluşmuştur.
Bazı cisimlere ait atomların dış yörüngelerinde bulunan
elektronlar ısı, manyetik alan, kimyasal reaksiyon gibi bazı
etkilere maruz kaldıkları zaman kolaylıkla yörüngelerinden
koparak serbest hale gelirler. Bu şekilde atomdan ayrılan
elektrona serbest elektron adı verilir.
İşte elektrik akımını, elektrik voltajını meydana getirerek
elektrik motorlarının dönmesini, elektrik ampullerinin ışık
vermesini, elektrik fırınlarının yemek pişirmesini sağlayan
tamamı ile yukarıda bahsettiğimiz serbest elektronlardır ve bu
serbest elektronların hareket etmesidir. Kısaca serbest
elektronların elektrik akımını ve voltajını meydana
getirmesine ve bunların kullanılmasına elektrik diyebiliriz.
b. Elektrik Akımı:
Elektrik akımı iletken bir cismin kesitinden geçen serbest
elektron miktarıdır. Başka bir deyişle elektrik akımı serbest
elektronların iletken madde içinden akmasıdır.
Elektrik akım şiddet birimine Amper denir. Bir devreden
elektrik akımının akabilmesi için o devrenin Kapalı Devre
olması gerekir.
Eğer devre açık olursa serbest elektronlar havada
geçemeyecekleri için elektrik akımı akmaz. Bu şekilde ki
devrelere de Açık Devre denir.
Bir su borusundan akan suyun hareketini bir iletkenden akan
elektronların hareketine yani elektrik akımının akmasına
benzetebiliriz. Borudan akan sudur, buna karşın iletkenden
akan ise elektronlardır. Su borusu içinden suyun akabilmesi
için mutlaka bir basınç farkı gereklidir. Örneğin bir su
pompası ile su basılmalıdır ki su borudan akabilsin. Benzer
bir şekilde elektrik devresinden de akımın akması için mutlaka
bir kuvvete ihtiyaç vardır. Bu kuvvet olmadığı takdirde
serbest elektronlar hareket edemez yani elektrik akımı akmaz.
İşte serbest elektronları hareket ettirerek devreden elektrik
akımının akmasına sebep olan kuvvete Voltaj denir. Voltaj
birimi Volt’tur. Kısaca (V) veya (E) harfi ile gösterilir.
İletken cisimlerin üzerlerinden geçen akıma karşı
gösterdiği mukavemete direnç veya rezistans denir. Yine su
devresinden örnek verecek olursak; nasıl ki su borusunun
çeperleri (iç yüzeyi) suyun akışına karşı bir mukavemet
gösterir yani suyun borunun içinden akmasını zorlaştırırsa bir
iletken içindeki atomlar ve elektronlar da serbest buna Direnç
veya Rezistans denir. Elektrik akımına karşı olan bu mukavemet
nedeniyle tel ısınmaya başlar ve akımın değeri büyüdükçe telin
sıcaklığı da artar. Rezistans (Direnç) birimi Ohm’dur.
Rezistans (R) sembolü ile gösterilir.
Bir direncin üzerinden akım geçtiği zaman elektrik enerjisi
ısı enerjisine dönüşür. Devreye uygulanan voltajla devreden
geçen akımı çarparsak elektrik gücünü bulmuş oluruz. Elektrik
gücü ile de zamanı yani (saati) çarparsak elektrik enerjisini
bulmuş oluruz. Birimi de Watt/Saat’tir (Kw/h).
I.
STATİK (DURGUN) ELEKTRİK
A. ATOMUN
YAPISI VE ELEKTRİK YÜKLERİ

Atom,
ortada çekirdek ve çevresinde dolanan elektronlardan oluşur.
Atomun çekirdeği proton ve nötronlardan oluşmuştur.
Çekirdekteki nötronlar yüksüz ve protonlar pozitif (+)
yüklüdür. Çekirdeğin çevresinde dolanmakta olan elektronlar
ise negatif (-) yüklüdür. Atomlarda hareketli olan
parçacıklar sadece elektronlardır. Bundan dolayı elektrikte
yük hareketi elektron hareketiyle gerçekleşir. Pozitif
yükler hareketsizdir.

• Bir atomda pozitif yükler ile negatif yükler
birbirine eşit ise buna nötr (yüksüz) atom denir.
• Eğer nötr bir atom elektron kaybetmiş ise
pozitif yükler çoğunlukta olacağı için bu atoma pozitif
yüklü atom (iyon) denir.
• Eğer nötr atom elektron kazanmış ise bu atoma
negatif yüklü atom (iyon) denir.
Aynı tür
yükler birbirini iter, zıt yükler birbirini çeker.
Yükler arasındaki bu kuvvete
Coulomb
kuvveti denir.
Coulomb
kuvveti yüklerin büyüklükleri ile doğru, aralarındaki
uzaklığın karesi ile ters orantılıdır.
Doğadaki
en küçük elektrik yükü elektronun ve protonun yüküdür.
Bunlar birbirine değer olarak eşit fakat işaret olarak
zıttır. Elektron ve protonun yükü çok küçük olduğu için yük
birim olarak coulomb (C)
kullanılır.
1
coulomb = 6, 25 .1018
elektron yüküdür.
B.
ELEKTRİKLENME ÇEŞİTLERİ
1. Sürtünme ile elektriklenme
Ebonit
çubuk yün kumaşa sürtüldüğünde ebonitin (-) , yün kumaşın
(+) yüklendiği görülür. Cam çubuk ipek kumaşa sürtüldüğünde
camın (+), ipek kumaşın ise (-) yüklendiği görülür. Sürtünme
ile elektriklenme yalnızca bazı yalıtkan maddeler arasında
gözlenebilir.
2. Etki ile elektriklenme
Yüklü bir
cisme bir başka iletken cisim yaklaştırıldığında aynı tür
yükler birbirini itip, zıt yükler birbirini çekeceği için
cisimlerin üzerinde bir yük hareketi oluşacaktır.
3.
Dokunma ile elektriklenme
Yüklü bir
cisim nötr veya yüklü bir başka iletken -dokundurulduğunda
aralarında yük alışverişi olur • süre sonra yükler
dengelenerek yük alışverişi durur.
Topraklama :
Yüklü bir cismi nötr hale getirmek için torağa
dokundurulması olayına topraklama denir.
• Lastik, plastik, ebonit, kağıt, cam gibi
elektriği iletmeyen maddelere
yalıtkan madde
denir. Sürtünmeyle elektriklenen ve enerjiyi üzerinde durgun
olarak tutan maddeler yalıtkan maddelerdir.
• Metaller gibi elektriği ileten maddelere iletken
madde denir, iletkenlerde elektronlar serbestçe hareket
edebilir.
C.
ELEKTROSKOP
Cisimlerdeki yük varlığını ve türünü anlamamıza yarayan
alete elektroskop
denir. Elektroskop yüklendiğinde yaprakları açılır ve yüksüz
olduğunda yaprakları kapalı durumda olur.
D.
ŞİMŞEK, YILDIRIM ve GÖK GÜRÜLTÜSÜ
Bulutlar
hareket ederken birbirlerine ve hava moleküllerine
sürtünürler. Sürtünme sonucu üzerlerinde elektriklenme
oluşur. Yer yüzünün buluta yakın olan kısımları da cinste
(zıt) elektriklenebilir. Bu sebeple bulut ile yeryüzü
arasında zaman zaman elektriksel
boşalma .Bu olaya yıldırım
denir.
Yüksek
binaları, kuleleri yıldırımdan korumak için yıldırımlık
yapılır. Yıldırımlık (paratoner),
toprağa bağlı sivri uçlu bir metal çubuktur. Bu uca düşen
yıldırımdaki elektrik, iletken bir kablo yardımıyla toprağa
aktarılır. Böylece paratoner yardımıyla yıldırımın
tehlikelerinden korunuruz.
Bulutlarda biriken elektrik yalnız yer yüzüne değil,
bulutun bir noktasından diğer bir noktasına da boşalabilir.
Bu olaya şimşek
denir. Gerek şimşek, gerekse yıldırım, ışık ile birlikte
şiddetli bir ses meydana getirir. Bu sese
gök gürültüsü
denir. Işık, sesten çok daha hızlı yayılır. Şimşeklerin
çaktığı bir havada ilk önce parlak ışığı görür sonrada gök
gürültüsünü duyarız. Örneğin; gök gürültüsünün şimşekten bir
saniye sonra duyulması yıldırımın 350 metre uzakta
oluştuğunu bize gösterir.
ELEKTRİK
DEVRELERİ EKTRİK AKIMI
Elektronların iletken içindeki hareketine
elektrik akımı
denir. Bir iletkenden birim zamanda (t) geçen yük miktarına
(q), elektrik akım şiddeti
( I ) denir.
-
Elektrik
akımı,
üretecin ( + ) ucundan çıkıp ( - ) ucuna girecek şekilde
oluşur.
-
Elektron
akımı,
üretecin ( - ) ucundan çıkıp ( + ) ucuna girecek şekilde
olur.
B.
ELEKTRİK DEVRE ELEMANLARI


1. Üreteç
Kimyasal
enerjiyi elektrik enerjisine çevirerek devreye elektrik
akımı veren elemanlara pil
veya akümülatör denir. Mekanik enerjiyi
elektrik enerjisine çeviren cihazlara
jeneratör denir.
Bir
üretecin uçları arasındaki potansiyel farka
elektromotor kuvvet
(emk, V) denir.
2. Direnç
Elektrik
akımının geçmesine zorluk
gösteren yani elektrik enerjisinin harcandığı elemana direnç
denir. Bunlar lamba, ütü, elektrik ocağı vb. cihazlar
olabilir. Direncin birimi ohm (W)
dur.
3. Ayarlı Direnç (Reosta)
Devredeki
akım şiddetini ayarlamak için kullanılan değişken
dirençlere reosta
denir.
4. Ampermetre
Elektrik
akım şiddetini gösteren ölçü aletine
ampermetre denir.
Ampermetreler devreye daima seri bağlanır. Akım birimi
amperdir.
5. Voltmetre
Elektrik
devrelerinde potansiyel farkı (gerilim) gösteren ölçü
aletine voltmetre
denir. Voltmetre gerilimi ölçülecek elemana daima paralel
bağlanır. Potansiyel fark (gerilim) birimi volttur.
Diğer
devre elemanları :
Topraklama, sigorta
C. OHM
KANUNU
Bir
iletkenin uçlarındaki potansiyel fark (gerilim) ile
iletkenin içinden geçen akım arasında sabit bir oran vardır.
Bu orana iletkenin direnci
denir.
-
Bir
iletkenin direnci;
öz direnci ve boyu ile doğru orantılı, kesit alanı ile ters
orantılıdır.
Özdirenç :
Birim uzunluk ve birim kesitteki iletkenin direncine denir.
İletkenin cinsine bağlıdır ve ayırt edici bir özelliktir.
Kısa Devre :
Elektrik akımının devresini direncin olmadığı yoldan
tamamlamasına denir. Direnç üzerinden akım
geçmez.
D.
DİRENÇLERİN BAĞLANMASI
1. Seri
Bağlama
Dirençlerin birer uçları birbirine bağlanarak (uç uca
eklenerek) elde edilen bağlama şekline
seri bağlama
denir.
Eşdeğer
direnç, dirençlerin toplamına eşittir.
Toplam
potansiyel fark dirençlerin potansiyel farklarının toplamına
eşittir.
2.
Paralel Bağlama
Dirençlerin birer uçları bir noktada, diğer uçları da başka
bir noktada olacak şekilde bağlanmalarına
paralel bağlama
denir.
Eşdeğer
direnç, 1/Reş = 1/R1+1/R2+1/R3
Devrenin
toplam akımı, kolların akımları toplamına eşittir.
Kollardaki potansiyel farklar birbirine eşittir.
III.
ELEKTRİK DEVRELERİNDE AKIM VE GERİLİM
-
SERİ
BAĞLI DEVRELERDE AKIM VE GERİLİM
-
Seri
bağlı devrelerde, toplam gerilim, devredeki dirençlerin
gerilimlerinin toplanması ile bulunur.
-
Seri
bağlı devrelerde, akım kollara ayrılmadığı için ana kol
akımı (I), devredeki dirençlerin akımlarına eşittir.
-
Seri
bağlı devrelerde, dirençlerden geçen akım şiddeti sabit
olduğundan, gerilimler, dirençlerin büyüklüğüyle doğru
orantılı olur.
-
PARALEL
BAĞLI DEVRELERDE AKIM VE GERİLİM
-
Paralel
bağlı devrelerde, paralel bağlı dirençlerin gerilimleri
birbirine eşittir.
-
Paralel
bağlı devrelerde, akım kollara ayrıldığı için toplam akım
kollardaki akımların toplanması ile bulunur.
-
Her bir
koldan geçen akım, o koldaki dirençle ters orantılıdır.
Büyük dirençten az akım, küçük dirençten çok akım geçer.
IV.
ÜRETEÇLERİN BAĞLANMASI
A. SERİ
BAĞLAMA
1. Düz
Seri Bağlama
Seri
bağlamada bir üretecin (+) ucu diğer üretecin (-) ucuna
bağlanır. Bu durumda toplam potansiyel fark, üreteçlerin
potansiyel farklarının toplamına eşit olur.
Üreteçler
seri bağlandığında toplam potansiyel fark artar. Bu nedenle
devre akımı artar. Çekilen akım şiddeti arttığı için
üreteçlerin ömrü azalır.
2. Ters
Seri Bağlama
Seri
bağlı üreteçlerin aynı kutupları birbirine bağlandığında
üreteçler ters bağlanmış olur. Bu durumda şekildeki
üreteçlerin toplam potansiyel farkı; V=V1+V2-V3
olur. (V1 + V2 > V3 ise,)
B.
PARALEL BAĞLAMA
Üreteçlerin (+) uçları birbiriyle, (-) uçları da birbiriyle
bağlanırsa buna paralel
bağlama denir. Paralel bağlı üreteçlerin
potansiyel farkları eşittir. Bu durumda toplam potansiyel
fark; yine V kadar olur.
Üreteçlerin toplam potansiyel farkı bir üretecinki kadar
olur. Bu nedenle üreteç sayısı arttıkça devrenin toplam
potansiyel farkı ve akımı artmaz. Çekilen akım şiddeti
artmadığı için üretecin ömrü uzun olur. (Üreteçlerin iç
dirençleri ihmal ediliyor.)
V. GÜÇ VE
ENERJİ
Elektronlar bir iletkenden geçerken iletkenin atomlarına
çarparak titreşimlere sebep olurlar. Bu titreşimler iletkene
ve çevreye yayılarak ısı enerjisinin oluşmasına sebep
olurlar. Bu şekilde elektrik enerjisi ısı enerjisine
dönüşmüş olur.
Isınan
iletkenin erime noktası çok yüksek ise iletken akkor hale
gelerek ışık enerjisi de yayar.
-
ENERJİ
Bir
elektrik devresinden akım geçirildiğinde iş yapılmış (bir
miktar enerji harcanmış) olur. Bu enerji
Enerji =
Gerilim x Akım x Zaman
E = V . I
. t olur.
V2
V = I . R
olduğundan enerji E = —- . t veya E = I2 . R. T
şeklinde de ifade edilir.
R
|
E |
V |
I |
R |
t |
|
Enerji |
Gerilim |
Akım |
Direnç |
Zaman |
|
J |
V |
A |
W |
s |
|
wh |
V |
A |
W |
h |
1
wh = 3600 J
1
kwh = 1000
wh
1
J = 0,24 cal
B.
ELEKTRİKSEL GÜÇ
Bir
elektrik devre elamanının harcadığı güç;
Harcanan enerji V . I . t
Güç =
---------------------- P = --------------
Zaman
t
Güç =
Gerilim • Akım P = V . I
V2
V = l . R
olduğundan güç P = ---- veya P = l2 . R
şeklinde ifade edilir.
R
|
P |
V |
l |
R |
|
Güç |
Gerilim |
Akım |
Direnç |
|
W |
V |
A |
n |
VI.
MANYETİZMA
Demir,
nikel, kobalt gibi maddeleri çekme özelliği gösteren
cisimlere mıknatıs
denir.
Elde
ediliş biçimlerine göre; doğal ve suni mıknatıs şeklinde
ikiye ayrılırlar.
Mıknatıslık sürelerine göre ise; geçici ve daimi mıknatıs
şeklinde ikiye ayrılırlar. Mıknatıslar şekillerine göre
incelendiğinde; atnalı, çubuk, U
şeklinde ve pusula iğnesi şeklinde olanları vardır.
A.
MIKNATISIN KUTUPLARI VE MANYETİK KUVVET ÇİZGİLERİ
Mıknatısın çekme özelliği fazla olan uç kısımlarına
mıknatısın kutupları denir.
Çubuk
mıknatıs tam ortasından bir iple asıldığında, kutuplardan
biri kuzeye, diğeri güneye yönelir. Kuzeye yönelen uca kuzey
kutup (N), güneye yönelen uca güney kutup (S) adı verilir.
Mıknatıslar; demir, nikel, kobalt gibi maddeleri çekerler.
Mıknatıs tarafından çekilebilen bu tür maddelere
manyetik maddeler
denir.
Mıknatısın, manyetik cisimleri her yönde çekebildiği alana
mıknatısın çekim alanı
denir. Mıknatısın bu çekim alanına
mıknatısın manyetik alanı
da denir.
Mıknatısın çevresinde oluşturduğu bu manyetik alan, manyetik
kuvvet çizgileri ile gösterilir.
Manyetik
kuvvet çizgileri, mıknatısın N kutbundan çıkıp S kutbuna
görecek şekilde yönlendirilir.
Bir
mıknatısın manyetik kuvvet çizgileri, mıknatısın uçlarına
yakın bölgelerde daha sık, uzak bölgelerde ise seyrektir.
Manyetik alanın şiddeti manyetik kuvvet çizgilerinin sık
olduğu yerlerde büyük ve manyetik kuvvet çizgilerinin seyrek
olduğu yerlerde küçük olur.
B.
MIKNATISLANMA
Manyetik
maddeler, sürtünme, dokunma ve tesir ile
mıknatıslanabilirler.
Bir
mıknatısın manyetik alanı içine yerleştirilmiş, mıknatıs
özelliği olmayan bazı maddeler, alan içinde belli bir süre
kaldıktan sonra mıknatıslık özelliği kazanırlar. Bu tür
mıknatıslanmaya tesir ile
mıknatıslanma denir.
Isıtma,
çarpma ve manyetik alanının ortadan kaldırılması gibi
yollarla maddelerin mıknatıslık özellikleri yok edilebilir.
Mıknatıslık özelliği olmayan manyetik maddelerin manyetik
özellik gösteren küçük bölgelerinin dizilişi düzensiz ve
karışıktır. Mıknatıslandığında ise bu manyetik özellik
gösteren küçük bölgelerin dizilişi düzenli hale gelir.
Demir,
mıknatıslandığında mıknatıslığı geçici olur ve buna
geçici mıknatıslanma
denir.
Çelik ise
mıknatıslık özelliğini uzun süre korur ve buna
daimi (sürekli) mıknatıs
denir.
Mıknatısın Bölünmesi:
Bir
mıknatıs bölündüğünde oluşan her parçacığın mıknatıslığı
devam eder. Bu nedenle her parçanın N ve S kutupları
bulunur.
Bölünmüş
mıknatısın bir ucu N kutbunu iter, diğer ucu ise çeker. N
kutbunu iten uç N, çeken uç ise S tir. Mıknatısın bölme
işlemi defalarca tekrarlandığında elde edilen her parçada N
ve S kutuplarının etkisi devam eder.
Mıknatısların Çekme ve İtme Kuvvetleri :
iki
mıknatıs birbirine yeterince yaklaştırıldığında aralarında
çekme veya itme şeklinde bir kuvvet oluşacaktır.
Mıknatıslarda aynı tür kutuplar birbirini iter ve zıt
kutuplar birbirini çeker.
Mıknatıs
etkisinin ortamlardan geçişi:
Mıknatısın manyetiklik etkisi manyetik kuvvet çizgileri ile
belirtilir. Bu manyetik kuvvet çizgileri manyetik maddelerde
daha sık ve etkin olurlar. Buna karşılık manyetik olmayan
maddelerde seyrek olacakları için mıknatıslık etkisini iyi
iletemezler.
Manyetik
alan, boşluk dahil her ortamda etkindir ve yalıtılması ortam
etkisi ile mümkün değildir.
Bir
mıknatısın kutuplarının pusula ile belirlenmesi:
Kutupları
bilinmeyen bir mıknatısın hangi ucunun kuzey (N), hangi
ucunun güney (S) olduğu bir pusula ile belirlenebilir.
Mıknatısın bir kutbu, pusula ibresinin kuzey yönü gösteren
ucuna yaklaştırıldığında, çekme etkisi görülürse bu uç S
kutubudur veya itme etkisi
görülürse N kutbu olduğu anlaşılır.
-
YERKÜRE`NİN MANYETİK ALANI
Ortasından bir iplik ile bağlanarak asılan çubuk mık sın
belirli bir doğrultuyu alması, mıknatısa bir manyetik alanın
etki ettiğini gösterir. Bu alan yerin manyetik alanıdır.
Mıknatısın N kutbu kuzeyi ve S kutbu güneyi gösteri kuzeyde
bir güney mıknatıs kutbunun ve güneyde kuzey mıknatıs
kutbunun olduğunu gösterir.
Pusula
ibresi, manyetik kutuplar doğrultusunda sapacağı için,
coğrafi kuzey-güney ekseni arasında bir açı oluşur. Bu açıya
sapma açısı
denir.
Yerin
manyetik kutupları arasındaki eksen ile dönme ı seni
arasında yaklaşık 15° lik açı
vardır. Dünya`nın manyetik alanının gösterdiği etki yerin
merkezine konmuş büyük bir çubuk mıknatısın manyetik alanına
benzer
-
ELEKTROMIKNATIS
İçinden
elektrik akımı geçen telin yanına bir pusula
yerleştirildiğinde pusula ibresinin saptığı gözlenir. Pusula
ibresinin ancak manyetik alan etkisi ile saptığı bilindiğine
göre akım geçen iletkenin çevresinde manyetik alan
oluşturduğu anlaşılmaktadır.

Galvanoskop :
Pusula tel sargı düzeneğine
galvanoskop denir.
Bu alet elektrik akımının varlığını tespit etmek için
kullanılır.
Elektromanyetizm veya
Elektromıknatıslık Nedir / Elektromanyetizm veya
Elektromıknatıslık Hakkında

Elektromanyetizm veya elektromıknatıslık, elektromıknatıssal
alanın fiziğidir. Elektromanyetik alan, elektrik alan ve
manyetik alandan oluşur. Elektrik alanını durgun elektrik
yükleri yaratır ve bu alan statik elektriğe veya bir
elektriksel iletkende elektrik akımına neden olan elektrik
kuvvetini oluşturur. Manyetik alan elektrik yüklerinin
hareketi (bir tel üzerinden geçen elektrik akımı gibi) ile
yaratılır ve bu alan manyetik kuvvetin oluşmasını sağlar.
Manyetik alanda hareket eden elektriksel yük manyetik
kuvvete mağruz kalabilir. Manyetik kuvvet oluşmasında
görecelilik (İzafilik) kuralı işler. Eğer iki yük aynı yönde
ve aynı hızda hareket ediyorlar ise, mıknatıssal alan
oluştursalar bile birbirlerine mıknatıssal kuvvet
oluşturamazlar. Elektromanyetizm terimi elektrik ve
mıknatıssal alanın birbiri ile yakın oluşundan ve bazı
durumlarda onları ayrı düşünmenin imkânsız olmasından dolayı
ortaya çıkmıştır. Örnek olarak, elektromıknatıssal
indüksiyon olarak bilinen (jeneratör, indüksiyon motoru ve
trafonun çalışmasının arka planında yatan neden) mıknatıssal
alandaki değişimin elektrik alanında değişime neden olması
gibi. Elektrodinamik terimi ise bazen elektromanyetizmin ve
mekaniğin bir arada oluşunu belirtmek için kullanılır.
Elektromıknatıssal alanın elektrik yüklü parçacıklara olan
etkisini inceler.
Elektromıknatıssal yayılım
Işık ve radyo dalgası hareket eden bir elektromıknatıssal
dalgadır. Bu yüzden bütün optik ve radyo frekansı-RF
olayları aslında elektromıknatıssaldır.
Elektromıknatıs Nedir ?
Elektromıknatıs, elektrik akımı kullanılarak demirden elde
edilen mıknatıstır.Elekromıknatısın her iki ucu da manyatik
maddeleri çeker.Pil,ters çevrilirse elektromıknatısın her
iki ucu da aynı şekilde çekme özelliği gösterir ama
kutupları yer değiştirir.Ancak elektro mıknatıslarda her
zaman pil söz konusu değildir.Büyük elektro mıknatıslarda
gelişmiş akü,motor vb. güç kaynakları kullanılır.
Elektromıknatısın kutupları sarımdan geçen akımın yönüne
bağlıdır.Sağ elimizin dört parmağı bobin üzerinden geçen
akım yönünde olacak şekilde elimizi sardığımızda baş parmak
kuzey kutbunu gösterir.Diğer uç ise güney kutbu olur.Kuzey
kutbu mıknatısın pozitif,güney kutbu ise negatiftir. Bir
elektromıknatısın çekim gücü;
Bobindeki sarım sayısı ile doğru orantılı,
Telden geçen akım miktarı ile doğru orantılı,
Pil sayısı ile doğru orantılı,
Pilin gerilimi ile doğru orantılıdır.
Elektromıknatıs her zaman mıknatıslık özelliği göstermez,
akım kesildiği an mıknatıslık özelliği de kaybolur.
Kullanıldığı yerler
Elektromıknatıslar, elektrik zili, bilgisayar yapımı,
telefon, telgraf gibi araçlar ve birçok elektronik aracın
yapısında kullanılır. Demir yükleme işleri yapan vinçler,
elektromıknatıslarla yüklerini kaldırır.Ayrıca hurda toplama
yerlerinde hurdalar elektromıknatıslar sayesinde taşınıp
istenilen yere ***ürülür.Birçok yerde kullanılır.
Elektromıknatıs Nedir?
Nasıl Çalışır?
Bir telden elektrik akımı geçiyorsa burada manyetik bir
alan oluşturur. İşte elektromıknatıslar bu temel kurala
dayanırlar.
Bu temel prensip kullanılarak motor, selenoid,
harddiskler için okuma yazma kafası, hoparlör ve daha birçok
şey yapılmaktadır.
Gerçek Mıknatıslar
Elektromıknatısları incelemeden önce daima mıknatıs
özelliği gösteren gerçek mıknatısları incelemekte fayda
vardır.
Mıknatıslarda kuzey ve güney olmak üzere iki kutup
vardır. Bir çoğumuzun bileceği gibi farklı kutuplar
birbirini çeker, aynı kutuplar ise birbirini iterler.
Elektromıknatıslarda aynı özellikleri gösterirler ancak
sadece üzerlerinden elektrik akımı geçtiğinde mıknatıs
özelliği göstermektedirler.
Elektromıknatıslar
Bir elektromıknatısın çalışması için en temel olarak
batarya gibi bir güç kaynağı ve bir telle ihtiyaç vardır.
Batarya elektron üretir ve bu elektronlar telin üzerinden
akar. Telden akan elektronlar bir manyetik alan
oluştururlar.
Eğer daha önce bir batarya incelediyseniz + ve – olmak
üzere iki kutba sahip olduğunu görmüşünüzdür. Elektronlar
negatif kutupta toplanmışlardır ve eğer bir yol bulurlarsa
negatif kutuptan pozitif kutba doğru akarlar. Bu akış iki
kutup arasında yapılacak bir kablo bağlantısıyla
yapılabilir. Bir kablo negatif ve pozitif kutuplar arasında
direkt olarak bağlanırsa üç şey meydana gelecektir.
1- Elektronlar negatif taraftan pozitif kutba doğru
olanca hızlarıyla akarlar.
2- Batarya kısa süre içinde bitecektir. Bu nedenle
bataryanın iki ucunun birbirlerine direkt olarak bağlanması
iyi bir fikir değildir. Normalde kablonun ortasında
elektronları faydalı bir işte kullanmak amacıyla motor,
ampul gibi cihazlar bulunmaktadır.
3- Kablo üzerinde küçük elektrik alanları oluşur. İşte bu
küçük elektrik alanları elektromanyetizmanın temelini
oluşturur.
Manyetik Alan
Elektrik taşıyan her kablo üzerinde manyetik alan
oluşmaktadır.
Aşağıdaki şekil bir tel etrafında meydana gelen manyetik
alanı göstermektedir. Dairesel manyetik alan telin etrafında
gelişir ve aşağıdaki dairesel çizgilerle gösterilir. Alan
telden uzaklaştıkça zayıflar. Manyetik alanın tele dik
olduğu ve yönünün elektrik akımının akış yönüne bağlı olduğu
görülmektedir.

Telin etrafındaki manyetik alan dairesel ve tele dik
konumda olduğu için tel üzerindeki manyetik alanı
yükseltmenin en kolay yolu teli aşağıdaki gibi bir bobin
halinde sarmaktır.

Örneğin tel bir çivi etrafından 10 kez dolanırsa ve bu
tele enerji verilirse aynı pille düz bir tel üzerinde
oluşturulabilecek elektrik alandan çok daha fazla elektrik
alan üretilecektir. Bu durumda çivi bir mıknatıs gibi
davranacaktır.

Bununla beraber mıknatıs özelliği sadece bataryadan
elektrik akımı aktığı zaman görülecektir. Bu basit yapıya
elektromıknatıs denir.

Osilatör :
TANIMI: İstenilen frekans
ve dalga şeklinde elektiriksel titreşimler üreten geri
beslemeli amplifikatörlerdir.
KULLANIM ALANLARI
Televizyon, radyo, telsiz, AM alıcılar, AM vericiler, FM
alıcılar ve FM vericiler gibi sistemlerde kullanılır. En
önemli kısmını oluşturmaktadır.
OSİLASYON: Yükselteç devresinin
çıkışından yapılan pozitif geri besleme salınım yapar. Buna
osilasyon denir.
Osilatörler önceden belirlenmiş frekansta osilasyon
yapabilmesi için frekans tespit cihaz ihtiyaç vardır.
Frekans tespit cihazı filitre devresi olup İstenilen
frekansı geçirir, istenilmeyen frekansı bastırır.
Osilatörlerde aranan en önemli özellik frekans
kaymamasıdır.
FREKANS KAYMASININ BAŞLICA NEDENLERİ
1- Besleme gerilimindeki değişmeler.
2- Mekanik sarsıntılar.
3- Isı değişimi.
4- Yük değişimi.
Başlıca nedenleridir.
OSİLATÖR ÇEŞİTLERİ
SİNÜS DALGA OSİLATOR

Şekil 1a
Yüksek frekansta sinyallerin üretildiği osilatörler,
paralel kondansatör ve bobinden oluşur. Şekil 1a’da
görüldüğü gibi kondansatör şarj edilip bobine paralel
bağlanırsa, kondansatör bobin üzerine deşarj olur. Bobin
etrafında manyetik alan oluşturur. Kondansatör deşarj akım
ile ters yönde şarj olarak manyetik alanı söndürür. Şarj
olan kondansatör tekrar deşarj olarak bobin etrafında
manyetik alan oluşturur. Kondansatörün bobin üzerine şarj ve
deşarjı bobin ve kondansatörün değeri ile orantılı olarak
bir sinüs eğrisi şeklinde sinyal üretir. Rezonans devresinde
bir miktar direnç bulunduğundan sinüs dalgası giderek
küçülecektir. Şekil 1b’de görüldüğü gibi Bu küçülmenin önüne
pozitif geri besleme ile geçilir.

Şekil 1b
SİNÜS DALGA OSİLATÖR

Şekil 1c: Sinüs dalga osilatör
Şekil 1c’de RC faz kaymalı osilatör olarak çalışan ve
çıkışında 1KHz’lik sinüs dalga formunda sinyal üreten devre
görülmektedir. RC faz kaymalı osilatörde, transistörün
kollektöründeki sinyalin fazı, her bir RC hücresi ile
kaydırılmaktadır. Bu faz kaydırma işlemi sonucu çıkıştan
girişe pozitif geri besleme sağlanarak osilatörün sürekli
titreşmesi sağlanır. Devre P1 trimpotu çıkış frekansını,
P2’de çıkış sinyalinin genliğini ayarlar.
ELEKTRİK AKIMI
Akım Nedir?
Elektrik akımı, yüklü temek parçacıklar (eksi yüklü
elektronlar ile artı yüklü protonlar), iyonlar (bir ya da daha
çok Elektron yitirmiş ya da kazanmış atomlar) ve delikler
(artı yüklü parçacık olarak düşünülebilen elektron eksikliği)
gibi Elektrik yükü taşıyıcılarının devinimlerinin ortak adı.

Elektrik yükünün elektronlarca taşındığı bir tel içindeki
akım, birim zamanda telin herhangi bir noktasından geçen yük
miktarının ölçüsüdür. Alternatif akımda (*) elektrik
yüklerinin hareketi periyodik olarak yön değiştirir; doğru
akımda (*) ise akım yönü değişmez Elektrik devrelerinde akım
yönü genellikle artı yüklerin akış yönü olarak kabul edilir;
bu yön gerçek elektron akış yönünün tersidir. Yönü bu biçimde
tanımlanan akıma, uzlaşılmaz akım denir.

Gaz ve sıvılarda elektrik akımı, genellikle artı iyonlar bir
yöne akarken eksi iyonların da ters yöne akmalarından oluşur.
Akımın toplam etkisini değerlendirmek için genellikle artı yük
taşıyıcılarının yönü seçilir. Ters yönde akan bir eksi yük
akımı, aynı büyüklükte artı yük taşıyan ve uzlaşımsal yönde
akan akıma eşdeğerdir ve toplam akımın bir bölümünü oluşturur.
Yarı iletkenlerde elektrik deliklerin uzlaşımsal yönde,
elektronların da ters yönde hareketinden oluşur.
Ayrıca birçok başka akım türü vardır. Parçacık
hızlandırıcılarında oluşturulan proton, pozitron ya da
elektrik yüklü pion ve mün demetleri bunlar arasında
sayılabilir.
Kendi çerçevesinde bir magnetik alan oluşturan elektrik akımı
kendi dışındaki bir magnetik alan içinden geçerse bir kuvvetin
etkisi altında kalır.
Bir iletkende elektrik akımının yol açtığı ısı kaybı akım
şiddetinin karesiyle orantılıdır.
Akım şiddetinin yaygın birimi amperdir. Bir Amper saniyede bir
coulomb elektrik yükünün, yani 6,2 x 10 elektronun akışına
eşittir. Santimetre-gram-saniye sistemde akım şiddeti
birimleri saniyede Elektrostatik yük birimi (esu) ya da mutlak
elektromagnetik birimdir. (abamp) Bir abamp 10 ampere eşittir;
bir amper, saniyede 3x10 esuya eşittir.
Elektrik alanı, bir elektrik yükünün çevresinde oluşan ve bir
başka yük üzerinde elektrik kuvveti uygulayan bölge. Elektrik
kuvveti birbirinden belli uzaklıkta bulunan iki elektrik
yükünün doğrudan etkileşimi olarak görülemez. Yüklerden biri
çevresindeki uzaya doğru genişleyen elektrik alanının kaynağı
kabul edilir ve ikinci yüke etiyken kuvvet bu alanda ikinci
yük arasında doğrudan bir etkileşim olarak düşünülür. Herhangi
bir noktada ki elektrik alanının şiddeti bu noktadaki birim
artı elektrik yüküne etkiyen kuvvet olarak tanımlanır. E=F/q
biçiminde gösterilir. Değeri birinciden iki kat büyük olan
ikinci bir yüke test yükü etkiyen kuvvetin değeri de iki kat
artar ama yüke kuvvetin oranı yani elektrik alan şiddeti E
alan içinde verilen bir noktada sabittir.
Elektrik alan şiddetinin değeri test yüküne değil alan
oluşturan yüke bağlıdır. Gerçekte kendisi de bir elektrik
alanına sahip bir test yükü içine konulduğu alanda çok büyük
de olsa bir miktar değişikliğe yol açar. Elektrik alanı test
yükü alanın içine alınıp alanda bu ufak değişikliği
yapmamışken birim artı yük üzerinde etkiyen kuvvet olarak da
düşünülebilir.
Bir eksi yüke etkiyen kuvvet yönü, artı yüke etkiyen
kuvvetininkinin tersidir. Bir elektrik alanını hem büyüğü hem
de yönü bulunduğundan alanın yönü bir artı yük üzerindeki
kuvvetin yönü olarak seçilmiştir. Artı yükler birbirini ittiği
için yalıtılmış bir artı yükün çevresindeki elektrik alanı
merkezden dışarıya doğru yöneliktir.
Elektrik alanları artı yüklerden başlayıp eksi yüklerde
sonlanan kuvvet çizgileriyle gösterilir. Bu çizgiler alan
içinde yerleştirilebilecek küçük bir artı yükün çizeceği
yörüngeyi belirtir. Kuvvet çizgilerinden birine teğet olan bir
doğru teğet noktasındaki elektrik alanının yönünü gösterir.
Kuvvet çizgilerinin birbirine yakın olduğu yerdeki alan
şiddeti çizgilerin birbirinden uzak olduğu yerdekinden daha
büyüktür.
Elektrik alanını oluşturan bir elektrik yükü çevresindeki
alanın şiddeti yükün uzaydaki dağılış biçimine bağlıdır. Yükün
tek bir noktada yoğunlaşmış olması durumunda elektik alanı
yükün miktarıyla doğru orantılı alanı oluşturan yükün
merkezine olan uzaklığın karesiyle ters orantılıdır. Ayrıca
yüklerin içinde bulunduğu ortamın niteliği de elektrik
alanının değerini etkiler. Alanın boşluktaki değeri herhangi
başka bir ortamdaki değerinden her zaman büyüktür.
Uzayın her noktasının büyüklüğü ve yönü E elektrik alan
şiddetiyle belirtilen bir elektriksel bir özelliği vardır.
Herhangi bir noktadaki elektrik alanının değerini bilmek bu
noktanın yanındaki elektrik yüklerinin davranışı hakkında
bilgi edinmek için yeterlidir.
Bir Televizyon vericisi anteninden yüklerin bir aşağı bir
yukarı hızlanması gibi bazı durumlarda elektrik alanın kendini
oluşturan yükten ayrılabilir. Bu durumda elektrik alanı
kendisine eşlik eden bir magnetik alan ile birlikte dalga
halinde ve ışık hızına eşit bir hızla uzaya yayılır. Elektro
magnetik dalgaların varlığı elektrik alanlarının yalnızca
elektrik yükleri tarafından değil değişen magnetik alanlar
tarafından da oluşturulabildiği kanıtlar.
Elektrik alanın değerinin boyutu birim yük başına kuvvettir.
Metre-kg-saniye ve SI sistemlerindeki birimler coulamp başına
Newton ve buna eşdeğer olan metre başına volttur.
Santimetre-gram-saniye sisteminde ise elektrostatik yük birimi
(esu) başına DIN birimi kullanılır. Buda santimetre başına
statvoltun eşdeğeridir.
Elektrik anahtarı, şalter olarak da bilinir. normal yük
koşulları altındaki elektrik devrelerini açmak ve kapamak için
kullanılan genellikle elle çalıştırılan aygıt. Elektrik
anahtarlarının pek çok türü vardır. Yaygın biçimde kullanılan
bıçaklı Anahtar tek ya da çok kutuplu tel ya da çift konumlu
olabilir. 20.000 ampere ve 750 volta kadar çıkabilir.
Civalı (sessiz) anahtar türü ev aydınlatma devrelerinde geniş
ölçüde kullanılır. Yağlı anahtarlarda ise ark oluşumunu
azaltmak için anahtar yağ içine batırılmıştır. Enerji üretim
ya da transformatör merkezinde bütün anahtar ve devre
kesiciler şalt donanımı olarak adlandırılır ve çoğunlukla
merkezin yakınında ayrı bir yerde toplanır.
Elektrik arkı, bir Gaz ya da bahar içindeki iki ayrık
iletkenin arasında ve görece düşük bir potansiyel farkı
(gerilim) altında oluşan, yoğunluğu yüksek, sürekli elektrik
akımı. Arkların yüksek yoğunlukta ışık ve ısı verebilme
özelliğinden, kaynakçılıkta, normal Hava basıncında çalışan
karbonlu ark lambaları ve ark fırınlarında; alçak basınçlı
sodyumlu ark lambaları ve civalı ark lambalarında
yararlanılır.
Elektrik boşalmalı lamba, saydam bir koruyucu içindeki gazın,
bir gerilim uygulandığında ışıltı verme özelliğine dayalı
olarak çalışan aydınlatma aygıtı. 1675 de Fransız astronom
Jean Picard, bir civalı baronometre tüpünü çalkaladığında,
zayıf bir ışıltının belirdiğini gözlemledi. Ama ışıltının
nedeni (statik elektriklenme) ortaya çıkaramadı. 1855 de düşük
basınçlı bir gaza elektrikli gerilimi uygulayarak ışıltı elde
edilen Geissler tüpünün geliştirilmesiyle, elektrik boşalmalı
lambaların temel çalışma ilkesi ortaya çıkarılmış oldu.
19.yy. da elektrik üreteçlerinin günlük yaşama girmesinden
sonra, gaz tüplerinin elektrik enerjisi uygulamasına ilişkin
bir çok deney düzenlendi. 1900 den sonra elektrik boşalmalı
lambalar Avrupa ve ABD de yaygın olarak kullanılmaya başladı.
Neon gazı bu amaçla ilk kez 1910 yıllarda Fransız mucit
Georges Claude tarafından kullanıldı.
Neon lambasında neona civa buharı katılarak mavimsi bir renk
elde edilir. Civa buharı, fluoresan lambalar ile bazı mor
ötesi lambalarda da kullanılır. Helyum, turuncu-sarı Cam
içinde Altın renginde ışıldar; sarı cam içinde mavi ışık yeşil
gözükür; kimi gaz karışımlarından ise byaz ışıltı elde edilir.
1931 de Avrupa da geliştirilen Sodyum buharlı lamba, sarı
rengin sakıncalı olmadığı durumlarda iyi bir aydınlatıcıdır.
Gece lambası ya da gösterge olarak kullanılan lambalar küçük
bir ampul ile yüksek dirençli flamadan oluşur.
Bu flamanın iki ucunda bulunan levhacıklar arasındaki gerilim,
ampul içinde gazın (genellikle neon ya da argon) hafifçe
ışıldamasını sağlar. Bu lambalar çok az enerji harcar.
Omürleri de uzundur. Işıltı boşalımın lambanın uçlarındaki
gerilimi sabit tutma eğiliminden yararlanılarak bu lambalar
bazen gerilim regülatörü olarak da kullanılır. Elektrik
çarpması, vücuda giren elektrik akımının fiziksel ve
algılanabilir etkisi. Bu olayın sınırları kuru havada kalın
bir halı üstüne dolaşan kişinin algıladığı batıcı, ama
zararsız Statik elektrik yükünden bir enerji iletim hattından
kaynaklanan öldürücü elektrik boşalmasına kadar değişir.
Ölümle sonuçlana elektrik çarpmalarının büyük bölümü evlerde
kullanılan 50 Hz (Avrupa) ya da 60 Hz (Kuzey Amerika)
frekansındaki alternatif akımdan kaynaklanır. Öte yandan
yüksek gerilimli akımdan çalışan aygıtların ve besleme
devrelerini kullanımı yalnızca eğitilmiş kişilerin elinde
olduğundan 500 V’tan daha düşük gerilimli iletkenlerle temas
sonucundaki ölüm olaylarına da daha sık rastlanır.
Elektrik akımının insan vücudu üzerindeki etkisi, volt la
ölçülen gerilim değerinden çok amperle ölçülen akım şiddetine
bağlıdır.
Elektrik Nasıl Üretilir?

Elektriğin üretilmesinde en temel prensip şudur; elektrik manyetik alan
oluşturuyorsa, manyetik alan neden elektrik oluşturmasın. Yani bir motora
elektrik verdiğimizde dönerse, döndürdüğümüz zamanda elektrik verir. İşte bunu
akıl eden Michael Faraday, bir tel bobine elektrik yüklediğinde, ayrı olarak
yanında duran ikinci bobininde elektrik akımı oluştuğunu saptadı. Bunun manyetik
etki sonucu olduğunu buldu. Terse giderek müthiş buluşunu gerçekleştirdi. Bir
telden geçen elektrik manyetik etki yaratıyorsa, tersi de yani manyetik etki de
elektrik oluşturabileceğini düşündü. Bir mıknatısı bir tel bobinin içine sokup
çıkardı ve telin elektrik yüklendiğini buldu.

Hareket enerjisini elektrik enerjisine çeviren cihazlara jeneratör denir.Bir
jeneratör motorun tersini yapan bir cihazdır.

FARADAY DİSKİ
Manyetizma Nedir?
İlk elektriği eski Yunanlılar keşfetmişlerdir. Manyetizma sözcüğü ise yine
Yunanlıların gizemli çekim gücüne sahip kaya parçalarına rastladıkları Magnesia
yani şimdiki Manisa bölgesinin isminden gelir. Bu kayalar günümüzde manyetit
diye adlandırılan demir cevheri maddelerdir. Mıknatısın özelliklerinden birisi,
suda yüzdürüldüğünde yani serbest olduğunda hep kuzey güney yönünü
göstermesidir.Bu da bize pusulanın çalışma prensibini gayet iyi açıklıyor.

Durağan (statik) Elektrik Nedir?
Durağan elektrik, doğal olarak oluşan elektriktir. Kazağımızı çıkartırken ortaya
çıkan çıtır çıtır sesler durağan elektriğin boşalmasından kaynaklanır.
Sürtünmeden meydana gelen bu elektrik 2000 yıldan fazla zaman önce eski Yunan’da
gözlemlenmiştir. Kehribardan (ağaç özsuyunun fosilleşmesinden oluşan
madde) yapılma süs eşyalarının yine kehribardan yapılma elbiselere
sürtünmelerinden dolayı meydana gelmiştir.
Manyetizmanın Mantığı Nedir?
Yapılan araştırmalarda, mıknatısların, minik milyonlarca birimlerden oluştuğu ve
bu birimlerin düzenli sıralandığı ve mıknatıs gibi davrandıkları keşfedilmiştir.
Normal bir demirde bu birimler dağınık halde bulunduğundan birbirlerinin
manyetik özelliklerini yok ederek yapışkan davranamıyorlar. Fakat demire
mıknatısı yaklaştırınca mıknatıs demirdeki birimleri de sıraya sokuyor ve
mıknatıslanma olayı gerçekleşiyor.
Demir, nikel, kobalt gibi maddeleri çekme özelliği gösteren
cisimlere MIKNATIS denir. Doğal ve yapay
olmak üzere iki çeşit mıknatıs vardır. Doğal mıknatıs:
İçerisinde manyetit adı verilen demir oksit bileşiği içeren
kayaç doğal mıknatıstır. Yapay mıknatıs:
Bizim kullandığımız mıknatıslar yapay mıknatıslardır.
Mıknatıslar kullanım alanlarına göre farklı şekil ve
büyüklükte yapılır. Yapay mıknatısların yapımında daha çok
demir ve çelikten yararlanılır. Mıknatısın kuzeyi gösteren ucu
N ve güneyi gösteren ucu S ile gösterilir. Burada N ve S
harfleri kuzey (North) ve güney (South) sözcüklerinin
İngilizce karşılığının ilk harflerinde gelmektedir. Mıknatısın
zıt kutupları birbirini çeker, aynı kutupları birbirini iter.
Her mıknatısın çevresinde manyetik alanı vardır.
Mıknatısın manyetik alan kuvvet çizgileri kuzey kutbundan
çıkar, güney kutbunda son bulur.

• Bir maddenin mıknatıslık özelliği kazanabilmesi için
manyetik madde olması gerekir. Demir, nikel, kobalt gibi
mıknatıs yapımında kullanılan maddelere manyetik madde
denir.
• Sıradan bir manyetik maddede her biri mıknatıs gibi davranan
milyonlarca minik bölgecikler düzensiz bir şekilde bulunur.
Bölgeciklerin birbirlerinin manyetik etkisini yok etmelerinden
dolayı madde mıknatıslık özelliği göstermez.
• Manyetik madde, bir mıknatısın manyetik alanına girdiğinde
bölgecikler düzenli hale gelir. Böylece madde mıknatıslanır.
Manyetik madde birkaç yöntemle mıknatıslanabilir. Ancak bu
yöntemlerin en kontrollü ve güçlüsü elektrik akımı kullanarak
mıknatıslandırmadır.
Manyetik maddeleri mıknatıslandırma yöntemleri:
* Etki ile mıknatıslandırma * Dokunma ile mıknatıslandırma
*Sürtünme ile mıknatıslandırma
Not: Mıknatıslık özelliği atomların
yapısındaki elektronların hareketinden kaynaklanır.
ELEKTROMIKNATIS: Bazı maddeler elektrik
akımının etkisiyle manyetiklik özelliği kazanır. Bir manyetik
madde etrafına tel sarıp, tele akım verilirse mıknatıs
oluşturulur. Oluşan bu mıknatısa elektromıknatıs denir.
Elektromıknatısın da bütün mıknatıslar gibi kuzey ve güney
kutupları vardır. Ancak elektromıknatısın kutbu diğer
mıknatıslar gibi sabit değildir. Bobinden geçen elektrik
akımının yönüne göre değişir.
Sağ elimizi bobinin üzerine sardığımızda başparmağımızın
gösterdiği yön elektromıknatısın N kutbu iken, diğer yön ise S
kutbudur. Sağ elin dört parmağı akım yönünü gösterecek şekilde
bobin tutulduğunda başparmak manyetik alanın yönünü gösterir.
( elektik akımının yönü, pilin + kutbundan, - kutbuna
doğrudur.)

Elektromıknatısın Çekim Gücü Nelere Bağlıdır?
1. Bir elektromıknatısın gücü, bobinin sarım sayısına
bağlıdır. Bir demir çivi üzerindeki iletken telin sarım sayısı
arttırılırsa çivi daha fazla toplu iğne çeker. Bu da
elektromıknatısın gücünün arttığının göstergesidir.
2. Bir elektromıknatısın gücü, bobinden geçen akıma bağlıdır.
Demir çivi üzerine takılan tele verilen akım arttırılırsa
çivinin mıknatıslık gücü artar ve daha fazla toplu iğne çeker.
Not: Elektromıknatıstan akım kesilirse mıknatıslık özelliği
ortadan kalkar.
Günlük Hayatta Elektromıknatısları Nerede
Kullanıyoruz?
Elektromıknatıs kontrol edilebilen ve gücü ayarlanabilen bir
mıknatıs olduğu için günlük hayatta sıklıkla kullanılır.
* Telgraf *Telefon *Kapı zili * Televizyon *Hurdalıklarda
kullanılan vinç *Hoparlör *Japonların maglev treni (hızlı
tren)
(Not: Hırsız alarmındaki elektromıknatısın
çalışma prensibi ders kitabınızda ayrıntılı olarak
anlatılmıştır.)
Elektrik Enerjisinden Hareket Enerjisine
Günlük hayatta sıklıkla kullandığımız mikser, matkap,
vantilatör, saç kurutma makinesi, uzaktan kumandalı oyuncak
araba gibi pek çok alet elektrik enerjisini hareket enerjisine
dönüştüren motorlar içerir. Bu motorlara elektrik
motoru denir.
Elektrik motoru nasıl çalışır? :
Mıknatısların zıt kutuplarının birbirini çektiğini, aynı
kutupların birbirini ittiğini biliyoruz. Elektrikli aletlerin
yapısında bulunan elektromıknatısı oluşturan bobin, bu
aletlerin yapısındaki diğer mıknatıslarla etkileşir. Bu
mıknatıslardan biri elektromıknatısa itme kuvveti uygularken,
diğeri çekme kuvveti uygular. Birbirine zıt kuvvetlerin etkisi
altında kalan bobin dönme hareketi yapar. Bu araçta elektik
motoru adını alır.
Elektrik motorları günlük hayatımızda pek çok alanda
kullanılmaktadır. Uzaktan kumandalı oyuncak arabaların
yapısında bulunur. Çok küçük boyutlarda üretilen elektrik
motorları tıp alanında ve uzay araştırmalarında da
kullanılmaktadır.
Hareket Enerjisinden Elektrik Enerjisine
Hareketsiz duran bir bobinin içinde hareket ettirilen bir
mıknatıs, bobin üzerinden elektrik akımı oluşmasına neden
olur. Bir çubuk mıknatısın hareketi elektrik akımı
oluşturmuştur.
Jeneratör; hareket enerjisinden elektrik
enerjisi üreten araçlara verilen isimdir. Jeneratörleri,
elektrik motorlarını tersine çalışan bir araç olarak
düşünebiliriz. Günlük hayatımızda kullandığımız elektrik
enerjisi, güç santrallerindeki (elektrik santrallerindeki)
jeneratörler yardımı ile üretilir.
• Elektrik santrallerinde jeneratörlerin elektrik enerjisi
üretmesi için gerekli olan hareket enerjisi değişik yollardan
sağlanır.
• Termik santrallerde kömür, fuel-oil gibi fosil yakıtlar
yakılarak kazandaki su buhar haline getirilir. Oluşan yüksek
basınçlı su buharı türbinin türbinin hareket etmesini sağlar
ve elektrik enerjisi üretilir.
• Nükleer santrallerde ise kazandaki suyun buharlaştırılması
nükleer enerji ilse sağlanır.
• Hidroelektrik santrallerde barajda biriken su yüksekten
hızla akarak türbinin kanatları üzerine düşer. Böylece türbine
bağlı jeneratörden elektrik enerjisi elde edilir.
(Transformatör: Elektrik enerjisi güç
santrallerinde üretildikten sonra şehirlerimize 250000–500000
V arasındaki yüksek gerilimle taşınır. Elektrik enerjisini
taşıyan tellere yüksek gerilim hattı denilmesinin sebebi de
budur. Şehirlere gelen elektrik enerjisinin gerilimi
düşürülür. Böylece gerilim evlerde kullanılan cihazların
çalışmasına uygun hale getirilir. Ülkemizde evlerde kullanılan
gerilim 220 V’tur. Şehir gerilimini yükseltmek veya düşürmek
için kullanılan araçlara transformatör
denir.)
Elektrik Enerjisinden Isı Enerjisine
Bütün maddeler ısı enerjisi açığa çıkarmaktadır Elektrikli
aletlerde açığa çıkan ısı enerjisinin iletken telin
direnciyle, telden geçen akım miktarı ve akımın geçiş
süresiyle bağlantısı vardır.
( Bir telin direnci şu durumlarda değişir: Uzun telin direnci
kısa telin direncinden daha fazladır.- İnce telin direnci
kalın telin direncinden daha fazladır. - telin cinsine bağlı
olarak telin direnci değişmektedir)
• Telin direnci arttıkça açığa çıkan ısı da artar.
• Telden geçen akım arttıkça açığa çıkan ısı da artar.
• Telden geçen akımın süresi arttıkça açığa çıkan ısı da
artar.
Elektrik enerjisini ısı enerjisine dönüştüren araçlar:
Ütü, tost makinesi, fırın, ampuller, su ısıtıcıları
elektrik akımının
Isı etkisiyle çalışan aletlerdir. İçinden akım geçen bir tel
ısınır ve bu ısınma akım şiddetinin etkisiyle gerçekleşir.
Ancak kullanılan bu aletlerde veya kablolarda elektrik
enerjisinin oluşturduğu ısı bazı sorunları da beraberinde
getirir. Örneğin; çok fazla ısınan teller üzerindeki yalıtkan
kabloları eriterek yangın meydana getirebilirler.
Ampullerde kullanılan flaman elektrik akımına gösterdiği
direnç nedeniyle ısınarak akkor haline gelir. Flamanın
yapıldığı tungsten metali 3400 dereceye kadar erimeden
dayanabilir. Flamanın sarmal yapısının nedeni direncin daha da
fazla arttırılmasıdır.
Paratoner Nedir?

paratonerBenjamin Franklin’in 1752 yılında meşhur uçurtma deneyiyle icat ettiği
paratoner, evlerimizin ve çoğunlukla ucu sivri olan cami gibi yapıların
tepesinde gördüğümüz antene benzeyen cihazdır. Ucu sivri olan bir metalin bakır
şeritle binanın yanından yerdeki metalle birleşiminden oluşur. Çalışma prensibi
bilinenin aksine yıldırım düştükten sonra yıldırımı toprağa iletmek değildir.
Aksine yıldırım düşmeden onu engellemektir. Şöyle ki, elektrik yapısı gereği
sivri uçlara yoğunlaşma eğilimindedir. Paratonerin de sivri ucuna elektrik
yoğunlaşır fakat artı ve eksi yükler bir aradadır. Sonra evin tepesinde yağmur
bulutları oluştuğunda bu bulutların alt zemininde oluşan eksi yükler
paratonerdeki eksi yükleri iterek kablo yardımıyla zemine gönderir. Dolayısıyla
paratonerin ucunda sadece artı yük kalır. Kalan bu artı yüklerde yukarı doğru
püskürtülerek yağmur bulutlarındaki eksi yükleri nötralize eder yani
etkisizleştirir.
Jeneratör Nasıl Çalışır?

Kendi jeneratörünüzü yapmak için elektrik motoru deneyini inceleyiniz. Aynı
düzeneği sağladığınızda bu sefer motoru çevirip ürettiğiniz elektriği voltmetre
ile inceleyiniz. Motorlar elektrik enerjisini hareket enerjisine; jeneratörler
ise hareket enerjisini elektrik enerjisine çevirirler.

Electric Generator

Electric Generator – manually rotating the coil across magnetic fields induces
electrical current.
The electrical generator is a mechanism that manually (mechanical force) rotates
a loop of conductive material (usually copper) through a magnetic field such as
that produced by a permanent magnet.
The magnetic field has both a positive and negative side (north/south
respectively) and the rotating conductor loop will move through (cut across) the
positive and negative areas of the magnetic field. This induces electrons (negatively
charged particles) to flow towards the positive side of the magnetic field.
This flowing of electrons in the conductor is called electromagnetic induction
and the electrical force manifested in this process is usually routed through
brushes on the shaft of the generator. The amazing part of this process is that,
if scaled large enough, an entire city can be powered with this induced
electricity.
d.c Motor
A d.c. motor makes use of the turning effect of a current-carrying coil in a
magnetic field to convert electrical energy into mechanical energy.

Elektrik Motorları Nasıl Çalışır?

Şekil:1
Elektrik motorunun çalışma prensibi mıknatısların birbirlerini itme gücüdür. İki
mıknatıs birbirini ittiği için mıknatısın ortasına saplı demir çubuk döner. Tabi
ki ana prensip budur aslı biraz daha karışıktır. Elektrik motorlarının içinde
tel bobin sarılı armatür isminde elektromıknatıs sistemiyle çalışan bir yapı
vardır. Elektrik bu bobine geldiğinde mıknatıslanır ve diğer sabit mıknatısların
itmesiyle yarım tur döner. Bu arada armatür dönünce teller de içeride özel bir
yapıyla ters dönerek armatürün kutuplarının yerini değiştirir. Kutuplar yer
değiştirince bir yarım tur daha atar. Bu işlem çok hızlı gerçekleştiği için
ortadaki çubuk dönmeye başlar.
Akım Nedir? Elektrik Akımı Nedir?
Akım Nedir? Şekilde görülen su devresinde su basıncını meydana getirmek için su
pompası, mekanik enerji elde etmek için su türbini, geçen su miktarımı ölçmek
için su sayacı ve suyu açıp kapatmak içinde bir vana bulunur. Pompa çalıştığı ve
vana açık olduğu sürece su türbini döner, su sayacı harcanan su miktarını
gösterir.
Şekildeki ( Şekil:1) elektrik devresi su devresinin benzeridir. Elektrik devresinde
elektron fazlalığını yani potansiyel farkını sağlayan ve elektronları harekete
geçiren bir doğru akım dinamosu üreteç olarak kullanılmıştır. Mekanik enerji
elde etmek için devreye elektrik motoru ve motordan geçen elektrik akımını
ölçmek içinde ampermetre bağlanmıştır. Devreye enerji vermek veya devrenin
enerjisini kesmek için devreye bir de şalter konulmuştur.
Elektrik devresindeki dinamo, su devresindeki pompaya; elektrik motoru su
türbinine, ampermetre su sayacına, şalter de vanaya karşıt olan düzeneklerdir.
Dinamonun (üretecin) meydana getirdiği gerilim, elektrik motorunun dönmesini
sağlar. Şu halde motorun dönmesi için motor sargılarında bir elektron
hareketinin olması gerekir. Elektrik devresinde dolaşan bu elektron hareketine
elektrik akımı diyoruz.
Elektrik akımı, elektriksel akım veya cereyan, en kısa şekilde
tanımlanırsa elektriksel yük taşıyan parçacıkların hareketidir. Elektrik akımı,
elektron hareketi hava, su gibi akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin
belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan.
Bir elektrik devresinde harekete geçen elektonların yönü, üretecin negatif (-)
kutbundan, pozitif (+) kutbuna doğrudur. Ancak uluslararası bir kurulda akımın
yönü, elektron yönünün tersi kabul edildiğinden, akım yönü daima, üretecin artı
kutbundan eksi kutbuna doğrudur.
Akım şiddeti birimi: Akım şiddetinin ölçü birimi Amper’ dir.
Bir iletkenin belli bir kesitinden belirli bir zaman içinde ne kadar çok
elektron geçerse, akımda o oranda şiddetli olur. Şu halde akım şiddeti; zaman
birimi içinde iletkenden geçen elektronların sayısıdır.
Akım şiddetini elektronların sayısı ile göstermek için çok büyük rakamlar
kullanmak gerekir. Bunun için pratikte bundan vazgeçilmiş ve suyun ölçülmesine
benzer bir yöntem kullanılmıştır. Şöyle ki; su akımın ölçmek için, brim olarak
litre alınır ve borudan bir saniyede kaç litre suyun aktığı saptanır. Elektrik
akımını ölçmek içinde amper kabul edilmiştir. Fransız fizikçisi Ampere
(1775-1836) in adını taşıyan bu ölçü birimi, elektrik akımının kimyasal etkisine
dayanılarak tarif edilir.
Akım şiddeti (I) harfi ile belirlenir. Ana birim amperin baş harfi olan (A)
harfi ile gösterilir. Amperin binde birine Mili amper (mA), milyonda birinede
Mikro amper (µA) denir.
Amperin üst katı ve ast katı;
Akım biner biner artar, biner biner küçülür. Akımın üst katı kiloamper (kA), ast
katı ise mili amper (mA) ve mikro amper (µA)’dir.
Ast Kattan Üst Kata Çevrilirken Bine Bölünür.
1000 Amper (A) = 1 kilo amper (kA) dir. ( 1000/1000=1 )
55 Amper (A) = 0,55 kilo amper (kA) dir. ( 55/1000=0,55 )
0,28 Amper (A) = 0,00028 kilo amper (kA) dir. ( 0.28/1000=0,00028 )
Üst Kattan Ast Kata Çevrilirken Bin İle Çarpılır
0,5 kilo amper (kA) = 500 amper (A) dir.( 0,5 x 1000=500 )
1 amper (A) = 1000 (mili amper) mA. ( 1 x 1000=1000 )
1 amper (A) = 1000000(mikro amper) μA. ( 1 x 1000 x 1000=1000000 )
Herhangi bir kesit üzerinden bir saniye içerisinde bir Coulomb’ luk yük geçmesi
bir Amper’lik akıma karşı gelir. Ohm Kanunu‘na uyan maddeler üzerinden geçen
akım bu maddenin direnci ile ters orantılı, akımı meydana
getiren gerilim ile doğru orantılıdır. Doğadaki çoğu madde Ohm Kanunu’na büyük
oranda uyar, ancak akım ve gerilim arasındaki bağıntı çok daha karışık
olabilir. Yarı iletkenler bu duruma güzel bir örnektir.
Akım Yoğunluğu Nedir?
Elektrik akımı yoğunluğunun bir ölçümüdür. Bu elektrik akımının seçili alana
oranını veren bir vektörel büyüklüktür SI birimlerinde, akım yoğunluğu amper
bölü metrekare ile ölçülür.
Akım Nasıl Ölçülür?
Akım şiddeti neyle ölçülür? Akım şiddetini ölçmeye yarayan aletlere ampermetre
denir. Ampermetrenin çalışmasını sağlayan bobinin teli kalındır ve sarım sayısı
azdır. Bu nedenle ampermetre hiçbir zaman devreye paralel bağlanmaz. Aksi halde
kısa devre meydana gelir ve ampermetrenin bobini yanar. Ampermetre alıcı ile
arka arkaya yani seri bağlanır. Ampermetrenin devreye seri bağlanması demek;
alıcıya giden iletkenin bir noktasından kesilmesi bu iki uç arasına
ampermetrenin bağlanması demektir.






Akım Nedir?
Alıcıdan birim zamanda geçen elektrik yükü (elektron) miktarına akım denir. Bir
iletkenden belirli bir zaman içinde ne kadar çok elektron geçerse, akımda o
oranda şiddetli olur. Akım şiddetini elektronların sayısıyla göstermek için çok
büyük rakamlar kullanmak gerekir. Şöyle ki, 6,25.1018 adet elektron 1 ampere
eşittir. Bunun gibi büyük rakamları kullanmamak için Fransız bilgin Ampere
(Amper)'in elektrik akımının kimyasal etkisine dayanarak yaptığı tanımlama
kullanılır.

Bu yaklaşıma göre; 1 amper, gümüş nitrat eriyiğinden 1 saniyede 1,118 miligram
gümüş ayıran akım şiddetidir. Akım, elektronların hareketi sonucu oluşur. Ancak,
eskiden akımın artı (+) yüklü parçacıklar tarafından taşındığı sanıldığından,
günümüzde de eski (klâsik) teorem kabul edilmektedir. Bir devrede akım, artı (+)
uçtan eksi (-) uca doğru gider deriz. Ancak gerçekte elektrik akımı şekil 2.4'de
görüldüğü gibi eksi (-) uçtan artı (+) uca doğru akmaktadır. Elektrik akımının
nedeni gerilim farkıdır. Gerilim, iletken maddelerdeki serbest elektronların
hareket etmesini sağlayan kuvvet olarak açıklanabilir. Akım, ampermetreyle
ölçülür ve I ile gösterilir. Akımın birimi amper (A), denklemi, I = V/R [A]
şeklindedir.

Akımın ast katları pikoamper, nanoamper, mikroamper, miliamper; akımın üst
katları ise kiloamper, megaamper, gigaamperdir.
b. Gerilim (elektromotor kuvvet, EMK, potansiyel fark)
Elektrik akımı elektron akışından ibarettir. Elektronları faydalı olacak şekilde
hareket ettirmek için itmek gerekir. Bilindiği gibi elektronlar maddelerin
içinde bulunan atomların etrafında dönerek hareket etmektedir. Ancak bu dönüş
bir fayda sağlamaz. Faydalı hareket için metal içinde belli bir yönde akış
gereklidir. şte elektronları kendi normal hareketleri dışında, bir yönde
sürüklemek için gerekli olan kuvvete gerilim (elektromotor kuvvet, EMK) denir.
Bir başka tanıma göre; bir üretecin iki ucu arasındaki potansiyel farka gerilim
denir. Yine bir başka tanıma göre; bir elektrik devresinde akımın geçmesini
sağlayan kuvvete gerilim denir.
Gerilim, voltmetreyle ölçülür ve V, U, E ya da e ile gösterilir. Birimi volt
(V), denklemi, V = I.R [V] şeklinde yazılır.
Gerilimin ast katları pikovolt (pV), nanovolt (nV), mikrovolt (mV), milivolt (mV);
gerilimin üst katları kilovolt (kV), megavolt (MV), gigavolt (GV)tur.
c. Dirençler (rezistans, resistance)
Bir elektrik devresine gerilim uygulandığında, alıcıdan akım geçmektedir. Geçen
akımı sınırlayan etken ise alıcının direncidir. Bu yaklaşıma göre, elektrik
akımının geçişine karşı zorluk gösteren elemanlara direnç denir. Başka bir
anlatımla, devrede elektronlar hareket etmeye başladıktan sonra rahat bir
şekilde ilerleyemezler. letkenin ve alıcının içinden geçmek isteyen elektronlar
komşu elektronlara ve atomlara çarpa çarpa ilerlerken sürtünmeye maruz kalırlar.
şte elektronlar ilerlerken oluşan sürtünmeden doğan karşı koyma etkisine direnç
denir.
Elektrik enerjisi direnç üzerinde ısıya dönüşerek kaybolur. Dirençler, R ya da r
ile ifade edilir. Elektrik devresinde direnç denklemi, R = V/I, direnç birimi
ise (ohm)'dur. Direncin ast katları Pikoohm (p), nanoohm (n), mikroohm (m),
miliohm (m); direncin üst katları kiloohm (k), megaohm (M), gigaohm (G)dur.
Dirençlerin devredeki işlevleri (fonksiyonları):
I. Devreden geçen akımı sınırlayarak aynı değerde tutmak.
II. Devrenin besleme gerilimini bölerek, yani küçülterek başka elemanların
çalışmasına yardımcı olmak.
III. Hassas yapılı devre elemanlarının aşırı akıma karşı korunmasını sağlamak.
IV. Yük (alıcı) görevi yapmak.
V. Isı enerjisi elde etmek
Dinamo nedir? icadı

İngiliz fizik bilgini Michael Faraday, 1831 yılında yaptığı bir deney
esnasında,bakır tel türünden bir iletkeni bir mıknatıs yakınında hareket
ettirmekle elektrik akımı meydana getirilebileceğini keşfetmişti. Bilim dilinde
“jeneratör” diye tanımlanan “dinamo”nun temel çalışma ilkesi, işte bu keşfe
dayanmaktadır.
Basit ve kısa bir tanımlamayla ,dinamo mekanik enerjiyi elektrik enerjisine
dönüştüren makinedir. Teknoloji çağının en büyük unsuru olan elektrik akımı
çoğunlukla dinamolar ta rafından sağlanır.
Dinamolar kullanıldıkları amaçlara göre değişik boyarlarda olabilir. Bir
otomobilde gerekli elektrik akımını sağlayacak dinamoyla, büyük bir şehrin
elektrik ihtiyacını karşılayan dinamonun aynı boyutlarda olmayacağı tabii bir
şeydir.
Alternatif Akım Nedir?
Alternatör adı verilen makineler tarafından üretilen elektrik akımı çeşitidir.
Bu akım şekil 2.6'da görüldüğü gibi zamana göre sürekli olarak yön ve şiddet
değiştirir. Alternatörden gelen akım sürekli azalıp çoğalır ve akış yönü
değişir. Alternatörün ürettiği AC gerilim dış devreye şekil x'de görüldüğü gibi
bilezik ve fırça düzeneğiyle aktarılır. Alternatörün ürettiği birim alganın
saniyeki tekrarlanma (yön ve şiddet değiştirme) sayısına frekans adı
verilmektedir. Türkiye'de üretilen alternatif akımın frekansı 50 Hz'dir. (Hz,
hertz şeklinde okunur.
Simple AC generator (Basit bir alternatif akım üreteci)
Alternatif akım (AA ve AC İngilizce: Alternating current), genliği ve yönü
periyodik olarak değişen elektriksel akımdır. En bilinen AC dalga biçimi sinüs
dalgasıdır. Yine de farklı uygulamalarda üçgen ve kare dalga gibi değişik dalga
biçimleri de kullanılmaktadır. Bütün dalgalar birbirlerine elektronik devreler
aracılığı ile çevrilebilirler. Devrede kondansatör, diyotlar, röle ler ile bu
çevrim yapılabilir.


AA güç genellikle sanayi ve konutlarda kullanılır. Santrallerde üretilen
enerjinin sevkinde de AA kullanılmaktadır. Deniz altına yapılan enerji nakil
hatlarında üretilen AA elektrik, dalga yapısında bozulmalara sebep verilmemesi
için DC' ye dönüştürülerek taşınmaktadır. HVDC ismi verilen uygulama ile okyanus
ya da deniz altından nakil hatları işlenebilmektedir.
Günümüzde havadan ve kablo üzerinden taşınan, ses ve radyo dalgalarının
karışmama sebebi de alternatif akımın farklı sinüzoidal yapılarda olmasından
kaynaklanmaktadır.
Doğru Akım nedir?

Doğru akım (kırmızı eğri). Yatay eksen zamanı
ölçer; dikey eksen ise akım veya gerilimi.
Doğru akım (DC ya da sürekli akım) elektrik yüklerinin yüksek potansiyelden
alçak olana doğru sabit olarak akmasıdır. Tipik olarak kablo gibi bir iletkende,
ya da yarıiletkenler ve yalıtkanlardan akabilir. Doğru akımda, elektrik
yüklerinin aynı yönde akışı, doğru akımı alternatif akımdan ayırır. Doğru akım
zamanla kutbu değişmeyen akım türüdür.
Elektrikte Deri Etkisi (Skin Effect) ve Sonuçları
Elektrik iletimi iletken malzemeler üzerinden gerçekleşirken gözümüzle
göremediğimiz bazı olaylar ortaya çıkmaktadır. Bu olaylardan birisi de Deri
Etkisi’dir. Deri etkisi elektrik akımının iletkende homojen olarak dağılmaması
iletkenin dış yüzeyine doğru yoğunlaşması durumudur.
DC gerilimde iletkenden akan akım iletkende homojen olarak dağılır. Yani deri
etkisi dc sistemlerde görülmez. Sadece ac sistemlerde görülen deri etkisi
frekans arttıkça artar. Bir başka deyişle frekans arttıkça akım iletkenin
merkezinden uzaklaşarak dış yüzeyine daha fazla yaklaşır.
Aşağıdaki görselden deri etkisi daha iyi anlaşılabilir.

Yukarıdaki resimde görülebileceği gibi iletken kesitleri üzerinden
incelendiğinde DC sistemlerde iletkenin tümünden akım akıyor. Düşük frekanslı AC
sistemlerde iletkenin merkezinden akım akmıyor ve frekans arttıkça akım
yoğunluğu iletken yüzeyine doğru artıyor ve iletkenin iç tarafından hiç akım
akmıyor.
Deri Etkisine Etki Eden Faktörler
Bir iletkende oluşan deri etkisine aşağıdaki faktörlerin etkisi bulunmaktadır.
İletkenin Şekli
İletken malzemenin cinsi
İletkenin çapı
Sistemin frekansı
Deri Etkisinin Sonuçları
Alternatif akım (AC) sistemlerinde meydana gelen deri etkisi iletim ve dağıtım
hatları başta olmak üzere elektrik sistemlerinde olumsuz sonuçlar doğurmaktadır.
Deri etkisinde akım iletkenin dış yüzeyine doğru yoğunlaştığı için iletkenin tüm
kesiti kullanılmaz. Deri etkisinin bir sonucu olarak iletkenin akım taşıyan
kesiti küçüldüğü için empedans artar ve sonuçta kayıpların artmasına neden olur.
Deri etkisi’nin önüne geçebilmek için yapılan hesaplamalarla iletkenin bir
iletkenin maksimum çapı belirlenir ve büyük akımlar için birbirinden izoleli
küçük çaplı iletkenler birleştirilerek kablolar oluşturulur.
Deri olayı (skin effect) bir malzeme özelliğidir. Doğanın bize armağanı desek
daha güzel olur. Üzerinden akım geçirilen bir telde, elektrik akımı, frekansına
göre telin bütün kesitini de kullanabilir, bu kesitin bir kısımını da. belli bir
malzemeden (demir, alüminyum, bakır, gümüş, altın)yapılmış, belli bir kesit
alanına dahip iletkenden, belli bir frekansın üzerinde bir frekansla (50 hz, 150
hz, .1khz, 100khz....) geçirilen elektrik akımı bu iletkenin tamamını değil
yüzeyini kullanır. örneğin dikdörtgen kesitli bakır iletkenin üst onda birlik
kısmını kullanıp, kalan yüzeyine elektrik uğratmadan kullanabiliriz. bu yöntemle
kayıplar, endüktanslar azaltılarak elektrik makinalarına yol verilebilir. Bu
olay sayesinde, elektrik akımı şehirlere yüksek frekansla yollanır ve daire
kesitli iletkenlerin ortası kullanılmadığından malzeme karı sağlanır...
Skin effect olarak adlandırılan olay bana göre bir problemdir.Çünkü yüksek
frekanslı devrelerde empedansın büyümesine ve kayıplara yol açmaktadır.Bundan
dolayı yüksek frekanslı gerilimlerin uzak mesafelere
iletiminde iletken tel başlı başına bobin gibi davranmakta ve her metresi
devreye L endüktans etkisi yaratmaktadır.heleki çok yüksek frekanslar olursa 1
metre iletken bile dev bir bobin gibi davranır.
Akımın iletkenin dış çeperlerinden akma isteği frekansla doğru orantılı biçimde
artıyor. Nikola tesla isimli bilim adamı bu elektriksel olay sayesinde yüksek
frekanslı yüzbinlerce voltluk gerilimlerle temas ediyormuş.Akım yüzeyinden
aktığından ona bir şey olmuyormuş, gayet doğal bence.
Uydu ve yer istasyonu gibi iletişim merkezlerinde çok yüksek frekanslar
kullanıldığı için (~100Ghz) çanak antene bilgiyi gönderen kablolar yerine,
dalga klavuzları kullanılmaktadır.

Skin effect
Skin effect refers to the tendency of current flow in a
conductor to be confined to a layer in the conductor close to
its outer surface. At low frequencies the skin effect is
negligible and the distribution of current across the
conductor is uniform. As frequency is increased the depth to
which the flow can penetrate, DS / metres, is
reduced.
DS = √(107ρ/(μr f)) /
(2π)
Equation PSE
where ρ is the conductor resistivity (ohm metres), μr
is the relative permeability and f is the frequency
(Hz).
Skin depth / m
| |
50Hz |
1kHz |
100kHz |
1MHz |
10MHz |
| Copper |
9.36E-03 |
2.09E-03 |
2.09E-04 |
6.62E-05 |
2.09E-05 |
| Aluminium |
1.16E-02 |
2.59E-03 |
2.59E-04 |
8.19E-05 |
2.59E-05 |
Iron (3% Si)
μr=300 |
2.82E-03 |
6.30E-04 |
6.30E-05 |
1.99E-05 |
6.30E-06 |
| Graphite |
2.64E-01 |
5.90E-02 |
5.90E-03 |
1.87E-03 |
5.90E-04 |
Skin effect causes the apparent resistance of a coil to
increase above that suggested by the
DC value, thus lowering the Q-factor in resonant
circuits and reducing the efficiency in switching supplies.
Skin effect occurs because current flow moves away from those
regions of the conductor having the strongest magnetic field.
A consequence of this is that the number of flux linkages
between turns will be reduced. Therefore skin effect produces
a decrease in inductance; of about 2%, though more if
the wire is short.

Having chosen a diameter of wire that can cope with the
current at zero Hz you should check that skin effect is not
going to be a problem at the frequency at which you actually
need to work. The formula below (Terman)
gives the diameter of wire that will suffer a 10% increase in
resistance at the frequency of operation, f (in Hz) -
DW = 200 / √f millimetres
This formula applies for isolated conductors. In a coil
surrounded by other turns the actual resistance will be higher
because of the proximity effect. Taking the example of
a coil working at 10 kHz you will see that a wire diameter of
2 mm is about as thick as you can go without skin effect
increasing its AC resistance. Incidentally, if you are
designing a switch mode supply don't forget to take harmonics
of the switching frequency into account.
If you find that the diameter determined for zero Hz is
greater than the diameter at which skin effect will take place
at your operating frequency then what options do you have?
Flowing Electrons

Electric current is very similar to a flowing river. The river
flows from one spot to another and the speed it moves is the
speed of the current. The size of the current flow is related
more to the size of the river than it is to the speed of the
river. A river carries more water each second than a stream,
even if both flow at the same speed. With electricity, current
is a measure of the amount of charge transferred over a period
of time. Current is a flow of electrons, or individual
negative charges. When charge flows, it carries energy that
can be used to do work. Scientists measure current with units
called amperes.
Current and Heat
One of the results of current is the heating of the conductor.
When an electric stove heats up, it's because of the flow of
current. The electrons have a mass (however small), and when
they move through the conductor, there are collisions that
produce heat. The more electrons bumping into the atoms of the
conductor, the more heat is created, so higher current
generally means greater heat.

Scientists used to think that the flow of current always
heated up the object, but with modern superconductors, that is
not always true, or at least not as true as with normal
materials. Superconducting materials seem to have less
interaction between atoms and current, so the moving charges
lose much less energy.
Spaces Between Atoms
Everything that is matter can conduct electricity, but not
everything does it well. Scientists use the terms conductors,
insulators, and semi-conductors. The labels are used to
describe how easily energy is transferred through the object
by moving charge. The spaces between the atoms, as well as the
type of atoms, determines whether an object a good conductor
or a good insulator (poor conductor).
Usable Current
There are two main kinds of electric current, direct current (DC)
and alternating current (AC). They are easy to remember.
Direct current is a flow of charge always in one direction.
Alternating current is a flow of charge back and forth,
changing its direction many times in one second. Batteries
produce DC current, while the outlets in our homes use AC
current.

Be very careful if you work with electricity. NEVER touch the
plugs in your house. That electricity is very powerful and it
can hurt you… badly. Electricity from batteries can also
injure you. We have burned ourselves when working with
batteries and electromagnets, so we know what can happen. To
be safe, go get an adult to help you with any experiments.


To generate AC in a set of water pipes, we connect a
mechanical crank to a piston that moves water in the pipes
back and forth (our “alternating” current). Notice that the
pinched section of pipe still provides resistance to the flow
of water regardless of the direction of flow.
Electric Charge
Electric charge comes in two kinds:


Like charges repel:
or

Unlike charges attract:

These electric charges are part of the makeup of atoms.

Except for hydrogen, the positively charged nucleus also
has neutrons in it.
negatif yük (-)

An atom missing an electron has a net positive charge:
Bir elektronun eksik olduğu durumda bir atom için
pozitif yüke sahiptir denir.
Bir elektrik devresinde bu pozitif yükü bir pilin
yada bataryanın(üretecin) pozitif (+) kutbu olarak
adlandırırız.

What is Electricity?

We see electricity in use every day, but
do you know what it is? Electric current is created by the
movement of charged particles. The particles that are moving
in electric currents are electrons (e-).
Electrons are relatively loosely held pieces of atoms. The
atom is the smallest building block of matter.
All atoms (picture right) have a very compact, very dense,
core called the nucleus, which holds all the
positively charged particles, called protons.
The nucleus is even smaller relative to the space occupied by
electrons than is illustrated here.
Protons cannot move out of the nucleus.
When they do, this phenomenon is called a nuclear process. In
metals, electrons can move freely along atoms of the metal.
This movement is called electricity.
Electrical wires are made of metals because they allow the
electrons to flow. Interestingly, the direction of the current
is opposite the direction of movement of the electrons.
Electricity was discovered before the electron, so scientists
described the movement of the positive charge, which turns out
to reflect the absence or loss of an electron. As
shown below, in an electric circuit, electrons flow in one
direction along metal atoms. The direction of the
current is described in the opposite direction.

Materials that can move electrons are said to be
conductors. Materials that do not allow electrons to
flow between atoms are called insulators.
Nonmetallic materials tend to be insulators and metallic
materials tend to be conductors. In this activity,
students classify materials as conductors or insulators.

Electricity in Action!
After studying particle physics, field theory, and
potential energy, we now know enough to make electricity
flow. Let’s make a circuit!
First we will review the ingredients we need to make
electricity:
- The definition of electricity is the flow of
charge. Usually our charges will be carried by free-flowing
electrons.
- Negatively-charged electrons are loosely held
to atoms of conductive materials. With a little push we
can free electrons from atoms and get them to flow in a
generally uniform direction.
- A closed circuit of conductive material
provides a path for electrons to continuously flow.
- The charges are propelled by an electric field.
We need a source of electric potential (voltage), which
pushes electrons from a point of low potential energy to
higher potential energy.
A Short Circuit
Batteries are common energy sources which convert
chemical energy to electrical energy. They have two
terminals, which connect to the rest of the circuit. On
one terminal there are an excess of negative charges,
while all of the positive charges coalesce on the other.
This is an electric potential difference just waiting to
act!
If we connected our wire full of conductive copper
atoms to the battery, that electric field will influence
the negatively-charged free electrons in the copper atoms.
Simultaneously pushed by the negative terminal and pulled
by the positive terminal, the electrons in the copper will
move from atom to atom creating the flow of charge we know
as electricity.
After a second of the current flow, the electrons have
actually moved very little–fractions of a
centimeter. However, the energy produced by the current
flow is huge, especially since there’s nothing in
this circuit to slow down the flow or consume the energy.
Connecting a pure conductor directly across an energy
source is a bad idea. Energy moves very quickly
through the system and is transformed into heat in the
wire, which may quickly turn into melting wire or fire.
Illuminating a Light Bulb
Instead of wasting all that energy, not to mention
destroying the battery and wire, let’s build a circuit
that does something useful! Generally an electric circuit
will transfer electric energy into some other form–light,
heat, motion, etc. If we connect a light bulb to the
battery with wires in between, we have a simple,
functional circuit.
Schematic: A battery (left) connecting to a lightbulb
(right), the circuit is completed when the switch (top)
closes. With the circuit closed, electrons can flow,
pushed from the negative terminal of the battery through
the lightbulb, to the positive terminal.
While the electrons move at a snails pace, the electric
field affects the entire circuit almost instantly (we’re
talking speed of light fast). Electrons throughout the
circuit, whether at the lowest potential, highest
potential, or right next to the light bulb, are influenced
by the electric field. When the switch closes and the
electrons are subjected to the electric field, all
electrons in the circuit start flowing at seemingly the
same time. Those charges nearest the light bulb will take
one step through the circuit and start transforming energy
from electrical to light (or heat).
MATTER
Everything in the world is made of matter. Matter is
anything that has mass (weight) and occupies space.
Matter can be made up of a group or series of different
atoms to form a molecule. These groups of atoms (molecules)
are sometimes called compounds. Some types of matter can be
broken down to a single atom while still maintaining the
properties of the original material. These types of material
are called elements.
Matter has three states:
Solid, Liquid, and Vapor.

MOLECULE EXAMPLE
Imagine a lake. Now
imagine taking the smallest particle or piece of water from
the lake. You would have a single molecule of water, H2O, which
is made up of two hydrogen atoms and one oxygen atom.
Not all materials are made up of molecules. Copper, for
example, is made up of a single copper atom. These are
called elements. Each element is a type of matter that has
certain individual characteristics.
THE ATOM
One of the basic building blocks in the universe for
matter is the atom. All matter - gas, liquid, or solid -
is made up of molecules or atoms joined together. These
atoms are the smallest particle into which an element or
substance can be divided without losing its property.
A
single atom consists of three basic components: a proton,
a neutron, and an electron.
Within the atom there is a Nucleus. The Nucleus contains
the protons and neutrons. Orbiting around the nucleus are
the electrons.
An atom is similar to a miniature solar system. As with
the sun in the center of the universe, the nucleus is in
the center of the atom. Protons and Neutrons are contained
inside the nucleus. Orbiting around the nucleus are the
electrons.
ATOM
CONSTRUCTIONAn
atom is similar to a miniature solar system. As the sun is
in the center of the solar system, so is the nucleus is in
the center of the atom. Protons and neutrons are contained
within the nucleus. Electrons orbit around the nucleus,
which would be similar to planets orbiting around the sun.
NUCLEUSThe Nucleus is located in the center of the
atom (shown in red).
The
Nucleus contains the protons and neutrons.
Orbiting around the nucleus are the electrons.

PROTONS Protons are located within the nucleus of
the atom (shown in blue).
Protons are positively (+) charged.
NEUTRONS Neutrons add atomic weight to an atom (shown
in green).
Neutrons have no
electrical charge.
ELECTRONSElectrons orbit around the nucleus of
the atom (shown in yellow).
Electrons are negatively (-) charged.
Since
electrons are lighter than protons and are outside the
nucleus, they can be easily moved from atom to atom to
form a flow of electrons. Normally electrons are
prevented from being pulled into the atom by the forward
momentum of their rotation. Electrons are also prevented
from flying away because of the magnetic attraction of
the protons inside the nucleus, the same type of force
that keeps the planets orbiting around the sun.
ELECTRICAL CHARGES Opposite electrical charges
always attract each other. So these particles with
opposite charges will tend to move toward each other.
Like electrical charges always repel. So particles with
like charges will move away from each other.
Remember: Opposites charges attract, and like charges
repel.
Atoms always try to remain electrically balanced.

|
|
BALANCED ATOMSAtoms normally have an equal
number of electrons and protons.Atoms have no
electrical charge. They are neither positive nor
negative. They are electrically neutral or BALANCED.The
negative charge of the electrons will cancel the
positive charge of the protons, thus balancing the
charge of the atom.
This cancellation of charges creates a natural
attraction or bonding between the positive proton and
the negative electron. |

|
|
ION PARTICLESWhen an atom loses or gains an
electron, an imbalance occurs.
The atom becomes either a positively or negatively
charged particle called an ION. These unbalanced
charged ION particles are responsible for electron
flow (electricity).
IONs will take or release an electron to become
balanced again.
|

|
|
ION CHARGEA positive (+) ION has one less electron
than it has protons.
A negative (-) ION has one
more electron than it has protons.
The positive ION attracts a negative ION to become
balanced. This attraction or difference in electrical
potential causes electron flow. |
|

|
|
ELECTRON ORBITSElectrons rotate around the atom at
different orbits called Rings, Orbits, or Shells.
BOUND ELECTRONS orbit the nucleus on the inner rings.
Bound electrons have a strong magnetic attraction to
the nucleus.
FREE ELECTRONS orbit on the outermost ring which is
known as the VALANCE RING.
|
|

|
|
FREE ELECTRONSOnly the FREE ELECTRONS in the
outermost shell (Valance Ring) are free to move from
atom to atom. This movement is called ELECTRON FLOW.
These FREE ELECTRONS are loosely held and can easily
be moved to another atom or ion.
Because of their distance from the nucleus, free
electrons have a weak magnetic attraction. Since this
attraction is not as strong to the nucleus as the
bound electrons on the inner orbits, the electrons
move easily from atom to atom.
|
|

|
|
INSULATORSAn INSULATOR is any material that
inhibits (stops) the flow of electrons (electricity).
An insulator is any material with 5 to 8 free
electrons in the outer ring.Because, atoms with 5 to 8
electrons in the outer ring are held (bound) tightly
to the atom, they CANNOT be easily moved to another
atom nor make room for
more electrons.
Insulator material includes glass, rubber, and plastic.
|
|

|
|
CONDUCTORSA CONDUCTOR is any material that easily
allows electrons (electricity) to flow.
A CONDUCTOR has 1 to 3 free electrons in the outer ring.Because
atoms with 1 to 3 electrons in the outer ring are held (bound)
loosely to the atom, they can easily move to another atom
or make room for more electrons.
Conductor material includes copper and
gold.
|
|

|
|
SEMICONDUCTORSAny material with exactly 4 free
flectrons in the outer orbit are called SEMICONDUCTORS.
A semiconductor is neither a conductor or insulator.
semiconductor material includes carbon, silicon, and
germanium.
These materials are be used in the manufacturer of diodes,
transistors, and integrated circuit chips.
|
Two Current Flow theories exist. The first is:
ELECTRON THEORY
The Electron Theory states that current flows from
NEGATIVE to POSITIVE. Electrons move from atom to
atom as they move through the conductor towards
positive. |
|
|

|
The second Current Flow theory is:
CONVENTIONAL THEORY
Conventional theory, also known as HOLE THEORY, states
that current flows from POSITIVE to NEGATIVE. Protons
or the lack of electrons (the holes) move towards the
negative. (Current flow direction in Hole Theory is
the opposite of that in Electron Theory.) |
|
|

|
VOLTAGE
Voltage is the electrical force that moves electrons
through a conductor. Voltage is electrical pressure
also known as EMF (Electro Motive Force) that pushes
electrons.
The greater the difference in electrical potential
push (difference between positive and negative), the
greater the voltage force potential. |
|


|
|
MEASUREMENT
A VOLTMETER measures the voltage potential
across or parallel to the circuit.
The Voltmeter measures the amount of electrical
pressure difference between two points being
measured.
Voltage can exist between two points without
electron flow.
|
VOLTAGE UNITSVoltage is measured in units
called VOLTS.
Voltage measurements can use different value
prefixes such as millivolt, volt, Kilovolt, and
Megavolt.
|
VOLTAGE
|
LESS THAN
BASE UNIT
|
BASIC UNIT
|
LARGER THAN
BASE UNIT
|
Symbol
|
mV
|
V
|
kV
|
Pronounced
|
millivolt
|
Volt
|
Kilovolt
|
Multiplier
|
0.001
|
1
|
1,000
|
CURRENT (AMPERES)
CURRENT is the quantity or flow rate of
electrons moving past a point within one second.
Current flow is also known as amperage, or amps for
short.
Higher voltage will produce higher current flow, and
lower voltage will produce lower current flow.
|

MEASUREMENTAn AMMETER measures the
quantity of current flow.Ammeters are placed in
series (inline) to count the electrons passing
through it.
Example: A water meter counts the gallons of
water flowing through it. |
|

AMPERAGE UNITSCurrent flow is measured
in units called Amperes or AMPS.
Amperage measurements can use different
value prefixes, such as microamp, milliamp,
and Amp.
|
|
AMPERAGE
|
LESS THAN
BASE UNIT
|
LESS THAN
BASE UNIT
|
BASIC UNIT
|
Symbol
|
µA
|
mA
|
A
|
Pronounced
|
Microamp
|
milliamp
|
Amp
|
Multiplier
|
0.000001
|
0.001
|
1
|
|
AFFECTS OF CURRENT FLOWTwo common effects
of current flow are Heat Generation and
Electromagnetism.
HEAT: When current flows, heat will be generated.
The higher the current flow the greater the heat
generated. An example would be a light bulb. If
enough current flows across the filament, it will
glow white hot and illuminate to produce light.
ELECTROMAGNETISM: When current flows, a small
magnetic field is created. The higher the current
flow, the stronger the magnetic field. An example:
Electromagnetism principles are used in
alternators, ignition systems, and other
electronic devices.
RESISTANCEResistance is the force
that reduces or stops the flow of electrons.
It opposes voltage.
Higher resistance will decrease the flow of
electrons and lower resistance will allow
more electrons to flow.
|
|

|

|
|
MEASUREMENTAn OHMMETER measures the
resistance of an electrical circuit or
component. No voltage can be applied while
the ohmmeter is connected, or damage to the
meter will occur.
Example: Water flows through a
garden hose, and someone steps on the
hose. The greater the pressure placed on the
hose, the greater the hose restriction and
the less water flows. |
|
|
RESISTANCE UNITSResistance is measured in
units called OHMS.
Resistance measurements can use different value
prefixes, such as Kilo ohm and Megaohms.
|
AMPERAGE
|
BASIC UNIT
|
MORE THAN
BASE UNIT
|
MORE THAN
BASE UNIT
|
Symbol
|
|
K
|
M
|
Pronounced
|
Ohm
|
Kilo ohm
|
Megaohm
|
Multiplier
|
1
|
1,000
|
1,000,000
|
|
RESISTANCE FACTORS
Various factors can affect the resistance. These
include:
LENGTH of the conductor. The longer the conductor, the
higher the resistance.
DIAMETER of the conductor. The narrower the conductor,
the higher the resistance.
TEMPERATURE of the material. Depending on the material,
most will increase resistance as temperature increases.
PHYSICAL CONDITION (DAMAGE) to the material. Any
damage will increase resistance.
TYPE of MATERIAL used. Various materials have a wide
range of resistances.
TYPES OF ELECTRICITY
Two basic types of Electricity classifications:
STATIC ELECTRICITY is electricity that is
standing still. Voltage potential with NOelectron
flow.
DYNAMIC ELECTRICITY is electricity that is in
motion. Voltage potential WITH electron flow. Two
types of Dynamic electricity exist:
Direct Current (DC) Electron Flow is in only
one direction.
Alternating Current (AC) Electron flow
alternates and flows in both directions (back and
forth).
STATIC ELECTRICITY
Voltage potential with NO electron flow.
Example: By rubbing a silk cloth on a glass rod,
you physically remove electrons from the glass
rod and place them on the cloth. The cloth now
has a surplus of electrons (negatively charged),
and the rod now has a deficiency of electrons (positively
charged).
Another example: Rub your shoes on a rug and
then touch a metal table or chair .... Zap!! The
shock you felt was the static electricity
dissipating through your body. |
|
|

|
 |
|
DYNAMIC ELECTRICITY
is electricity in motion, meaning you have
electrons flowing, in other words voltage potential
WITH electron flow.
Two types of dynamic electricity exists:
Direct Current (DC)
Alternating Current (AC) |
DIRECT CURRENT (DC)
Electricity with electrons flowing in only
one direction is called Direct Current or DC.
DC electrical systems are used in cars.
|
|

ALTERNATING CURRENT (AC)
Electricity with electrons flowing back
and forth, negative - positive- negative, is
called Alternating Current, or AC.
The electrical appliances in your
home use AC power.
|
|

SOURCES OF ELECTRICITYElectricity can be
created by several means: Friction, Heat, Light,
Pressure, Chemical Action, or Magnetic Action.
Only a few of these sources of energy are used
in the automobile. The battery produces
electricity through chemical action, and the
alternator produces electricity through magnetic
action.
Friction creates static electricity.
Heat can act upon a device called a
thermo couple to create DC.
Light applied to photoelectric materials
will produce DC electricity.
Pressure applied to a piezoelectric
material will produce DC electricity.
Chemical Action of certain chemicals will
create electricity. |
|
|
Elektrik Akımı
Gökhan
Atmaca'nın
çevirisinden..
Akım bir noktadan bir diğer noktaya doğru hareket
eden bir yükten ibarettir. Bu bir elektrik devresinde düşünüldüğünde
elektrik akımı
akımı ileten bir
iletkendeki
herhangi bir
noktada geçen
yükün akış
oranıdır. Bu
tanımda elektrik
akımının önemi
de ortaya
çıkmaktadır.
Çünkü elektrik
devreleri CD
çalarlar,
bilgisayarlar,
radyolar,
televizyonlar,
ev ve
endüstriyel güç
dağılım
sistemleri gibi
teknolojinin en
temel unsurudur.
Günümüzde
giderek hızla
değişen
teknolojinin
kendisini
anlamak ve yeni
gelişmelere
katkıda bulunmak
için bilinmesi
en temel
kavramlardan
biri elektrik
yükü, elektrik
alanı idi; bu
kavramları
açıklamıştık. Bu
yazımızda ise
elektrik
akımının ne
anlama geldiğini
ve elektrik
akımı ile ilgili
tanımları
açıklayacağım.
Gauss Yasası ve
Uygulamaları isimli
yazımızda
elektrostatik
denge
durumundaki bir
iletkende
elektrik
alanının iletken
içinde her yerde
sıfır olduğunu
ifade etmiştik.
Dolayısıyla,
akımın da bu
durumda
olmadığını
söyleyebiliriz.
Elektrik alanın
olmaması ya da
akımın sıfır
olması
elektrostatik
denge
durumundaki tüm
yüklerin durgun
olduğunu
göstermez.
Bakır, alüminyum
gibi metallerde
bazı elektronlar
bu tip iletken
maddelerin
içinde serbestçe
hareket ederler.
Bu serbest
elektronların
hareketi gaz
moleküllerine
benzerdir;
hareketleri
rastgele bir
şekilde olur.
Ancak bu gaz
moleküllerinden
farklı olarak
serbest
elektronların hızları çok
yüksektir (106m/s). Serbest elektronlar serbestçe hareket etmelerine
rağmen iletken
maddede bulunan
pozitif
iyonların
Coulomb yasasına
göre çekmelerinden ötürü iletken maddeden kaçamazlar. Diğer taraftan
bir akımın olmayışı, bu serbest elektronların hareketlerinin rastgele
olması sonucu herhangi bir yöne net yük akışı gerçekleşmez.
Elektrostatik dengede olmayan bir iletken için bu iletken içerisinde
sabit ve düzgün bir E elektrik alanı
olması durumunda iletken içerisindeki yüklü bir parçacığa bu düzgün E
elektrik alanı tarafından bir F(->)=qE(->) [(->) ifadesi
vektörü göstermektedir; aynı ifadelerde tekrarlamadım) şeklinde sabit
bir kuvvet uygulanır. Bu yüklü parçacık serbest bir elektron ise bu
kuvvet F=-eE hâlini alır, çünkü elektronun yükü q=-e’dir. F=qE kuvvetine
yani bir E elektrik alan tarafından etkilenen iletken içerisindeki
serbest bir elektron az önce ifade ettiğim pozitif iyonlarla olan
çarpışmaları ve rastgele hareketlerinin yanı sıra bu elektrik alan
etkisiyle sanki bir grup şeklinde elektriksel kuvvet F=qE yönünde hızlı
olmayan sürüklenme benzeri bir harekete sahip olurlar. Bu sürüklenme
hareketi sırasında grup olarak hareket eden bu serbest elektronlar bir
sürüklenme hızı ile hareket ederler. Bu sürüklenme hareketi iletken
içerisinde bir grup olarak elektronların net bir yönde yönelmeleri
anlamına da gelir. Böylelikle bir yönde net bir yüklü parçacık
(elektron) hareketi olduğundan biz de bir net akımdan söz edebiliriz.
İletken içindeki serbest elektronların yaptıkları rastgele hareketleri sırasındaki hızları 106m/s gibi yüksek bir mertebede iken sürüklenme hareketi sırasında 10-4 m/s
mertebesindedir ve akımı oluşturan şey yukarıda ifade edilen bu
sürüklenme hareketidir. Bu durumda odamızın lambasını açmak için ya da
televizyonu açmak için açma-kapama düğmesine bastığımızda lambanın
anında ışık verdiğini ya da televizyonun anında görüntü verdiğini
düşündüğümüzde sanki burada bir ikilem varmışçasına görülüyor. Ne var
ki, bir elektrik devresinde -örneğin odanızın lambası için – tek bir
elektronun düğmeden/anahtardan lambaya kadar olan ulaşma süresi önemli
değildir. Çünkü devredeki iletken içinde elektrik alanın oluşma hızı
ışık hızına yakındır ve elektrik alan oluştuğunda iletken içerisindeki
elektronlar birbirlerini neredeyse aynı anda etkilerler. Bu durumda da
biz düğmeye bastıktan sonra çok kısa bir süre içinde elektrik alan
oluşur ve bu yük hareketiyle, elektrik akımıyla sonuçlanır; ardından
lamba yanar, televizyon çalışır durumda olup görüntü verir. Bu yazıyı
hazırlarken yararlandığım kaynakta [1], bu konuyla ilgili şöyle bir
benzetilme yapılmış:
“Bir grup asker çavuşun önünde hazır olda beklemektedir
ve çavuş marş emrini verir; komut askerlerin kulaklarına ses hızıyla
erişir, bu hız marş hızından çok daha yüksektir ve tüm askerler aynı
anda hareket etmeye başlarlar.”
Akımın Akış Yönü
İletken içindeki elektronlar bir E elektrik alanı uygulandığında bu
elektrik alan yüklü parçacıklar üzerinde iş yapar, enerji harcanmış olur
elektronların sürüklenme hareketi için. Bu sürüklenme hareketi -yani
akımın kendisi- sonucu kinetik enerji oluşur. Oluşan kinetik enerji de
elektronların iyonlarla yaptıkları çarpışmalarda iletken maddeye
iletilmiş olur. Diğer taraftan da iletken içindeki bu iyonlar kristalde
denge konumları civarında titreşim hareketi içindedirler. Titreşim
hareketi yapan iyonların da titreşim enerjileri vardır. Söz konusu bu
titreşim enerjisi, elektronlarla iyonların çarpışması sırasında gelen
kinetik enerji sayesinde artar ve bir taraftan da iletkenin sıcaklığını
yükseltir. Elektrik alanın elektronlar üzerinde yaptığı iş yüklü
parçacıkları daha fazla hızlandırmaktan ziyade, iyonların titreşim
enerjilerini artırmaya ve bu nedenle de iletkeni ısıtmaya yaramaktadır.
Bu ısı bazı teknolojik uygulamalarda -ki oldukça azdır- kullanışlı
olabilir ama genelde olumsuz sonuçlara yol açar. Buna rağmen akım
akışının su götürmez bir sonucudur.
Bütün akım taşıyan, yük ileten maddelerin içindeki hareket hâlinde
bulunan parçacıkların yükü aynı değildir. Genelde negatif yüklü
elektronların olmasına rağmen bu bazı maddelerde pozitif yüklü deşikler
(holler) şeklindedir. Hatta bazılarında (Germanyum, silikon gibi
yarıiletkenlerde ) akım hem negatif yüklü hem de pozitif yüklü
parçacıklarla da sağlanabilmektedir. Deşikler elektron eksikliğinin
bıraktığı ve pozitif yük gibi davranan boşluklar olarak tanımlanır.
Yarıiletkenler isimli yazımızda daha ayrıntılı bir tanım bulabilirsiniz.

Şekil1.a) Pozitif yükler elektrik alan E yönünde hareket ediyorsa oluşan akım bu yüklerle aynı yöndedir.

Şekil1.b)
Şekil1a’daki gibi pozitif yüklerle aynı sayıda ve aynı hızdaki negatif
yükler elektrik alan E’ye zıt yönde hareket ediyorsa, oluşan akım
pozitif yüklerle aynı yöndedir.
Elektrik alan bilindiği üzere pozitif yükten negatif yüke olacak
şekildedir. Eğer Şekil1.a’daki gibi pozitif yüklü bir iletken söz konusu
ise elektrik kuvveti, elektrik alanı ile aynı yöndedir ve sürüklenme
hızı vd E ile aynı yöndedir. Akımın yönü de pozitif
yüklerin akış yönü ile aynıdır. Eğer Şekil1.b’deki gibi negatif yüklü
parçacıkların olduğu bir iletkeni ele alırsak elektrik kuvveti, elektrik
alanından ters yönde olacaktır ve sürüklenme hızı da elektrik kuvveti
ile aynı yöndedir. Bu durumda da elektrik alandan dolayı negatif yüklü
parçacıklar elektrik alanın tersi yönde hareket edecektirler. Burada da
pozitif yük akışından söz edebilmiş olacağız. Sonuç olarak Şekil1.b’deki
grafikte gösterilen iletkende de akımın yönü pozitif yükün akış
yönüdür.
Gerçek akımın negatif yüklü parçacıklardan kaynaklandığı durumlarda
dahi akımların yönünü pozitif yük akışına göre tayin ederiz. Bu tür bir
akım yönünün belirlenmesindeki varsayıma konvansiyonel akım denir.
Konvansiyonel akımın yönü yüklü parçacıkların hareket yönü ile aynı
olmak zorunda değildir.
Hareket hâlindeki yükler pozitif ve bu yükler ile akımın da yönünün
aynı olduğunu biliyoruz. Bu durum için A kesit alanından geçen akımı
birim zamanda yüzeyden geçen net yük olarak tanımlarız. O hâlde, bir dQ
net yükü bir yüzeyde dt zamanda geçerse I akımı şöyle olur,
I=dQ/dt
Burada bir not eklemekte yarar var: Akımın yönünden bahsetmiş olsak da akım bir vektör değildir.
Mikroskopik Elektrik Akımı ve Akım Yoğunluğu
Elektrik yükü elektron yükünün ayrık katları kuantize olduğu için,
bir iletkende bir sürüklenme hızı ile mikroskopik yük
taşıyıcılarının hareketi olarak elektrik akımına bakmak yol
göstericidir. Negatif yüklü taşıyıcıların olduğu iletken için aşağıdaki
grafikte elektrik akım ifadesi gösterilebilir,

Grafikteki bu ifadeyi şöyle genelleştirebiliriz, I=nqAvd
Birim kesit alana düşen akıma da akım yoğunluğu denir ve J ile gösterilir:
J=I/A=nqvd ‘dir.
I akımı ve J akım yoğunluğu yükün pozitif veya negatif olması ile
ilgili değildir. Dolayısıyla bu ifadelerde yer alan q yükünü mutlak
değer içine alıp |q| ifade etmek daha genel bir anlam taşır. Diğer
taraftan I akımı bir vektör değildir ama J akım yoğunluğunu ise vektörel
olarak gösterebiliriz ancak bu defa da q yükünü mutlak değer içine
almayız. Böylelikle q yükü negatif de olsa pozitif de olsa J akım
yoğunluğu ile E elektrik alanı aynı yönde olur. Akım yoğunluğunun vektör
olmasını ise bu akım yoğunluğunun iletkendeki bir nokta üzerindeki yük
akışının nasıl olduğunu söylemesinden ileri gelir; vektörün yönü de o
noktadaki yük akışın yönünü gösterir. Akım yoğunluğunun vektör ifadesi,
J(->)=nqvd(->)
Elektrik Yükü Taşıyıcıları
Bir bakır teldeki elektrik akımı için, yüklü taşıyıcılar hareketli
elektronlardır ve pozitif yüklü bakır iyonları metal örgüsü içinde
aslında hareketsizdirler. Yine de, elektrik devrelerinin işleyişleri
sırasında genellikle konvansiyonal akım kullanılır, pozitif yükler
hareket ediyormuş gibi. Bu uygulama hakkındaki tartışma devam etse de
bakırdaki yüklü taşıyıcıların fiziksel doğası oldukça anlaşılırdır.
Ancak elektrik akımının diğer uygulamalarında , yüklü taşıyıcıların
belirlenmesi o kadar da basit değildir. Yarıiletkenlerde, örneğin, siz
bazen hareketli elektronlara ve bazen de elektron eksiklikleri olarak
adlandırılan hareketli deşiklere sahip olabilirsiniz. Onların
iletkenliğe katılma yolunda önemli farklılıkları vardır. Gerçekleşmekte
olan iletimin türünü tespit etmek için yollardan biri Hall Olayı’dır. Hall
Olayı pozitif ve negatif yüklü taşıyıcılar için Hall gerilimine göre farklı
polarite veren bir fiziksel olaydır. Bu Hall Olayı hakkındaki ayrıntılara daha
önce yayınladığım Hall Olayı yazısından erişebilirsiniz. Birçok maddede elektrik
iletimi sadece serbest
elektron hareketinden kaynaklanmadığı için maddelerdeki iletimin hangi
türden (pozitif yüklü parçacıklar mı, negatif yüklü parçacıklar mı?)
olduğunu öğrenebilmek amacıyla Hall Olayı’nın uygulandığı ölçüm ve
deneyler bilim insanlarına bilgi verir.
Yüklü Taşıyıcıların Sürüklenme Hızı
Bir bakır telindeki elektronların sürüklenme hızı aşağıdaki gibi hesaplanabilir:

Yüklü Taşıyıcılarının Yoğunluğu
Bakır gibi bir metalde serbest elektronların yoğunluğunun
hesaplanması metal hakkında temel fiziksel veriyi içerir, artı bakır
metali atom başına yaklaşık serbest bir elektronu elektriksel iletim
sürecine sağlar. Aşağıdaki verilerle temsili bir değer hesaplanabilir:
Sonuç
Bu yazımızda elektrik akımının ne anlama geldiğini ve yüklü
taşıyıcıların bir iletken içinde nasıl hareket ettiğini açıklamaya
çalıştım. Akım ve akım yoğunluğu arasındaki farkı verdikten sonra yüklü
parçacıkların pozitif veya negatif olmalarının ne gibi farklılıklara yol
açtığını ifade ettim. En sonunda bir bakır teli için elektron
yoğunluğunun nasıl hesaplandığını bir grafik içinde verdim. Günümüz
teknolojilerinin en temelinde yer alan elektrik akımının doğasını
anlamak yeni teknolojilerin geliştirilmesinde önemli bir rol
oynamaktadır.
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Elektrik Enerjisi, Artı (+), Eksi (-) Kutuplar ve Çekim
Güçleri
1- Elektrik Yükü Çeşitleri (Artı ve Eksi Yükler) :
Doğada iki çeşit elektrik yükü vardır. Bunlar pozitif yani (+)
artı ve negatif yani (-) eksi elektrik yükleridir.
• Aynı cins elektrik yükleri birbirlerini iterler.
• Zıt elektrik yükleri birbirlerini çekerler.

İTER
İTER
ÇEKER
2- Elektrik Akımının Oluşması :
Zıt elektrik yükü ile yüklü olan veya üzerinde biriken
elektrik yüklerinin sayısı farklı olan iki cisim iletken bir
tel ile birbirlerine bağlandığında cisimlerden birinden
diğerine elektrik yükü hareketi olur. Elektrik yüklerinin
hareketine elektrik akımı denir. Elektrik akımı, daima (–)
yüklerin yani elektronların hareketi sayesinde oluşur.
Elektrik akımının oluşabilmesi için iletken telin iki ucu
arasındaki elektrik yüklerinin enerjilerinin farklı olması
gerekir. Elektrik akımının oluşması sırasında enerji, yüksek
enerjili cisimden (kutuptan) düşük enerjili cisme (kutba)
doğru gerçekleşir.
Elektrik akımının sürekli olabilmesi için elektron hareketinin
sürekli olması gerekir. Elektron hareketini sürekli hale
getirebilmek için elektrik enerjisi (elektron yani (–)
elektrik yükü) üreten kaynaklar kullanılır. Elektrik enerjisi
(elektron yani (–) elektrik yükü) üreterek sürekli elektrik
akımının oluşmasını sağlayan kaynaklara elektrik akımı kaynağı
veya güç kaynağı veya üreteç denir. Pil, akümülatör, dinamo,
jeneratör elektrik akımı kaynaklarıdır.
Pil, basit elektrik devrelerindeki yüklere elektriksel bir
kuvvet uygulayarak yüklerin elektrik enerjisi kazanmalarını ve
bu enerjinin iletken tel boyunca iletilmesini sağlar. Bunun
sonucunda iletken teldeki elektrik yükleri arasında enerji
aktarımına neden olur. Negatif elektrik yüklerinin titreşim
hareketleri sonucu yükler arasında gerçekleşen elektrik
enerjisi aktarımına elektrik akımı denir.
Elektrik akımı, yüklerin akışı anlamına gelmez. Elektrik
akımı, yüklerin titreşim hareketinin sonucunda oluşur yani
elektrik akımı yüklerin akışı sonucunda değil, yüklerin
titreşim hareketi sonucunda oluşur.3- Elektrik
Yüklerinin Akışı :
Zıt elektrik yükü ile yüklü olan yani (+) pozitif ve (-)
negatif elektrik yükü ile yüklü olan iki cisim iletken bir tel
ile birbirlerine bağlandığında (-) negatif yüklü cisimden (+)
pozitif yüklü cisme doğru elektron akışı olur. İletken tel
üzerinde elektronların akması sonucu elektrik akımı oluşur.
Elektrik akımı sayesinde de elektrik enerjisi oluşur.
Elektrik akımı oluşurken;
• Negatif (-) yüklü cisme negatif (-) kutup veya katot denir.
• Pozitif (+) yüklü cisme pozitif (+) kutup veya anot denir.
• Elektron akışının yönü negatif (-) kutuptan yani katottan
pozitif (+) kutba yani anota doğrudur.
• Elektrik akımının yönü pozitif (+) kutuptan yani anottan
negatif (-) kutba yani katota doğrudur.

4- Pil, Pil Çeşitleri ve Pillerin Özellikleri :
Kimyasal enerjiyi depolayan, gerektiğinde depoladığı kimyasal
enerjiyi elektrik enerjisine çeviren elektron yani (-)
elektrik yükü üreten kaynaklara pil denir.
Pillerin; Volta pili, limon pili, Daniell pili, kuru pil (Leclanche
pili) gibi çeşitleri vardır.
Bütün pillerde ortak olan bazı özellikler vardır. Bunlar;
• Bütün pillerde (+) ve (-) kutup bulunur.
• Bütün pillerde iki farklı cins metal kullanılır.
• Bütün pillerde elektrik akımını ileten yani elektronların
geçişini sağlayan bir sıvı bulunur.
5- Basit Elektrik Devreleri :
Pil, pil yatağı, ampul, duy, anahtar ve bağlantı kablolarından
oluşan devreye basit elektrik devresi denir.
(Elektrik yüklerinin üretecin bir kutbundan çıkıp diğer
kutbuna girmesini yani akışını sağlayan düzeneğe basit
elektrik devresi denir).
• Devredeki pil elektrik enerjisi üretir (yani elektrik yükü
yani elektron kaynağıdır ve elektrik akımının oluşmasını
sağlar).
• Devredeki pil yatağı, pillerin devreye bağlanmasını sağlar.
• Devredeki iletken tel, elektrik enerjisinin (elektrik
yüklerinin yani elektronların) akışını sağlar.
• Devredeki ampul, iletken telden elektrik enerjisinin (yani
elektronların) geçtiğini ya da geçmediğini (yani elektrik
akımının oluşup oluşmadığını) gösterir.
• Devredeki duy, ampullerin devreye bağlanmasını sağlar.
• Devredeki anahtar, elektrik enerjisinin (yani elektrik
yüklerinin yani elektronların) geçmesini ya da geçmemesini
sağlar.
Basit elektrik devrelerinde anahtar açıkken devreden elektrik
enerjisi (elektrik yükleri yani elektrik akımı) geçemez ve
ampul yanmaz. Böyle devrelere açık devre denir.
Basit elektrik devrelerinde anahtar kapalı iken devreden
elektrik enerjisi (elektrik yükleri yani elektrik akımı)
geçebilir ve ampul yanar. Böyle devrelere kapalı devre denir.
Basit elektrik devrelerinde elektrik akımının yönü, pilin
dışında (+) kutuptan (-) kutba doğru, pilin içinde ise (-)
kutuptan (+) kutba doğrudur.
Basit elektrik devrelerinde elektronların akış yönü pilin
dışında (-) kutuptan (+) kutba doğrudur.

Elektrik Yükleri(Artı-Eksi)
Çok eskiden beri birbirine sürtülmüş bazı cisimlerin birbirini çektiği bilinir.
Yaptığı deneylerle Benjamin Franklin, artı ve eksi adını verdiği 2 çeşit
elektrik yükü olduğunu bulmuştur.
Basit bir deney olarak kürke sürtüldükten sonra iletken olmayan bir iple asılmış
bir plastik çubuk ele alalım. İpeğe sürtülmüş cam çubuk plastik çubuğa
yaklaştırıldığında birbirlerini çekerler. Diğer taraftan kürke sürtülmüş iki
plastik çubuk (ya da cam çubuk) birbirlerini iterler. Bu deneyden plastiğin ve
camın farklı iki elektriklenme durumunda oldukları ve aynı yüklerin birbirlerini
ittikleri, farklı yüklerin birbirlerini çektikleri sonucuna varılır.
Franklin’in önerisi benimsenerek cam çubuktaki elektrik yüküne artı(+) yük,
lastik çubuktakine eksi(-) yük denir. Cisimler üzerinde her zaman artı ve eksi
yükler bulunur ama bunlar sayıca birbirine eşit olduğundan cisimler nötr olarak
adlandırılır.
Bu deneylerde yükün korunduğu da gösterilmiştir. Kapalı bir bölgede yükler
çiftler halinde ortaya çıkarlar. Yani bir taraf (+) yüklenirken diğer taraf (-)
yüklenir. Bu günkü bilgilerimizden eksi(-) yüklerin kaynağının elektron, artı(+)
yüklerin kaynağının protonlar olduğu bilinmektedir.
Mıknatısta N-S kutupları ayrılamamasına rağmen elektrik yükleri birbirinden
ayrılabilir.
Elektrik yükleri birbirlerine aralarındaki uzaklığın karesi ile ters,
büyüklükleri ile doğru orantılı bir kuvvet uygularlar. Aynı yukarıda
bahsettiğimiz gibi mıknatısların birbirine uyguladıkları kuvvet gibi.
Elektrik Devresi Nedir?

Bir üretecin iki ucu iletken bir telle birleştirilip düzeneğe bir lamba
yerleştirilirse üretecin Negatif (-) kutbundan çıkan ElektronlarPozitif (+)
kutba giderler. Kurulan bu düzeneğe bir Elektrik devresi denir.
Devre Elektirik
Bir elektrik donanımını oluşturan bağlantılar ve bileşenleri topluca belirten
terim. Elektrik devresi elektrik akımına (elektrik yüklü akışına) yol sağlamak
için biri birine bağlanmış bileşenlerden oluşur. Elektrik çoğu kez ışık ses ya
da ısı gibi farklı bir enerji türü üretmekte kullanılır.
Devrenin Bölümleri
Elektrik devrelerinin çoğunda dört ana bölüm vardır (1) kimyasal pil üreteç ya
da güneş pili gibi bir elektrik enerjisi kaynağı; (2) lamba motor ya da hoparlör
gibi bir yük (yada çıktı aygıtı); (3) elektrik enerjisi kaynaktan yüke taşımak
için Bakır yada Alüminyum tel gibi iletkenler ;(4) enerjinin yüke akışını
denetlemek için röle Anahtar ya da termostat gibi denetim aygıtı.
Basit bir elektrik devresi elektriksel bileşenlerin çizimlerini kapsayan
resimsel bir şekille (A) ya da elektrikçilerin belirli bileşenleri tanımlamakta
kullandıkları bağlantılı standart simgelerden oluşan bir çizimle (B)
gösterilebilir.
Gerek DA (yönü değişmeyen doğru akım) gerek AA (yönü periyodik olarak terselen
dalgalı akım yada alternatif akım) olabilen kaynak devreye bir elektromotor
kuvvet (emk) uygular. Bu emk volt(V) olarak ölçülür ve Basınca benzer; belli bir
devreden geçecek (amper olarak ölçülen ) akım miktarını belirler. Dünyanın
çeşitli ülkelerinde kullanılan normal voltajlar genellikle 50 - 60 hertz
frekansta 110 ya da 220 V' dur.
Devreler seri paralel seri-paralel ve karmaşık olarak dört genel tipe
ayrılabilir. Bunların tümü DA ya da AA bir kaynaktan beslenebilir.
Yılbaşı ağacı ampulleri gibi seri bağlanmış bir doğru akım devresinde bütün
dirençler ya da ışıklar (ampuller) ardışık olarak bağlanır .Her ışıkta oluşan
voltaj düşmesi elektrik akışına gösterdiği dirence bağlıdır. Aynı akım bütün
ışıklardan geçtiği için ışıklardan biri sönerse öbür ışıklara akım geçişi
kesilir
Paralel bir sisteme başka bir yük (çıktı) eklenirse akım için yeni bir yol
oluşturur. Ve bu nedenle kaynaktan gelen toplam akım artar. Bu Kirchhoff'un akım
yasasının bir uygulamasıdır; söz konusu yasaya göre herhangi bir noktadan
devreye giren akımların toplamı o noktadan çıkan akımların toplamına eşittir.
Başka bir direnç Paralel bağlandığında paralel devrenin birleşik direnci
belirgin biçimde azalır. Seri devrede olduğu gibi paralel devrede de toplam güç
ayrı ayrı güçlerin toplamından oluşur.
Otomobilin elektrik sistemi gibi doğru akımlı bir Paralel devrede bütün
rezistörler ya da yükler parelel dallarla ortak bir güç kaynağına bağlanır. Her
yük aynı voltajdadır; ama direncine bağlı olarak farklı miktarda akım çeker.
Seri-Paralel Devre
Seri-paralel devreler bazı bileşenlerin birbirleriyle paralel bağlandığı paralel
birleşimlerinse başak bileşenlerle seri halde bulunduğu devreler olarak
tanımlanabilir. Kaynağa seri bağlanmış bir anahtar ve bir sigorta ya da devre
kesici ile paralel bağlanmış bir çok bileşen böyle bir devre oluşturur.
Karmaşık Devreler
Yalnızca seri ya da sadece paralel bileşimlerden oluşan bölümlere ayrılabilen
bir devreye “Karmaşık Devre” denir. Bir direncin ölçülmesinde kullanılan
Wheatstone köprüsü adındaki devre buna iyi bir örnektir. Bu devre temel olarak
bir karenin dört kenarını oluşturan birbirine bağlanmış dört rezistörden oluşur.
Çapraz köşelerin ikisine bir voltaj kaynağı öbür ikisine ise belli bir direnci
olduğu bilinen bir galvanometre bağlanır. Ancak köprü devresi dengede olduğunda
galvanometreden hiç akım geçmediğinde devre seri paralel bileşimidir. Toplam
direnci bulmak amacıyla böyle bir devreyi çözümlemek için özel teknikler
gereklidir.
Otomobilin ateşleme sisteminde ya da fotoğraf makinesinin fotoflaşında olduğu
gibi doğru akım devrelerine indükleçler ve kondansatör bağlanabilir. Böyle
uygulamalarda önemli olan geçici tepkidir; çünkü doğru akım bakımından bir
kondansatör (sürekli durum koşullarında) açık devre demektir ve bir indükleç
içinden geçen akım değişken olmadıkça hiçbir etki göstermez. Ama indüktans ve
kapasitansın etkileri dalgalı akım devrelerinde çok daha önemlidir. Çünkü
dalgalı akımda voltaj ve akım sürekli değişmektedir.
Bir üretecin iki ucu iletken bir telle birleştirilip düzeneğe bir lamba
yerleştirilirse üretecin negatif (-) kutbundan çıkan elektronlar pozitif (+)
kutba giderler. Kurulan bu düzenek bir elektrik devresi denir.
lamba, anahtar, üreteç
Elektrik Devresinin Elemanları
Üreteç:
Bu elektrik devresinde elektrik akımının kaynağı olan piller devredeki
üreteçlerdir.
Anahtar:
Devreye akım vermeye ve akımı kesmeye yarar.
Lamba:
Elektrik akımı sonucundan bize ısı ve ışık veren ampullerdir.
Yapılan elektrik devresinde ampuller ve de piller seri bir şekilde
bağlanmıştır.Seri bağlı devrelerde akımın gidebileceği sadece bir yol vardır.Bu
akım üretecin kutupları arasındaki elektron akışı ile meydana gelir.
iletken, Yarı iletken, Süperiletken Ve Yalıtkanlar
İletken Yalıtkan Yarıiletken
Elektiriği geçiren Maddelere iletken denir . Atomun en dış yörüngesinde 3 veya
daha az valance elektronu bulundururlar. Metaller Ametaller Alaşımlar ve Sıvı
ıletkenler vardır.
Yalıtkan Elektriği iletmeyen maddelere denir. Atomun en dışında 5 veya daha
fazla elektron bulunduran maddelerdir. Dogal Yapay Plastik Gaz Sıvı gibi
çeşitleri mevcuttur.
Yalıtkanlara göre daha iletken iletkenlere göre daha yalıtkan maddelerdir .
Germenyum Silisyum, Galyum, Arsenur, İndiyum, Fosför gibi çeşitler
mevcuttur .
Elektrik Akımı
İletken maddeler üzerinde negatif yüklerin titreşimiyle oluşan enerjiye Elektrik
Akımı denir.
Elektrik akımının hareketi bir borudan akan suyun hareketine benzetilir. Boru ve
kablolar, su ve elektrik yükleri birbirlerine benzemektedir.
Basit Elektrik Devresi

Basit bir elektrik devresi Pil, İletken Tel, Anahtar ve enerji tüketen Lamba
benzeri elemanlardan oluşur.
Bir elektrik devresinde sistemin çalışması şu aşamalardan oluşur.
1. Pildeki enerji negatif yüklü elektronların titreşmesini sağlar
2. Titresim hareketi yapan negatif yükler bu hareketi ilerdeki elektronlara
iletir.
3. Negatif tüklerin titreşimi pilin diğer ucuna kadar ulaşır.
4. Bu titreşim hareketi ampulden geçerken ısı ve ışık enerjisine dönüşür.

Elektrik Amının Yönü:
Elektrik akımının yönü artı kutuptan eksi kutuba olduğu kabul edilir. Eskiden
kabul edilen bazı bilgilerin değişmemesi için böyle bir kabul yapılmıştır.
Gerçekte ise yön eksiden artıya doğrudur. Fakat bu dikkate alınmaz. Herhangi bir
soru geldiğinde doğru cevap artıdan eksiye olacak şekilde verilmelidir.

Elektrik Gerilimi:
Elektriksel gerilim bir güç kaynağının iki ucu arasındaki enerji farkıdır.

Elektrik gerilimi yukarıdaki içi sıvı solu kaba benzetilebilir. İki koldaki sıvı
yüksekliği eşit oluncaya kadar fazla sıvı olan yerden az sıvı olan yere doğru
akıntı devam eder. Pillerde de böyledir. Enerjisi fazla olan kutuptan enerjisi
az olan kutuba doğru elektrik akımı gerçekleşir. Ne zaman ki iki kutup da eşit
enerjiye sahip olur bu durumda pil bitmiş olur.
Elektrik Akımının Bulunduğu Yerler
Elektrik akımı elektriklenmeden farklıdır. Adından da anlaşılabileceği gibi bu
elektrik akan elektrik olarak da isimlendirilir. Elektrik akımı bulunan alanlara
bazı örnekler verelim.
Evlerimizde kullandığımız elektrik.
Pillerde bulunan elektrik
Otomobil akülerindeki elektrik
Güneş panellerinde üretilen elektrik
Barajlarda üretilen elektrik
Lambaları çalıştıran elektrik
Rüzgar enerjisiyle üretilen elektrik vb.
Elektrik Akımı ve Elektrik Gerilimi
Akım ve gerilim kavramları birbiriyle karıştırıldığı için bu konuyu biraz daha
açıklayalım.
AKIM :
Negatif yüklerin hareketidir.
Ampermetre denilen aletle ölçülür.
Birimi AMPER(A) dir.
Kısaca I harfiyle gösterilir.
Seri bağlı devre elemanlarının hepsinden aynı akım geçer.
GERİLİM
Elektrik kaynağının iki ucu arasındaki enerji farkıdır.
Voltmetre denilen aletle ölçülür.
Birimi VOLT (V) dur.
Kısaca V harfiyle gösterilir.
Paralel bağlı devrelerde gerilimler eşittir.
Elektrik Akımının Yönü?
Elektronlar - den + ya hareket ediyor ama elektronun yükü - olduğu için
hesaplamalarda karışıklık çıkmasın diye akımın yönü + dan - ye kabul ediliyor.
Evet elektronlar - den + ya hareket ederler. Ama elektronlar bir atomdan
diğerine geçerken elektronun çıktığı kısım boş kalır bu bölgelere hole(delik)
denir ve bu deliklerinde elektronlar gibi hareket ettiği varsayılır.
Aslında delikler hareket etmezler, delikler elektronların hareketinden meydana
gelir. Örneğin iki atom ele alalım birinde delik olsun. Elektron diğer atoma
geçerek atomdaki bu boşluğa yerleşir ancak elektronun çıktığı atomda da delik
oluşur yani sanki delik elektronun hareketiyle bir atomdan diğerine hareket
etmiştir.
Elektrik akışı dediğimiz olay elektron akışından ibaret olduğu için akım yönü
gerçekte -'den +'ya doğrudur. Ancak elektrik şemalarında kavrama kolaylığı
sağlamak için bunu tam tersi kabul edilir. Aslında hesapta hiçbirşey değişmez.
Yani tamamen bir tanımlama meselesi.
Elektrik akımı hangi yönden hangi yöne akar?
Bu sorunun doğru şekli şu olmalıydı "elektrik akım yönü nasıl belirlenir?
Alternatif ve doğru gerilimde bu nasıl olur?" olmalıydı. Bu sorunun cevabını
açıklamak elektriğin temel kurallarından olan magnetik alan kuramlarını çok iyi
bilmeyi aynı zamanda elektron akış tekniği hakkında bilgi sahibi olmayı
gerektirir. Öncelikle alternatif elektrik akımı iki polar yön içerir. Artı ve
eksi alternans denilen yönler. Bu yönler aynı zamanda frekans bileşenine
bağlıdır. Doğru gerilimde frekans bileşeni yoktur. Yani frekans sıfırdır. Doğru
gerilimde de artı ve eksi polarlar mevcuttur ama oluşan gerilimin yönsel anlamda
değişimi söz konusu değildir. Doğru gerilim isminide buradan alır. Malzeme
kimyası da burada devreye girer, çünkü üzerinden elektrik akımı akıtmayı
düşündüğünüz her malzeme temel yapı taşı olan atomlara ve bunu oluşturan
elektron hareketlenmesine göre iyi iletken veya yalıtkan malzeme ismini alır.
Bakır bilinen en iyi iletkenlerden biridir. Aslında kaybın en az olduğu en
mükemmel iletken altındır. Ne var ki çok pahalı olmasından dolayı altın iletken
tel yerine daha ucuz olan bakır ve alüminyum iletkenleri kullanılır. Akım olayı
endüklenen bir gerilim sonucuna göre oluşturacağınız magnetik akı ve bu akının
oluşturacağı bir sonuçtur. Magnetik akı elektron hareketleri sonucunda oluşur
buda bir magnetik kuvvet meydana getirir. Bu akış yönünü en basit ve en iyi
açıklayan sağ el kuralıdır. Bunu incelersen ne demek istediğimi daha kolay
anlayacağını umuyorum. Artı ve eksi elektron konusuna gelince elektronlar artı
kutuptan eksi kutba doğru akışkanlık gösterir. Mıknatıs örneği gibi aynı
kutuplar birbirini iter zıt kutuplar birbirini çeker. Eksi elektronlar durağan
halde bekleyen bir yapı gibi düşünülürse artı elektronları da hareketli yapı
olarak göz önüne alırsan, bir tetiklenme anında yani magnetik bir akı
oluşturmada akım olayı meydana gelir. Frekans kavramı da artı ve eksi alternansı
oluşturur.
Doğru gerilimde iletim sağlanacak malzemede bu kutuplaşma sadece artı ve eksi
elektronlara göre olur frekans bileşeni yoktur. O yüzden D.C devreler artı ve
eksi D.C gerilim olarak adlandırılır. Umarım yardımcı olmuşumdur....
İndüksiyon (İndükleme) Akımı Nedir?
Üreteç kullanılmadan mıknatıs veya magnetik alan
kullanılarak elde edilen akıma indüksiyon
akımı veya indükleme akımı denir.
Bir iletken telden elektrik akımı
geçirildiğinde, iletken tel etrafında magnetik alan
oluşturuyorsa, magnetik alan sayesinde de iletken telde
elektrik akımı oluşturulabilir. Elektrik akımının
oluşabilmesi
için, elektrik yüklerinin yani elektronların iletken
telde hareket etmesi gerekir. İletken telde elektronların
hareket etmesini mıknatısın magnetik alanı sağlar.
İçi boş demir borunun (çubuğun veya silindirin) üzerine
iletken telin sarılmasıyla elde edilen düzeneğe bobin veya
akım makarası veya selenoid denir.
Bobinin içerisine bir çubuk mıknatıs hızlı bir şekilde
girdirilip çıkartılırsa, bobinin uçlarına bağlı olan mili
ampermetrenin ibresinin saptığı gözlenir. Mili ampermetrenin
ibresinin sapması bobinden yani devreden yani iletken telden
elektrik akımı geçtiğini gösterir. İletken telde, üreteç
kullanılmadan mıknatıs ile elde edilen bu akım indüksiyon
akımıdır.
İndüksiyon akımının oluşmasının nedeni, kapalı devre halinde
bulunan bobinin üzerindeki iletken telden (iletken telin
içinden) geçen magnetik alan kuvvet çizgilerinin sayısının
sürekli değişmesi ve kuvvet çizgileri (magnetik alan)
sayesinde iletken teldeki elektrik yüklerinin yani
elektronların hareket etmesidir.
a) İndüksiyon Akımının Bağlı Olduğu Faktörler :
İndüksiyon akımının büyüklüğü iletken teldeki kuvvet
çizgilerinin sayısına ve değişme hızına bağlıdır. Bu nedenle
indüksiyon akımının büyüklüğü;
1- Bobindeki sarım sayısına bağlıdır ve doğru orantılıdır.
2- Mıknatısın magnetik alan şiddetine yani çekim gücüne yani
magnetik alan kuvvet çizgilerinin sayısına bağlıdır ve doğru
orantılıdır.
3- Mıknatısın bobine (veya bobinin mıknatısa) girdirilip
çıkartılma hızına bağlıdır ve doğru orantılıdır.
4- Mıknatıs ve bobinin arasındaki uzaklığa bağlıdır ve ters
orantılıdır.
b) İndüksiyon Akımının Özellikleri (Sonuçlar) :
1- İndüksiyon akımının oluşması
için gerekli şart, bobindeki iletken telden geçen
magnetik alan kuvvet çizgilerinin sayısının sürekli
değişmesidir.
2- İndüksiyon
akımı, mıknatısın (magnetik alanın) veya bobinin
hareketi sayesinde oluşur.
3- Mıknatıs ve bobin hareketsiz durumda iken, bobindeki
iletken telden geçen magnetik alan kuvvet çizgilerinin sayısı
değişmediği için indüksiyon akımı oluşmaz. (Elektron akışının
sürekli olabilmesi için magnetik alan kuvvet çizgilerinin
sayısının değişmesi gerekir).
4- İndüksiyon akımı iki yönlüdür. Mıknatıs bobine girerken
akım bir yönde oluşurken, mıknatıs bobinden çıkarken akım ters
yönde oluşur.
5- Mıknatısın bobine giren kutbu değişirse, indüksiyon akımı
yön değiştirir.
6- Elde edilen indüksiyon akımının şiddeti sürekli değişir
yani artar veya azalır. İndüksiyon akımının şiddetinin sürekli
değişmesinin nedeni, bobindeki iletken telden geçen magnetik
alan kuvvet çizgilerinin sayısının sürekli değişmesidir.
(İndüksiyon akımının şiddetinin sürekli değişmesinin nedeni
magnetik alan kuvvet çizgileri sayesinde iletken telden geçen
elektron sayısının değişmesidir).
7- İndüksiyon akımı, mıknatıs ve bobin yardımıyla hareket
enerjisinden elektrik enerjisi elde edilmesi sonucu oluşur.
8- İndüksiyon akımı, elektro magnetik kuvvet sayesinde
oluşur.
NOT : 1- İndüksiyon akımının yönü, kendini doğuran neden
karşı kayacak şekilde oluşur.
(Lenz Kanunu)
2- Mıknatısın hareket yönü, oluşan indüksiyon akımının yönüne
terstir.
3- İndüksiyon akımı 1831`de Henry Faraday tarafından
bulunmuştur.
4- İndüksiyon akımı oluşurken, bobindeki iletken telde
bulunan elektrik yüklerine yani elektronlara, mıknatısın
magnetik alanı elektro magnetik kuvvet uygular ve bobindeki
iletken telde bulunan elektronlar bu kuvvet etkisiyle hareket
ederek kutuplanır ve potansiyel fark oluşturur.
F = q . V . B . sinα
