Klasik elektromanyetizm, klasik elektromıknatıslık ya da klasik elektrodinamik
teorik fiziğin elektrik akımı ve elektriksel
yükler arasındaki kuvvetlerin sonuçlarını inceleyen dalıdır. kuantum mekaniksel
etkilerin ihmal edilebilir derecede küçük olmasını sağlayacak kadar büyük
ölçütlü sistemler için elektromanyetik fenomenlerin mükemmel bir açıklamasını
sunar (bkz. Kuantum elektrodinamiği).
Elektromanyetik teori 19.
yy. boyunca özellikle James Clerk Maxwell'in çalışmalarıyla geliştirilmiştir.
Detaylı tarihsel bilgi için Pauli [1], Whittaker[2] ve Pais[3]
in kitaplarına danışabilirsiniz (ayrıca bkz. Optik tarihi, Elektromıknatıslığın
tarihi, Maxwell denklemleri).
Ribarič and Šušteršič[4]
klasik elektrodinamiğin güncel kavranışı için birçok soruyu ele
almıştır. Kitapta tarihleri 1903'ten 1989'a kadar yaklaşık 240 referans
bulunmaktadır. Klasik elektrodinamik için hala geçerli olan problem,
Jackson'a göre[5],
bizim basit denklemlerle ilgili çözümleri iki limit durumunda elde edebiliyor
oluşumuz: “[B]irincisi yükleri ve akımları bildiğimiz ve elektromanyetik alanı
hesapladığımız durum, ikincisi dış elektromanyetik alanı belirlediğimiz ve yüklü
parçacıkların hareketini hesapladığımız durum. . . . Şans eseri, . . . bu iki
problem birleştirildi. Fakat uygulama hala iki adımlı; önce dış alan etksinde
yüklü parçacığın hareketi radyasyon salınımı ihmal edilerek hesaplanır, sonra
parçacığın hareketinden, salınan radyasyon hesaplanır. Görülüyor ki problemi bu
şekilde ele almak yalnızca yaklaşık bir geçerlilik sağlar.” Sonuç olarak,
elektrik akımı ve yüklerle bunların oluşturduğu elektromanyetik alanın bir
arada, birbirlerini etkileyerek oluşturduğu sonuçları ihmal edemeyeceğimiz
sistemlerin fiziksel çözümlenişine teorik olarak ulaşabilmiş değiliz. Bir asırı
aşkın bir çabaya rağmen hala yüklü parçacıkların hareket denklemi için genel
kabul gören bir form yoktur.
Elektromanyetik alan yüklü parçacıklar üzerinde Lorentz kuvveti denen, aşağıdaki denklemle ifade edilen bir kuvvet uygular.
q yük, F yükün hissedeceği kuvvet, E yükün bulunduğu noktadaki
elektrik alan, v yükün hızı, B yükün bulunduğu noktadaki manyetik
alan.
Yukarıdaki denklem Lorentz kuvvetini iki vektörün toplamı olarak gösterir. Bu
vektörlerden biri yükün hızı ve manyetik alanın vektörel çarpımıdır.
Vektör çarpımının özelliklerine dayanarak bu çarpımın sonucunun hıza ve
manyetik alana dik olduğunu söyleyebiliriz. Diğer vektör ise
elektriksel alanla aynı doğrultudadır. Bu iki vektörün toplamı Lorentz
kuvvetini verir.
Böylece, manyetik alanın olmadığı bir yerde kuvvet elektriksel alanla
aynı doğrultudadır ve kuvvetin büyüklüğü yükün değerine ve elektriksel
alanın şiddetine bağlıdır. Elektrik alanın olmadığı durumlarda ise
kuvvet parçacığın hızına ve manyetik alanın doğrultusuna diktir.
Elektriksel alan E
Durağan bir yük için elektrik alan E
olarak tanımlanır. Burada q0 test
yükü olarak adlandırılır. Varlığı dolayısıyla elektrik alanı etkilemeyecek kadar
küçük olması yeterlidir, bunun dışında sayısal değerinin önemi
yoktur. E'nin birimi N/C yani Newton/Coulomb'dur (ya da, V/m yani
Volt/metre).
Yukarıdaki tanım döngüsel görünebilir fakat elektrostatikte, yükler hareket
etmediğinde, Coulomb yasası deneylerle birebir örtüşür. Sonuç şudur:
n yük sayısı, qi i numaralı parçacığın yük miktarı, ri i numaralı parçacığın pozisyonu, r
elektrik alanı hesapladığımız noktanın pozisyon vektörü, ε0
elektrik sabiti.
Eğer alan sürekli bir yük dağılımı tarafından üretiliyorsa toplam sembolü integrale dönüşür:
ρ(r) pozisyona bağlı yük yoğunluğu,
diferansiyel hacim elementi dV'den E'nin hesaplanacağı noktayı gösteren birim vektör, r noktasal yük ile E'nin hesaplanacağı nokta arasındaki uzaklık.
Elektrik alanın pozisyonal bağlı hesaplanması için yukarıdaki iki denklemin
uygulanışı da hayli zordur. Bu hesabı kolaylaştırmak için elektriksel potansiyel
fonksiyonunu kullanabiliriz. Elektrik potansiyeli (voltaj) doğrusal integral ile
aşağıdaki şekilde tanımlanır.
φE elektrik potansiyeli, C integralin alınacağı yol.
Maxwell denklemlerinden, ∇ × E
değerinin her zaman sıfır olmadığı için skaler potansiyelin elektrik
alanı tanımlamak için tek başına yeterli olmadığı görülebilir. Düzeltme
faktörü olarak genellikle bir vektör potansiyelinin (aşağıda
açıklanacaktır) zamana göre türevi denkleme eklenir. Yükler
elektrostatikte durağan olduğu için söz konusu faktöre ihtiyaç yoktur.
Yükün ve elektriksel alanın tanımından elektriksel potansiyelin pozisyona bağlı ifadesini aşağıdaki şekilde yazabiliriz.
q noktasal yükün miktarı, r pozisyon, rq noktasal yükün pozisyonu.
Aynı şekilde, genel yük dağılımından kaynaklanan potansiyel:
ρ(r) pozisyona bağlı yük yoğunluğu, r hacim elementi dV'ye olan uzaklık.
Unutulmamalıdır ki φ skaler bir nicelik olduğu için diğer
potansiyellerle skaler olarak toplanır. Bu, kompleks problemleri basit
parçalara bölüp potansiyelleri eklemenin kolaylıklarından biridir.
Potansiyelin tanımını tersine çevirirsek elektrik alanın potansiyelin
negatif gradyanı (bkz. del operatörü) olduğu görürüz.
Bu formülle de E'nin V/m olarak ifade edileceği görülebilir.
Elektromanyetik dalgalar
Elektromanyetik dalgadaki değişimler değişimin merkezinden dalga formunda
yayılır. Bu dalgalar boşlukta ışık hızıyla yayılır
ve doğal olarak geniş bir dalgaboyu spektrumuna sahiptir. Dinamik
elektromanyetik radyasyon alanı
örnekleri arasında (artan frekans sırasıyla) radyo dalgaları, mikrodalgalar,
ışık (kızılötesi, görünür ışık ve morötesi), x-ışınları ve
gama ışınları sayılabilir. Parçacık fiziğinde bu
elektromanyetik radyasyon yüklü parçacıklar arasındaki
elektromanyetik etkileşimin
tezahürüdür.
Genel alan denklemleri
Coulomb denklemi basit ve tatmin edici görünse de özel
görelilik
gerektirdiği üzere yük dağılımındaki değişikliklerin alanın herhangi
bir yerinde etki yaratmasının aldığı zaman sıfır olmadığı için bu
denklem klasik elektrodinamiğin bağlamında tamamen doğru sayılmaz.
Elektrik alanındaki değişimler ışık hızıyla yayılır. Denklemlerin bu
koşulu sağlaması için düzeltilip genelleştirilmesi gerekir.
Geciktirilmiş potansiyellerin hesaplanması Jefimenko denklemleri olarak
bilinen ifadelerin elde edilmesini sağlar. Bu potansiyeller aynı zamanda
noktasal yüklerden hareketle de elde edilebilir (Liénard-Wiechert
potansiyelleri). Skaler potansiyel ve vektör potansiyeli denklemleri
aşağıdaki gibidir:
q noktasal parçacığın yükü, r pozisyon, rq ve vq, sırasıyla, yükün zamana bağlı olarak verilmiş pozisyonu ve hızı,.
Bu denklemler uygun biçimde türevlenip hareket halindeki yüklü bir parçacığın bütün alan denklemlerini elde edilebilir.
Hiçbir
yazı/ resim izinsiz olarak kullanılamaz!! Telif hakları uyarınca
bu bir suçtur..! Tüm hakları Çetin BAL' a aittir. Kaynak gösterilmek şartıyla siteden
alıntı yapılabilir.
Klasik elektromanyetizma
Klasik elektromanyetizm, klasik elektromıknatıslık ya da klasik elektrodinamik teorik fiziğin elektrik akımı ve elektriksel yükler arasındaki kuvvetlerin sonuçlarını inceleyen dalıdır. kuantum mekaniksel etkilerin ihmal edilebilir derecede küçük olmasını sağlayacak kadar büyük ölçütlü sistemler için elektromanyetik fenomenlerin mükemmel bir açıklamasını sunar (bkz. Kuantum elektrodinamiği). Elektromanyetik teori 19. yy. boyunca özellikle James Clerk Maxwell'in çalışmalarıyla geliştirilmiştir. Detaylı tarihsel bilgi için Pauli [1], Whittaker[2] ve Pais[3] in kitaplarına danışabilirsiniz (ayrıca bkz. Optik tarihi, Elektromıknatıslığın tarihi, Maxwell denklemleri).
Ribarič and Šušteršič[4] klasik elektrodinamiğin güncel kavranışı için birçok soruyu ele almıştır. Kitapta tarihleri 1903'ten 1989'a kadar yaklaşık 240 referans bulunmaktadır. Klasik elektrodinamik için hala geçerli olan problem, Jackson'a göre[5], bizim basit denklemlerle ilgili çözümleri iki limit durumunda elde edebiliyor oluşumuz: “[B]irincisi yükleri ve akımları bildiğimiz ve elektromanyetik alanı hesapladığımız durum, ikincisi dış elektromanyetik alanı belirlediğimiz ve yüklü parçacıkların hareketini hesapladığımız durum. . . . Şans eseri, . . . bu iki problem birleştirildi. Fakat uygulama hala iki adımlı; önce dış alan etksinde yüklü parçacığın hareketi radyasyon salınımı ihmal edilerek hesaplanır, sonra parçacığın hareketinden, salınan radyasyon hesaplanır. Görülüyor ki problemi bu şekilde ele almak yalnızca yaklaşık bir geçerlilik sağlar.” Sonuç olarak, elektrik akımı ve yüklerle bunların oluşturduğu elektromanyetik alanın bir arada, birbirlerini etkileyerek oluşturduğu sonuçları ihmal edemeyeceğimiz sistemlerin fiziksel çözümlenişine teorik olarak ulaşabilmiş değiliz. Bir asırı aşkın bir çabaya rağmen hala yüklü parçacıkların hareket denklemi için genel kabul gören bir form yoktur.
İçindekiler
Lorentz kuvveti
Elektromanyetik alan yüklü parçacıklar üzerinde Lorentz kuvveti denen, aşağıdaki denklemle ifade edilen bir kuvvet uygular.
q yük, F yükün hissedeceği kuvvet, E yükün bulunduğu noktadaki elektrik alan, v yükün hızı, B yükün bulunduğu noktadaki manyetik alan.
Yukarıdaki denklem Lorentz kuvvetini iki vektörün toplamı olarak gösterir. Bu vektörlerden biri yükün hızı ve manyetik alanın vektörel çarpımıdır. Vektör çarpımının özelliklerine dayanarak bu çarpımın sonucunun hıza ve manyetik alana dik olduğunu söyleyebiliriz. Diğer vektör ise elektriksel alanla aynı doğrultudadır. Bu iki vektörün toplamı Lorentz kuvvetini verir.
Böylece, manyetik alanın olmadığı bir yerde kuvvet elektriksel alanla aynı doğrultudadır ve kuvvetin büyüklüğü yükün değerine ve elektriksel alanın şiddetine bağlıdır. Elektrik alanın olmadığı durumlarda ise kuvvet parçacığın hızına ve manyetik alanın doğrultusuna diktir.
Elektriksel alan E
Durağan bir yük için elektrik alan E
olarak tanımlanır. Burada q0 test yükü olarak adlandırılır. Varlığı dolayısıyla elektrik alanı etkilemeyecek kadar küçük olması yeterlidir, bunun dışında sayısal değerinin önemi yoktur. E'nin birimi N/C yani Newton/Coulomb'dur (ya da, V/m yani Volt/metre).
Yukarıdaki tanım döngüsel görünebilir fakat elektrostatikte, yükler hareket etmediğinde, Coulomb yasası deneylerle birebir örtüşür. Sonuç şudur:
n yük sayısı, qi i numaralı parçacığın yük miktarı, ri i numaralı parçacığın pozisyonu, r elektrik alanı hesapladığımız noktanın pozisyon vektörü, ε0 elektrik sabiti.
Yukarıdaki denklem Coulomb yasasının q'ya (test yükü) bölünüp süperpozisyon prensibi uygulanmış halidir.
Eğer alan sürekli bir yük dağılımı tarafından üretiliyorsa toplam sembolü integrale dönüşür:
ρ(r) pozisyona bağlı yük yoğunluğu,
diferansiyel hacim elementi dV'den E'nin hesaplanacağı noktayı gösteren birim vektör, r noktasal yük ile E'nin hesaplanacağı nokta arasındaki uzaklık.
Elektrik alanın pozisyonal bağlı hesaplanması için yukarıdaki iki denklemin uygulanışı da hayli zordur. Bu hesabı kolaylaştırmak için elektriksel potansiyel fonksiyonunu kullanabiliriz. Elektrik potansiyeli (voltaj) doğrusal integral ile aşağıdaki şekilde tanımlanır.
φE elektrik potansiyeli, C integralin alınacağı yol.
Maxwell denklemlerinden, ∇ × E değerinin her zaman sıfır olmadığı için skaler potansiyelin elektrik alanı tanımlamak için tek başına yeterli olmadığı görülebilir. Düzeltme faktörü olarak genellikle bir vektör potansiyelinin (aşağıda açıklanacaktır) zamana göre türevi denkleme eklenir. Yükler elektrostatikte durağan olduğu için söz konusu faktöre ihtiyaç yoktur.
Yükün ve elektriksel alanın tanımından elektriksel potansiyelin pozisyona bağlı ifadesini aşağıdaki şekilde yazabiliriz.
q noktasal yükün miktarı, r pozisyon, rq noktasal yükün pozisyonu.
Aynı şekilde, genel yük dağılımından kaynaklanan potansiyel:
ρ(r) pozisyona bağlı yük yoğunluğu, r hacim elementi dV'ye olan uzaklık.
Unutulmamalıdır ki φ skaler bir nicelik olduğu için diğer potansiyellerle skaler olarak toplanır. Bu, kompleks problemleri basit parçalara bölüp potansiyelleri eklemenin kolaylıklarından biridir. Potansiyelin tanımını tersine çevirirsek elektrik alanın potansiyelin negatif gradyanı (bkz. del operatörü) olduğu görürüz.
Bu formülle de E'nin V/m olarak ifade edileceği görülebilir.
Elektromanyetik dalgalar
Elektromanyetik dalgadaki değişimler değişimin merkezinden dalga formunda yayılır. Bu dalgalar boşlukta ışık hızıyla yayılır ve doğal olarak geniş bir dalgaboyu spektrumuna sahiptir. Dinamik elektromanyetik radyasyon alanı örnekleri arasında (artan frekans sırasıyla) radyo dalgaları, mikrodalgalar, ışık (kızılötesi, görünür ışık ve morötesi), x-ışınları ve gama ışınları sayılabilir. Parçacık fiziğinde bu elektromanyetik radyasyon yüklü parçacıklar arasındaki elektromanyetik etkileşimin tezahürüdür.
Genel alan denklemleri
Coulomb denklemi basit ve tatmin edici görünse de özel görelilik gerektirdiği üzere yük dağılımındaki değişikliklerin alanın herhangi bir yerinde etki yaratmasının aldığı zaman sıfır olmadığı için bu denklem klasik elektrodinamiğin bağlamında tamamen doğru sayılmaz. Elektrik alanındaki değişimler ışık hızıyla yayılır. Denklemlerin bu koşulu sağlaması için düzeltilip genelleştirilmesi gerekir. Geciktirilmiş potansiyellerin hesaplanması Jefimenko denklemleri olarak bilinen ifadelerin elde edilmesini sağlar. Bu potansiyeller aynı zamanda noktasal yüklerden hareketle de elde edilebilir (Liénard-Wiechert potansiyelleri). Skaler potansiyel ve vektör potansiyeli denklemleri aşağıdaki gibidir:
q noktasal parçacığın yükü, r pozisyon, rq ve vq, sırasıyla, yükün zamana bağlı olarak verilmiş pozisyonu ve hızı,.
Bu denklemler uygun biçimde türevlenip hareket halindeki yüklü bir parçacığın bütün alan denklemlerini elde edilebilir.
İlgili makaleler
Kaynakça
Dış bağlantılar
Ekstra Linkler
Hiçbir yazı/ resim izinsiz olarak kullanılamaz!! Telif hakları uyarınca bu bir suçtur..! Tüm hakları Çetin BAL' a aittir. Kaynak gösterilmek şartıyla siteden alıntı yapılabilir.
© 1998 Cetin BAL - GSM: +90 05366063183 - Turkiye / Denizli